BİLGİSAYAR PROGRAMI ( komik)
BİLGİSAYAR PROGRAMI
Müşteri: Çok fazla teknik bilgim yok. SEVGI yüklemek için ne yapmam gerekiyor
Yetkili: İlk adım olarak KALBİM dosyanızı açmanız gerekiyor. Açtınız mı?
Müşteri: Evet. Ancak su anda GEÇMİŞ ACILAR.EXE, DÜŞÜNDÜKÇE.EXE, HASET.EXE VE GÜCENME.EXE isimli programlar da çalışıyor. Onlar çalışırken SEVGİ yükleyebilir miyim?
Yetkili: Problem değil. Yüklediğiniz anda SEVGİ otomatik olarak sisteminizden GEÇMİŞ ACILAR.EXE’yi silecektir. Bir süre daha geçici hafızanızda kalabilir ama artık diğer programları etkilemeyecektir. SEVGİ er geç DÜŞÜK GÜVEN.EXE’yi silerek YÜKSEK GÜVEN.EXE isimli bir modül yükleyecektir. Ancak, siz HASET.EXE ve GÜCENME.EXE’yi mutlaka kapatmalısınız. Bu programlar SEVGİ’nin yüklenmesine engel olur. Onları kapatabilir misiniz lütfen?
Müşteri: Tamam, kapattım. SEVGİ otomatik olarak yüklenmeye başladı. Bu normal mi?
Yetkili: Evet ama unutmayın ki bu sadece bir temel program. Üst versiyonlarının yüklenmesi için başka KALP’lerle bağlantı kurmanız gerekiyor.
Müşteri: Ooooops… Daha şimdiden bir hata mesajı verdi. Ne yapmam gerekiyor
Yetkili: Mesaj ne diyor
Müşteri: HATA 412-PROGRAM İÇ SİSTEMDE ÇALIŞMIYOR. Bu ne demek
Yetkili: Endişelenmeyin. Bu sıradan bir problem. SEVGİ programının başka KALPLERDE çalışmaya hazır olduğunu ama henüz sizin KALBİNİZDE çalışmadığını söylüyor. Şu komplike programcılık terimlerinden biri, ama daha sade bir dille “Programın başkalarını SEVEBİLMESİ için öncelikle sizin kendi sisteminizi SEVMENİZ gerektiği” anlamına gelir.
Müşteri: Yani ne yapmam gerekiyor
Yetkili: “KENDİNİ KABULLENME ” isimli dosyanın altındaki KENDİNİ AFFETME.doc, KENDİNE GÜVENME.TXT, DEĞERBİLME.TXT ve İYİLİK.doc isimli dosyaların üzerine tıklayıp hepsini “KALBİM” dosyasına kopyalayın. Bir de KENDI KENDINE KRITIK.EXE ‘YI tüm dosyalardan ve daha sonra da çöp kutunuzdan silerek tamamıyla yok olduğundan emin olun.
Müşteri: Başardım. Hey! KALB’im gerçekten tertemiz dosyalarla doluyor. GÜLÜMSEME.AVI şu anda monitörümde oynuyor ve SICAKLIK.COM, BARIŞ.EXE ve MEMNUNİYET.com KALB’imin içine kopyalanıyor.
Yetkili: O zaman SEVGİ yüklendi ve çalışıyor. Şu andan itibaren her şeyle başa çıkabilmeniz gerekiyor. Yalnız telefonu kapatmadan son bir şey…
Müşteri: Nedir?
Yetkili: SEVGİ programı ücretsizdir. Onu ve onun tüm modüllerini tanıştığınız herkese verin. Karşılığında onlar da başkalarıyla paylaşacak ve sonucunda size tertemiz modüller geri dönecektir. Mutlu yıllar!
Müşteri: Size de!!
