<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>DeliceSohbet &#187; oper</title>
	<atom:link href="http://www.delicesohbet.net/author/oper/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.delicesohbet.net</link>
	<description>Herşeyi Delice Yaşayan Site...</description>
	<lastBuildDate>Thu, 26 Jan 2012 15:36:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
		<item>
		<title>Namazın önemi</title>
		<link>http://www.delicesohbet.net/dini-bilgiler/namazin-onemi.html</link>
		<comments>http://www.delicesohbet.net/dini-bilgiler/namazin-onemi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Jul 2010 20:07:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>oper</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini BilgiLer]]></category>
		<category><![CDATA[chat kanali]]></category>
		<category><![CDATA[chat kanallari]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[namaz]]></category>
		<category><![CDATA[namaz dualri]]></category>
		<category><![CDATA[namaz kilinisi]]></category>
		<category><![CDATA[namaz nasil kilinir]]></category>
		<category><![CDATA[Namazın önemi]]></category>
		<category><![CDATA[sohbet siteleri]]></category>
		<category><![CDATA[sohbet sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[sureler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delicesohbet.net/?p=339</guid>
		<description><![CDATA[Namazın önemi Namazın dindeki yeri nedir? CEVAP Namazın önemi çok büyüktür. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Namazın dindeki yeri, başın vücuttaki yeri gibidir.) [Taberani] (Kıyamette kulun ilk sorguya çekileceği ibadet, namazdır. Namazı düzgün ise, diğer amelleri kabul edilir. Namazı düzgün değilse, hiçbir ameli kabul edilmez.) [Taberani] (Namazı doğru kılanın, ağaçtan yaprakların döküldüğü gibi günahları dökülür.) [İ.Ahmed] [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Namazın</strong><strong> önemi</strong></p>
<p>Namazın dindeki yeri nedir?</p>
<p><strong>CEVAP</strong></p>
<p>Namazın önemi çok büyüktür. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:</p>
<p><strong>(Namazın dindeki yeri, başın vücuttaki yeri gibidir.)</strong> [Taberani]</p>
<p><strong>(Kıyamette kulun ilk sorguya çekileceği ibadet, namazdır. Namazı düzgün ise, diğer amelleri kabul edilir. Namazı düzgün değilse, hiçbir ameli kabul edilmez.)</strong> [Taberani]</p>
<p><strong>(Namazı doğru kılanın, ağaçtan yaprakların döküldüğü gibi günahları dökülür.)</strong> [İ.Ahmed]</p>
<p><strong>(Allah buyuruyor ki, &#8220;söz veriyorum ki, namazlarını vaktinde, doğru olarak kılana azap etmem, onu sorgu-suale çekmeden Cennete koyarım&#8221;)</strong> [Hakim]</p>
<p><strong>(Her peygamberin ümmetine son nefeste vasiyeti namazdır.)</strong> [Gunye]</p>
<p>Namaz kılmak böyle büyük bir ibadet olduğu için terk edilmesi de çok büyük günahtır. Hanbelide namazı terk eden küfre düştüğü için, Şafii ve Malikide büyük günah işlediği için ceza olarak katli gerektiği fıkıh kitaplarında yazılıdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:</p>
<p><strong>(Namaz dinin direğidir, terk eden dinini yıkmış olur.) </strong>[Beyheki]</p>
<p><strong>(Namaz kılan, Kıyamette kurtulacak, kılmayan perişan olur.) </strong>[Taberani]</p>
<p><strong>(Namaz kılmayan, Kıyamette, Allahü teâlâyı kızgın olarak bulur.)</strong> [Bezzar]</p>
<p><strong>(Namazı kasten bırakanın ibadetleri kabul olmaz ve namaza başlayana kadar Allahü teâlânın himayesinden uzak kalır.)</strong> [Ebu Nuaym]</p>
<p>Namaz, çok önemli bir ibadet olduğu için, namaz kılmayanın imanla ölmesi çok zayıf bir ihtimaldir. Namaz kılmayanın kalbi kararır, diğer günahları işlemekten çekinmez.</p>
<p>İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:</p>
<p>(Namaz kılmak ve diğer ibadetleri yapmak ancak müminlere kolay gelir. Kur&#8217;an-ı kerimde, <strong>(İman ve ibadet etmek, müşriklere güç gelir)</strong> ve <strong>(Namaz kılmak müminlere kolay gelir)</strong> buyurulmaktadır. Namaz kılmamak, iman zayıflığından ileri gelir. İmanın kuvvetli olmasının alameti, dinimizin emirlerine severek kolaylıkla uymaktır.) [C.1.m.191, 289]</p>
<p>Namaz kılmamanın ne kadar büyük günah olduğunu bilen, ayakta duramayacak kadar hasta olsa bile, mutlaka namaz kılar. Ateşin yaktığını bilen kimse, kendini nasıl ateşe atar? Cehennemden kaçan, Cenneti isteyen namaz kılmaz mı? Hadis-i şerifte, <strong>(Cenneti isteyip de, Allahın yasakladıklarından kaçınmayan, isteğinde yalancıdır) </strong>ve<strong> (Cenneti isteyen, hayırlı işlere koşar, Cehennemden korkan, haramlardan kaçar)</strong> buyuruluyor. (Beyheki)</p>
<p>Tadil-i erkana riayet etmek vaciptir. Namazın vaciplerinden biri bilerek terk edilirse, o namazı tekrar kılmak vacip olur. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:</p>
<p><strong>(Hırsızların en büyüğü, namazından çalandır. Yani namazın erkanına riayet etmez, rüku ve secdelerini hakkiyle yerine getirmez.) </strong>[Vesilet-ün Necat]</p>
<p><strong>(Herkesin namazında, kalbin hazır olduğu kısımlar yazılır. Kalbin hazır olmadığı namaza, Allahü teâlâ nazar etmez.) </strong>[Vesilet-ün Necat]</p>
<p>Cemaatle namaz kılmak erkeklere Sünnet-i hüdadır. Yani dinimizin şiarı, alameti olan sünnettir. Özürsüz terk etmek asla caiz değildir. Bilhassa yatsı ve sabah namazını cemaatle kılmak çok önemlidir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:</p>
<p><strong>(Yatsı namazını cemaatle kılan, gecenin yarısını, sabahı da cemaatle kılan, gecenin tamamını ibadetle geçirmiş sayılır.)</strong> [Müslim]</p>
<p><strong>(Münafıklara en ağır gelen namaz, yatsı ile sabah namazını cemaatle kılmaktır. Bunlardaki ecri bilen, sürünerek de olsa, cemaate gelir.)</strong> [Buhari]</p>
<p><strong>  </strong></p>
<p>Bir vaazda, müslümanlığın sadece yatıp kalkmak olmadığı, namazdan başka yapılacak çok işler de olduğu bildirildi. Namaz için böyle demek uygun mu?</p>
<p><strong>CEVAP</strong></p>
<p>Kelam, mantık ve matematiğe dair eserleri de olan Sarı Lütfi veya Deli Lütfi denilen Tokatlı <strong>Molla Lütfi, </strong>şer’i ilimleri Hızır Çelebininoğlu Sinan Paşadan tahsil etmiştir. Bir dersinde (Bizim kıldığımız namaz, faydasız eğilip doğrulmaktır) demiş. Namazı önemsiz gördüğü için Hatibzade Muhyiddin efendinin verdiği fetvaya istinaden muhakeme olunup Sultanahmed meydanında idam olunmuştur. (1495)</p>
<p>Kur&#8217;an-ı kerimde mealen <strong>(Namaz, münker ve fahşadan </strong>[edepsizlikten, akla ve dine uymayan her türlü kötülükten] <strong>alıkor</strong><strong>) </strong>buyuruldu. (Ankebut 45)</p>
<p>Bir genç, namaz kılar ve her türlü kötülüğü de yapardı. Bu gencin durumunu Resulullaha bildirdiler. Peygamber efendimiz, <strong>(Bir gün gelir namaz, onu diğer günahları işlemekten alıkor)</strong> buyurdu. Aradan çok zaman geçmedi. O genç günahlarına tevbe etti, iyi hâl sahibi oldu. Bu bakımdan namazı doğru kılmalıdır!</p>
<p>Demek ki, namaz kılan bütün kötülüklerden uzak kalıyor. Yani insan namazı doğru kılarsa, dine tam uymuş olur. Dine tam uyan da, hiç bir kötülüğü işlemez, ayrıca dinimizin emrettiği iyi işleri yapmaya çalışır. Namaz gibi çok önemli bir ibadet için yatıp kalkmak tabiri kullanılmamalıdır!</p>
<p><strong>  </strong></p>
<p><strong>En</strong><strong> faziletli ibadet</strong></p>
<p>İbadetler içinde en faziletlisi hangisidir? <br />
<strong>CEVAP</strong></p>
<p>İbadetler içinde en faziletlisi namazdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:<br />
<strong>(Namaz, Allahü teâlânın hoşnut olduğu bütün amellerin en faziletlisidir. Rızkın bereketi, duanın kabulüdür. Kabirde ışıktır. Sıratı yıldırım gibi geçiricidir. Cennette başa taçtır. İmanın başı, gözün nuru ve Cehennemden kurtarıcıdır.) </strong>[Miftâh-ul-Cennet]<br />
<strong>(Cennetin anahtarı namazdır.)</strong> [Darimi]</p>
<p><strong>(En faziletli amel, vaktinde kılınan namazdır.) </strong>[Ebu Davud]<br />
<strong>(İman, namaz demektir. Namaz için kalbini hazırlar ve namazı itina ile, vaktine, sünnetine ve diğer</strong> <strong>şartlarına riayet ederek kılan, mümindir.) </strong>[İbni Neccar]<strong></strong></p>
<p><strong>(Namazın farz olduğuna inanıp, eksiksiz kılan, Cennete gider</strong>) [Hakim]</p>
<p><strong>(Kıyamette kulun ilk sorguya çekileceği ibadet, namazdır. Namaz düzgünse, diğer amelleri kabul edilir. Namaz düzgün değilse, hiçbiri kabul edilmez.) </strong>[Taberani]</p>
<p><strong>(Kıyamette, namaz kılan kurtulur, kılmayan perişan olur</strong>.) [Taberani]</p>
<p><strong>(Allah, 5 vakit namazı farz kıldı, eksiksiz edâ edeni Cennete koyacağına söz verdi. Namaz kılmayana verilmiş bir sözü yoktur, buna dilerse azap eder, dilerse Cennete koyar.) </strong>[E.Davud]<br />
<strong>(Ümmetimin fesâdı zamanında sünnetime yapışan, </strong>[yani Ehl-i sünnet olan]<strong> ve beş vakit namazı cemaatle kılanın amel defterine her gün yüz şehid sevabı yazılır.)</strong> [İ.Nâsiruddin]</p>
<p><strong>(Müslüman, namaz kılarken günahları başı üzerine konur. Her secde ettiğinde başından dökülür. Namazı bitirince hiç bir günahı kalmaz.) </strong>[Taberani]<br />
<strong>(Mümin, Allah rızâsı için namaz kılınca, ağaçtan yaprakların döküldüğü gibi, günahları dökülür.) </strong>[İ.Ahmed]<strong><br />
(Her namaz vakti gelince, melekler, &#8220;Ey insanlar, günahlarınız sebebiyle hâsıl olan ateşi namaz kılarak söndürün&#8221; derler.)</strong> [Taberani]      </p>
<p>Namaz kılmak böyle büyük bir ibadet olduğu için terk edilmesi de çok büyük günahtır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:</p>
<p><strong>(Kasden</strong> [mazeretsiz]<strong> namaz kılmayanın diğer amellerini Allahü teâlâ kabul etmez. Tevbe edinceye kadar da Allahın himâyesinden uzak olur.)</strong> [İsfehani]<br />
<strong>(Namaz kılmayan, kıyamette Allahü teâlâyı kızgın olarak bulur.) </strong>[Bezzar]<br />
<strong>(Kim namazı bile bile bırakırsa Allahü teâlâ onun ibadetlerini faydasız kılar ve namaza başlayıncaya kadar, himâyesinden uzak tutar.) </strong>[Ebu Nuaym]<br />
<strong>(Beş vakit namazı terk eden, Allahın hıfz ve emânından mahrum olur.) </strong>[İbni Mâce]</p>
<p><strong>(Namaz dinin direğidir, terk eden dinini yıkmış olur.) </strong>[Beyheki]<br />
<strong>(Namaz kılmayanın Müslümanlığı, abdest almayanın namazı yoktur.) </strong>[Bezzar]<br />
<strong>(İmân ile küfür arasındaki fark, namazı kılıp kılmamaktır.) </strong>[Tirmizi]</p>
<p>Bu hadis-i şerifleri, Ehl-i sünnet âlimleri şöyle açıklamışlardır:<br />
Dinimizde en büyük günahı işleyen kâfir olmaz. Bunun için, tembellikle namaz kılmayana kâfir denmez. Fakat namaz, çok önemli bir ibadet olduğu için, namaz kılmayanın imanla ölmesi çok zayıf bir ihtimaldir. Namaz kılmayanın kalbi kararır, diğer günahları işlemekten çekinmez. Bazı âlimler, namaz kılmayanın kâfir olacağını bildirmiştir. Bu bakımdan her ne şart altında olursa olsun, muhakkak namazı kılmalıdır!</p>
<p><strong>Vazife elbette mukaddestir</strong><strong></strong></p>
<p>Bir arkadaş,<strong> </strong><strong>(Ben namaz kılmam ama, fakirlere yardım ederim, hayvanlara acırım. Bunlar da ibadettir. Sadece namaz kılmakla olmaz. Vazife mukaddestir. Önce iş, sonra namaz)</strong> diyor. Namaz kılmayanın yaptığı iyi işler kabul olur mu?<br />
<strong>CEVAP</strong></p>
<p><strong>(Sadece namazla olmaz)</strong> demek, namazı hafife almak olur. Namaz sanki iman gibidir. Nasıl ki, imanı olmayanın hiçbir ibadetine, iyiliğine sevap verilmiyorsa, namaz kılmayanın da hiçbir ibadetine sevap verilmez.<br />
<strong>Peygamber efendimiz buyuruyor ki:</strong><br />
<strong>(Kıyamet günü kulun ilk sorguya çekileceği ibadet namazdır. Namaz düzgün ise, diğer amelleri kabul edilir. Namaz düzgün değilse, hiçbir ameli kabul edilmez.)</strong> <strong>[Taberani]</strong><br />
<strong>(Namaz kılmayanın ibadetleri kabul olmaz.) </strong><strong>[Ebu Nuaym]</strong><strong><br />
(Namazın dindeki yeri, başın vücuttaki yeri gibidir.) </strong><strong>[Taberani]</strong><strong><br />
(Namaz dinin direğidir, namazı terk eden dinini yıkmış olur.)</strong> <strong>[Beyheki]</strong><strong></p>
<p></strong></p>
<p>(Vazife mukaddestir. Önce iş, sonra namaz) diyerek namaz kıldırmamak doğru değildir. Namaz kılmakla işverenin hakkı geçmiş olmaz. Yani işverenin namaza mani olma hakkı olmaz. Vazife ne demektir? Vazife, âmir tarafından emredileni yapmak, yasak edileni yapmamak demektir. Birkaç âmirin verdiği emir, birbirine benzemiyorsa, daha üstün olan âmirin emri yapılır. Memuriyette ve askerlikte de, birinci vazife büyük âmirin emrini yapmaktır. En büyük âmir kimdir? Vazife elbette mukaddestir. Çünkü hadis-i şerifte, <strong>(İnsanların en iyisi, insanlara faydalı olandır) </strong>buyuruldu. (Kudai)</p>
<p>İnsanlara ne yapılırsa faydalı olacağını da, en büyük âmir olan Allahü teâlâ bildirmiştir. Birinci vazife, en büyük âmirin emrini yapmak olduğuna göre, en büyük âmir ne diyor? <strong>(İmandan sonra en büyük vazife namaz kılmaktır)</strong> buyuruyor. Namaz kılmayanın ibadetleri, iyi işleri kabul olmadığı gibi, kazancı da bereketsiz olur.</p>
<p>Namaz kılmak, işi aksatmaz. Hatta namaz kılan, işini daha canla başla yapmaya gayret eder. Namaz kılan, kul hakkından, haramdan korkar, vazifesini ihmal etmez. (Namaz kılmaya vaktim yok) demek veya başka bahâne uydurmak, beynamaz mazeretidir, namazın önemini bilmemektir. Hadis-i şerifte, <strong>(Bir kimse, namazını kasten, mazeretsiz kılmazsa, Allahü teâlâ onun diğer ibadetlerini faydasız kılar)</strong> buyuruldu. (İ.Gazâli)</p>
<p>Allahü teâlâ, namaz kılmayanın iyiliklerine sevap vermez. (Sefer-i âhiret)<br />
<strong> </strong></p>
<h2>Kasıtlı ve kasıtsız yapmak aynı şey mi?  </h2>
<p>Bazı cahiller; bir namazı, uyuyarak, unutarak veya meşru bir mazeretle kazaya bırakmakla, tembellikle veya kasten terk etmeyi aynı kefeye koyuyorlar. Kasıtlı ve kasıtsız yapmak hakkında bilgi verir misiniz?</p>
<p><strong>CEVAP</strong></p>
<p>Namazı kasten terk etmekle, meşru bir özürle terk etmenin cezası ve kazası aynı değildir. Sadece namaz değil, her işi, kasıtlı veya kasıtsız yapmak arasında çok fark vardır. Kasıtlı ve kasıtsız yapmak konusunda Kur’an-ı kerimden ve hadis-i şeriflerden örnekler verelim:</p>
