<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>DeliceSohbet &#187; Genel</title>
	<atom:link href="http://www.delicesohbet.net/category/genel/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.delicesohbet.net</link>
	<description>Herşeyi Delice Yaşayan Site...</description>
	<lastBuildDate>Thu, 26 Jan 2012 15:36:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
		<item>
		<title>BİLGİSAYAR PROGRAMI ( komik)</title>
		<link>http://www.delicesohbet.net/genel/bilgisayar-programi-komik.html</link>
		<comments>http://www.delicesohbet.net/genel/bilgisayar-programi-komik.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Jan 2012 12:59:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delicesohbet.net/?p=12901</guid>
		<description><![CDATA[BİLGİSAYAR PROGRAMI &#160; Müşteri: Çok fazla teknik bilgim yok. SEVGI yüklemek için ne yapmam gerekiyor Yetkili: İlk adım olarak KALBİM dosyanızı açmanız gerekiyor. Açtınız mı? Müşteri: Evet. Ancak su anda GEÇMİŞ ACILAR.EXE, DÜŞÜNDÜKÇE.EXE, HASET.EXE VE GÜCENME.EXE isimli programlar da çalışıyor. Onlar çalışırken SEVGİ yükleyebilir miyim? Yetkili: Problem değil. Yüklediğiniz anda SEVGİ otomatik olarak sisteminizden GEÇMİŞ [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>BİLGİSAYAR PROGRAMI</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Müşteri: Çok fazla teknik bilgim yok. SEVGI yüklemek için ne yapmam gerekiyor</p>
<p>Yetkili: İlk adım olarak KALBİM dosyanızı açmanız gerekiyor. Açtınız mı?</p>
<p>Müşteri: Evet. Ancak su anda GEÇMİŞ ACILAR.EXE, DÜŞÜNDÜKÇE.EXE, HASET.EXE VE GÜCENME.EXE isimli programlar da çalışıyor. Onlar çalışırken SEVGİ yükleyebilir miyim?</p>
<p>Yetkili: Problem değil. Yüklediğiniz anda SEVGİ otomatik olarak sisteminizden GEÇMİŞ ACILAR.EXE’yi silecektir. Bir süre daha geçici hafızanızda kalabilir ama artık diğer programları etkilemeyecektir. SEVGİ er geç DÜŞÜK GÜVEN.EXE’yi silerek YÜKSEK GÜVEN.EXE isimli bir modül yükleyecektir. Ancak, siz HASET.EXE ve GÜCENME.EXE’yi mutlaka kapatmalısınız. Bu programlar SEVGİ’nin yüklenmesine engel olur. Onları kapatabilir misiniz lütfen?</p>
<p>Müşteri: Tamam, kapattım. SEVGİ otomatik olarak yüklenmeye başladı. Bu normal mi?</p>
<p>Yetkili: Evet ama unutmayın ki bu sadece bir temel program. Üst versiyonlarının yüklenmesi için başka KALP’lerle bağlantı kurmanız gerekiyor.</p>
<p>Müşteri: Ooooops&#8230; Daha şimdiden bir hata mesajı verdi. Ne yapmam gerekiyor</p>
<p>Yetkili: Mesaj ne diyor</p>
<p>Müşteri: HATA 412-PROGRAM İÇ SİSTEMDE ÇALIŞMIYOR. Bu ne demek</p>
<p>Yetkili: Endişelenmeyin. Bu sıradan bir problem. SEVGİ programının başka KALPLERDE çalışmaya hazır olduğunu ama henüz sizin KALBİNİZDE çalışmadığını söylüyor. Şu komplike programcılık terimlerinden biri, ama daha sade bir dille &#8220;Programın başkalarını SEVEBİLMESİ için öncelikle sizin kendi sisteminizi SEVMENİZ gerektiği&#8221; anlamına gelir.</p>
<p>Müşteri: Yani ne yapmam gerekiyor</p>
<p>Yetkili: &#8220;KENDİNİ KABULLENME &#8221; isimli dosyanın altındaki KENDİNİ AFFETME.doc, KENDİNE GÜVENME.TXT, DEĞERBİLME.TXT ve İYİLİK.doc isimli dosyaların üzerine tıklayıp hepsini &#8220;KALBİM&#8221; dosyasına kopyalayın. Bir de KENDI KENDINE KRITIK.EXE ‘YI tüm dosyalardan ve daha sonra da çöp kutunuzdan silerek tamamıyla yok olduğundan emin olun.</p>
<p>Müşteri: Başardım. Hey! KALB’im gerçekten tertemiz dosyalarla doluyor. GÜLÜMSEME.AVI şu anda monitörümde oynuyor ve SICAKLIK.COM, BARIŞ.EXE ve MEMNUNİYET.com KALB’imin içine kopyalanıyor.</p>
<p>Yetkili: O zaman SEVGİ yüklendi ve çalışıyor. Şu andan itibaren her şeyle başa çıkabilmeniz gerekiyor. Yalnız telefonu kapatmadan son bir şey&#8230;</p>
<p>Müşteri: Nedir?</p>
<p>Yetkili: SEVGİ programı ücretsizdir. Onu ve onun tüm modüllerini tanıştığınız herkese verin. Karşılığında onlar da başkalarıyla paylaşacak ve sonucunda size tertemiz modüller geri dönecektir. Mutlu yıllar!</p>
<p>Müşteri: Size de!!</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delicesohbet.net/genel/bilgisayar-programi-komik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>NÜKTELER   &#8220;ATATÜRK BİZDEN BİRİDİR&#8221;</title>
		<link>http://www.delicesohbet.net/genel/nukteler-ataturk-bizden-biridir.html</link>
		<comments>http://www.delicesohbet.net/genel/nukteler-ataturk-bizden-biridir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Jan 2012 12:29:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delicesohbet.net/?p=12796</guid>