NÜKTELER “ATATÜRK BİZDEN BİRİDİR”
| NÜKTELER |
|
“ATATÜRK BİZDEN BİRİDİR”
Cumhuriyetin onikinci yılı için pankartlar hazırlanacaktı. Liste Atatürk’e sunulur. YÜZBAŞI DEĞİL ACEMİ İran Şahı Pehlevi Balıkesirde… Atatürk onunla beraber merasim kıtalarını dolaşıyorlar. Her sınıftan bir bölük görmektedirler. Sıra makineli bölüğüne gelir. Daha önce askere öğretilmiştir. “Acemi” kelimesi kullanılmayacak bunun yerine “Yeni Asker” denecektir. Bunun nedeni de “Acemi” tabirini İranlılar hakaret sayarlarmış. “İSMİMİN SÖYLENMESİ İÇİN ŞEHİRLERİN TEMELİNE SIĞINMAM” Ankara ve İstanbul’dan birinin adının (Atatürk) olarak değiştirilmesi yönündebazı oluşumlar vardı. Bazı milletvekilleri jest yapmak isterler. Bu konuda kaleme aldıkları kanun tasarısını Yalova’nın kurulma esnasında bir akşam yemeğinde sunarlar. “BEN EĞİLMEM” Çocukluk zamanları. Sık sık mahalle arkadaşları toplanır ve o zamanlar Selanikte pek moda olan “Mancık” oyununu oynarlardı. Bu bir çeşit “birdir bir” oyunu idi. Bir kişi eğilmekte ve diğerleri sıra ile üzerinden atlamaktaydı. O, oyuna iştirak etmezdi ama seyrine de bayılırdı. Arkadaşları birgün yaka paça zorla onuda oyuna sokarlar. Sıra ile hepisinin üzerinden atlar ve sıra kendisine gelince, eğilmeden ayakta durur ve : ”TIP ÖYLE SÖYLÜYORSA PEKİ” Atatürk’e böbrek sancısı gelmeden kendisini muayene eden Profesör Doktor Behçet Sabit Erdelhun’u, Atatürk zahmet ettiğinden dolayı teşekkürden sonra: FENERSİZ YAKALANDIK Ali Kılık’tan naklen: Atatürk ani bir kararla bir torpido ile Ege’de bir seyahate çıkar. Sabaha karşı Alaiye’de karaya ayak basarlar. Gelişlerinden kimsenin haberdar olmasını istemez. Ortalıkta kimseler yoktur. Kahveler kapalıdır. Yolda, iz soracak kimsede yoktur. Atatürk : İNEĞİNİ KAYBEDEN KÖYLÜ Korkunç bir kış günü, Atatürk sabaha karşı şu emri verir: YOL LAZIM Korkunç bir kış günü, Atatürk otomobille memleketi gezmektedir. Yollar berbattır. Kırşehir’e varılır. Şehrin kapısında vali frak ve silindir şapkasını giymiş ve karşılıyor. Atatürk : EKMEKLE OYNAMAK Atatürk’ün asla kini yoktu. Bir kimseye ne kadar kızarsa kızsın, bir müddet sonra affeder, olanları unutur bir daha tekrar edilmesinden hoşlanmazdı. Bu yüzden etrafındakilerden bir çokları zaman zaman gözden düşmüş, affedilmiş tekrar eski görevlerine iade edilmişlerdi. Fakat, asla müsamaha etmediği şey kimsenin ekmeği ile oynanması idi. HALK İSTERSE BENİ DE KOVAR ! 1935. Dünyanın bazı bölgelerinde olduğu gibi, Türkiye’de de Yahudiler aleyhine bir kamuoyu oluşmuştur. Bu sıralarda Çanakkale’ye gelen Atatürk!ün huzuruna çıkmak isteyen bir Musevi vatandaşı görevliler bırakmak istemiyordu. Atatürk : “Nükte ve Fıkralarla ATATÜRK, Niyazi Ahmet Banoğlu, 1967 |
Şu anda
Şu anda
-biri seninle gurur duyuyor
-biri seni düşünüyor.
-biri senin için endişeleniyor.
-biri seninle konuşmak istiyor.
-biri seninle olmak istiyor.
-biri senin iyi olduğunu umuyor.
-biri verdiğin destek için sana minnet duyuyor.
-biri elini tutmak istiyor.
-biri her şeyin yoluna girmesi için sana dua ediyor.
-biri senin mutlu olmanı istiyor.
-biri onu bulmanı istiyor.
-biri senin başarıların için seviniyor.
-biri sana bir hediye vermek istiyor.
-biri senin bir hediye olduğunu düşünüyor.
-biri senin fazla üşüyüp fazla terlemediğini umuyor.
-biri sana sarılmak istiyor.
-biri seni seviyor.
-biri senin yüreğinin sağlamlığına hayranlık duyuyor.
-biri seni düşünerek gülümsüyor
-biri senin üzerinde ağladığın omuz olmak istiyor.
-biri seninle dışarı çıkıp eğlenmek istiyor.
-biri senin dünyalara bedel olduğunu düşünüyor.
-biri seni korumak istiyor.
-biri senin için her şeyi yapabilir.
-biri onu affetmeni istiyor.
-biri onu affettiğin için kendini çok mutlu hissediyor.
-biri seninle gülmek istiyor.
-biri seni anıyor ve onun yanında olmanı düşlüyor.
-biri Allah'a senin için dua ediyor.
-biri senin onu ömür boyu seveceğini bilmek istiyor
-biri senin onun için ne kadar önemli olduğunu söylemek istiyor.
-biri seninle hayallerini paylaşmak istiyor.
-biri seni kollarına almak istiyor.
-biri senin kollarında olmak istiyor.
-biri seni ruhunun derininde hissediyor.
-biri senin uğruna zamanı durdurabilmek istiyor.
-biri Allah'a seni karşısına çıkardığı için şükrediyor.
-biri seni görmek için ölüyor.
-biri senin ona hissettirdiklerini çok seviyor
-biri senin yanında olduğunu bilmeni istiyor.