<p>Bir işi kasten yapmak, taammüden, planlayarak, isteyerek yapmak demektir. Dinimizde adam öldürmek en büyük günahlardandır. Bunu taammüden, yani planlayarak öldürmek daha şiddetlidir. <strong>Bekara</strong> suresinin 178. âyet-i kerimesinde, kasten adam öldürenin, mahkemece, aynı cezaya çarptırılması bildirilmektedir. Bir mümini öldürmek büyük günah olduğu gibi, mümini mümin olduğu için öldürmek daha büyük günahtır. Bu konuda Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki: <strong>(Bir mümini </strong>[mümin olduğu için] <strong>kasten öldürenin cezası, cehennemde sonsuz kalmaktır.)</strong> [Nisa 93]</p>
<p>Fakat bir mümini kasten değil de, yanlışlıkla, kasıtsız öldürürse, cezası hafiftir. Varsa bir köle azat eder ve diyet verir. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:</p>
<p><strong>(Bir mümini yanlışlıkla öldürenin, bir mümin köleyi azat etmesi ve öldürülenin ailesi bağışlamadıkça, diyet ödemesi gerekir.)</strong> [Nisa 92]</p>
<p>Bir insan doğru zannederek yalan yere yemin edebilir. Bunu kasıtlı yapmadığı için günah olmaz. Fakat bir şeyi yapmayacağım diye yemin edip de, yaparsa yemin kefareti ödemesi gerekir. Bu konuda Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki: <strong>(Allah, kasıtsız yeminlerinizden dolayı sizi sorumlu tutmaz. Ama kasıtlı yeminlerinizden dolayı sizi sorumlu tutar.)</strong> [Bekara 225]</p>
<p>Hadis-i şeriflerden de birkaç örnek verelim. Besmelesiz kesilen hayvan yenmez. Ama besmele unutulmuşsa yenir. Bir hadis-i şerifte buyuruluyor ki:<strong> (Besmele unutularak kesilen hayvan helaldir, Besmeleyi kasten terk etmedikçe tutulan av da yenir.) </strong>[Abd bin Hamid]</p>
<p>Ramazan orucunu kasten bozmanın cezası, kefareti ağırdır. Ama unutarak yiyip içmenin cezası yoktur. Bir hadis-i şerifte buyuruluyor ki:</p>
<p><strong>(Oruçlu, unutarak bir şey yiyip içerse, kaza gerekmez.)</strong> [Dâre Kutni]</p>
<p>Kasten hadis uydurmanın cezası da büyüktür. Bir hadis-i şerifte buyuruluyor ki: <strong>(Kasten bana izafeten yalan söyleyen</strong> [hadis uyduran] <strong>cehennemdeki yerine hazırlansın.)</strong> [Buhari]</p>
<p>Kasıtlı ve kasıtsız yapmakla ilgili fıkıhta çok konu vardır. Mesela İbni Âbidin hazretleri diyor ki, (Özürsüz, çocuk almak haramdır. Ananın veya süt emen diğer çocuğun ölümüne sebep olan bir özür varsa, uzuvları teşekkül etmeden almak caiz olur.)</p>
<p>Namazı kasten kılmamak çok büyük günahtır. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:</p>
<p><strong>(Namazı kasten terk eden, Allahın zimmetinden </strong>[korumasından]<strong> çıkar.) </strong>[İ. Ahmed]</p>
<p><strong>(Namazı kasten kılmayanın diğer amellerini Allahü teâlâ kabul etmez.) </strong>[İsfehani]</p>
<p><strong>(Namazı kasten terk eden kâfir olur.)</strong> [Taberani]</p>
<p>Bu kadar önemli bir ibadeti kasten terk etmekle, uyuyarak, unutarak kılmamak arasında çok fark vardır, mukayese bile kabul etmez, ikisi aynı kefeye konamaz. Uyumak, unutmak veya başka meşru bir mazeretle kazaya kalan namaz varken, sünnet veya nafile namaz kılmakta mahzur yoktur. Ama kasten terk edilmiş namazları varken, bunları kaza etmeden nafile kılamaz.</p>
<p><strong>  </strong><strong></strong></p>
<p><strong>Namaz kılmamanın </strong><strong>zararı</strong></p>
<p>Namaz kılmamanın zararı nedir?<br />
<strong>CEVAP</strong></p>
<p><strong>Seyyid</strong><strong> </strong>Abdülhakim Arvâsi hazretleri, Sefer-i Âhiret risâlesinde buyuruyor ki:</p>
<p>Namaz kılmayan, namaz kılmamakla bütün müminlere zulmetmiş bulunuyor. Zira her namazda (Esselamü aleynâ ve alâ ibâdillâhissâlihin) demekle bütün müminlere dua ediliyor. Her gün beş vakit namazda yirmi defa tekrar olunan bu duadan müslümanları mahrum bırakıyor. Yani hakları olan bu duayı terk ediyor. Kıyamet gününde bütün müminler bu haklarını namaz kılmayanlardan alacaktır. Namaza gevşeklik gösterenler, namazı önemsemeyip hafif tutanlar birçok cezaya uğrarlar:</p>
<p>Ömründen hayır ve menfaat görmez. Çeşitli hastalıklar, çeşit çeşit aşağılıklar, hakaretler ve zilletler içerisinde hayat sürer. Kimseden saygı görmediği gibi, çeşitli mahrumiyet ve zaruretlere mübtelâ olur. Sıhhatinden hayır ve menfaat görmez. Genel olarak kötü yerlerde bulunan kimseler, namazına devam etmeyenler veya namazında gevşeklik gösterenlerdir. Bu gibi yerlerde, ekseriya namazı terk edenler, namaza gevşeklik gösterenler görülür. Bunun gibi, zahmetli, yorucu ve ağır işlerde çalışanlar da çoğunlukla yine namaz kılmayanlardır. Namazı doğru kılanlar, salihlerin yanında hürmet ve haysiyet ve itibar sahibidir. Bu gibiler, arkadaşları ve akrabaları arasında seçilmiş ve saygılıdır. Aşağı, çirkin, süfli ve ezici işlerde çalışanlar genellikle namaz kılmayan veya namaza gevşeklik gösterenlerdir.</p>
<p>Cenâb-ı Hakkın hizmetinde bulunmaya yarar kimselerin simâlarında, kendi yaradılışlarındaki, güzellik ve cemâlden ayrı olarak bir başka güzellik ve cemâl vardır ki, namaza gevşek davrananlar her ne kadar güzellenme ve süslenme sebeplerine başvursalar da, her gün defalarca hamama girip çıksalar da, türlü türlü, çeşit çeşit ve yeni elbiseler giyseler de, yine bu güzellik ve cemâle kavuşamaz ve bu simaya bürünemezler. Her çeşit güzel kokular sürünseler de, kendilerinde hasıl olan yahudi kokusuna benzer kokuyu hissedebilenlerden gizleyemezler. Bu kokuyu duyanlar vardır. Nitekim yahudiler, yahudiliğe mahsus olan kokudan, İslama gelip İslam dininde karar kılmadıkça kurtulamayacakları gibi, namazı terk edenler de, namaza devam ve şartlarına riayet etmedikçe kurtulamazlar.</p>
<p>Simâ-i sâlihin ancak namaza devam edenlerde bulunur. Bunu anlayanlar vardır. Hattâ bu işin ehli olanlar, geçirilen namazın hangi vaktin namazı olduğunu da bilebilirler.</p>
<p>Namaza devam edenler, uzun zaman hamama gitmeseler de, yıkanmasalar da, bunun gibi hayli zaman çamaşır değiştirmeseler de, vücutları, elbise ve çamaşırları pis kokmaz. Namazı terk edenler, aksine sık sık hamama gitseler de ve çamaşır değiştirseler de, o nezafet, o tarâvet ve o zarafete sahip olamazlar.</p>
<p>Günde defalarca sadaka verse, birçok yetim sevindirse, yedirse, giydirse, günlerce Kur’ân-ı kerim hatmetse, birçok kere hacca gitse, buna benzer ibadet, tâat ve iyilikler yapsa, Cenâb-ı Hak ona zerre kadar bir sevap vermez. Bütün amelleri boştur.</p>
<p>Allahü teâlâ, o vakitleri namaza mahsus kıldığından bu vakitleri namazda geçirmeleri elbette lazımdır. Bu vakitleri Allahü teâlânın tayin ettiği şekilden düzenden çıkarmak zulmünde bulundukları için namazı terk edenlerin her işinden, dünyevi ve uhrevi yaptıklarından iyilik, hayır ve bereket kalkar.</p>
<p>Yâ Rabbi diyen kuluna, Allahü teâlâ, <strong>(Lebbeyk = söyle yapılsın)</strong> buyuruyor. Namaz kılmayan kimseye, böyle söylemez. Onun duası kabul olunacak makama getirilmez. Yani bir engel çıkar da geri bırakılır. Kabul olunacak yere ulaşamaz. Tıpkı dünya işinde, dilekçe yazanın, dilekçesinin bir yerde takılıp yerine ulaşamaması gibi.</p>
<p>Sâlihler, Allahü teâlâya yâr olanlar namaz kılanlardır. Ancak bunlar hayır ve berekete ve rahmete vesile olurlar. Namazda, Âdem aleyhisselamın yaratılmasından yeryüzünde bir tek mümin kalıncaya kadar, bütün müminlerin ve dolayısiyle bütün mahlukatın da hakları vardır. Namaz terk edilince, Hakkın rahmeti, örtülü kalır. Rahmetin gelmesine değil kesilmesine sebep olduğundan bütün mahlukat namazı terk edene buğz ve düşmanlık eder.</p>
<p>Müslümanların dualarının bereketinden mahrum kalır. Yani hisse, pay alamaz. Ölse, mezarı yanından geçen bir müslümanın okuduğu Fatihadan gerektiği kadar faydalanamaz. Allahü teâlâ böylelerini, uluhiyet makamında özel hizmet sayılan namaza almadığından, Hakka hizmetten kovulmuş ve bu hizmet için verilecek olan faydalardan mahrum kalmıştır. <strong></p>
<p></strong><strong></strong></p>
<p>Namaz kılmayan, görünüşü bozuk bir surette ve rahatsız olarak yatağa düşer. Üstünü başını, yorganını, karyolasını ve diğer şeylerini pisleterek berbat eder. Öyle olur ki, en yakınları olan çocukları ve hanımı, anası ve babası da ölümünden nefret eder. Beklenilen hürmet ve riâyeti gösteremezler. Dünyalık olarak çok büyük mesela padişah da olsa, yine ölüm zamanında şu veya bu şekilde ikrah olunur bir suret ve şekilde vefat eder ki, bütün etrafı ve yakınları ondan nefret ederler.</p>
<p>Namaz kılmayanın ölümünde; gözlerinde korku alâmetleri, telaş ve hüzün eserleri, gözünü göğe dikme işaretleri görünür. Gözlerinin rengi değişir. Yukarıya veya aşağıya doğru dikilir ki, bakmak mümkün değildir. Burun delikleri kurur. Kuş tüyü yataklarda, muhteşem karyolalarda, süslü odalarda ve saraylarda binbir ihtişam ve çeşitli debdebe içerisinde bulunsa da, yine zelil ve aşağı olur. Gittikçe zillete, alçalmaya doğru yol alır. Çünkü izzet, ancak Allahü teâlâya, Muhammed aleyhisselama ve müminlere mahsustur. Hz.Ömer bunun için: <strong>“Biz zelil bir kavim idik. Allahü teâlâ bizi İslam dini ile aziz eyledi. Eğer izzet ve şerefi, Allahü teâlânın bizi aziz ettiğinden başka yerde ararsak, eskisinden daha zelil ve aşağı oluruz”</strong> buyurdu.</p>
<p>Namaz kılmamakla iman zayıflar. Namazı kılmayanların imanları zayıf olduğundan, ne melekler, ne ruhlar, ne ölüler, ne diriler, ne de diğer mahlukat onu aziz tutmaz, ona hürmet ve riâyet göstermezler. Namaz kılmayan ölürken saçları ve sakalları sarkar. Sarkık, düşük, karışık bir manzara alır. Kısaca, hayatındaki şeklinde bulunmaz. Müminler ise ölümünde de hayattaki durumu bozulmaz, aynen canlı gibi kalır. Onun ölümünü gören, ölümünden haberdar değilse, uyuduğunu zanneder.</p>
<p>Ne kadar çok yemek yese de, yine açlık ızdırabı dinmez. Gittikçe şiddetlenir. Dayanılmaz, tahammül edilmez bir hâl alır. Ne kadar fazla, ne kadar kuvvetli ve iyi yemekler yedirilse, bu acı, bu ağrı, bu sızı dindirilemez. Bu ızdırap teskin olunamaz. Bu hasta yedirilmekle doyurulamaz. Boğazı, barsakları açlıkla acı çeker. Açlık bir orantı halinde yükselir, artar. Nihayet kıvrana kıvrana can verir. Çünkü namazı terk etmek büyük günahtır. Cezası da o nispette büyük olur. Açlık da mühim bir hastalıktır. Neticesi mutlaka ölümdür. Diğer hastalıklar gibi değildir. İşte namaz kılmayanlar açlık hastalığı ile kıvranıp öyle giderler. Her namaz kılmayan mutlaka aç olarak ölür.</p>
<p>Namaz kılan, güler yüzlü mütebessim, parlak ve nurani yüzlü olur. Sevinç ve neşe alâmetleri yüzünde ve gözlerinde âşikâr olur. Hak teâlâdan ve meleklerinden hayâ eder. Kendi kusurlarını ve Hak teâlânın lütuf ve ihsanını görür de, alnından terler dökülür, burnunun delikleri sulanır. Kulak altları ve burun delikleri hafif bir şekilde terler. Güzel bir şekilde kokar. Renginde lâtif bir güzellik olur. Etrafa güzel kokular yayılır. En lezzetli ve en nefis yemekler yemiş gibi tok ve kanmış olarak vefat ederler.</p>
<p>Namazın tamam olması ve kemâl üzere bulunması, fıkıh kitaplarında genişçe anlatıldığı şekilde namazın farzlarını, vaciplerini, sünnet ve müstehaplarını yapmaya, yerine getirmeye bağlıdır. Namazda huşu bu dört şeyde toplanmış ve kalbin hudu’u da bunlara bağlanmıştır. Müminle kâfir arasındaki fark namazdır. Mümin namaz kılar, kâfir kılmaz. Münâfık ise bazen kılar, bazen kılmaz.</p>
<p>Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:</p>
<p><strong>(İman, namaz demektir. Namaz için kalbini hazırlar ve namazı itinâ ile, vaktine, sünnetine ve diğer şartlarına riâyet ederek kılan, mümindir.)</strong> [İbni Neccâr]<br />
<strong>(Kıyamette kulun ilk sorguya çekileceği ibadet namazdır. Namaz düzgün ise, diğer amelleri kabul edilir, düzgün değilse, hiçbir ameli kabul edilmez.) </strong>[Taberani]<br />
<strong>(Namaz kılmayan, Kıyamette, Allahı kızgın olarak bulacaktır.) </strong>[Bezzar]<strong><br />
(Namazı kılmayanın ibadetleri kabul olmaz ve namaza başlayana kadar Allahın himâyesinden uzak kalır.) </strong>[Ebu Nuaym]<strong><br />
(Namaz dinin direğidir, terk eden dinini yıkmış olur.) </strong>[Beyheki]<br />
<strong>(Namaz kılan kıyamette kurtulacaktır, kılmayan perişan olacaktır.)</strong> [Taberani]</p>
<p>Hanbeli’de bir namazı özürsüz terk eden kâfir olduğundan öldürülür. Yıkanmaz kefene sarılmaz, namazı kılınmaz ve müslümanların kabristanına konulmaz. Ayağına ip bağlanır, murdar bir it gibi, bir çukur kazıp içine konur. Üzerine toprak atılır. Üzerine kabir alâmeti de yapılmaz. Şâfii ve Mâliki’de büyük günah işlediği için ceza olarak öldürülür. Hanefi’de namaza başlayıncaya kadar dövülüp hapse atılır. Namaz kılmamak imânsız ölmeye, namaz kılmak ise iki cihan saadetine sebep olur.<strong></strong></p>
<p><strong>  </strong></p>
<h4>Sen kalbe bak</h4>
<p>Bazı kimseler hiç ibadet etmediği ve her çeşit günahı işlediği halde, &#8220;benim kalbim temizdir, sen kalbe bak&#8221; diyorlar. Kalp nasıl kirlenir, nasıl temizlenir?</p>
<p><strong>CEVAP</strong></p>
<p>Önce kalp ile yüreğin tarifini yapalım! Kalp, göğsümüzün sol tarafındaki et parçası değildir. Buna, yürek denir. Yürek, hayvanlarda da bulunur. Kalp, yürekte bulunan bir kuvvettir. Görülmez. Ampulde bulunan elektrik cereyanı gibidir. Buna, kalp veya gönül diyoruz. Gönül, insanlarda bulunur. Hayvanlarda bulunmaz.</p>
<p>Bedendeki bütün a&#8217;za, kalbin emrindedir. His uzuvlarımızın duydukları bütün bilgiler kalpte toplanır. İnsanın, inanmak, sevmek, korkmak, kalbindedir. İtikad eden, yani iman eden ve kâfir olan, kalptir. Güzel, iyi ahlâkın ve kötü huyların yeri kalptir. Kalbi temizlemek için riyâzet ve mücâhede lazımdır. Riyâzet, nefsin arzularını yapmamaktır. Nefsimiz, harâmları, mekruhları arzu eder. Bunlardan kaçmak lazımdır. Mücâhede, nefsin istemediği şeyleri yapmak demektir. Nefsimiz, iyilik ve ibadet yapmak istemez. İyilik ve ibadet ederek kalbi temizlemelidir! Allahü teâlâ, dinleri, Peygamberleri, kalbi temizlemek için gönderdi. Kalbi temiz olan, dinimizin emirlerine uyar, yasak ettiklerinden kaçar. Kalbi kötü olan kimse, İslamiyetten kaçar. Dinimizin emirlerini gericilik, tutuculuk olarak kabul eder. Dine uymamayı da ilericilik, uygarlık, özgürlük olarak bilir.</p>
<p><strong>  </strong></p>
<p><strong>&#8220;Sen kalbe bak&#8221; demek</strong></p>
<p>Namaz kılmayan ve kendisine farz olan diğer ibadetleri yapmayan kimsenin kalbi temiz olmaz. Günah işleyenlerin kalbi temiz olmaz. Günah kalbi karartır. Zaten namaz kılmamak en büyük günahlardan biridir. Hatta namaz kılmayana kâfir diyen âlimler bile olmuştur. Namaz kılmayanın, içki içenin kalbi çok kararmış demektir. Her türlü rezaleti işleyip de, &#8220;sen kalbe bak&#8221; demek, dinsizlerin veya din cahillerinin sözüdür. Bir yazar, kitabında, bir fâsıkı överken, &#8220;Çok içki içerdi. Şarabı hamamın kurnasına koyar, oradan içerdi; fakat tertemiz, pırıl pırıl bir kalbi vardı&#8221; diyor. Allahü teâlâ ve Peygamber efendimiz, namaz kılmayanın ve içki içenin kalbi temiz olmaz buyururken, cahil yazar, böyle söylemekle Allahı ve Resulullahı yalancı çıkarmaya çalışıyor.</p>