		<description><![CDATA[&#160;                                        NÜKTELER &#8220;ATATÜRK BİZDEN BİRİDİR&#8221; Cumhuriyetin onikinci yılı için pankartlar hazırlanacaktı. Liste Atatürk&#8217;e sunulur. - &#8220;Atatürk bu milletin en yücesidir&#8221; - &#8220;Türk Milleti asırlardır bağrından bir Mustafa Kemal çıkardı&#8221; gibileri vardı. Atatürk listeyi dikkatle gözden geçirir, bunları ve benzerlerini çizer. Hepsini yerine şunu yazar - &#8220;ATATÜRK BİZDEN BİRİDİR&#8221; YÜZBAŞI DEĞİL ACEMİ İran Şahı Pehlevi Balıkesirde&#8230; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table width="600" border="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td width="100%">&nbsp;</td>
</tr>
<tr>
<td width="100%"><strong>                                       </strong><strong>NÜKTELER</strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="100%">
<strong>&#8220;ATATÜRK BİZDEN BİRİDİR&#8221;</strong></p>
<p>Cumhuriyetin onikinci yılı için pankartlar hazırlanacaktı. Liste Atatürk&#8217;e sunulur.<br />
- &#8220;Atatürk bu milletin en yücesidir&#8221;<br />
- &#8220;Türk Milleti asırlardır bağrından bir Mustafa Kemal çıkardı&#8221; gibileri vardı.<br />
Atatürk listeyi dikkatle gözden geçirir, bunları ve benzerlerini çizer. Hepsini yerine şunu yazar<br />
- &#8220;<strong>ATATÜRK BİZDEN BİRİDİR</strong>&#8221;</p>
<p><strong>YÜZBAŞI DEĞİL ACEMİ</strong></p>
<p>İran Şahı Pehlevi Balıkesirde&#8230; Atatürk onunla beraber merasim kıtalarını dolaşıyorlar. Her sınıftan bir bölük görmektedirler. Sıra makineli bölüğüne gelir. Daha önce askere öğretilmiştir. &#8220;Acemi&#8221;  kelimesi kullanılmayacak bunun yerine &#8220;<strong>Yeni Asker</strong>&#8221; denecektir. Bunun nedeni de &#8220;Acemi&#8221; tabirini İranlılar hakaret sayarlarmış.<br />
Atatürk ve Şah yeni satın alınan bir kır katırın önünde durur.<br />
Mehmetçik, tekmile başlar:<br />
- Adım Mehmet oğlu İbrahim, memleketim Ayvacık, hayvanın numarası 341, ısırmaz tepmez, adı&#8230;Derhal aklına geldi. Hayvan yeni olduğu için erler ona (Acemi) ismi vermişlerdi. Ere komutanı elini göğsüne koyarak işaret eder. Bunun üzerine Er biraz durur ve cevap verir:<br />
- Adı&#8230; Yüzbaşıdır, komutanım&#8230;<br />
Şah farkına varmaz, yürür gider. Büyük adam &#8220;Atatürk&#8221; durur ve bölük komutanının kulağına:<br />
- Bu hayvanın hakiki ismi nedir? diye sorar.<br />
Acemi&#8217;dir, paşam, diye cevap alır.<br />
Atatürk İbrahim&#8217;e bakar, baştan aşağı süzer. Yanağına okşar ve emir verir:<br />
- Bu çocuğa bir ay izin verin. Yaverden yol harçlığını alırsınız, der ve ayrılır.</p>
<p><strong>&#8220;İSMİMİN SÖYLENMESİ İÇİN ŞEHİRLERİN TEMELİNE SIĞINMAM&#8221;</strong></p>
<p>Ankara ve İstanbul&#8217;dan birinin adının (Atatürk) olarak değiştirilmesi yönündebazı oluşumlar vardı. Bazı milletvekilleri jest yapmak isterler. Bu konuda kaleme aldıkları kanun tasarısını Yalova&#8217;nın kurulma esnasında bir akşam yemeğinde sunarlar.<br />
Atatürk tasarıyı dikkatle okur ve der:<br />
&#8220;- Bir ismin kalması ve söylenmesi için şehirlerin temellerine sığınmak şart değildir. Tarih zorlanmayı sevmeyen nazlı peridir. Fikirleri ve  vicdanları tercih eder&#8230;&#8221;<br />
Ve&#8230; İstanbul&#8217;un adı İstanbul, Ankara&#8217;nın adı Ankara kalır.</p>
<p><strong>&#8220;BEN EĞİLMEM&#8221;</strong></p>
<p>Çocukluk zamanları. Sık sık mahalle arkadaşları toplanır ve o zamanlar Selanikte pek moda olan &#8220;Mancık&#8221; oyununu oynarlardı. Bu bir çeşit &#8220;birdir bir&#8221; oyunu idi. Bir kişi eğilmekte ve diğerleri sıra ile üzerinden atlamaktaydı. O, oyuna iştirak etmezdi ama seyrine de bayılırdı. Arkadaşları birgün yaka paça zorla onuda oyuna sokarlar. Sıra ile hepisinin üzerinden atlar ve sıra kendisine gelince,   eğilmeden ayakta durur ve :<br />
&#8220;Haydi atlayın!&#8221; der.<br />
Arkadaşları başını yere doğru eğmesi için israr ettikçe, O :<br />
&#8220;<strong>Ben eğilmem</strong> ! Böyle atlarsanız atlayın&#8221; der.<br />
Eğilmedide, ne o gün ne de sonra&#8230;.</p>
<p><strong> &#8221;TIP ÖYLE SÖYLÜYORSA PEKİ&#8221;</strong></p>
<p>Atatürk&#8217;e böbrek sancısı gelmeden kendisini muayene eden Profesör Doktor Behçet Sabit  Erdelhun&#8217;u, Atatürk zahmet ettiğinden dolayı teşekkürden sonra:<br />
- Muayene ve müdahalelerinize hazırım doktor !&#8230;. buyururlar. Muayene yapılır ve sorarlar. &#8211; Nasıl buldunuz doktor ? Doktor&#8217;un teşhisi üzücü değildir. Fakat kendilerine bazı tavsiyelerde bulunmak tıbbı bir  zorunluluktur. Durumu kendilerine arzeder. Atatürk tatlı tatlı güler. Bu defa Gaziye doktor sorar:<br />