-biri senin arkadaşlığın sayesinde kendini mutlu hissediyor.
-biri senin arkadaşın olmak istiyor.
-biri dün bütün geceyi seni düşünerek geçirdi.
-biri senin onu fark etmeni bekliyor.
-biri senin öğütlerine ve yol göstermene ihtiyaç duyuyor.
-biri sana inanıyor.
-biri sana güveniyor.
-biri senin desteğini istiyor.
-biri senin ona inanmanı istiyor.
-biri bunları ağlayarak okuyor.
BİRİNİN BUNU ONA GÖNDERMENİZE İHTİYACI VAR...
Hiçbir işe yaramayan ama kaçınılmaz bilgiler
| Hiçbir işe yaramayan ama kaçınılmaz bilgiler | ||
|
|
|
INSAN HAKLARI EVRENSEL BILDIRGESI
INSAN HAKLARI EVRENSEL BILDIRGESI
Madde 1. Tüm insanlar özgür,onur ve haklar bakımından eşit doğarlar.Akıl ve vicdan sahibidirler ve birbirlerine karşı kardeşlik duygusuyla hareket etmelidirler.
Madde 2. Herkes ırk,renk,cinsiyet,dil,din,siyasal ya da herhangi bir görüş,ulusal ya da toplumsal köken,zenginlik, doğum ya da herhangi bir ayrım gözetilmeksizin bu Bildirge’de ilan edilen tüm haklardan ve özgürlüklerden yararlanabilir.Ayrıca ister bağımsız ülke uyruğu olsun,ister vesayet altında ya da özerklikten yoksun ya da egemenliği herhangi bir şekilde kısıtlanmış ülke yurttaşı olsun,bir kişi hakkında,uyruğu bulunduğu ülkenin siyasal,yönetimsel ya da uluslararası statüsünden kaynaklanan herhangi bir ayrım yapılamaz.
Madde 3. Herkesin yaşama,özgürlük ve kişisel güvenlik hakkı vardır.
Madde 4. Hiç kimse köle veya tutsak edilemez.Kölelik ve köle ticareti her biçimiyle yasaktır.
Madde 5. Hiç kimseye işkence yapılamaz.Zalimce,insanlık dışı,aşağılayıcı ceza ya da işlem uygulanamaz.
Madde 6. Herkes bulunduğu yerde,hukuksal kişiliğinin tanınması hakkına sahiptir.
Madde 7. Yasa önünde herkes eşittir ve ayrım gözetmeden yasanın korumasından herkesin eşitçe yararlanma hakkı vardır. Herkesin, bu Bildirge’ye aykırı her türlü ayrımcı işleme ve bu tür ayrımcılık için yapılacak her türlü kışkırtmaya karşı eşit bir korunma hakkı vardır.
Madde 8. Herkesin Anayasanın ya da yasanın kendisine tanıdığı temel haklara aykırı işlemlere karşı doğrudan doğruya yetkili ulusal yargı organlarına başvurma hakkı vardır.
Madde 9. Hiç kimse keyfi olarak tutuklanamaz, alıkonamaz veya sürgün edilemez.
Madde 10. Herkes hakları,yükümlülükleri ya da cezai nitelikteki her türlü suçlamalar konusunda,davasının tam bir eşitlikle,bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından hakkaniyetle ve açık olrak görülmesi hakkına sahiptir.
Madde 11. (1) Yasalara karşı eylemde bulunmakla suçlanan her kişi,savunması için gerekli tüm güvencelerin kendisine sağlandığı açık bir yargılama sonunda yasal olarak suçluluğu saptanana kadar suçsuz sayılır.
(2) Hiç kimse,işlendikleri dırada ulusal ya da uluslararası hukuka göre suç oluşturmayan eylemleri ya da ihmallerinden dolayı mahkum edilemez.Aynı şekilde,işlendiği sırada uygulanan cezadan daha ağır bir cezaya çarptırılamaz.
Madde 12. Hiç kimse özel yaşamı,ailesi,konutu ya da yazışmaları konusunda keyfi müdahalelere,onur ve şöhretine karşı saldırıya uğrayamaz.Herkes bu müdahale ve saldırıya karşı yasaca korunma hakkına sahiptir.
Madde 13. (1) Bir devlet içinde özgürce dolaşmak ve yerleşeceği yeri seçmek herkesin hakkıdır.
(2) Herkesin,kendi ülkesi dahil,herhangi bir ülkeyi terk etmek ve ülkesine dönmek hakkı vardır.
Madde 14. (1) Herkesin bir zulüm ve baskı karşısında başka ülkelere sığınma hakkından yararlanma hakkı vardır.
(2) Adi bir suçla ya da Birleşmiş Milletler ilke ve amaçlarına aykırı davranışlarla gerçekten ilgili koğuşturmalarda, bu haktan yararlanılamaz.
Madde 15. (1) Her bireyin yurttaşlığa hakkı vardır.