<p>Hadis-i şerifte buyuruldu ki: <strong>(Bir kimse, günah işlediği zaman kalbinde siyah bir nokta hâsıl olur. Eğer tevbe ederse, o leke silinir. Tevbe etmeyip tekrar günah işlerse, o leke büyür ve kalbin tamamını kaplar, kalp, kapkara olur.)</strong> [Harâiti]</p>
<p>İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:</p>
<p>Allahü teâlânın emirlerini yapmamak kalbin bozuk olmasındandır. Kalbin bozuk olması, dine tam inanmamaktır. İmanın alâmeti, dinin emirlerini seve seve yapmaktır. [Namaz kılmayıp günah işleyenin, (benim kalbim temiz, sen kalbe bak) demesinin ne kadar cahilce bir söz olduğu buradan da anlaşılır.] Kalp, sevgi yeridir. Sevgi bulunmayan kalp ölmüş demektir. Kalpte, ya dünya sevgisi veya Allah sevgisi bulunur. Allahı anarak, ibadet yaparak, kalpten dünya sevgisi çıkarılınca, kalp temiz olur. Bu temiz kalbe, Allah sevgisi, kendiliğinden dolar. Günah işleyince, kalp kararır, hastalanır, dünya sevgisi yerleşir ve Allah sevgisi gider. Kalbin bu hâli, bir şişeye benzer. Su doldurunca, havası çıkar. Suyu boşaltınca, hava kendiliğinden dolar. Bir bardaktaki hava çıkmadıkça içine su girmez. İçine su koyunca da, bu suyu çıkarmadan başka şey koyulmaz. Kalp de bardak gibidir. Kalbi Allah sevgisiyle doldurmak için, başka her şeyi temizlemek lazımdır. Bir kalpte iki veya daha fazla sevgi bulunamaz. Kur&#8217;an-ı kerimde, <strong>(Allah, insanın içinde iki kalp yaratmamıştır)</strong> buyuruluyor. (Ahzâb 4)</p>
<p>Nefs-i emmâre, dine inanmaz. Bunun için, nefsi, tezkiye etmek, kötülüklerden temizlemek ve faziletlerle doldurmak lâzımdır. Şems suresinde meâlen<strong>, (Nefsini tezkiye eden kurtuldu. Nefsini, günahta, cehalette, dalâlette bırakan zarar etti)</strong> buyuruldu.</p>
<p>Hadika&#8217;da buyuruluyor ki:</p>
<p>Haram işleyenlerin, sen kalbime bak, kalbim temiz demeleri yanlıştır. Kendini ve müslümanları aldatmaktır. Ancak dinin emir ve yasaklarına uyanın kalbi temiz olur. Peygamber efendimiz, <strong>(Günaha devam edenlerin zamanla kalbi mühürlenir. O, artık sevap işleyemez olur)</strong> buyuruyor. (Bezzar)</p>
<p>(Lâ ilâhe illallah) kelimesini çok söylemek, kalbi temizlemekte çok tesirlidir. Her gün, belli miktar okumak iyi olur. Abdestli ve abdestsiz söylenebilir. (c.1, m.14.)</p>
<p>Rabbimizin gazabını söndürmek için <strong>(Lâ ilâhe illallah)</strong> güzel kelimesinden daha faydalı bir şey yoktur. Bu güzel kelime, Cehenneme götüren gazabı söndürünce, daha küçük olan başka gazaplarını elbette söndürür. Bu güzel kelime, Kıyamet için ayrılmış olan 99 rahmet hazinesinin anahtarıdır. Küfür karanlıklarını, şirk pisliklerini temizlemek için, bu güzel kelimeden daha kuvvetli, hiçbir yardımcı yoktur. Bir kimse, bu kelimeye inanınca, imanın zerresi hasıl olur. (c.2, m.37)</p>
<p>Allahı anmanın, Lâ ilâhe illallah demenin faydalı olabilmesi için dinimize uymak şarttır. Farzları ve sünnetleri yapmak ve haramlardan ve şüphelilerden sakınmak lazımdır. (m.190) Kalbin Allahü teâlâdan başka şeyleri sevmesi onu karartır, paslandırır. Bu pası temizlemek lazımdır. Temizleyicilerin en iyisi sünnet-i seniyyeye uymaktır. Sünnet-i seniyyeye uymak, nefsin kalbi karartan isteklerini yok eder.</p>
<p>Bir adam, “<strong>Önyargılı davranmamalı</strong>” diyerek şöyle konuşuyordu: “İçki içmeyenleri hatasız, içki içenleri hatalı sanmak çok ama çok yanlış bir düşüncedir. Kumar oynamayanları hatasız, kumar oynayanları hatalı sanmak çok ama çok yanlış bir düşüncedir. Namaz kılanları hatasız, namaz kılmayanları hatalı sanmak çok ama çok yanlış bir düşüncedir. Dine uygun tesettürlü bir bayan hatasız, tesettürsüzler hata içerisinde gibi bir duyguya kapılmak çok ama çok yanlış bir düşünce. Dürüstlük giyim kuşamla değil yetişme tarzı ve karakterle ilgilidir. İnsanları giyim kuşamıyla yargılamak çok ama çok yanlıştır. Büyük hatadır. Böyle yanlış duygu ve düşünceye kapılanlar bu yanlışlarından vazgeçmelidir.” Bu adam din cahili değil mi?</p>
<p><strong>CEVAP</strong></p>
<p>O adamı çok yakından tanıyorum. Din cahili değil, düzenin adamıdır, düzenbazlara yaranmak için öyle söylüyor.</p>
<p>Bir insanın iyi veya kötü olduğu, konuşmalarından, hareketlerinden, yaptığı işlerden anlaşılır. Bir hadis-i şerifte, <strong>(Her kaptan içindeki sızar)</strong> buyuruluyor. İmam-ı Rabbani hazretleri de, “Görünüşümüz, bâtınımızın [içimizin] alâmetidir”<strong> </strong>buyuruyor. Yunus Emre de diyor ki:</p>
<p><strong>Kim ki edepsiz gezer, ergeç yolundan azar </strong></p>
<p><strong>Dış yüzüne o sızar, içinde ne var ise.</strong></p>
<p>İstisnalar hariç, bir adamın işine bak, giyinişine bak, ne mal olduğu belli olur. İstisna olanları hüküm gibi ortaya atmak yanlıştır, hem de çok yanlıştır. Birkaç örnek verelim:</p>
<p>Minare olan yerde cami var demektir. Sünnet olmak Müslümanlık alameti sayılır. Sünnetsiz birini görsek buna gayri müslim demek yanlış olur. Türk bayrakları dalgalan yerin Türkiye, polis elbisesi giyenlerin de polis olduğu anlaşılır. Ancak başka ülkede de Türk bayrağı dalgalanabilir, polis olmayan biri de, polis elbisesi giyebilir. Ama bunlar istisnadır. İstisnalara bakıp da genel bir hüküm verilemez.</p>
<p>Allah korkusunun alameti, haramlardan kaçmaktır. Her günahı çok tehlikeli görmelidir! Müminin alametlerinden biri de günahını çok tehlikeli görür. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:</p>
<p><strong>(Mümin günahını başucunda, hemen üstüne yıkılacak bir  dağ gibi görür. Münafık ise burnuna konmuş hemen uçacak sinek gibi görür.)</strong> [Buhari]</p>
<p>Bedenin bozuk olması, yani günah işlemek, kalbin bozuk olmasının alametidir. Açık saçık gezenlerin veya başka günah işleyenlerin, (sen, kalbe bak, kalbim temizdir) demelerinin bir kıymeti, bir doğruluğu yoktur, yanlıştır. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:</p>
<p><strong>(Kalp bozuk olunca, bedenin işleri de hep bozuk olur.)</strong> [Beyheki]</p>
<p>İçki içen, kumar oynayan, namaz kılmayan, açık saçık gezen, ne kadar iyi birisi olursa olsun, bir kere açıktan işlediği bir günahı vardır. O peşinen salih birisi olmayı kaybetmiş, fâsık sınıfına girmiştir. Allahın emrine isyan ediyor. Tesettürlü olan, çok kötü olsa bile, açıkça bir günahı görülmemektedir. Fahişelerin hemen hepsi açık saçık giyinir. Tesettürlü kadından da fahişe olabilir, ama bu oran çok azdır. Onun için kıyafetlerin önemi inkâr edilemez. “Dürüstlük giyim kuşamla değil” diyen cahillere itibar etmemelidir. Bir hadis-i şerifte buyuruluyor ki: </p>
<p><strong>(Din cahillerinin çoğalması, kıyamet alâmetlerindendir.)</strong> [Buhari]</p>
<p><strong>  </strong></p>
<h4> </h4>
<h4>“Namaza dikkat edin”</h4>
<p>Vaizler, hatipler, hep islamın sosyal strüktüründen, sosyo-ekonomik, sosyo-politik yönlerinden bahsediyorlar da neden, namazın öneminden, sünnet ve mekruhlarından, secde-i sehvden bahsetmiyorlar? Kabirde, ahirette neler sorulacak, iyi müslüman olmak için neler yapmak gerekir? Dini gazete denilen bazı yayın organları da böyle. Acaba namazdan bahsetmeyi aşağılık mı kabul ediyorlar?</p>
<p><strong>CEVAP</strong></p>
<p>Böyle sualleri sahiplerine sormak gerekir. Zan üzerine yazmak doğru olmaz. Fakat namazın önemi söz konusu olduğu için, (Namaz kılmaz ama dayımın oğlunun imanı çok kuvvetlidir. Teyzem de açık saçık gezer ama imanı çok sağlam) diyen bir okuyucumuza bu vesile ile cevap vermek istiyorum. Namaz kılmayanın, pervasızca günah işleyenin imanı kuvvetli olmaz. Bir kimse, namazı ne kadar doğru kılıyorsa, imanı o ölçüde kuvvetlidir, parlaktır. Namaz kılmayanın ve kılmadığı için üzülmeyenin imanı çok sönüktür, belki de çoğunun imanı yoktur. Peygamber efendimiz, <strong>(İman namaz demektir. Namaz dinin direğidir)</strong> buyuruyor. Direksiz din olur mu?</p>
<p>Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:</p>
<p><strong>(Namaz dinin direğidir, terk eden dinini yıkmış olur.) </strong>[Beyheki]</p>
<p><strong>(Namazın dindeki yeri, başın vücuttaki yeri gibidir.) </strong>[Taberani]</p>
<p><strong>(Kıyamette kulun ilk sorguya çekileceği ibadet, namazdır. Namaz düzgünse, diğer amelleri kabul edilir. Namaz düzgün değilse, hiçbir ameli kabul edilmez.) </strong>[Taberani]</p>
<p><strong>(Namaz kılmayanın diğer amellerini Allahü teâlâ kabul etmez.) </strong>[İsfehani]<strong></strong></p>
<p><strong>(Namaz kılan kıyamette kurtulacaktır, kılmayan perişan olacaktır.) </strong>[Taberani]</p>
<p>(İman, namaz demektir. Namaz için kalbini hazırlar ve namazı itina ile, vaktine ve diğer şartlarına riayet ederek kılan, mümindir.) [İbni Neccar]</p>
<p>Peygamberimizin son sözlerinden biri,<strong> Namaza dikkat edin </strong>idi. (İ.Mace)</p>
<p>Namazın önemi böyle iken, kendilerine mücahid diyen bazı yazarların namaz kılmadığını, karısının, kızının tesettüre riayet etmediklerini gördüm. Bir insanın sözü, yazısı kendine tesir etmiyorsa, başkalarına nasıl eder? Herkes, önce kendini ıslah etmelidir!</p>
<p><strong>  </strong></p>
<p><strong>Namaz her </strong><strong>iyiliğin anahtarıdır</strong></p>
<p>Ben namaz kılmıyorum. Fakat hiç günah işlemiyorum. İçki içmem, kumar oynamam, hırsızlık etmem ve başka günahları da işlemem. Bunlar yetmez mi?<br />
<strong>CEVAP</strong><strong></strong></p>
<p>Namaz kılmamak çok büyük günahtır. Hırsızlık etmekten, kumar oynamaktan, içki içmekten daha büyük günahtır. Birçok hadis-i şerifte, kasten namaz kılmamanın küfür olduğu bildirilmiştir. Amel imandan parça olmadığı halde, namaz konusunda ittifak hasıl olmamıştır. Namazın imandan olduğunu bildiren âlimler de olmuştur. Bu bakımdan namaz kılmamak, çok büyük tehlikedir.</p>
<p>Bir insan her türlü kötülüğü işlese, namaz kılmaya devam etse, namazı doğru olarak kılsa, kötülüklerin çoğunu, hatta tamamını terk eder. Çünkü Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki: <strong>(Namaz, münker ve fahşâdan</strong> [edepsizlikten, akla ve dine uymayan her türlü kötülükten, her türlü günahtan] <strong>alıkor</strong><strong>.)</strong> <strong>[Ankebut 45]</strong><strong></strong></p>
<p>Namaz kılmanın fazileti çok büyüktür. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:</p>
<p><strong>(Namazın dindeki yeri, başın vücuttaki yeri gibidir.) </strong><strong>[Taberani]</strong><strong></strong></p>
<p><strong>(Namaz dinin direğidir, terk eden dinini yıkmış olur.) </strong><strong>[Beyheki]</strong></p>
<p><strong>(Namaz, her hayrın, her iyiliğin anahtarıdır.) </strong><strong>[Taberani]</strong></p>
<p><strong>(Namaz kılan kıyamette kurtulacak, kılmayan perişan olacaktır.) </strong><strong>[Taberani]</strong></p>
<p><strong>(Kıyamette kulun ilk sorguya çekileceği ibadet namazdır. Namaz düzgün ise, diğer amelleri kabul edilir. Namaz düzgün değilse, hiçbir ameli kabul edilmez.)</strong> <strong>[Taberani]</strong></p>
<p>Bu hadis-i şerifleri okuduktan sonra, namaz kılmayan müslümana hayret etmemek imkansızdır.</p>
<p><strong>  </strong></p>
<h4>Her kötülüğün tek ilacı</h4>
<p>Avrupa’da günah işlemek için ortam hazırdır. Büyük günahlardan kurtulmanın çaresi nedir?</p>
<p><strong>CEVAP</strong></p>
<p>Her türlü günahın tek ilacı vardır. Bu ilaç Kur&#8217;an-ı kerimde açıkça bildiriliyor. Bu ilacı kullanan her müslüman, alışkanlık haline gelen büyük günahlardan mutlaka kurtulur. Ankebut suresi 45. ayet-i kerimesinde <strong>(Namaz, münker ve fahşadan</strong> [edepsizlikten, akla ve dine uymayan, esrar, içki, zina, livata gibi her türlü kötülükten] <strong>alıkor</strong><strong>)</strong> buyuruldu.</p>
<p>Bir genç, namaz kılar ve her türlü kötülüğü de yapardı. Bu gencin durumunu Resulullaha bildirdiler. Peygamber efendimiz, <strong>(Bir gün gelir namaz, onu diğer günahları işlemekten alıkor)</strong> buyurdu. (Haram işliyorsa, namaz kılmasın) demedi, (Namaza devam etsin) buyurdu. Aradan çok zaman geçmedi. O genç günahlarına tevbe etti, iyi hâl sahibi oldu. Bu bakımdan mutlaka namaz kılmalıdır!</p>
<p>Namaz kılmanın fazileti çok büyüktür. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:</p>
<p><strong>(Cennetin anahtarı namazdır.) </strong>[Darimi]</p>
<p><strong>(Namazın dindeki yeri, başın vücuttaki yeri gibidir.) </strong>[Taberani]</p>
<p><strong>(Namaz kılan, Kıyamette kurtulur, kılmayan perişan olur.) </strong>[Taberani]</p>
<p>(Namaz, Allahın hoşnut olduğu amellerin en faziletlisidir. Sıratı yıldırım gibi geçiricidir. İmanın başı ve Cehennemden kurtarıcıdır.) [Miftah-ul-Cenne]</p>
<p><strong>(En faziletli amel, vaktinde kılınan namazdır.)</strong> [Ebu Dâvud]</p>
<p><strong>  </strong></p>
<p><strong>(Allah beş vakit namazı farz kıldı. Eksiksiz eda edeni Cennete koyacağına söz verdi. Namaz kılmayana verilmiş bir sözü yoktur, böyle kimseye dilerse azap eder, dilerse Cennete koyar.) </strong>[Ebu Dâvud]</p>
<p><strong>(Müslüman, namaz kılarken günahları başı üzerine konur. Her secde ettiğinde başından dökülür. Namazı bitirince hiçbir günahı kalmaz.) </strong>[Taberani]</p>
<p><strong>  </strong></p>
<p><strong>(Mümin, Allah rızası için namaz kılınca, ağaçtan yaprakların döküldüğü gibi, günahları dökülür.) </strong>[İ.Ahmed]</p>
<p><strong>(Her namaz vakti gelince, melekler, &#8220;Ey insanlar, günahlarınız sebebiyle hasıl olan ateşi namaz kılarak söndürün!&#8221; derler.) </strong>[Taberani]</p>
<p>Bir kimse,<strong> (İman eder, namaz kılar, zekât verir, oruç tutar ve diğer ibadetleri yaparsam, kimlerden olurum?) </strong>diye sual edince, Peygamber efendimiz,<strong> (Sıddık ve şehidlerden olursun)</strong> <strong>buyurdu.</strong> (Bezzar)</p>
<h4> </h4>
<h4>Namazı terkin cezası</h4>
<p>Namaz kılmak böyle büyük bir ibadet olduğu için terk edilmesi de çok büyük günahtır. Hanbelide namazı terk eden küfre düştüğü için, Şafii ve Malikide büyük günah işlediği için ceza olarak öldürülür. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:</p>
<p><strong>(Kıyamette kulun ilk sorguya çekileceği ibadet namazdır. Namaz düzgün ise, diğer amelleri kabul edilir. Namaz düzgün değilse, hiçbir ameli kabul edilmez) </strong>[Taberani]</p>
<p><strong>(Namaz kılmayan, Kıyamette, Allahı kızgın olarak bulacaktır.) </strong>[Bezzar]</p>