- Akşamları iki üç kadeh alırmısınız Paşam ?<br />
Atatürk  bir müddet durur, güler ve şu cevabı verir:<br />
- Evet alırım ama, sorduğunuz kadeh adedine bir sıfır ilave etmek suretiyle.<br />
Bu cevap doktoru endişeye sevketmiştir. Verilecek cevabı toparlamaya çalışırken Gazi sorar :<br />
- Neye sustunuz doktor?<br />
Doktor şu cevabı verir :<br />
- Susmadım Paşam. Şu kısa sessizliğim emin olsun bir üzüntü ifadesidir.<br />
- O halde doktor, kati tavsiyenizi öğrenmek isterim.<br />
- O halde Paşam, müsadei devletinizle arz edeyim ki o iki üç kadehin önüne konan sıfıra izin  vermiyeceğim.<br />
Bunun üzerine Atatürk aynen şunu söyler :<br />
- Acaib !.. Demek bu tavsiyede israr ediyorsunuz ?<br />
- Evet muhtrem Paşam, ısrar ediyorum.<br />
- Demek bu sıfır meselesinde isminiz gibi sabit kademsiniz?<br />
- Tıp öyle söylüyor Paşam, emir ve irade sizin. Biz sadece tıbbi vazifemizi yapıyoruz.<br />
İşte O sırada Atatürk&#8217;ün gözleri odada ki bir levhaya takılır. Eliyle işaret ederek:<br />
- Evet doktor haklısın.<br />
Levhada şu cümle yazılı idi:<br />
&#8220;Hak bellediğin yolda gideceksin.&#8221; Doktor huzurlarında hürmetle eğilir ve tekrar teyiden arz eder.<br />
- Evet Paşam, biz tıbbi görevimizi yapıyoruz.<br />
Atatürk doktoru iltifatlarıyla mahcub eder ve bu kadehlere sıfır koymamak bahsinde bile<br />
sofralarında bulunan zevata:<br />
- Vazifei tıbbiyeye mudahale yok !&#8230; Buyurarak kadehlerin önündeki sıfırları kaldırırmış.</p>
<p><strong>FENERSİZ YAKALANDIK</strong></p>
<p>Ali Kılık&#8217;tan naklen: Atatürk ani bir kararla bir torpido ile Ege&#8217;de bir seyahate çıkar. Sabaha karşı  Alaiye&#8217;de karaya ayak basarlar. Gelişlerinden kimsenin haberdar olmasını istemez. Ortalıkta  kimseler yoktur. Kahveler kapalıdır. Yolda, iz soracak kimsede yoktur. Atatürk :<br />
- Şöyle gideriz, elbette birine rastlarız der.<br />
Yürümeye devam ederler. O sırada yanlarından bir jandarma geçmektedir. Sabahın erken saatlerinde beş kişilik böyle bir kafilenin sokak ortasında kararsız bir vaziyette yürüyüşü jandarmanın dikkatine çeker, durur, dikkatlice hepsini baştan aşağı süzer. Süzmesiyle beraberde  olanca kuvvetiyle birlikte aksi istikamete koşması bir olur.<br />
Atatürk :<br />
- Jandarma bizi tanıdı. Haber vermeye gidiyor; mani olun durdurun. diye emir verir. Fakat mani olmak, durdurmak kabil mi? Jandarma öyle koşmaktadır ki, kısa bir zaman içinde gözden kaybolur. Bunun üzerine Atatürk:<br />
-<strong>Fenersiz yakalandık</strong>, buyururlar.</p>
<p><strong>İNEĞİNİ KAYBEDEN KÖYLÜ</strong></p>
<p>Korkunç bir kış günü, Atatürk sabaha karşı şu emri verir:<br />
- Bu kış kiyamette memleketin ne halde gördüğünü görmek isterim. Otomobille gezmeğe çıkacağız.<br />
Kırşehir istikametine yola çıkılır. Yolda döküle döküle, kara batağa saplana saplana hatta bizzat bir ara kendisini bile itmeğe mecbur kaldığı bir yolculukdur devam eder. Bir dağ başına gelirler. Köylünün biri tek başına koşmaktadır. Atatürk köylüyü çağırtır ve sorar :<br />
- Bu havada dağ başında ne yapıyorsun ?<br />
- İneğim kayboldu Paşam&#8230;<br />
- Seni kurtlar yer.<br />
- İneğimi yedilerse ko beni de yesinler.<br />
- İneğin kaç lira kiymetinde idi ?<br />
- Eh&#8230; Bir elli altmış lira ederdi.<br />
Atatürk yanındakilere döner:<br />
- Bu adama yüz lira verin, bir otomobile alın.<br />
Hemen köylüye yüz lira verildi. Otomobile binmesi teklif edildi.<br />
Köylü :<br />
- Hayır. Ben yine ineğimi arıyacağım, diye red etti.<br />
O vakit Atatürk:<br />
- İşte sana yüz lira verdiler. İki inek alabilirsin&#8230; Bırak ötekinin peşini&#8230;<br />
Köylü :<br />
- Sana rastlamak benim talihimdir. Ama yine kendi ineğimi ararım &#8230; Paşam. Sana rastlayan adamın  üç ineği olsa çok mu?<br />
Atatürk köylüyü kendi otomobiline alır. Sonra, onun köyünde küçük bir çiftlik alıp köylüye hediye  eder.</p>
<p><strong>YOL LAZIM</strong></p>
<p>Korkunç bir kış günü, Atatürk otomobille memleketi gezmektedir. Yollar berbattır. Kırşehir&#8217;e varılır. Şehrin kapısında vali frak ve silindir şapkasını giymiş ve karşılıyor. Atatürk :<br />
- Vali bey bu kiyafet neden icabet etti !<br />
Vali :<br />
- Efendimiz, yol ve erkan&#8230;<br />
Diye söze başlayacak olur, Ata, sözünü keserek :<br />
- Be adam, bilmek lazım olan bu yol değildir. Bizim geldiğimiz yoldur. Millete lazım olan yoldur.<br />
Kırşehirden Yozgat&#8217;a gidiliyor. Daha vilayet hududunda vali Boran kamyonlarla ve yol açma  ekipleriyle Ata&#8217;yı karşılar. Ata&#8217;nın ilk sözü şu oluyor:<br />