(2) Hiç kimse keyfi olarak yurttaşlığından ya da yurttaşlığı değiştirme hakkından yoksun edilemez.
Madde 16. (1) Evlenme çağına gelen her erkek ve kadın,ırk,yurttaşlık ya da din bakımından hiç bir kısıtlama olmaksızın evlenme ve aile kurma hakkına sahiptir.Kadın ve erkek evlenmekte,evlilik sırasında ve evliliğin sona erdirilmesinde eşit haklardan yararlanırlar.
(2) Evlenme sözleşmesi ancak evlenecek kişilerin onayı ile yapılır.
(3) Aile toplumun doğal ve temel öğesidir;toplum ve devlet tarafından korunur.
Madde 17. (1) Herkes, tek başına ya da toplu olarak mülkiyet hakkına sahiptir.
(2) Hiç kimse, keyfi olarak, mal varlığından yoksun edilemez.
Madde 18. Herkes, düşünce,vicdan ve din özgürlüğüne sahiptir;bu hak herkes için yalnız ya da topluca, gerek kamu önünde gerekse özel olarak öğretimle,uygulamalarla,tapınma ya da dinsel yükümlülükleri yerine getirerek dinini, ya da inancını ortaya koymak özgürlüğünü de içerir.
Madde 19. Herkes görüşlerinde ve görüşlerini açıklamada özgürdür.Bu özgürlük,görüşlerinden dolayı tedirgin edilmeme,ülke sınırları gözetilmeksizin bilgi ve düşünceleri herhangi bir anlatım yolu ile arama,elde etme ve yayma hakkını da içerir.
Madde 20. (1) Hekesin toplanma ve barışçı birlik kurma hakkı vardır.
(2) Hiç kimse bir birliğe girmeye zorlanamaz.
Madde 21. (1) Herkesin doğrudan doğruya ya da özgürce seçilen temsilciler aracılığıyla ülkesinin kamu işlerinin yönetimine katılmaya hakkı vardır.
(2) Herkes ülkesinin kamu hizmetlerinde, eşit koşullar içinde görev alma hakkına sahiptir.
(3) Kamu iktidarının otoritesi,halkın iradesine dayanır.Bu irade dürüst seçimlerle belirmeli ve bu seçimler eşitliğe dayanan genel seçimle ve gizli oyla ya da oylama özgürlüğü sağlayacak herhangi bir başka yöntemle dönemsel olarak yapılmalıdır.
Madde 22. Her insan toplumun bir üyesi olarak,sosyal güvenlik haklarına sahiptir.Bu hak,her insanın,ulusal çaba ve uluslararası işbirliği sayesinde ve her ülkenin örgütlenmesi ve kaynakları göz önünde tutularak,kişiliğin gelişmesi ve insanlık onurunun korunması için vazgeçilmez sayılan iktisadi,sosyal ve kültürel haklarını elde etmesine olanak vermelidir.
Madde 23. (1) Herkesin,çalışmaya,işini özgürce seçmeye,adil ve elverişli çalışma koşullarına,işsizliğe karşı korunmaya hakı vardır.
(2) Herkesin,hiçbir ayrım gözetilmeden,eşit işe eşit ücret hakkı vardır.
(3) Her çalışanın,kendisinin ve ailesinin,insanlık onuruna uygun bir yaşam sağlayacak ve gerekirse her türlü sosyal güvenlik olanaklarıyla tamamlanan adil ve yeterli bir ücrete hakkı vardır.
(4) Her insanın,çıkarlarını korumak için başkalarıyla birlikte sendika kurmaya ve kurulmuş olan sendikalara girmeye hakkı vardır.
Madde 24. Hekesin dinlenme ve dinlence,özellikle de çalışma süresini uygun ölçüde sınırlamaya ve dönemsel ücretli tatile hakkı vardır.
Madde 25. (1) Her insanın gerek kendisinin gerekse ailesinin sağlık ve huzurunu güvenceye alacak bir yaşam düzeyini,özellikle yiyecek, giyecek,konut,tıbbi bakım ve benzeri sosyal hizmetlere;işsizlik,hastalık,sakatlık,dulluk,yaşlılık ya da kendi iradesi dışında geçim olanaklarından yoksun kaldığı öteki durumlarda güvenliğe hakkı vardır.
(2) Analık ve çocukluğun özel bir bakım ve yardım görme hakkı vardır. Tüm çocuklar ister evlilik içinde ister evlilik dışında doğmuş olsun aynı sosyal güvenlikten yararlanırlar.
Madde 26. (1) Her insanın öğrenim hakkı vardır.Eğitim,en azından ilk ve temel eğitim düzeyinde parasız olmalıdır.Teknik ve mesleki eğitim genelleştirilmelidir;yüksek öğrenim,yeteneklerine göre tam eşitlikle herkese açık olmalıdır.