<p><strong>(Namazı kasten bırakanın ibadetleri kabul olmaz ve namaza başlayana kadar Allahü teâlânın himayesinden uzak kalır.) </strong>[Ebu Nuaym]</p>
<p><strong>(Beş vakit namazı kasden, mazeretsiz terk eden, Allahın hıfz ve emanından mahrum olur.) </strong>[İbni Mace]</p>
<p>(Namaz dinin direğidir, terk eden dinini yıkmış olur.) [Beyheki]</p>
<p><strong>(Namaz kılmayanın dini yoktur.) </strong>[İbni Nasr]</p>
<p><strong>(Bizimle kâfir arasındaki fark namazdır. Namazı terk eden kâfir olur.)</strong> [Nesâi]</p>
<p>Yukarıdaki hadis-i şerifleri, Ehl-i sünnet âlimleri şöyle açıklamışlardır:</p>
<p>Dinimizde en büyük günahı işleyen kâfir olmaz. Bunun için namaz kılmayana kâfir denmez. Fakat namaz, çok önemli bir ibadet olduğu için, namaz kılmayanın imanla ölmesi çok zayıf bir ihtimaldir. Namaz kılmayanın kalbi kararır, diğer günahları işlemekten çekinmez. Bazı âlimler, namaz kılmayanın kâfir olacağını bildirmişlerdir. Bu bakımdan her ne şart altında olursa olsun muhakkak namazı kılmalı!</p>
<p>Bir arkadaş namaz kıldığı halde içki ve diğer kötülükleri bırakmıyor. Bu nasıl oluyor?</p>
<p><strong>CEVAP</strong></p>
<p>Doğru kılınan namaz her türlü kötülükten alıkoyar. (Ankebut 45) Namaz, kötülükten alıkoymuyorsa, namaz doğru kılınmıyor demektir. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki: <strong>(Bir kişinin namazı, kendini fahşa ve münkerden</strong> [Her türlü kötülükten] <strong>alıkoyamıyorsa, Allahtan uzaklığı artar.)</strong> [Taberani]</p>
<p>O halde yapılacak iş, namazı doğru kılmaya çalışmaktır. Namazı doğru kılabilmek için önce itikadın düzgün olması şarttır. Daha sonra diğer şartlar gelir. Guslün ve abdestin doğru olması lazımdır. Bu şartlara riayet eden, mutlaka her türlü kötülüğü bırakır.</p>
<p>Kötülerle gezmek bile çok zararlıdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:</p>
<p><strong>(Kötü arkadaş, demirci körüğü gibidir. Üflenince, ateş kıvılcımları seni yakmazsa da, kokusu seni rahatsız eder.)</strong> [Buhari]</p>
<p><strong>(İyi arkadaş, güzel koku satan gibidir. Sana koku sürmese de, yanında bulunduğun müddetçe güzel kokusundan faydalanırsın.)</strong> [Müslim]</p>
<h3> </h3>
<p><strong>Müslüman</strong><strong> olana ibadetler güç gelmez</strong></p>
<p>Müslüman olmak isteyen gayrı müslimler, (Müslüman oluruz ama, günde beş kere namaz kılmak, yılda bir ay oruç tutarak aç kalmak ve daha başka emirler bize güç geldiği için müslüman olmuyoruz) diyorlar. İbadet etmek niçin güç gelir?<br />
<strong>CEVAP</strong><strong></strong></p>
<p>Müslüman olana ibadetler güç gelmez. Müslüman olsalar böyle şeyler söylemezler. İmam-ı Rabbani hazretleri, (Mektubat)ında buyuruyor ki:<br />
(Allahü teâlâ, kullarına yapabilecekleri şeyleri emretmiştir. Güç yetiremeyeceği işleri emretmemiştir. İnsanları zayıf yarattığı için, kolaylık göstermiştir. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruyor ki: <strong>(Allah, size hafif, kolay emretmek istedi, çünkü insan, zayıf yaratılmıştır.)</strong> [Nisa 28] Namaz, oruç kolaydır. Zekat için de malın tamamının değil, kırkta birinin verilmesini emretmiştir. Dinin diğer emirlerine dikkatle ve insafla bakılırsa, bu kolaylıklar görülür. Bununla beraber ibadet etmenin güç geldiği kimseler yok değildir. İbadetlerin zor gelmesi, Allahü teâlânın düşmanı olan nefstendir. Namaz kılmak ve diğer ibadetleri yapmak, ancak müminlere kolay gelir. Kalbi kararmışlara zor gelir. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:<br />
<strong>(Bu din</strong> [inanıp ibadet etmek] <strong>müşriklere güç gelir.)</strong> [Şura 13]</p>
<p>([Her çeşit günahtan çekinmek, oruç tutmak ve diğer ibadetleri yapmak için] <strong>Sabrederek ve namaz kılarak Allahtan yardım isteyiniz. Sabır ve namaz, yalnız Allahtan korkan müminlerden başkalarına zor gelir.)</strong> [Bekara 45]</p>
<p>Namaz kılmamak, imansızlıktan veya iman zayıflığından ileri gelir. İmanın kuvvetli olmasının alameti, dinimizin emirlerine severek, kolaylıkla uymaktır. Bedeni hasta olana bazı işleri yapmak güç geldiği gibi, kalbi ve ruhu hasta olana da ibadet etmek güç gelir.) [m.191, 289]</p>
<p>(Kalbi temizlemek için, iman edip, Allahü teâlânın nimetlerine şükretmek gerekir. Kur’an-ı kerimde buyuruluyor ki: <strong>(Allaha iman edip, nimetlerine şükrederseniz, size niçin azap etsin?)</strong> [Nisa 147] Allaha şükretmek, Ona inanıp, emir ve yasaklarına riayet etmekle olur.) [c.3, m.41</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delicesohbet.net/dini-bilgiler/namazin-onemi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>RESİMLERLE NAMAZIN KILINIŞI</title>
		<link>http://www.delicesohbet.net/dini-bilgiler/resimlerle-namazin-kilinisi.html</link>
		<comments>http://www.delicesohbet.net/dini-bilgiler/resimlerle-namazin-kilinisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Jul 2010 20:03:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>oper</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini BilgiLer]]></category>
		<category><![CDATA[chat kanali]]></category>
		<category><![CDATA[chat kanallari]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[dualar]]></category>
		<category><![CDATA[namaz]]></category>
		<category><![CDATA[namaz dualari]]></category>
		<category><![CDATA[namaz kilinisi]]></category>
		<category><![CDATA[RESİMLERLE NAMAZIN KILINIŞI]]></category>
		<category><![CDATA[sohbet siteleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delicesohbet.net/?p=337</guid>
		<description><![CDATA[  RESİMLERLE NAMAZIN KILINIŞI Sabah Namazının Farzının Kılınışı: Birinci Rek&#8217;at: 1) Ayakların arası dört parmak açıklıkta ve parmak uçları kıbleye doğru gelecek şekilde ayakta kıbleye dönülür.                        2) İkamet getirilir. (Erkekler için) 3) Niyet: &#8220;Niyet ettim Allah rızası için bugünkü sabah namazının farzını kılmaya&#8221; diye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="880">
<tbody>
<tr align="left" valign="top">
<td> </td>
<td width="771" bgcolor="#000000"><span style="color: #990033;font-size: xx-small"><strong>RESİMLERLE NAMAZIN KILINIŞI</strong></span><strong></strong></p>
<p><span style="color: #ffcc66"><strong>Sabah Namazının Farzının Kılınışı:<br />
Birinci Rek&#8217;at:<br />
</strong>1) Ayakların arası dört parmak açıklıkta ve parmak uçları kıbleye doğru gelecek şekilde ayakta kıbleye dönülür.                        2) İkamet getirilir. (Erkekler için)<br />
3) <strong>Niyet:<br />
</strong>&#8220;<strong><em>Niyet ettim Allah rızası için bugünkü sabah namazının farzını kılmaya</em></strong>&#8221; diye niyet edilir.<br />
4) <strong>İftitah tekbiri:<br />
</strong>&#8220;<strong><em>Allahü Ekber</em></strong>&#8221; diyerek iftitah tekbiri alınır.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,Tahoma,Arial,Helvetica,Sans-serif,sans-serif"> </span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="847">
<tbody>
<tr align="left" valign="top">
<td>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="285">
<tbody>
<tr align="left" valign="top">
<td width="113" height="26"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="113" height="1" /></td>
<td> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td height="245"> </td>
<td width="172"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/namaz1_1_.jpg" border="0" alt="namaz1[1]" width="172" height="245" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="162">
<tbody>
<tr align="left" valign="top">
<td width="18" height="52"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="18" height="1" /></td>
<td width="144"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="144" height="1" /></td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td> </td>
<td width="144"><span style="color: #ffcc66"><strong>Erkekler</strong> tekbir alırken; ellerin içi kıbleye karşı ve parmaklar normal açıklıkta bulunur.<br />
Başparmaklar, kulak yumuşağı hizasına gelecek şekilde eller yukarıya kaldırılır.</span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="243">
<tbody>
<tr align="left" valign="top">
<td width="71" height="24"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="71" height="1" /></td>
<td> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td height="238"> </td>
<td width="172"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/namaz2_1_.jpg" border="0" alt="namaz2[1]" width="172" height="238" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="157">
<tbody>
<tr align="left" valign="top">
<td width="17" height="52"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="17" height="1" /></td>
<td width="140"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="140" height="1" /></td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td> </td>
<td width="140"><span style="color: #ffcc66"><strong>Kadınlar </strong>tekbir alırken; ellerinin içi kıbleye karşı, parmaklar normal açıklıkta ve parmak uçları omuz hizasına gelecek şekilde ellerini yukarıya kaldırır.</span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="867">
<tbody>
<tr align="left" valign="top">
<td width="110" height="35"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="110" height="1" /></td>
<td width="757"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="757" height="1" /></td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td> </td>
<td width="757"><span style="color: #ffcc66"><strong>5) Kıyam:</strong> Tekbirden sonra eller bağlanır. Ayakta iken secde edilecek yere bakılır.<br />
<strong>6) Ayakta sırasıyla:<br />
</strong>a) Sübhaneke,<br />
b) Eûzü-besmele,<br />
c) Fatiha sûresi,<br />
d) Kur&#8217;andan başka bir sûre veya Ayet (Zammıi Sûre) daha okunur.</span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="874">
<tbody>
<tr align="left" valign="top">
<td>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="691">
<tbody>
<tr align="left" valign="top">
<td>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="284">
<tbody>
<tr align="left" valign="top">
<td width="112" height="53"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="112" height="1" /></td>
<td> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td height="240"> </td>
<td width="172"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/namaz3_1_.jpg" border="0" alt="namaz3[1]" width="172" height="240" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="169">
<tbody>
<tr align="left" valign="top">
<td width="10" height="67"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="10" height="1" /></td>
<td width="159"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="159" height="1" /></td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td> </td>
<td width="159"><span style="color: #ffcc66"><strong>Erkekler, </strong>sağ elin avucu, sol elin üzerinde ve sağ elin baş ve küçük parmakları sol elin bileğini kavramış olarak ellerini göbek altında bağlarlar.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,Tahoma,Arial,Helvetica,Sans-serif,sans-serif"> </span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="238">
<tbody>
<tr align="left" valign="top">
<td width="66" height="54"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="66" height="1" /></td>
<td> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td height="242"> </td>
<td width="172"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/namaz4_1_.jpg" border="0" alt="namaz4[1]" width="172" height="242" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="682">
<tbody>
<tr align="left" valign="top">
<td width="114" height="21"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="114" height="1" /></td>
<td width="568"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="568" height="1" /></td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td> </td>
<td width="568"><span style="color: #ffcc66">7) <strong>Rükû:<br />
</strong>&#8220;<strong><em>Allahü Ekber</em></strong>&#8221; diyerek rükûa varılır ve burada üç defa &#8220;<strong><em>Sübhâne Rabbiye&#8217;l-azim</em></strong>&#8221; denilir.   Rükû&#8217;da iken ayakların üzerine bakılır.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,Tahoma,Arial,Helvetica,Sans-serif,sans-serif"> </span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="692">
<tbody>
<tr align="left" valign="top">
<td>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="283">
<tbody>
<tr align="left" valign="top">
<td width="114" height="20"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="114" height="1" /></td>
<td> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td height="217"> </td>
<td width="169"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/namaz5_1_.jpg" border="0" alt="namaz5[1]" width="169" height="217" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="177">
<tbody>
<tr align="left" valign="top">
<td width="11" height="31"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="166"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="166" height="1" /></td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td> </td>
<td width="166"><span style="font-family: Verdana,Tahoma,Arial,Helvetica,Sans-serif,sans-serif"> </span></p>
<p><span style="color: #ffcc66"><strong>Erkekler,</strong>rükûda, parmakları açık olarak elleri ile dizlerini tutup sırtını dümdüz yaparlar. Dizlerini ve dirseklerini dik tutarlar.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,Tahoma,Arial,Helvetica,Sans-serif,sans-serif"> </span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="232">
<tbody>
<tr align="left" valign="top">
<td width="60" height="19"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="60" height="1" /></td>
<td> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td height="209"> </td>
<td width="172"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/namaz6_1_.jpg" border="0" alt="namaz6[1]" width="172" height="209" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="182">
<tbody>
<tr align="left" valign="top">
<td width="10" height="66"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="10" height="1" /></td>
<td width="1"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
<td width="158"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="158" height="1" /></td>
<td width="13"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="13" height="1" /></td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td> </td>