- İşte yol bilen vali böyle olur.</p>
<p><strong> EKMEKLE OYNAMAK</strong></p>
<p>Atatürk&#8217;ün asla kini yoktu. Bir kimseye ne kadar kızarsa kızsın, bir müddet sonra affeder, olanları  unutur bir daha tekrar edilmesinden hoşlanmazdı. Bu yüzden etrafındakilerden bir çokları zaman  zaman gözden düşmüş, affedilmiş tekrar eski görevlerine iade edilmişlerdi. Fakat, asla müsamaha etmediği şey kimsenin ekmeği ile oynanması idi.<br />
Yeni harflerin kararlılıkla takip edildiği bir devirde bir gezi esnasındabir devlet dairesine girer. Bir defter açar. Defterde eski harflerle yazılı not ve evraklar vardır. Defterin sahibi yalı bir memurdur.Atatürk hayatında ender rastlanan bir hiddetle memurundan müdürüne kadar hepsini kovar, dışarı çıkarken de:<br />
- Bunlar mikroptur, efendim. Milli bünyenin selameti namına temizlenmeli diye bağırır.<br />
Akşam olur. Vilayet konağında bir ziyafet vardır. Bir aralık laf döner dolaşır yeni harflere gelir.<br />
Atatürk valiye sorar :<br />
- Bugünkü yobazlara ne yaptın?<br />
Vali :<br />
- Görevlerine son verdim Paşam. Atatürk durakladı. Sonra usulca :<br />
- O olmadı işte&#8230; Bu adam kabahatli, muhakkak&#8230; Fakat çoluğu çocuğunun suçu ne&#8230; Onları aç  bırakmaya hakkımız yok. Onu vazifesine usulca iade et. Biz adamları tedib etmeliyiz ama<strong> </strong>ekmekle oynamak caiz değildir.</p>
<p><strong>HALK İSTERSE BENİ DE KOVAR !</strong></p>
<p>1935. Dünyanın bazı bölgelerinde olduğu gibi, Türkiye&#8217;de de Yahudiler aleyhine bir kamuoyu oluşmuştur.  Bu sıralarda Çanakkale&#8217;ye gelen Atatürk!ün huzuruna çıkmak isteyen bir Musevi vatandaşı görevliler  bırakmak istemiyordu. Atatürk :<br />
- Bırakın gelsin, der.<br />
Musevi Atatürk&#8217;ün önünde ellerini açarak, yukarıya kaldırır.<br />
- Paşam bizi kovuyorlar, biz ne yapacağız?<br />
Atatürk, bu şekilde huzuruna çıkan adamın ne demek istediğini ve kim olduğunu anladığı halde yine sorar:<br />
- Sen kimsin ?<br />
- Ben Paşam, Çanakkale müsevilerinden Avram Palto.<br />
- Sizi kim kovuyor? Hükümet mi? Kanun mu ? Polis mi? Jandarma mı? Bana söyle.<br />
Musevi vatandaş duraklar, şaşalar. Bir müddet sonra kendini toparlayarak cevap verir :<br />
- Hayır Paşam, halk kovuyor.<br />
Atatürk, bu adamın yüzüne dikkatle bakarak gülümser ve :<br />
- Halk isterse beni de kovar !, der ve yürür</p>
<p>&#8220;Nükte ve Fıkralarla ATATÜRK, Niyazi Ahmet Banoğlu, 1967</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delicesohbet.net/genel/nukteler-ataturk-bizden-biridir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şu anda</title>
		<link>http://www.delicesohbet.net/genel/su-anda.html</link>
		<comments>http://www.delicesohbet.net/genel/su-anda.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Jan 2012 11:35:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delicesohbet.net/?p=12650</guid>
		<description><![CDATA[Şu anda -biri seninle gurur duyuyor -biri seni düşünüyor. -biri senin için endişeleniyor. -biri seninle konuşmak istiyor. -biri seninle olmak istiyor. -biri senin iyi olduğunu umuyor. -biri verdiğin destek için sana minnet duyuyor. -biri elini tutmak istiyor. -biri her şeyin yoluna girmesi için sana dua ediyor. -biri senin mutlu olmanı istiyor. -biri onu bulmanı istiyor. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1><tt>Şu anda </tt></h1>
<h1><tt>-biri seninle gurur duyuyor </tt><br />
<tt>-biri seni düşünüyor. </tt><br />
<tt>-biri senin için endişeleniyor. </tt><br />
<tt>-biri seninle konuşmak istiyor. </tt><br />
<tt>-biri seninle olmak istiyor. </tt><br />
<tt>-biri senin iyi olduğunu umuyor. </tt><br />
<tt>-biri verdiğin destek için sana minnet duyuyor. </tt><br />
<tt>-biri elini tutmak istiyor. </tt><br />
<tt>-biri her şeyin yoluna girmesi için sana dua ediyor. </tt><br />
<tt>-biri senin mutlu olmanı istiyor. </tt><br />
<tt>-biri onu bulmanı istiyor. </tt><br />
<tt>-biri senin başarıların için seviniyor. </tt><br />
<tt>-biri sana bir hediye vermek istiyor. </tt><br />
<tt>-biri senin bir hediye olduğunu düşünüyor. </tt><br />
<tt>-biri senin fazla üşüyüp fazla terlemediğini umuyor. </tt><br />
<tt>-biri sana sarılmak istiyor. </tt><br />
<tt>-biri seni seviyor. </tt><br />
<tt>-biri senin yüreğinin sağlamlığına hayranlık duyuyor. </tt><br />
<tt>-biri seni düşünerek gülümsüyor </tt><br />
<tt>-biri senin üzerinde ağladığın omuz olmak istiyor. </tt><br />