(2) Eğitim,insanın kişiliğinin tam olarak gelişmesini sağlamalı ve insan hakları ile temel özgürlüklere saygıyı pekiştirmelidir. Eğitim,anlayış,hoşgörü ve tüm ulusal,dinsel ve ırksal gruplar arasında dostluğun ve ayrıca barışın korunması için Birleşmiş Milletler’in sürdürdüğü etkinliklerin geliştirilmesine yönelik olmalıdır.
(3) Ana babalar çocuklarına verilecek eğitimin seçiminde öncelikle hak sahibidirler.
Madde 27. (1) Her insan,toplumun kültürel yaşamına özgürce katkıda bulunmak,güzel sanatlardan yararlanmak,bilimsel gelişmelere katılmak ve bunların sonuçlarından yararlanmak hakkına sahiptir.
(2) Herkesin kendisine ait bilim,edebiyat ve sanat yapıtlarından doğan maddi ve manevi çıkarlarının korunmasına hakkı vardır.
Madde 28. Herkesin bu Bildirge’de açıklanan hak ve özgürlüklerin,sosyal ve uluslararası düzeyde tam bir işlerlik kazanabileceği bir düzene hakkı vardır.
Madde 29. (1) Her insanın kişiliğinin özgürce ve tam olarak gelişmesine olanak verecek bir topluluğa karşı yükümlülükleri vardır.
(2) Herkes,haklarının kullanımında ve özgürlüklerinden yararlanmada,demokratik topluluklarda ahlak,kamu düzeni ve genel refahın sağlanması için konan ve başkalarının hak ve özgürlüklerinin tanınmasını ve bunlara saygı gösterilmesini sağlamaya yönelik olan yasal kısıtlamalara uymak zorundadır.
(3) Bu hak ve özgürlükler hiç bir durumda Birleşmiş Milletler’in amaç ve ilkelerine aykırı olarak kullanılamaz.
Madde 30. Bu Bildirge’nin hiç bir hükmü bir devlete,gruba ya da bireye, Bildirge’de yer alan hak ve özgürlüklerin yok edilmesine yönelik bir eyleme ya da etkinliğe girişme hakkını vermez.
EN COK SOYLENEN YALANLAR
EN COK SOYLENEN YALANLAR
- Senin için canımı bile veririm
- Ben zaten anlamıştım.
- Önemli olan ruh güzelliği canım.
- Senden başka kimseyi sevmedim.
- Aaaa.Hoşgeldin.Ben de şimdi sana geliyordum.
- Bir kereden birşey çıkmaz.
- Yarın tamam.
- Öğle tatili yapmıyoruz.
- Hiç acıtmayacak.
- Şimdi ben de seni arayacaktım.
- Orijinal yedek parcası.
- Telefon şehirler arasına kapalı.
- Burada torpil geçmez.
- Girilmez levhasını görmedim.
- Yemeğe kalın.
- Çok üzüldüm.
- Her bedene uyar.
- Davetliydik ama gitmedik.
- Bu kızı kimler kimler istedi.
- Herkese eşit zam yapıldı.
- Hatırası var.
- Herşeyin en iyisine layiksin.
- Sadece arkadaşız.
- O benim ağabeyim gibiydi.
- Ben zaten böyle olacağını biliyordum.
- Emrin olur.
- Arkasından değil, burada olsun yüzüne de söylerim.
- Bilsem söylemez miyim???
- Ayıp ettin valla kimseye söylemem
- Kolay gelsin herkese,
- Aradım valla yoktun…
- Kusura bakma güzelim, bizde de hiç bozuk kalmadı.
- Yolda lastik patladı.
- Çok kolay bir ders. Ben A almıştım.
- Baba, bu dönem kitaplar çok tuttu.
- Yedi göbekten İstanbul’luyuz.
- Üç saatte Ankara’ya indik.
- Çok yakın ahbabım olur.
- Elimizde büyüdü.
- Orada durumunu toparlamış. Paraya para demiyormuş.
- Paranın ne önemi var muhim olan insanlık.
- Abi sen kapat, ben hemen arıyorum.
- Çocuğu çıkardım bile, birazdan sende.
- Kesinlikle kırılmaz.
- İmkansız, daha ucuza bulamazsınız.
- Şimdi seni düşünüyordum.
- Hayır efendim çekmez.
- Giyince açılır, merak etmeyin.
- Çek bekliyorum, geç kaldı, gelsin hemen yatıracağım.
- Seni sevdiğim için yapıyorum bunları.
- Kapatmam lazım, ocakta yemek var.
- En doğru, en hızlı, en detaylı haberler için bizi izleyin.
- Biz demokrasinin bekçisiyiz.
- Saat durmus, çalmadı.
- Yok canım, benim değil, arkadaşlar unutmuş.
- Biz de şimdi içeri girdik.
- Biz de tam kapıdaydık.
- Aaa, sana en az beş e-mail gönderdim, almadın mı?
- Sürekli arıyorum, düşmüyor.