<td colspan="2" width="159"><span style="color: #ffcc66"><strong>Kadınlar,</strong> sağ el sol elin üzerinde olacak şekilde ellerini göğüs üstüne koyarlar. Erkeklerde olduğu gibi sağ elin parmakları ile sol elin bileğini kavramazlar.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,Tahoma,Arial,Helvetica,Sans-serif,sans-serif"> </span></td>
<td> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="4" height="227"> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="2"> </td>
<td colspan="2" width="171"><span style="color: #ffcc66"><strong>Kadınlar, </strong>rükûda, sırtlarını biraz meyilli tutarak erkeklerden daha az eğilirler. Ellerini (parmaklarını açmayarak) dizleri üzerine koyarlar ve dizlerini biraz bükük bulundururlar.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,Tahoma,Arial,Helvetica,Sans-serif,sans-serif"> </span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="753">
<tbody>
<tr align="left" valign="top">
<td width="114" height="23"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="114" height="1" /></td>
<td width="639"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="639" height="1" /></td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td> </td>
<td width="639"><span style="color: #ffcc66"> <img src='http://www.delicesohbet.net/wp-includes/images/smilies/icon_cool.gif' alt='8)' class='wp-smiley' /> <strong>Rükûdan kalkış:<br />
</strong>&#8220;<strong><em>Semiallâhü limen hamideh</em></strong>&#8221; diyerek rükûdan kalkılır ve ayakta &#8220;<strong><em>Rabbenâ leke&#8217;l-hamd</em></strong>&#8221; denilir.</span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="885">
<tbody>
<tr align="left" valign="top">
<td>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="287">
<tbody>
<tr align="left" valign="top">
<td width="116" height="26"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="116" height="1" /></td>
<td> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td height="243"> </td>
<td width="171"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/namaz7_1_.jpg" border="0" alt="namaz7[1]" width="171" height="243" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="186">
<tbody>
<tr align="left" valign="top">
<td width="10" height="81"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="10" height="1" /></td>
<td width="176"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="176" height="1" /></td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td> </td>
<td width="176"><span style="color: #ffcc66"><strong>Erkeklerin,</strong>rükûdan kalkış doğrulması.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,Tahoma,Arial,Helvetica,Sans-serif,sans-serif"> </span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="221">
<tbody>
<tr align="left" valign="top">
<td width="50" height="26"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="50" height="1" /></td>
<td> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td height="241"> </td>
<td width="171"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/namaz8_1_.jpg" border="0" alt="namaz8[1]" width="171" height="241" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="191">
<tbody>
<tr align="left" valign="top">
<td width="10" height="80"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="10" height="1" /></td>
<td width="181"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="181" height="1" /></td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td> </td>
<td width="181"><span style="color: #ffcc66"><strong>Kadınların, </strong>rükûdan kalkış doğrulması.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,Tahoma,Arial,Helvetica,Sans-serif,sans-serif"> </span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="859">
<tbody>
<tr align="left" valign="top">
<td width="118" height="43"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="118" height="1" /></td>
<td width="741"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="741" height="1" /></td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td> </td>
<td width="741"><span style="color: #ffcc66">9) <strong>Secde:<br />
</strong>&#8220;<strong><em>Allahü Ekber</em></strong>&#8221; diyerek secdeye varılır. Secdeye inerken önce dizler, sonra eller, daha sonra da alın ve burun yere konur. Secdede baş iki elin arasında ve hizasında bulunur. Secdede iken ayaklar kaldırılmaz. Secdede burun kenarlarına bakılır. Burada üç kere &#8220;<strong><em>Sübhâne Rabbiye&#8217;l-â&#8217;lâ</em></strong>&#8221; denilir.<br />
 </span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="878">
<tbody>
<tr align="left" valign="top">
<td>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="289">
<tbody>
<tr align="left" valign="top">
<td width="118" height="17"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="118" height="1" /></td>
<td> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td height="213"> </td>
<td width="171"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/namaz9_1_.jpg" border="0" alt="namaz9[1]" width="171" height="213" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="206">
<tbody>
<tr align="left" valign="top">
<td width="12" height="51"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="194"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="194" height="1" /></td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td> </td>
<td width="194"><span style="color: #ffcc66"><strong>Erkekler, </strong>secdede dirseklerini yanlarından uzak, kollarını yerden kalkık bulundururlar.<br />
Ayaklar, parmaklar üzerinde dik tutulur ve parmak uçları kıbleye gelecek şekilde yere konur.</span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="200">
<tbody>
<tr align="left" valign="top">
<td width="29" height="18"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="29" height="1" /></td>
<td> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td height="203"> </td>
<td width="171"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/namaz10_1_.jpg" border="0" alt="namaz10[1]" width="171" height="203" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="183">
<tbody>
<tr align="left" valign="top">
<td width="8" height="50"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="8" height="1" /></td>
<td width="175"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="175" height="1" /></td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td> </td>
<td width="175"><span style="color: #ffcc66"><strong>Kadınlar,</strong> secdede kollarını yanlarına bitişik halde bulundururlar. Ayaklar, parmaklar üzerine dik tutulur ve parmak uçları kıbleye gelecek şekilde yere konur.</span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="826">
<tbody>
<tr align="left" valign="top">
<td width="122" height="31"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="122" height="1" /></td>
<td width="704"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="704" height="1" /></td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td> </td>
<td width="704"><span style="color: #ffcc66">10) <strong>İki secde arası oturuş:<br />
&#8220;<em>Allahü Ekber</em>&#8220;</strong> diyerek başını secdeden kaldırıp diz üstü oturulur. Otururken, parmaklar dizlerin hizasına gelecek şekilde eller uylukların üzerine konur ve kucağa bakılır. Burada &#8220;Sübhânellah&#8221; diyecek kadar kısa bir an oturulur.</span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="866">
<tbody>
<tr align="left" valign="top">
<td>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="296">
<tbody>
<tr align="left" valign="top">
<td width="125" height="26"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="125" height="1" /></td>
<td> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td height="213"> </td>
<td width="171"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/namaz11_1_.jpg" border="0" alt="namaz11[1]" width="171" height="213" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="197">
<tbody>
<tr align="left" valign="top">
<td width="15" height="57"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="15" height="1" /></td>
<td width="182"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="182" height="1" /></td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td> </td>
<td width="182"><span style="color: #ffcc66"><strong>Erkekler,</strong><em> </em>sol ayağını yere yayarak onun üzerine oturur, sağ ayak parmakları kıbleye yönelmiş durumda dik tutulur.</span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="205">
<tbody>
<tr align="left" valign="top">
<td width="33" height="26"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="33" height="1" /></td>
<td> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td height="195"> </td>
<td width="172"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/namaz12_1_.jpg" border="0" alt="namaz12[1]" width="172" height="195" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="168">
<tbody>
<tr align="left" valign="top">
<td width="12" height="59"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="156"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="156" height="1" /></td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td> </td>
<td width="156"><span style="color: #ffcc66"><strong>Kadınlar,</strong> ayaklarını yatık olarak sağ tarafına çıkarır ve öylece otururlar.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,Tahoma,Arial,Helvetica,Sans-serif,sans-serif"> </span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="770">
<tbody>
<tr align="left" valign="top">
<td width="126" height="46"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="126" height="1" /></td>
<td width="644"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="644" height="1" /></td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td> </td>
<td width="644"><span style="color: #ffcc66">11 &#8220;<strong><em>Allahü Ekber</em></strong>&#8221; diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere &#8220;<strong><em>Sübhâne Rabbiye&#8217;l-â&#8217;lâ</em></strong>&#8221; denilir.<br />
12) &#8220;<strong><em>Allahü Ekber</em></strong>&#8221; diyerek secdeden ayağa (ikinci rek&#8217;ata) kalkılır ve eller bağlanır.</span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="699">
<tbody>
<tr align="left" valign="top">
<td width="126" height="19"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="126" height="1" /></td>
<td> </td>
<td width="229"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="229" height="1" /></td>
<td> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td height="1"> </td>
<td rowspan="2" width="172"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/namaz3_1_02.jpg" border="0" alt="namaz3[1]02" width="172" height="240" /></td>
<td colspan="2"> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td height="239"> </td>
<td> </td>
<td rowspan="2" width="172"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/namaz4_1_02.jpg" border="0" alt="namaz4[1]02" width="172" height="242" /></td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="3" height="3"> </td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="815">
<tbody>
<tr align="left" valign="top">
<td width="130" height="21"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="130" height="1" /></td>
<td width="685"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="685" height="1" /></td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td> </td>
<td width="685"><span style="color: #ffcc66">Secdeden kalkarken: Önce baş, sonra eller, daha sonra eller dizler üzerine konularak, dizler yerden kaldırılır.<br />
İftitah tekbirinden itibaren buraya kadar yapılanlara &#8220;<strong><em>bir rek&#8217;at</em></strong>&#8221; denir.</span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="899">
<tbody>
<tr align="left" valign="top">
<td width="129" height="40"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="129" height="1" /></td>
<td width="770"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="770" height="1" /></td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td> </td>
<td width="770"><span style="color: #ffcc66"><strong><em>İkinci Rek&#8217;at:<br />
</em>1) Ayakta sırasıyla;<br />
</strong>a) Besmele,<br />
b) Fatiha sûresi,<br />
c) Kur&#8217;andan başka bir sûre veya Ayet (Zammı Söure) daha okunur.</p>
<p>2) Birinci rek&#8217;atte olduğu gibi &#8220;<strong><em>Allahü Ekber</em></strong>&#8221; diyerek rükûa varılır ve üç kere &#8220;<strong><em>Sübhâne Rabbiye&#8217;l-azim</em></strong>&#8221; denilir.<br />
 </span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="899">
<tbody>
<tr align="left" valign="top">
<td width="126" height="22"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="126" height="1" /></td>
<td width="1"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
<td width="1"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
<td width="1"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
<td width="1"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
<td width="1"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
<td width="1"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
<td width="1"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
<td width="1"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
<td width="164"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="164" height="1" /></td>
<td width="1"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
<td width="1"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
<td width="1"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
<td width="1"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
<td width="2"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="2" height="1" /></td>
<td width="1"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
<td width="91"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="91" height="1" /></td>
<td width="15"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="15" height="1" /></td>
<td width="30"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="30" height="1" /></td>
<td width="35"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="35" height="1" /></td>