<tt>-biri seninle dışarı çıkıp eğlenmek istiyor. </tt><br />
<tt>-biri senin dünyalara bedel olduğunu düşünüyor. </tt><br />
<tt>-biri seni korumak istiyor. </tt><br />
<tt>-biri senin için her şeyi yapabilir. </tt><br />
<tt>-biri onu affetmeni istiyor. </tt><br />
<tt>-biri onu affettiğin için kendini çok mutlu hissediyor. </tt><br />
<tt>-biri seninle gülmek istiyor. </tt><br />
<tt>-biri seni anıyor ve onun yanında olmanı düşlüyor. </tt><br />
<tt>-biri Allah'a senin için dua ediyor. </tt><br />
<tt>-biri senin onu ömür boyu seveceğini bilmek istiyor </tt><br />
<tt>-biri senin onun için ne kadar önemli olduğunu söylemek istiyor. </tt><br />
<tt>-biri seninle hayallerini paylaşmak istiyor. </tt><br />
<tt>-biri seni kollarına almak istiyor. </tt><br />
<tt>-biri senin kollarında olmak istiyor. </tt><br />
<tt>-biri seni ruhunun derininde hissediyor. </tt><br />
<tt>-biri senin uğruna zamanı durdurabilmek istiyor. </tt><br />
<tt>-biri Allah'a seni karşısına çıkardığı için şükrediyor. </tt><br />
<tt>-biri seni görmek için ölüyor. </tt><br />
<tt>-biri senin ona hissettirdiklerini çok seviyor </tt><br />
<tt>-biri senin yanında olduğunu bilmeni istiyor. </tt><br />
<tt>-biri senin arkadaşlığın sayesinde kendini mutlu hissediyor. </tt><br />
<tt>-biri senin arkadaşın olmak istiyor. </tt><br />
<tt>-biri dün bütün geceyi seni düşünerek geçirdi. </tt><br />
<tt>-biri senin onu fark etmeni bekliyor. </tt><br />
<tt>-biri senin öğütlerine ve yol göstermene ihtiyaç duyuyor. </tt><br />
<tt>-biri sana inanıyor. </tt><br />
<tt>-biri sana güveniyor. </tt><br />
<tt>-biri senin desteğini istiyor. </tt><br />
<tt>-biri senin ona inanmanı istiyor. </tt><br />
<tt>-biri bunları ağlayarak okuyor. </tt></p>
<p><tt>BİRİNİN BUNU ONA GÖNDERMENİZE İHTİYACI VAR...</tt></h1>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delicesohbet.net/genel/su-anda.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hiçbir işe yaramayan ama kaçınılmaz bilgiler</title>
		<link>http://www.delicesohbet.net/genel/12549.html</link>
		<comments>http://www.delicesohbet.net/genel/12549.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Jan 2012 11:04:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delicesohbet.net/?p=12549</guid>
		<description><![CDATA[Hiçbir işe yaramayan ama kaçınılmaz bilgiler Sümüklüböceklerin dört tane burnu vardır. Bir devekuşunun gözü beyninden büyüktür. İnek sütünün pH değeri 6&#8242;dır. Bir timsahın gözlerinin arasındaki mesafe, ayaklarının büyüklüğüne eşittir. Dalmaçyalılar gut olmayan tek köpek cinsidir. Ayı inlerinin girişleri herzaman kuzeye bakar. Değerli taşların çoğu birkaç elementten oluşur, sadece pırlanta tamamen karbondan oluşur. Kedilerin beyninde 32 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="center">
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td colspan="3"><strong>Hiçbir işe yaramayan ama kaçınılmaz bilgiler</strong></td>
</tr>
<tr>
<td valign="top" width="205">
<ul>
<li>Sümüklüböceklerin dört tane burnu vardır.</li>
<li>Bir devekuşunun gözü beyninden büyüktür.</li>
<li>İnek sütünün pH değeri 6&#8242;dır.</li>
<li>Bir timsahın gözlerinin arasındaki mesafe, ayaklarının büyüklüğüne eşittir.</li>
<li>Dalmaçyalılar gut olmayan tek köpek cinsidir.</li>
<li>Ayı inlerinin girişleri herzaman kuzeye bakar.</li>
<li>Değerli taşların çoğu birkaç elementten oluşur, sadece pırlanta tamamen karbondan oluşur.</li>
<li>Kedilerin beyninde 32 adet kas vardır.</li>
<li>Bukalemunların dilleri, vücutlarından iki kat daha uzundur.</li>
<li>Global ısınma yüzünden yükselen deniz seviyesi 2050 yılında Shangai ve deniz kıyısındaki diğer Çin şehirlerinde büyük sellere neden olacak. Bu sellerde 76 milyon kişi evsiz kalacak.</li>
<li>Üzerinde barkodu olan ilk ürün Wrigleys marka sakızdır.</li>
<li>Kereviz yerken harcanan kalori, kerevizin içindeki kaloriden daha fazladır.</li>
<li>Hipopotamlar insandan daha hızlı koşarlar.</li>
<li>Meşe ağaçları elli yaşına gelmeden meşe palamudu üretemezler.</li>
<li>Aslanlar bir günde 50 kez sevişebilirler.</li>
<li>İnsan elinde, en yavaş uzayan tırnak baş parmağınki, en hızlı uzayan tırnak ise orta parmağınkidir.</li>
<li>Hawaii alfabesinde sadece 12 harf bulunmaktadır.</li>
<li>Güney Kore başkenti Seul, Kore dilinde &#8220;başkent&#8221; anlamına gelmektedir.</li>
<li>Kanada, Kızılderili dilinde &#8220;büyük köy&#8221; anlamına gelmektedir.</li>
<li>İngilizcedeki Wendy ismi, Peter Pan hikayesinde kullanılmak üzere uydurulmuştur.</li>