- Karım çok hasta, acil servise yetiştirmem lazım.
- Oo hooo…çoktaaaan.
- En geç haftaya hepsini öderim.
- Arayacaktım ama işler çok yoğun, kafamı kaldıramıyorum.
- Abi ikinci köprüde bir basmışım, kadran 225.
- Bir tanesi sorun çıkarsın, hepsini geri getir.
- Benim köylüm, benim çiftçim, benim memurum.
- Hanımefendi tabaklar tamamiyle ithal malıdır.
- Kurtarmıyor abla, bak inan zararına satıyorum.
- Müşteri: Garson bey kadayıf taze mi?
- Garson: Tabii beyefendi, daha bu sabah çıktı.
- Elimde kalmamış beyefendi, siz girmeden biraz önce son parçayı sattım.
- Abi siz önden gidin, orada buluşuruz.
- Bir kereden birşey çıkmaz.
- Yarın tamam.
- Öğle tatili yapmıyoruz.
- Hiç acıtmayacak.
- Şimdi ben de seni arayacaktım.
- Orijinal yedek parçası.
- Telefon şehirler arasına kapalı.
- Burada torpil geçmez.
- Girilmez levhasını görmedim.
- Yemeğe kalın.
- Çok üzüldüm.
- Her bedene uyar.
- Davetliydik ama gitmedik.
- Bu kızı kimler kimler istedi.
- Herkese eşit zam yapıldı.
- Hatırası var.
- Herşeyin en iyisine layiksin.
- Sadece arkadaşız.
- O benim ağabeyim gibiydi.
- Ben zaten böyle olacağını biliyordum.
- Emrin olur.
- Arkasından değil, burada olsun yüzüne de söylerim.
- Bilsem söylemez miyim?
- Ayıp ettin valla, kimseye söylemem.
- Kolay gelsin herkese.
- Aradım valla yoktun.
- Çok yakışmış…
- Telefon kapalı değildi…
- Demek çekmemiş. Hay Allah!!!
- Aslında sorular çok kolaydı.
- Ben mi onu seviyormuşum.
- Daha neler gıcık oluyorum ben ona ya…
- Ders çalışıyorum.
- Canım bilerek olmadı ya
DÜSÜNDÜREN CEVAPLAR
DÜSÜNDÜREN CEVAPLAR
LÂF
Lâfı uzatanlara ne yapmak lâzım diye Farabî’ye sormuşlar, şöyle
demiş:
Uzun konuşanı kısa dinlemeli.
EDEPSIZ
Cenap Sehabeddin’e:
* Su edepsize neden bir tokat vurmadın? dediklerinde,
su cevabi
vermiş:
* Eldivenim yoktu, iğrendim.
ELBISE
İngiltere Kralı George ile görüştüğü sırada, Gandi’nin
üzerinde
her
zamanki gibi beyaz örtüsü vardır. Davetten çıkınca bir
gazeteci
sorar:
* Kiyafetiniz, bir kralla bulusmak için yeterli miydi?
Gandi, hiç aldirmadan cevap verir:
* Kral, ikimize de yetecek kadar giyimliydi.
SIIR
Bir semsiye tamircisi, yazmis oldu=u siirlerini
incelemesi için
Sekspir’e gönderdiginde, ünlü yaza=in cevabi su olur:
* Dostum, siz semsiye yapin, hep semsiye yapin, sadece
semsiye
yapin…
SIPA
Köylü, yeni dogan bir sipa=i! kucagina almis evine
dönerken, iki
ortaokul ögrencisi kendisine t=kilir ve:
* Hayrola amca, derler. Oglunu nereye götürüyorsun
böyle?=BR>Adam, kendine yapilan bu terbiyesizlige aldirmamis
görünerek
cevap
verir:
* Gittiginiz okula kaydin= yaptiracagim.
VAPUR
Necip Fazil Kisakürek vapurla Karaköy’e geçerken,
yanina biri
yaklasip:
* Üstad, diye sormus. Peygambe=lere ne diye gerek
duyuldu, biz
kendimiz yolumuzu bulabilirdik .
Necip Faz=l, okudugu kitaptan basini kaldirmadan:
* Ne diye vapura bindin ki, cevabin= vermis. Yüzerek
geçsene
karsiya.
KULAK
Kulaklarinin b=FCyüklügü ile ünlü olan Galile’ye
hasimlarindan
biri:
* Üstad, demis.=20 Kulaklariniz bir insan için biraz
büyük degil mi?
Galile:
* =ogru, demis. Benim kulaklarim bir insan için biraz
büyük ama,
seninki=er de bir esek için fazla küçük sayilmaz mi?
YAMA
Incili Çavus, O=manli elçisi olarak Fransa Kralina
gönderildigin! de,
elbiselerinin bazi yerleri=de yama varmis. Kral,
bunlari görünce
dayanamayip:
* Bana senden =aska gönderecek adam bulamadilar mi?
diye sorunca,
Incili Çavus:
*=20 Osmanlilar, adama göre adam gönderirler, cevabini
vermis. Beni
de=BR>sana göndermelerinin hikmeti bu olsa gerek.