<td width="54"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="54" height="1" /></td>
<td width="1"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
<td width="1"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
<td width="1"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
<td width="1"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
<td width="2"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="2" height="1" /></td>
<td width="165"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="165" height="1" /></td>
<td width="2"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="2" height="1" /></td>
<td width="2"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="2" height="1" /></td>
<td width="1"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
<td width="33"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="33" height="1" /></td>
<td width="30"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="30" height="1" /></td>
<td width="21"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="21" height="1" /></td>
<td width="8"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="8" height="1" /></td>
<td width="1"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
<td width="70"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="70" height="1" /></td>
<td width="9"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="9" height="1" /></td>
<td width="21"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/autogen/clearpixel.gif" border="0" alt="" width="21" height="1" /></td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="24" height="3"> </td>
<td colspan="5" rowspan="2" width="172"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/namaz6_1_.jpg" border="0" alt="namaz6[1]" width="172" height="209" /></td>
<td colspan="9"> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="4" height="206"> </td>
<td colspan="6" rowspan="2" width="169"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/namaz5_1_.jpg" border="0" alt="namaz5[1]" width="169" height="217" /></td>
<td colspan="14"> </td>
<td colspan="9"> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="4" height="11"> </td>
<td colspan="28"> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="38" height="28"> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="2"> </td>
<td colspan="30" width="642"><span style="color: #ffcc66">3) &#8220;<strong><em>Semiallâhü limen hamideh</em></strong>&#8221; diyerek ayağa kalkılır ve ayakta &#8220;<strong><em>Rabbenâ leke&#8217;l-hamd</em></strong>&#8221; denilir.</span></td>
<td colspan="6"> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="38" height="30"> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="5" height="1"> </td>
<td colspan="8" rowspan="3" width="171"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/namaz7_1_.jpg" border="0" alt="namaz7[1]" width="171" height="243" /></td>
<td colspan="25"> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="5" height="241"> </td>
<td colspan="10"> </td>
<td colspan="5" width="171"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/namaz8_1_.jpg" border="0" alt="namaz8[1]" width="171" height="241" /></td>
<td colspan="10"> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="5" height="1"> </td>
<td colspan="25"> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="38" height="27"> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td> </td>
<td colspan="30" width="613"><span style="color: #ffcc66">4) &#8220;<strong><em>Allahü Ekber</em></strong>&#8221; diyerek secdeye varılır. Burada üç kere &#8220;<strong><em>Sübhâne Rabbiye&#8217;l-â&#8217;lâ</em></strong>&#8221; denilir.</span></td>
<td colspan="7"> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="38" height="32"> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="3" height="1"> </td>
<td colspan="8" rowspan="3" width="171"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/namaz9_1_.jpg" border="0" alt="namaz9[1]" width="171" height="213" /></td>
<td colspan="27"> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="3" height="203"> </td>
<td colspan="10"> </td>
<td colspan="6" width="171"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/namaz10_1_.jpg" border="0" alt="namaz10[1]" width="171" height="203" /></td>
<td colspan="11"> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="3" height="9"> </td>
<td colspan="27"> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="38" height="28"> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="4"> </td>
<td colspan="34" width="770"><span style="color: #ffcc66">5) &#8220;<strong><em>Allahü Ekber</em></strong>&#8221; diyerek secdeden kalkılıp dizler üzerine oturulur. Burada &#8220;Sübhânellah&#8221; diyecek kadar kısa bir an oturulur.</span></td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="38" height="31"> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="4" height="7"> </td>
<td colspan="8" rowspan="3" width="171"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/namaz11_1_.jpg" border="0" alt="namaz11[1]" width="171" height="213" /></td>
<td colspan="26"> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="4" height="195"> </td>
<td colspan="10"> </td>
<td colspan="6" width="172"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/namaz12_1_.jpg" border="0" alt="namaz12[1]" width="172" height="195" /></td>
<td colspan="10"> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="4" height="11"> </td>
<td colspan="26"> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="38" height="18"> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="5"> </td>
<td colspan="28" width="660"><span style="color: #ffcc66">6) Sonra &#8220;<strong><em>Allahü Ekber</em></strong>&#8221; diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere &#8220;<strong><em>Sübhâne Rabbiye&#8217;l-â&#8217;lâ</em></strong>&#8221; denilir.</span></td>
<td colspan="5"> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="38" height="29"> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="5"> </td>
<td colspan="30" width="669"><span style="color: #ffcc66"><strong>Ka&#8217;de-i ahire (Namazıin sonunda oturuş):<br />
</strong>7) &#8220;<strong><em>Allahü Ekber</em></strong>&#8221; diyerek secdeden kalkıp oturulur.<br />
Otururken, el parmakları dizlerin hizasına gelecek şekilde eller uylukların üzerine konur ve kucağa bakılır.<br />
 <img src='http://www.delicesohbet.net/wp-includes/images/smilies/icon_cool.gif' alt='8)' class='wp-smiley' /> <strong>Oturuşta sırasıyla;<br />
</strong>a) Ettehiyyatü,<br />
b) Allahümme salli,<br />
c) Allahümme bârik,<br />
d) Rabbenâ âtina&#8230; duaları okunur.</span></td>
<td colspan="3"> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="38" height="48"> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="6"> </td>
<td colspan="27" width="659"><span style="color: #ffcc66">9) <strong>Sağ tarafa selâm verilişi:<br />
</strong>Önce başını sağa çevirerek &#8220;<strong><em>Esselâmü aleyküm ve rahmetûllâh</em></strong>&#8221; denir. Selâm verirken omuzlara bakılır.</span></td>
<td colspan="5"> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="38" height="15"> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="6" height="4"> </td>
<td colspan="8" rowspan="2" width="171"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/namaz16_1_.jpg" border="0" alt="namaz16[1]" width="171" height="221" /></td>
<td colspan="24"> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="6" height="217"> </td>
<td colspan="9"> </td>
<td colspan="4" rowspan="2" width="169"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/namaz17_1_.jpg" border="0" alt="namaz17[1]" width="169" height="242" /></td>
<td colspan="11"> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="23" height="25"> </td>
<td colspan="11"> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="38" height="12"> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="7"> </td>
<td colspan="30" width="746"><span style="color: #ffcc66">10) <strong>Sol tarafa selâm verilişi:<br />
</strong>Sonra başını sola çevirerek, &#8220;<strong><em>Esselâmü aleyküm ve rahmetûllâh</em></strong>&#8221; denilir. Böylece iki rek&#8217;at namaz tamamlanmış olur.</span></td>
<td> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="38" height="26"> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="9" height="3"> </td>
<td colspan="7" rowspan="2" width="171"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/namaz18_1_.jpg" border="0" alt="namaz18[1]" width="171" height="230" /></td>
<td colspan="22"> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="9" height="227"> </td>
<td colspan="10"> </td>
<td colspan="3" width="169"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/namaz19_1_.jpg" border="0" alt="namaz19[1]" width="169" height="227" /></td>
<td colspan="9"> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="38" height="41"> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="9"> </td>
<td colspan="27" width="735"><span style="color: #ffcc66"><strong>DUA<br />
</strong>Dua ederken, eller göğüs hizasına kaldırılır. Eller göğe doğru açılarak avuçların içi yüze doğru biraz meyilli tutulur.</span></td>
<td colspan="2"> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="38" height="20"> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="8" height="3"> </td>
<td colspan="7" rowspan="3" width="171"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/namaz20_1_.jpg" border="0" alt="namaz20[1]" width="171" height="225" /></td>
<td colspan="23"> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="8" height="215"> </td>
<td colspan="10"> </td>
<td colspan="5" width="172"><img src="http://www.huzurkapisi.de/assets/images/namaz21_1_.jpg" border="0" alt="namaz21[1]" width="172" height="215" /></td>
<td colspan="8"> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="8" height="7"> </td>
<td colspan="23"> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="38" height="22"> </td>
</tr>
<tr align="left" valign="top">
<td colspan="8"> </td>
<td colspan="26" width="665"><span style="font-family: Comic Sans MS,Chicago,Sans-serif,cursive;color: #00cc33">Allah C.C. Cümlemizin Namazını,eksiğimizle,noksanlığımızla kabul ve makbul eder İnşallah</span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delicesohbet.net/dini-bilgiler/resimlerle-namazin-kilinisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İslâm dîni nedir?</title>
		<link>http://www.delicesohbet.net/dini-bilgiler/islam-dini-nedir.html</link>
		<comments>http://www.delicesohbet.net/dini-bilgiler/islam-dini-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Jul 2010 20:00:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>oper</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini BilgiLer]]></category>
		<category><![CDATA[chat kanali]]></category>
		<category><![CDATA[chat kanallari]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[dualar]]></category>
		<category><![CDATA[İslâm dîni nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[namaz]]></category>
		<category><![CDATA[namaz dualari]]></category>
		<category><![CDATA[namaz nasil kilinir]]></category>
		<category><![CDATA[sohbet siteleri]]></category>
		<category><![CDATA[sohbet sitesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delicesohbet.net/?p=335</guid>
		<description><![CDATA[İslâm dîni, Allah&#8217;ın, son Peygamberi Hz. Muhammed (asm) vasıtasıyla bütün insanlara gönderdiği en son ve en mükemmel dindir. İslâm&#8217;ın gelmesiyle, diğer dinlerin hükmü sona ermiştir. İslâm dînini kabul eden kimseye Müslüman denir. İslâm&#8217;ın en son ve Allah katında yegâne mûteber din olduğu, Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de şu şekilde belirtilir: &#8220;Bugün sizin dîninizi sizin için kemâle erdirdim. Sizin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Arial Greek,sans-serif"><strong>İslâm dîni, Allah&#8217;ın, son Peygamberi Hz. Muhammed (asm) vasıtasıyla bütün insanlara gönderdiği en son ve en mükemmel dindir. İslâm&#8217;ın gelmesiyle, diğer dinlerin hükmü sona ermiştir.<br />
İslâm dînini kabul eden kimseye Müslüman denir.<br />
İslâm&#8217;ın en son ve Allah katında yegâne mûteber din olduğu, Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de şu şekilde belirtilir:<br />
&#8220;Bugün sizin dîninizi sizin için kemâle erdirdim. Sizin üzerinizdeki nîmetimi (lütuflarımı) tamamladım ve size din olarak İslâm&#8217;ı seçtim (yalnız İslâm&#8217;dan razı ve ondan hoşnûd oldum)&#8221;.(el-Mâide, 3).<br />
&#8220;Kim İslâm&#8217;dan başka bir din ararsa, ondan [seçtiği dîni] kabûl edilmiyecektir ve o, âhirette hüsrâna [büyük zarara] uğrayanlardan [olacak]tır. &#8220;Allah katında yegâne [hak] din İslâmdır.&#8221;<br />
(Âl-i İmrân, 19).<br />
İslâm&#8217;ın Dışındaki Dinlerin Geçerliliği Neden Kalkmıştır?<br />
Tarihin çeşitli devirlerinde insanlara ayrı ayrı Peygamberler ve dinler yollayan Allah Teâlâ, son din olarak onlara İslâm&#8217;ı ve son Peygamber olarak da Hz. Muhammed&#8217;i (asm) göndermiştir.<br />
İslâm&#8217;ın gelmesiyle Yahudîlik ve Hıristiyanlık gibi eski dinlerin hükmü sona ermiştir. Bu, tıpkı, yeni bir kanun çıkınca, eski kanunun hükmünün yürürlükten kalkması gibidir. Allah&#8217;ın son dîni ve İlâhî Kanunu İslâm gelince, eski dinlerin ve ilâhî kanunlarıin geçerliliği son bulmuştur.<br />
İslâm dışında kalan dinlerin yürürlükten kalkmasını gerektiren başlıca sebepleri şunlardır:<br />
1 &#8211; Her şeyden evvel, eski dinler, yalnızca belli bir zamana ve belli bir muhîtin insanlarına hitab ediyorlardı. İslâm ise, topyekûn bütün insanlığa seslenmektedir.Dâveti umumî ve mesajı cihanşümuldür.<br />
2 &#8211; Eski dinler, sadece kendi zamanlarının insanlarını muhâtab almışlardı. O zamanın insanlarının seciyeleri kaba ve mizaçları vahşete yakındı. İlimde, medeniyette, fikir ve anlayışta geri idiler. Ulaşım ve haberleşme imkânları, ibtidai bir haldeydi. Her bölgenin kültürü, inancı, örf ve âdetleri farklı farklıydı. Karşılıklı fikir ve kültür alışverişi de oldukça zayıftı. Bu yüzden, her muhîte ayrı ayrı Peygamberler gelmesi, başka başka dinler gönderilmesi zarureti vardı. Zaman geçip insanlık ilim, fikir, kültür ve medeniyet yönünden büyük gelişmeler kaydedince, eski mahallî dinler artık insanların ihtiyaçlarına cevap veremez hale geldiler. Bunun üzerine Cenâb-ı Hak da insanlara en son din olan İslâmiyeti gönderdi.<br />