<li>Sahra Çölündeki Tidikelt kasabasına on yıl boyunca hiç yağmur yağmamıştır.</li>
<li>Başkan John F. Kenndy, yirmi dakikada dört gazete okuyabilirdi.</li>
<li>Mumyaların ayak parmakları tek tek sarılarak mumyalanmıştır.</li>
<li>Dünyadaki ilk telefon rehberinde sadece elli isim yer almıştı.1878 yılının şubat ayında Connecticut New Haven&#8217;da yayımlanmıştı.</li>
<li>Yataktan düşerek ölme olasılığı iki milyonda birdir.</li>
<li>Ünlü çizgi film kahramanı Temel Reis, 1919 yılında Elzie Crisler Segar tarafından yaratıldı.</li>
</ul>
</td>
<td valign="top" width="205">
<ul>
<li>İlk çamaşır makinesı 1907 yılında Hurley Machine Co. Tarafından pazarlandı.</li>
<li>Kıta isimlerinin hepsi aynı harfle başlayıp aynı harfle biter.</li>
<li>Avustralya&#8217;daki tuvaletlerin sifon suları saat yönünde akar.</li>
<li>ABD&#8217;de, yaşları 20 ile 29 arasında olan zenci erkeklerin üçte biri ya hapiste ya da gözaltında tutulmaktadır.</li>
<li>Ortalama bir erkek, hayatının 3350 saatini tıraş olmak için harcar.</li>
<li>Geçen 3500 yılın, sadece 230 yılı barış içinde yaşanmıştır.</li>
<li>Sallanan sandalyede hiç durmadan sallanma rekoru 440 saattir.</li>
<li>Bir cam kırıldığında, ufalanan parçalar saatte üç bin millik bir hızla etrafa saçılır.</li>
<li>İnsan saçı, üç kilo ağırlık kaldırabilecek esnekliktedir.</li>
<li>Günümüzde, evlenenlerin yüzde ellisi boşanmaktadır.</li>
<li>Beethoven beste yapmadan önce kafasını soğuk suya sokardı.</li>
<li>Her 25 kişiden biri astım hastasıdır.</li>
<li>Dünyadaki hayvanların yüzde sekseni altı ayaklıdır.</li>
<li>Uranüs, çıplak gözle görülebilen bir gezegendir.</li>
<li>Kaptan Cook, Antarktika hariç bütün kıtalara ayak basan ilk insandır.</li>
<li>Günışığından daha fazla yararlanmak için saat uygulamasını Benjamin Franklin başlatmıştır.</li>
<li>Bir okyanusun en derin yerinde, demir bir topun dibe çökmesi bir saatten uzun sürer.</li>
<li>Bugüne kadar ölçülmüş en büyük buz dağı, 200 mil uzunluğunda ve 60 mil genişliğindedir ve Belçika&#8217;dan daha büyük bir yüzölçümüne sahiptir.</li>
<li>Charles Dickens, uykusuzluk hastalığına yakalanmıştı. Sadece yüzünü kuzeye dönerse uyuyabileceğine inanıyordu.</li>
<li>Bugüne kadar kaydedilmiş en büyük dalga, 1971 yılında Japonya&#8217;nın Ishigaki Adası&#8217;nda 85 metre yüksekliğine ulaşmıştır.</li>
<li>Açık bir gecede, çıplak gözle iki bin ayrı yıldızı görmek mümkündür.</li>
<li>Herhangi bir okyanusun en uzak olduğu nokta Çin&#8217;dir.</li>
<li>Kış aylarında, Moskova&#8217;daki buz pateni pistleri 250 bin metrekarelik bir alanı kaplar.</li>
<li>Rusya&#8217;da doğudan batıya doğru seyahat edilirse, yedi saat kuşağı geçilir.</li>
</ul>
</td>
<td valign="top" width="205">
<ul>
<li>Norveç&#8217;in kuzeyinde, her yaz 14 hafta gece gündüz güneşli geçer.</li>
<li>Sadece dişi sivrisinekler ısırır.</li>
<li>Dünyada her dakika iki tane düşük şiddette deprem olmaktadır.</li>
<li>Hindistan&#8217;daki yıllık doğum sayısı, Avustralya&#8217;nın toplam nüfusundan fazladır.</li>
<li>Rusya&#8217;nın dörtte biri ormanlarla kaplıdır.</li>
<li>Tarih boyunca yeryüzünde bulunan altın 200 kat daha fazlası okyanuslarda bulunmaktadır.</li>
<li>Köpeklerin ter bezleri ayaklarındadır.</li>
<li>Yazar Rudyard Kipling sadece siyah mürekkep kullanırdı.</li>
<li>Mickey Mouse&#8217;dan önce en meşhur çizgi film kahramanı Felix The Cat&#8217;di.</li>
<li>Larry Hagman (JR.)Dallas dizisinin setinde hiç kimsenin sigara içmesine izin vermezdi.</li>
<li>Salatalığın yüzde 96&#8242;sı sudur.</li>
<li>Bir kilo limonda bir kilo çilekten daha fazla şeker vardır.</li>
<li>Peru&#8217;da hiç umumi tuvalet yoktur.</li>
<li>Timsahlar renk körüdür.</li>
<li>Yarım kilo bal yapabilmek için arılar iki milyondan fazla çiçekten bitki özü toplamak zorundadırlar.</li>
<li>Sadece dişi kanaryalar ötebilir.</li>
<li>Tarantulalar iki buçuk yıl yiyeceksiz yaşayabilirler.</li>
<li>Havuca rengini karoten verir.</li>
<li>İnciler sirkede erir.</li>
<li>Venüs saat yönünde dönen tek gezegendir.</li>
<li>İnternetin yıllık büyüme yüzdesi 314.000&#8242;dir.</li>
<li>Rodin&#8217;in ünlü &#8216;Düşünen Adam&#8217; heykeli aslında İtalyan şair Dante&#8217;nin portresidir.</li>
<li>En fazla asfaltlı yola sahip ülke Fransa&#8217;dır.</li>
<li>Sihirli sözcük &#8216;abrakadabra&#8217; ilk olarak yüksek ateşli hastaların ateşlerini düşürmek için söylenmişti.</li>
<li>Marilyn Monroe&#8217;nun altı ayak parmağı vardı.</li>
<li>Albert Einstein dokuz yaşına kadar düzgün konuşamamıştı.</li>