MEZAR
Amerikali isad=mi, Çinliyle alay ederek sormus:
* Mezarlariniza koydugunuz pirinçleri,=20 ölüleriniz ne
zaman
yiyecek?
Çinli, basini kaldirmadan cevap=20 vermis:
* Sizin ölüleriniz, koydugunuz çiçekleri kokladigi
zaman.
TARIF
Ekrem Hakki Ayverdi, sik sik “nasilsini=?” diye soran
bir
arkadasina:
* Uzun boylu, mavi gözlü, cevabini=20 verirmis.
NAPOLYON
Vaktiyle Fransa hükümet ricalinden biri Napolyon
Bonapart’i bir
muharebede tenkide kalkisip parmagini harita=20 üzerinde
gezdirerek:
* Önce surasini almaliydiniz, sonra buradan=20 geçerek
ötesini
zaptetmeliydiniz, gibi fikirler yürütmeye baslayinca,
Napolyon:!
* Evet demis, onlar parmakla alinabilseydi dedigin
gibi yapardim.
BAYTAR
Bir toplantida, zamane gençlerinden biri güya M.
Âkif’i küçük
düsürmeye ça=isip:
* Afedersiniz, siz baytar misiniz? demis.
M. Âkif hiç istifini bozmada= su cevabi vermis:
* Evet, bir yeriniz mi agriyordu?
YARIS
Bir iht=yar, yaslandigi için kendini yormamasini ve
istirahat
etmesini isteyenle=e su cevabi vermis:
* Eger bir yarisa katilmis olsaydiniz, hedefinize
yaklastiginizda
yavaslar miydiniz?
<=R>
YA GÖRÜNDÜĞÜN GİBİ OL,=YA DA GÖRÜNME ! (bu lafı sevdim
)… )
ANNELER GUNU
ANNELER GUNU
Bugün alışageldiğimiz “anneler günü” anlamında olmasa da anneler için yapılan kutlamalar Sümerlere dek dayandırılabilir. Matriyarkal (anaerkil) düzenin hüküm sürdüğü tarihin ilkçağlarından bu yana İştar, Kybele, Rhea ve daha bir çok yerel ve dönemsel isimlerle analık, doğurganlık niteliğiyle ön plana çıkmış ve doğanın uyandığı, yeniden doğduğu bahar mevsimi ile özdeşleşmiştir. Patriyarkal düzenin yerleşmeye başlaması zaman zaman kutlamaların içeriğinin ve şeklinin değişmesine ve hatta bazı dönemlerde gizli olarak yapılmasına sebep olmuşsa da kesintiye uğratamamış; her bahar coşkulu kutlamalar ve sunularla bir gelenek halini alarak binlerce yıl kesintisiz olarak sürmüştür.
Daha yakın tarihlere uzanacak olursak, günümüzden birkaç yüzyıl önce 1600′lü yıllarda İngilizler arasında “mothering sunday” adı ile, lent döneminin 4. Pazar günü kutlamalar yapılmaya başlandı. İçinde bulundukları dönemde zor koşullar altında yaşayan ve çoğu zaman çalıştıkları yerlerde barınan İngilizler bu özel günde izinli sayılırlar ve tüm günlerini evlerinde anneleri ile geçirirlerdi. Hatta biraz da hristiyan aleminin yortu geleneğinin etkisiyle olsa gerek “mothering cake” adını verdikleri bir tür pasta götürme adeti yerleşmişti.
Hristiyanlığın Avrupa’da yaygınlaşmasından sonra bu kutlama, onlara hayat veren ve kötülüklerden koruyan ruhani bir güç sayılan “Anneler Kilisesi” ni onurlandırmak amacıyla değişti. Zamanla kilise festivali Anneler pazarı kutlamaları ile birleşerek, beraber kutlanmaya başlandı.
Anneler günüyle ilgili ilk resmi kutlama önerisi, Amerika’da 1872 yılında Julia Ward Howe tarafından barışa adanan bir gün olarak tasarlandı. İlk defa Boston’da bir yürüyüş düzenlenerek kutlandı.1907 yılında Philadelphia’da Ana Jarvis, annesinin ölüm yıldönümü olan Mayıs ayının ikinci pazarının Anneler Günü olarak kutlanması için bir kampanya başlattı. Bir sene sonra Philadelphia’da kutlanan Anneler Günü Ana Jarvis’in izleyenleri tarafından bakanlara, işadamlarına ve politikacılara ulaştırılarak ulusal olarak kutlanmaya başlandı.
1911 yılına gelindiğinde hemen hemen her ülkede kutlanmaya başlanmıştı. 1914 yılında ABD başkanı Wilson tarafından resmi bir açıklamayla Mayıs ayının ikinci pazarı Anneler Günü olarak duyuruldu.