İslâm dîni, 1400 yıl evvelki dünyanın insanından,bugünün ve yarının modern insanına kadar gelip geçen bütün insanlığa hitab edebilme özelliğinde olan bir dindir. Bu bakımdan, kıyamete kadar hükmü bâki ve geçerlidir.<br />
3 &#8211; Eski dinlerin, zamanla, içlerine hurâfeler,bâtıl inançlar karışmıştır. Allah&#8217;ın birliğine îman esası, yani tevhid inancı kaybolmuştur. İslâm ise, hâlâ ilk günkü tazelik ve saflığı ile,bozulmadan durmaktadır. Netice olarak diyebiliriz ki: İslâm&#8217;ın dışında kalan dinler, geceleyin bir sokağı aydınlatan bir fener ve sokak lâmbası gibidir. İslâm ise, bütün dünyayı aydınlatan güneş hükmündedir. Güneş doğduktan sonra, artık sokak fenerine hiç ihtiyaç kalırmı?<br />
İslâm Dininin Özellikleri Nelerdir?<br />
İslâm dinini, sâir dinlerden ayıran belli başlı özellikleri şunlardır:<br />
1 &#8211; İslâmiyet, her asra ve her insana hitab eder, getirdiği esaslar insanlığın bütün ihtiyaçlarına cevab verir. İslâm&#8217;ın bu cihanşümûl özelliğine Kur&#8217;an&#8217;da şu şekilde işaret olunur:<br />
&#8220;Ey Muhammed!(sav) Biz seni BÜTÜN İINSANLARA yalnızca müjdeci ve korkutucu olarak gönderdik.&#8221; (Sebe&#8217;, 28).<br />
&#8220;Ey Muhammed!(sav) De ki: &#8216;Ey insanlar, ben Allah&#8217;ın HEPİNİZ İÇİN GÖNDERDİĞİ Peygamberiyim&#8217;.&#8221; (el-A&#8217;raf, 158).<br />
2 &#8211; İslâmiyet kolaylıklar dînidir. İslâm&#8217;da insanlara yapamayacakları veya yaparken zorluk çekecekleri işler yüklenmemiştir. Kur&#8217;ân-ı Kerîm&#8217;de İslâm&#8217;ın kolaylık prensipleri şu şekilde ifade edilir:<br />
&#8220;Allah, insanı ancak gücünün yeteceği işle mükellef tutar&#8230;&#8221;(el-Bakara, 285)<br />
&#8220;Rabbimiz, bize gücümüzün yetmiyeceği şeyi taşıtma&#8230;&#8221;(el-Bakara, 285).<br />
&#8220;Allah, sizin için kolaylık göstermek diler, zorluk çıkarmak istemez&#8230;&#8221;(el-Bakara, 185).<br />
Kur&#8217;an&#8217;da İslâm&#8217;ın kolaylıklar dîni olduğu bu şekilde açıklanırken Peygamberimiz de,(sav) bu hususta hadîs-i şeriflerinde şu prensipleri vaz&#8217;etmişlerdir:<br />
&#8220;Ben ancak âlemlere rahmet olarak gönderildim. Azâb için, zorluk vermek için gönderilmedim&#8230;<br />
&#8220;Allah Teâlâ, beni sıkıntı ve zahmet verici ve bunu arzu edici olarak göndermedi. Fakat Allah beni, muallim (öğretici, bildirici) ve kolaylaştırıcı olarak gönderdi&#8230;<br />
&#8220;Dininizin en hayırlısı, en kolay olanıdır. Muhakkak ki din bir kolaylıktır&#8230;<br />
&#8220;Ben size neyi yasak ettiysem, ondan çekinin; size neyi emretti isem, ondan gücünüzün yettiği kadarını yapın.<br />
Sizden evvelki ümmetleri ancak mes&#8217;elelerinin ve Peygamberlerine karşı ihtilâflarının çokluğu helâk etmiştir.<br />
&#8220;Amelden gücünüzün yettiği kadarını yapın.<br />
Siz ibâdetten bezmedikçe, Allah da sevab vermekten bıkmaz.<br />
&#8220;Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız, müjdeleyiniz, ürkütmeyiniz.<br />
Hz. Âişe Validemiz, Resûlüllah Efendimizin bu hususla ilgili tatibkatını şu şekilde beyan etmişlerdir:<br />
&#8220;Resûlüllah (asm) iki şey arasında dilediğini tercihte serbest bırakıldı mı, günah olmadığı müddetçe muhakkak onlardan en kolayını alırdı.Eğer iş günahsa ondan halkın en uzak bulunanı Resûlüllah olurdu.<br />
Bütün bu hadîs-i şerifler, İslâm dîninin ne derece uygulanması kolay hükümler ihtiva ettiğini göstermektedir. Cihanşümûl ve kıyâmete kadar pâyidar oluşunda,bu kolaylık anlayışsının büyük yeri vardır. İslamiyet insanların dış görünüşten ziyade insanın iç görünüşüne bakmıştır. İslâmiyet, ruh ile madde, dünya ile âhiret arasında tam bir denge kurmuştur.<br />
Yahudîlik beden zevklerini ve maddî faydaları ön plânda tutar. Mensuplarını hırsla dünyaya bağlanmağa sevkeder.<br />
Hıristiyanlık ve Hind dinleri ise, sadece ruhu geliştirmeye, vücuda eziyetler çektirerek nefsin arzûlarını zayıflatmaya, dünya hayatını boşlamaya önem verirler.<br />
Buna karşılık İslâmiyet, ruh ile beden, dünya ile âhiret arasında tam bir denge kurmuş; ne bedene, ne de ruha ızdırap çektirmeyi esas almıştır.İkisine de aynı ölçüde değer vermiş; herbirinin ihtiyaçlarını ayrı ayrı karşılamayı kabul etmiştir.<br />
Kur&#8217;ân-ı Kerîm&#8217;de,&#8221;Allahım, bize dünyada iyilik, âhirette de iyilik ver&#8221; âyeti, İslâm&#8217;daki dünya ve âhiret dengesini en iyi şekilde belirtmektedir.<br />
İslâm, ne dünyaya fazla değer vererek âhiretin,ne de âhirete ağırlık vererek dünyanın terkedilmesine izin verir&#8230;<br />
Âhiretin dünyada kazanılacağını söyleyerek,&#8221;hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi de âhiret için&#8221; çalışılmasını ister&#8230;<br />
İslâm&#8217;da ruhban sınıfı yoktur. Herkes dinini gücü nisbetinde kendi öğrenmek zorundadır. İbâdetleri ifa için, kul ile Yaratıcı arasında aracılık yapacak, günahlarıiaffettirecek imtiyazlı bir seçkin sınıfa yer yoktur.<br />
İslâm, bütün mânasıyle ahlâk ve fazîlet dîni olduğu gibi, en yüksek mertebede ilim ve hakikatın koruyucusudur.<br />
İslâm&#8217;ın kolaylıklar dini olduğunu gösteren, Asr-ıi Saâdet&#8217;te cereyan etmiş pek çok vâkıa vardır.<br />
Onlardan bazılarını burada zikredeceğiz.<br />
Enes bin Mâlik Hazretleri anlatmaktadır:<br />
&#8220;Nebî (sav) bir gün mescide girdi. İçeri girer girmez de gözüne mescidin iki direği arasına çekilmiş bir ip ilişti.<br />
- Bu ip nedir? diye sordu. Sahâbîler:- Bu, Zeyneb&#8217;in ipidir. Zeyneb, nâfile namaz kılarken ayakta durmaktan yorulunca, bu ipe tutunuyor, dediler.<br />
Peygamber (sav):<br />
- Hayıir, (İbadette böyle güçlük ihtiyâr olunmaz.) Bu ipi çözünüz. Sizden biriniz zinde ve neş&#8217;eli oldukça namazını ayakta kılsın. Yorulunca da hemen otursun. (&#8230; Ve namazını oturduğu halde tamamlasın.) buyurdu.<br />
Ebû Mes&#8217;ûd el-Ensârî&#8217;den:<br />
Resûlüllah&#8217;a (sav) biri gelip:<br />
- Yâ Resûlâllah. Filânca bize namaz kıldırırken o kadar uzatıyor ki, nerdeyse namazı terketmeyi<br />
ister hale geliyorum,&#8221; dedi.<br />
Peygamber (sav) derhal cemaata hitaben bir konuşma yaptılar. Onu hiçbir hitabesinde o günkü kadar öfkeli görmemiştim.<br />
Buyurdular ki:<br />
- Ey insanlar. Sizler nefret ettiriciler misiniz? Her kim halka namaz kıldırırsa hafif tutsun. Çünkü cemaatın içinde hasta, zayıf, hâcet sahibi olanlar bulunabilir&#8230;<br />
Görüldüğü gibi Peygamberimiz hiçbir zaman, insanları dinden uzaklaştıracak, soğutacak, nefret ettirecek davranışlara kızdığı kadar başka hiçbir şeye öfkelenmemiştir.<br />
Mü&#8217;minin vazifesi, İslâm&#8217;ı insanlara daima güzel göstermek, onları dine ısındırıp sevdirmek, kolaylaştırmak, güçleştirmemektir.<br />
Utbe bin Âmir anlatmaktadır:<br />
&#8220;Kız kardeşim (Ümmü Hibban) Beytullah&#8217;ı yaya olarak ziyaret etmeyi adamış, fakat sonradan buna güç yetiremiyeceğini hissedince, mes&#8217;elenin Resûlüllah Efendimiz&#8217;den sorulmasını bana emretmişti.<br />
Ben Hazret-i Resûlüllah&#8217;a sorduğumda, cevaben:<br />
- (İptida) yaya yürüsün, (sonra) bineğinin sırtına binip gitsin.. buyurdu&#8230;<br />
Hazret-i Enes&#8217;den (ra):<br />
&#8220;Nebiy-yi Ekrem (sav), iki oğlunun arasında, onlar tarafından taşınarak yürütülen bir ihtiyar kimse gördü.<br />
&#8216;Bunun zoru nedir? Niye bir bineğe binmiyor?&#8217; diye sordu.<br />
Oğulları cevaben:<br />
- Yâ Resûlâllah. Babamız yaya olarak Kâbe&#8217;ye gitmeyi nezretmiştir.<br />
Bunun için böyle yürütüyoruz, dediler.<br />
Resûlüllah Efendimiz:<br />
- Şüphesiz ki Allah, bu ihtiyarın nefsini azâblandırmakla yaptığı ibadetten müstağnidir, buyurdu ve ona,bineğine binerek Kâbe&#8217;yi ziyarete gitmesini emretti.&#8221;<br />
Abdullah bin Mes&#8217;ûd&#8217;dan:<br />
&#8220;Resûlüllah (sav), va&#8217;z hususunda, bize bıkkınlık gelmesin diye halimize bakıp ona göre gün ve saat kollardı.&#8221;<br />
Câbir bin Abdillah anlatmaktadır:<br />
&#8220;Resûlüllah (sav)bir seferde idi. Derken üzeri gölgelendirilmiş olduğu halde yanında insanlar toplanmış bir adam gördü ve &#8216;Onun nesi var&#8217; diye sordu. &#8216;Oruçlu bir adam&#8217; dediler.<br />
Resûlüllah (sav) bunun üzerine:<br />
- Seferde oruç tutmak hâlis bir iyilik ve fazilet değildir. Allah&#8217;ın sizin lehinize yapmış olduğu ruhsatlardan ayrılmayınız,&#8221; buyurdu.<br />
Asr-ı Saâdet&#8217;te, adamın biri dağda bulduğu suyu bol, toprağı verimli ıssız bir mağarada kendi başına inzivaya çekilip,cemiyetin kötülüklerinden, fitne ve dedikodularından kurtulmayı düşünür.<br />
Ancak kararını bir de Resûlüllah Efendimiz&#8217;e açmak, O&#8217;nun bu konudaki görüşünü almak ister.<br />
Huzura gelerek der ki:<br />
- Yâ Resûlâllah, ben bir mağara buldum. İçinde suyu, önünde toprağı var. Orada inzivaya çekilerek kendimi tamamen dünyevî şeylerden tecrid etmeyi; uhrevî işlere, ibadet ve taata vermeyi düşünüyorum. Bu hususta</strong></span><span style="font-family: Arial Greek,sans-serif;font-size: xx-small"> </span><span style="font-family: Arial Greek,sans-serif"><strong>siz ne dersiniz?&#8221;<br />
Adamın cemiyet hayatını terkedip, ibadet için mağarada inzivaya çekilme fikrine Allah Resûlü şu ibretli cevabı verir:<br />
- Ben, Yahudilikle, Hıristiyanlıkla gönderilmedim. (Yani cemiyetten kaçma fikri onlara aittir.) Ben dosdoğru olan İslâm&#8217;la gönderildim. Nefsim kudret elinde olan Allah&#8217;a yemin olsun ki, mağarada tek başına gündüz akşama kadar nafile ibadetlerle meşgul olmaktansa, cemiyet içinde sabah, yahut akşam, Allah için azıcık yol yürümek, (İslâm&#8217;a hizmet için zahmet çekmek) dünyadan ve dünya içindeki herşeyden kat kat hayırlıdır.<br />
Ve sözlerine şunu da ilâve eder:<br />
- Cemaat içinde safta yer almanız da, inzivadaki 60 sene ibadet ve namazdan hayırlıdır&#8230;<br />
Cemiyeti terkederek inzivaya çekilmek isteyene, Allah Resûlünün verdiği bu karşılık, din düşmanlarının İslâmiyetin insanları cemiyetten el etek çektirdiği yolundaki menfî propagandalarına<br />
güzel bir cevab teşkil etmektedir</strong></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delicesohbet.net/dini-bilgiler/islam-dini-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadınbudu Köfte (4 Kişilik)</title>
		<link>http://www.delicesohbet.net/yemek-tarifleri/kadinbudu-kofte-4-kisilik.html</link>
		<comments>http://www.delicesohbet.net/yemek-tarifleri/kadinbudu-kofte-4-kisilik.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Jul 2010 19:56:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>oper</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yemek Tarifleri]]></category>
		<category><![CDATA[chat kanali]]></category>
		<category><![CDATA[chat kanallari]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınbudu Köfte]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınbudu Köfte tarifi]]></category>
		<category><![CDATA[kebablar]]></category>
		<category><![CDATA[makarnalar]]></category>
		<category><![CDATA[pilavlar]]></category>
		<category><![CDATA[sebze]]></category>
		<category><![CDATA[sebze yemekleri]]></category>
		<category><![CDATA[sohbet siteleri]]></category>
		<category><![CDATA[sohbet sitesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delicesohbet.net/?p=331</guid>
		<description><![CDATA[Malzemeler  600 gr Kıyma 1 Adet Soğan 1 Çay Kaşığı Karabiber 1 Çay Kaşığı Kırmızıbiber 2 Adet Yumurta Sarısı 1 Kahve Fincanı Haşlanmış Pirinç 1 Su Bardağı Un Tuz Ayçiçek Yağı Yemeğin Tarifi   Kıymayı geniş bir kaba alın. Rendelediğiniz kuru soğanı, 1 çay kaşığı karabiberi, kırmızıbiberi ve tuzu tencereye ekleyin. 1 adet yumurtanın sarısı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size: medium">Malzemeler <br />
</span></strong>600 gr Kıyma<br />
1 Adet Soğan<br />
1 Çay Kaşığı Karabiber<br />
1 Çay Kaşığı Kırmızıbiber<br />
2 Adet Yumurta Sarısı<br />
1 Kahve Fincanı Haşlanmış Pirinç<br />
1 Su Bardağı Un<br />
Tuz<br />
Ayçiçek Yağı</p>
<p><strong><span style="font-size: medium">Yemeğin Tarifi  <br />
</span></strong></p>
<div>Kıymayı geniş bir kaba alın. Rendelediğiniz kuru soğanı, 1 çay kaşığı karabiberi, kırmızıbiberi ve tuzu tencereye ekleyin. 1 adet yumurtanın sarısı ile, daha önceden haşladığınız pirinci de ilave edin. Tüm malzemeleri iyice karıştırıp hamur yapın.</p>
<p>Elinizle köfte hamurundan bezeler koparıp, büyükçe şekiller verin. Diğer taraftan tencereye su koyun. Su kaynayınca köfteleri suyun içine atın. 1-2 dakika tutup çıkardıktan sonra önce una sonra yumurta sarısına buladığınız köfteleri ayçiçek yağında kızartıp servis yapın.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delicesohbet.net/yemek-tarifleri/kadinbudu-kofte-4-kisilik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bahçıvan Kebabı</title>
		<link>http://www.delicesohbet.net/yemek-tarifleri/bahcivan-kebabi.html</link>
		<comments>http://www.delicesohbet.net/yemek-tarifleri/bahcivan-kebabi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Jul 2010 19:48:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>oper</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yemek Tarifleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bahçıvan Kebabı]]></category>
		<category><![CDATA[chat kanali]]></category>
		<category><![CDATA[chat kanallari]]></category>
		<category><![CDATA[et yemekleri]]></category>
		<category><![CDATA[kebablar]]></category>
		<category><![CDATA[kofte tarifleri]]></category>
		<category><![CDATA[kofteler]]></category>
		<category><![CDATA[makarnalar]]></category>
		<category><![CDATA[pilavlar]]></category>
		<category><![CDATA[salatalar]]></category>
		<category><![CDATA[sebze]]></category>
		<category><![CDATA[sebze yemekleri]]></category>
		<category><![CDATA[sohbet siteleri]]></category>
		<category><![CDATA[sohbet sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[tavuk yemekler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delicesohbet.net/?p=328</guid>
		<description><![CDATA[Malzemeler  600 gr Kuzu kuşbaşı 60 gr margarin 150 gr Arpacık soğanı 150 gr Havuç 150 gr Bezelye 200 gr Domates 1 tatlı kaşığı Tuz 150 gr Çalı fasulyesi 150 gr Kabak 50 gr Dolmalık biber 1/2 demet Dereotu Baharat torbası 2.5 bardak Su Yemeğin Tarifi   Ön hazırlık olarak arpacık soğanlarını ayıklayıp, bütün olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size: medium">Malzemeler <br />