<li>Her iki taraf da kan bağışında bulunursa, Paraguay&#8217;da düello yapmak yasaldır.</li>
<li>Eiffel Kulesi&#8217;nin tepesine çıkana kadar 1792 basamak vardır.</li>
</ul>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delicesohbet.net/genel/12549.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>INSAN HAKLARI EVRENSEL BILDIRGESI</title>
		<link>http://www.delicesohbet.net/genel/insan-haklari-evrensel-bildirgesi.html</link>
		<comments>http://www.delicesohbet.net/genel/insan-haklari-evrensel-bildirgesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Jan 2012 11:00:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delicesohbet.net/?p=12540</guid>
		<description><![CDATA[            INSAN HAKLARI EVRENSEL BILDIRGESI Madde 1. Tüm insanlar özgür,onur ve haklar bakımından eşit doğarlar.Akıl ve vicdan sahibidirler ve birbirlerine karşı kardeşlik duygusuyla hareket etmelidirler. Madde 2. Herkes ırk,renk,cinsiyet,dil,din,siyasal ya da herhangi bir görüş,ulusal ya da toplumsal köken,zenginlik, doğum ya da herhangi bir ayrım gözetilmeksizin bu Bildirge&#8217;de ilan edilen tüm haklardan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>            INSAN HAKLARI EVRENSEL BILDIRGESI</strong></p>
<p><strong>Madde 1.</strong> Tüm insanlar özgür,onur ve haklar bakımından eşit doğarlar.Akıl ve vicdan sahibidirler ve birbirlerine karşı kardeşlik duygusuyla hareket etmelidirler.<br />
<strong>Madde 2.</strong> Herkes ırk,renk,cinsiyet,dil,din,siyasal ya da herhangi bir görüş,ulusal ya da toplumsal köken,zenginlik, doğum ya da herhangi bir ayrım gözetilmeksizin bu Bildirge&#8217;de ilan edilen tüm haklardan ve özgürlüklerden yararlanabilir.Ayrıca ister bağımsız ülke uyruğu olsun,ister vesayet altında   ya da özerklikten yoksun ya da egemenliği herhangi bir şekilde kısıtlanmış ülke yurttaşı olsun,bir kişi hakkında,uyruğu bulunduğu ülkenin siyasal,yönetimsel ya da uluslararası statüsünden kaynaklanan herhangi bir ayrım yapılamaz.<br />
<strong>Madde 3.</strong> Herkesin yaşama,özgürlük ve kişisel güvenlik hakkı vardır.<br />
<strong>Madde 4.</strong> Hiç kimse köle veya tutsak edilemez.Kölelik ve köle ticareti her biçimiyle yasaktır.<br />
<strong>Madde 5.</strong> Hiç kimseye işkence yapılamaz.Zalimce,insanlık dışı,aşağılayıcı ceza ya da işlem uygulanamaz.<br />
<strong>Madde 6.</strong> Herkes bulunduğu yerde,hukuksal kişiliğinin tanınması hakkına sahiptir.<br />
<strong>Madde 7.</strong> Yasa önünde herkes eşittir ve ayrım gözetmeden yasanın korumasından herkesin eşitçe yararlanma hakkı vardır. Herkesin, bu Bildirge&#8217;ye aykırı her türlü ayrımcı işleme ve bu tür ayrımcılık için yapılacak her türlü kışkırtmaya karşı eşit bir korunma hakkı vardır.<br />
<strong>Madde 8.</strong> Herkesin Anayasanın ya da yasanın kendisine tanıdığı temel haklara aykırı işlemlere karşı doğrudan doğruya yetkili ulusal yargı organlarına başvurma hakkı vardır.<br />
<strong>Madde 9.</strong> Hiç kimse keyfi olarak tutuklanamaz, alıkonamaz veya sürgün edilemez.<br />
<strong>Madde 10.</strong> Herkes hakları,yükümlülükleri ya da cezai nitelikteki her türlü suçlamalar konusunda,davasının tam bir eşitlikle,bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından hakkaniyetle ve açık olrak görülmesi hakkına sahiptir.<br />
<strong>Madde 11.</strong> (1) Yasalara karşı eylemde bulunmakla suçlanan her kişi,savunması için gerekli tüm güvencelerin kendisine sağlandığı açık bir yargılama sonunda yasal olarak suçluluğu saptanana kadar suçsuz sayılır.<br />
(2) Hiç kimse,işlendikleri dırada ulusal ya da uluslararası hukuka göre suç oluşturmayan eylemleri ya da ihmallerinden dolayı mahkum edilemez.Aynı şekilde,işlendiği sırada uygulanan cezadan daha ağır bir cezaya çarptırılamaz.<br />
<strong>Madde 12.</strong> Hiç kimse özel yaşamı,ailesi,konutu ya da yazışmaları konusunda keyfi müdahalelere,onur ve şöhretine karşı saldırıya uğrayamaz.Herkes bu müdahale ve saldırıya karşı yasaca korunma hakkına sahiptir.<br />
<strong>Madde 13.</strong> (1) Bir devlet içinde özgürce dolaşmak ve yerleşeceği yeri seçmek herkesin hakkıdır.<br />
(2) Herkesin,kendi ülkesi dahil,herhangi bir ülkeyi terk etmek ve ülkesine dönmek hakkı vardır.<br />
<strong>Madde 14.</strong> (1) Herkesin bir zulüm ve baskı karşısında başka ülkelere sığınma hakkından yararlanma hakkı vardır.<br />
(2) Adi bir suçla ya da Birleşmiş Milletler ilke ve amaçlarına aykırı davranışlarla gerçekten ilgili koğuşturmalarda, bu haktan yararlanılamaz.<br />
<strong>Madde 15.</strong> (1) Her bireyin yurttaşlığa hakkı vardır.<br />