Böylece Mezopotamya ve Anadolu uygarlıklarının binlerce yıl önce başlattığı gelenek 20. yüzyılın başından itibaren dünya çapında kabul görmüş oldu.
Tüm annelerin anneler günü kutlu olsun…
ANNELER GUNU
ANNELER GUNU
Askerlik arkadaşım Dan ile onun metalik mavi arabasına portatif soğutucumuzu, eski kotlardan keserek yaptığımız şortlarımızı ve tişörtlerimizi koyup, Fort McCellan askeri üssünün ana kapısından geçişimizden bu yana tam 26 yıl geçti. Elimizde hafta sonu izin belgelerimiz ve ordudan aldığımız asker harçlıklarımızla Florida’ya doğru yola koyulduk. Sahilde hoşça vakit geçirmeye karar vermiştik. Yediğimiz berbat karavanaları ve Alabama’nın korkunç sivrisineklerini ancak bu şekilde unutabilecektik.
Aylardan mayıstı ve hava çok güzeldi. Arabanın üstünü ve müziği sonuna kadar açtık. Birmingham’a varınca mola verip Anneler Günü’nü kutlamak için annelerimize telefon etmek istedik.
Annem alışverişten yeni dönmüştü. Sesinden bu özel günü ailemle geçiremeyeceğim için mutsuz olduğunu anladım. “İyi yolculuklar, dikkatli olun. Seni çok özleyeceğiz” dedi.
Arabaya döndüğümde, Dan’in yüzündeki ifadeden onun da benim gibi suçluluk duygusu içinde olduğunu anladım. Oturduk, düşündük ve annelerimize çiçek göndermeye karar verdik.
Birmingham’ın güneyinde bir otoparka arabamızı park ettikten sonra en yakın çiçekçiye gittik. Göndereceğimiz çiçeklere birer not yazıp, hafta sonunu annemiz yerine, sahilde geçireceğimiz için kapıldığımız suçluluk duygusunu hafifletmeye çalıştık.
Çiçekçi küçük bir erkek çocuğunun belli ki annesine çiçek seçmesinde yardımcı oluyordu. Bir kenarda çiçeklere eklenecek notlarımızı yazarak bekledik. Denize ve kızlara biran önce kavuşmak için sabırsızlanıyorduk.
“Annemin bu çiçekleri çok seveceğinden eminim” dedi, küçük çocuk “Annem karanfilleri çok severdi.”
“Mezarlığa gitmeden önce” diye sözlerini sürdürdü, “bahçemizden kopardığım çiçekleri de ekleyeceğim.”
Dan’e baktım. Küçük çocuğun elinde çiçeklerle gururla dükkandan çıkmasını ve babasının arabasına binmesini izledik birlikte.
Çiçekçi “Siz nasıl bir şey istiyorsunuz?” diye sordu.. Küçük çocuk onu da çok duygulandırmıştı. Sesi titriyordu..
“Sanırım istemiyoruz” dedi Dan. Yazdığımız notları çöp kutusuna attık ve dükkandan çıkıp arabaya bindik.
Dan “Pazar akşamı saat beşte alırım seni” dedi ve beni annemin evine bıraktı.
Arabadan tatil çantamı çıkarmaya çalışırken, “Tamam” dedim.
Florida’ya başka bir sefer gidebilirdik…
Niki Sepsas (Tavuk Suyuna Çorba’dan)
Fırında Mantarlı Et
Malzemeler
- 1 adet temizlenmiş ördek
- Yarım kilo kültür mantarı(ya da beğendiğiniz bir mantar çeşidi)
- 1 adet soğan
- 3 diş sarımsak
- 1 adet çarliston biber
- bir tutam tuz
- bir tutam karabiber
Hazırlanışı
Önce ördeğin içine konulacak malzemeleri bir kapta hazırlıyoruz. İri iri doğranmış mantar, soğan daha sonra sarımsakları doğramadan direk koyuyoruz çarliston biberi de iri iri doğradıktan sonra biraz tuz ve karabiberi ekliyoruz. Bunları harmanladıktan sonra suda iyice yıkadığımız temizlenmiş ördeğin içine koyuyoruz. Koyduğumuz malzemeler dökülmesin diye kürdanla bir güzel kapatıyoruz. 200 derece fırında 1 saat 20 dakika pişiriyoruz. İsteyenler olabilir ördeğim nar gibi kızarsın diyorsanız ya mayonez ya da biraz yağ salça karışımını sürebilirsiniz. Ördek almak biraz zahmetli diyorsanız bu tarifi tavuk içinde deneyebilirsiniz. Bir de ben korede yaşadığımdan içine ginseng bitkisi de koyuyorum harika oluyor. ginseng bitkisini alabilecek olanlar varsa tavsiye ederim ördek ve tavuk yemeklerine çok yakışıyor. Afiyet olsun…