</span></strong>600 gr Kuzu kuşbaşı<br />
60 gr margarin<br />
150 gr Arpacık soğanı<br />
150 gr Havuç<br />
150 gr Bezelye<br />
200 gr Domates<br />
1 tatlı kaşığı Tuz<br />
150 gr Çalı fasulyesi<br />
150 gr Kabak<br />
50 gr Dolmalık biber<br />
1/2 demet Dereotu<br />
Baharat torbası<br />
2.5 bardak Su</p>
<p><strong><span style="font-size: medium">Yemeğin Tarifi  <br />
</span></strong></p>
<div>Ön hazırlık olarak arpacık soğanlarını ayıklayıp, bütün olarak bırakın. Havucu kazıyın. İri zar biçimi doğrayın. Bezelyeyi ayıklayın. Domatesi, kabuklarını soyup çekirdeklerini temizledikten sonra, iri zar biçimi doğrayın. Çalı fasulyesinin kılçıklarını ayıklayın. Kabağı kazıyın. Dolmalık biberin sap ve çekirdekli kısımlarını alıp, atın. Her üç sebzeyi de, havuçta olduğu gibi, iri zar biçimi doğrayın.</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delicesohbet.net/yemek-tarifleri/bahcivan-kebabi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bayram Kavurması</title>
		<link>http://www.delicesohbet.net/yemek-tarifleri/bayram-kavurmasi.html</link>
		<comments>http://www.delicesohbet.net/yemek-tarifleri/bayram-kavurmasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Jul 2010 19:43:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>oper</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yemek Tarifleri]]></category>
		<category><![CDATA[balik tariflari]]></category>
		<category><![CDATA[Bayram Kavurması]]></category>
		<category><![CDATA[Bayram Kavurması tarifi]]></category>
		<category><![CDATA[et yemekelri]]></category>
		<category><![CDATA[kebab cesitleri]]></category>
		<category><![CDATA[kebeb]]></category>
		<category><![CDATA[pilavlar]]></category>
		<category><![CDATA[salatalar]]></category>
		<category><![CDATA[sebze]]></category>
		<category><![CDATA[sebze yemekleri]]></category>
		<category><![CDATA[sos]]></category>
		<category><![CDATA[soslar]]></category>
		<category><![CDATA[tavuk yemekleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delicesohbet.net/?p=325</guid>
		<description><![CDATA[Malzemeler  1 kg kuzu but (orta yağlı) 100 gr kuyruk yağı Yeteri kadar tuz, karabiber, kekik Yemeğin Tarifi   Kuyruk yağını incecik doğrayarak, tencerede yağını saiana kadar kavurun. İçerisine kuşbaşı doğranmış butu ilave edin. Kısık ateşte yaklaşık 1 saat kendi suyu ile pişirin. Tencereyi kapalı kapalı bir şelkilde arada bir silkeleyerek etlerin yer değiştirmesini ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size: medium">Malzemeler <br />
</span></strong>1 kg kuzu but (orta yağlı)<br />
100 gr kuyruk yağı<br />
Yeteri kadar tuz, karabiber, kekik</p>
<p><strong><span style="font-size: medium">Yemeğin Tarifi  <br />
</span></strong></p>
<div>Kuyruk yağını incecik doğrayarak, tencerede yağını saiana kadar kavurun. İçerisine kuşbaşı doğranmış butu ilave edin. Kısık ateşte yaklaşık 1 saat kendi suyu ile pişirin.</p>
<p>Tencereyi kapalı kapalı bir şelkilde arada bir silkeleyerek etlerin yer değiştirmesini ve yağ ile temasını sağlayınız. Et pişince üzerine tuz, karabiber ve kekik ilave ediniz. Sıcak olarak servis yapınız.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delicesohbet.net/yemek-tarifleri/bayram-kavurmasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ali Nazik (6 Kişilik)</title>
		<link>http://www.delicesohbet.net/yemek-tarifleri/ali-nazik-6-kisilik.html</link>
		<comments>http://www.delicesohbet.net/yemek-tarifleri/ali-nazik-6-kisilik.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Jul 2010 19:40:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>oper</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yemek Tarifleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Nazik]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Nazik tarifi]]></category>
		<category><![CDATA[balik]]></category>
		<category><![CDATA[chat kanali]]></category>
		<category><![CDATA[chat kanallari]]></category>
		<category><![CDATA[kebablar]]></category>
		<category><![CDATA[pilavlar]]></category>
		<category><![CDATA[salatalar]]></category>
		<category><![CDATA[sebze]]></category>
		<category><![CDATA[sebze yemek tarifleri]]></category>
		<category><![CDATA[sebze yemekleri]]></category>
		<category><![CDATA[sohbet siteleri]]></category>
		<category><![CDATA[sohbet sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[sos]]></category>
		<category><![CDATA[sos cesitleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delicesohbet.net/?p=323</guid>
		<description><![CDATA[Malzemeler  4 Adet Patlıcan 3 Çorba Kaşığı Margarin 3 Kahve Fincanı Un 3 Kahve Fincanı Süt 2 Kahve Fincanı Rendelenmiş Kaşar Peyniri 2 Çorba Kaşığı Margarin 2 Adet Soğan 250 gr Yağsız Kıyma 4 Adet Domates 4 Adet Sivri Biber 3 Kahve Fincanı Et Suyu TuzYemeğin Tarifi   Patlıcanları ateşte közleyin. Sonra kabuklarını soyun ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size: medium">Malzemeler <br />
</span></strong>4 Adet Patlıcan<br />
3 Çorba Kaşığı Margarin<br />
3 Kahve Fincanı Un<br />
3 Kahve Fincanı Süt<br />
2 Kahve Fincanı Rendelenmiş Kaşar Peyniri<br />
2 Çorba Kaşığı Margarin<br />
2 Adet Soğan<br />
250 gr Yağsız Kıyma<br />
4 Adet Domates<br />
4 Adet Sivri Biber<br />
3 Kahve Fincanı Et Suyu<br />
Tuz<strong><span style="font-size: medium">Yemeğin Tarifi  <br />
</span></strong></p>
<div>Patlıcanları ateşte közleyin. Sonra kabuklarını soyun ve bir çatal yardımı ile ezin. Geniş bir tavada 3 çorba kaşığı margarini eritin. 3 kahve fincanı unu ilave edin. Pembeleşene dek kavurun. Sonra sütü azar azar ekleyin. 1-2 dakika çatalla ezilmiş patlıcanları, 2 kahve fincanı kaşar rendesini tavaya aktarın.</p>
<p>Ayrı bir tavaya 2 çorba kaşığı margarini koyun. Küçük doğranmış soğanları pembeleşene dek kavurun. Kıymayı ilave edin. 2-3 dakika sonra küçük doğranmış domatesleri, sivri biberleri, 3 kahve fincanıet suyunu ve tuzu ekleyin. 10 dakika sonra ateşten indirin. beğendinin üzerine kıymalı harcı koyup, servis yapın.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delicesohbet.net/yemek-tarifleri/ali-nazik-6-kisilik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Arpa Şehriyeli Et Yahnisi</title>
		<link>http://www.delicesohbet.net/yemek-tarifleri/arpa-sehriyeli-et-yahnisi.html</link>
		<comments>http://www.delicesohbet.net/yemek-tarifleri/arpa-sehriyeli-et-yahnisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Jul 2010 19:34:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>oper</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yemek Tarifleri]]></category>
		<category><![CDATA[Arpa Şehriyeli Et Yahnisi]]></category>
		<category><![CDATA[Arpa Şehriyeli Et Yahnisi tarifi]]></category>
		<category><![CDATA[balik]]></category>
		<category><![CDATA[chat kanali]]></category>
		<category><![CDATA[chat kanallari]]></category>
		<category><![CDATA[et yemekleri]]></category>
		<category><![CDATA[kebablar]]></category>
		<category><![CDATA[kofte tariflari]]></category>
		<category><![CDATA[plavlar]]></category>
		<category><![CDATA[salatalar]]></category>
		<category><![CDATA[sebze]]></category>
		<category><![CDATA[sebze yemekleri]]></category>
		<category><![CDATA[sohbet sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[sos]]></category>
		<category><![CDATA[soslar]]></category>
		<category><![CDATA[tavuk]]></category>
		<category><![CDATA[tavuk yemekleri]]></category>
		<category><![CDATA[yemek tarifleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delicesohbet.net/?p=320</guid>
		<description><![CDATA[Malzemeler  2 çorba kasığı margarin 2 su bardağı arpa şehriye 2 çorba kasığı kuşbaşı et 2 adet biber 10 adet arpacık soğan 2 adet domates 2 su bardağı su 1 adet defne yaprağı Kimyon, karabiber Tuz Yemeğin Tarifi   Margarini tencereye alıp eritin. 2 su bardağı arpa şehriyeyi ekleyip, karıştırarak kavurun. 2 çorba kasığı eti [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size: medium">Malzemeler <br />
</span></strong>2 çorba kasığı margarin<br />
2 su bardağı arpa şehriye<br />
2 çorba kasığı kuşbaşı et<br />
2 adet biber<br />
10 adet arpacık soğan<br />
2 adet domates<br />
2 su bardağı su<br />
1 adet defne yaprağı<br />
Kimyon, karabiber Tuz</p>
<p><strong><span style="font-size: medium">Yemeğin Tarifi  <br />
</span></strong></p>
<div>Margarini tencereye alıp eritin. 2 su bardağı arpa şehriyeyi ekleyip, karıştırarak kavurun. 2 çorba kasığı eti ekleyin. Birkaç dakika daha kavurup, ince doğranmış biber ve arpacık soğanını ilave edin.</p>
<p>Domatesleri küp biçiminde doğrayıp, tuzla birlikte tencereye ekleyin. Tüm malzemeleri karıştırıp, 2 su barda suyu ilave edin. Defne yaprağını da tencereye koyup, 20 dakika pişirin.</p>
<p>Tencereyi ateşten alıp defne yaprağını tencereden çıkarın. Kimyon ve karabiberi serpin. Sıcak servis yapın.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delicesohbet.net/yemek-tarifleri/arpa-sehriyeli-et-yahnisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Balık burcu özellikleri</title>
		<link>http://www.delicesohbet.net/burclar/balik-burcu-ozellikleri.html</link>
		<comments>http://www.delicesohbet.net/burclar/balik-burcu-ozellikleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Jul 2010 19:30:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>oper</dc:creator>
				<category><![CDATA[BurçLar]]></category>
		<category><![CDATA[Balık burcu özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[burc]]></category>
		<category><![CDATA[burclar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delicesohbet.net/?p=318</guid>
		<description><![CDATA[Duygusal yapıları her alanda kendisini gösterir. Sanata eğilimli bir burç oldukları için bir çok sanatçının balık özellikleri güçlüdür.Arkadaşlık duygularına çok fazla önem verdikleri için, yaşantılarında yapılan hataları affetmezler Çevrelerinin çabuk etkisinde kalırlar. Yaşamda başarılı olmak için motivasyona ihtiyaçları vardır. Mistik güçleri çok fazladır. Hissetme yönleri güçlüdür. Bilmeyi ve öğrenmeyi seven bu kişiler yaşam boyunca her [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Duygusal yapıları her alanda kendisini gösterir. Sanata eğilimli bir burç oldukları için bir çok sanatçının balık özellikleri güçlüdür.Arkadaşlık duygularına çok fazla önem verdikleri için, yaşantılarında yapılan hataları affetmezler Çevrelerinin çabuk etkisinde kalırlar. Yaşamda başarılı olmak için motivasyona ihtiyaçları vardır.</p>
<p>Mistik güçleri çok fazladır. Hissetme yönleri güçlüdür. Bilmeyi ve öğrenmeyi seven bu kişiler yaşam boyunca her şeyi merak ederler. Hatalardan ders almasını beceremezler. Aynı hataları birkaç kez tekrarladıkları görülmüştür. Alışkanlıklarına bağlı olduğu içinde bulundukları şartları kolay değiştirmekten hoşlanmazlar.</p>
<p>Çok çabuk karamsarlaşabilen bu kişilerle yaşamak hem zevkli hem de zordur. Duygu ve mantık arasında doğru dengeyi kurabilirlerse, yaşam onlar için mükemmel olur. Fakat ne yazık ki, her zaman aynı ölçüyü tutturamazlar. Toplum ilişkilerine önem verseler de, kuşkucu yapıları yüzünden olaylara uzak kalabilirler.</p>
<p>Sürekli haklarında konuşuluyormuş hissi içinde, karamsar ve huzursuzlaşabilirler. Politika konusunda duyarlı fakat etkileşime hazır oldukları için de zaman zaman hata yapabilirler. Aile bağları güçlü ve sevdiklerine bağlı olan bu kişilerle anlaşmak her zaman kolay değildir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delicesohbet.net/burclar/balik-burcu-ozellikleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kova burcu özellikleri</title>
		<link>http://www.delicesohbet.net/burclar/kova-burcu-ozellikleri.html</link>
		<comments>http://www.delicesohbet.net/burclar/kova-burcu-ozellikleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Jul 2010 19:24:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>oper</dc:creator>
				<category><![CDATA[BurçLar]]></category>
		<category><![CDATA[burc]]></category>
		<category><![CDATA[burclar]]></category>
		<category><![CDATA[Kova burcu özellikleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delicesohbet.net/?p=316</guid>
		<description><![CDATA[Hayal güçleri sınırsız olmakla birlikte, düşünceleri bulundukları anın ötesinde, akılcı ve sezgiseldir. Kova &#8216;lar dik kafalıdırlar. Kendilerini dinleyenlerin ne demek istediklerini anlamadıklarını sanırlar. Kovaları tanımlayan sözcük &#8216;Biliyorum&#8217; dur. Kova burcu insanları sevecen tavırları ile tanınırlar. Bu kişiler bencil değildirler. Irk, cinsiyet ve sosyal durumuna bakmaksızın, herkesin ayni olanaklara sahip olmasını isterler. Modern görünüşlerine karşın, inatçı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hayal güçleri sınırsız olmakla birlikte, düşünceleri bulundukları anın ötesinde, akılcı ve sezgiseldir. Kova &#8216;lar dik kafalıdırlar. Kendilerini dinleyenlerin ne demek istediklerini anlamadıklarını sanırlar. Kovaları tanımlayan sözcük &#8216;Biliyorum&#8217; dur. Kova burcu insanları sevecen tavırları ile tanınırlar.</p>
<p>Bu kişiler bencil değildirler. Irk, cinsiyet ve sosyal durumuna bakmaksızın, herkesin ayni olanaklara sahip olmasını isterler. Modern görünüşlerine karşın, inatçı ve sabit fikirli olurlar. Onlara yaklaşmak çok zordur, çünkü ne kadar dostça davranırlarsa davransınlar, arada her zaman bir mesafe bırakırlar. Kişisel özgürlükleri onlar için o denli önemlidir ki, bu yüzden en yakın ilişkilerini kesip atabileceği gibi, yine özgürlükleri adına her türlü özveride bulunurlar.</p>
<p>Bu yüzden Kovalara aile yaşamı biraz zor gelir. Çoğu zaman yeni bir şeyler keşfetmek için uğraşıda bulunurlar. Belli ilkeleri sonuna dek savunmaları onları hiç rahatsız etmez. Kova Burcunu tanımlamak her zaman kolay değildir. Farklılığını karşısındaki kişiye hissettirmek onun için zor olsa da, onlar garip bir şekilde Kova&#8217;nın etkisinde kalırlar. Özgürlüğünden asla vazgeçmeyen Kova&#8217;lar için her şey söylenebilir, fakat asla dürüstlüğünden şüphe edilemez.<br />
Yaşamın bilgi ve deneyim olduğunun bilinciyle, kararlı ve inatçı bir şekilde her konuda iyi bir öğrencisidirler.. Gençlik çağlarınızdaki deneyimlerinle, ileri yaşlarda oldukça birikimleriyle öne çıkarlar</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delicesohbet.net/burclar/kova-burcu-ozellikleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