(2) Hiç kimse keyfi olarak yurttaşlığından ya da yurttaşlığı değiştirme hakkından yoksun edilemez.<br />
<strong>Madde 16.</strong> (1) Evlenme çağına gelen her erkek ve kadın,ırk,yurttaşlık ya da din bakımından hiç bir kısıtlama olmaksızın evlenme ve aile kurma hakkına sahiptir.Kadın ve erkek evlenmekte,evlilik sırasında ve evliliğin sona erdirilmesinde eşit haklardan yararlanırlar.<br />
(2) Evlenme sözleşmesi ancak evlenecek kişilerin onayı ile yapılır.<br />
(3) Aile toplumun doğal ve temel öğesidir;toplum ve devlet tarafından korunur.<br />
<strong>Madde 17.</strong> (1) Herkes, tek başına ya da toplu olarak mülkiyet hakkına sahiptir.<br />
(2) Hiç kimse, keyfi olarak, mal varlığından yoksun edilemez.<br />
<strong>Madde 18.</strong> Herkes, düşünce,vicdan ve din özgürlüğüne sahiptir;bu hak herkes için yalnız ya da topluca, gerek kamu önünde gerekse özel olarak öğretimle,uygulamalarla,tapınma ya da dinsel yükümlülükleri yerine getirerek dinini, ya da inancını ortaya koymak özgürlüğünü de içerir.<br />
<strong>Madde 19.</strong> Herkes görüşlerinde ve görüşlerini açıklamada özgürdür.Bu özgürlük,görüşlerinden dolayı tedirgin edilmeme,ülke sınırları gözetilmeksizin bilgi ve düşünceleri herhangi bir anlatım yolu ile arama,elde etme ve yayma hakkını da içerir.<br />
<strong>Madde 20.</strong> (1) Hekesin toplanma ve barışçı birlik kurma hakkı vardır.<br />
(2) Hiç kimse bir birliğe girmeye zorlanamaz.<br />
<strong>Madde 21.</strong> (1) Herkesin doğrudan doğruya ya da özgürce seçilen temsilciler aracılığıyla ülkesinin kamu işlerinin yönetimine katılmaya hakkı vardır.<br />
(2) Herkes ülkesinin kamu hizmetlerinde, eşit koşullar içinde görev alma hakkına sahiptir.<br />
(3) Kamu iktidarının otoritesi,halkın iradesine dayanır.Bu irade dürüst seçimlerle belirmeli ve bu seçimler eşitliğe dayanan genel seçimle ve gizli oyla ya da oylama özgürlüğü sağlayacak herhangi bir başka yöntemle dönemsel olarak yapılmalıdır.<br />
<strong>Madde 22.</strong> Her insan toplumun bir üyesi olarak,sosyal güvenlik haklarına sahiptir.Bu hak,her insanın,ulusal çaba ve uluslararası işbirliği sayesinde ve her ülkenin örgütlenmesi ve kaynakları göz önünde tutularak,kişiliğin gelişmesi ve insanlık onurunun korunması için vazgeçilmez sayılan iktisadi,sosyal ve kültürel haklarını elde etmesine olanak vermelidir.<br />
<strong>Madde 23.</strong> (1) Herkesin,çalışmaya,işini özgürce seçmeye,adil ve elverişli çalışma koşullarına,işsizliğe karşı korunmaya hakı vardır.<br />
(2) Herkesin,hiçbir ayrım gözetilmeden,eşit işe eşit ücret hakkı vardır.<br />
(3) Her çalışanın,kendisinin ve ailesinin,insanlık onuruna uygun bir yaşam sağlayacak ve gerekirse her türlü sosyal güvenlik olanaklarıyla tamamlanan adil ve yeterli bir ücrete hakkı vardır.<br />
(4) Her insanın,çıkarlarını korumak için başkalarıyla birlikte sendika kurmaya ve kurulmuş olan sendikalara girmeye hakkı vardır.<br />
<strong>Madde 24.</strong> Hekesin dinlenme ve dinlence,özellikle de çalışma süresini uygun ölçüde sınırlamaya ve dönemsel ücretli tatile hakkı vardır.<br />
<strong>Madde 25.</strong> (1) Her insanın gerek kendisinin gerekse ailesinin sağlık ve huzurunu güvenceye alacak bir yaşam düzeyini,özellikle yiyecek, giyecek,konut,tıbbi bakım ve benzeri sosyal hizmetlere;işsizlik,hastalık,sakatlık,dulluk,yaşlılık ya da kendi iradesi dışında geçim olanaklarından yoksun kaldığı öteki durumlarda güvenliğe hakkı vardır.<br />
(2) Analık ve çocukluğun özel bir bakım ve yardım görme hakkı vardır. Tüm çocuklar ister evlilik içinde ister evlilik dışında doğmuş olsun aynı sosyal güvenlikten yararlanırlar.<br />
<strong>Madde 26.</strong> (1) Her insanın öğrenim hakkı  vardır.Eğitim,en azından ilk ve temel eğitim düzeyinde parasız olmalıdır.Teknik ve mesleki eğitim genelleştirilmelidir;yüksek öğrenim,yeteneklerine göre tam eşitlikle herkese açık olmalıdır.<br />
(2) Eğitim,insanın kişiliğinin tam olarak gelişmesini sağlamalı ve insan hakları ile temel özgürlüklere saygıyı pekiştirmelidir. Eğitim,anlayış,hoşgörü ve tüm ulusal,dinsel ve ırksal gruplar arasında dostluğun ve ayrıca barışın korunması için Birleşmiş Milletler&#8217;in sürdürdüğü etkinliklerin geliştirilmesine yönelik olmalıdır.<br />
(3) Ana babalar çocuklarına verilecek eğitimin seçiminde öncelikle hak sahibidirler.<br />
<strong>Madde 27.</strong> (1) Her insan,toplumun kültürel yaşamına özgürce katkıda bulunmak,güzel sanatlardan yararlanmak,bilimsel gelişmelere katılmak ve bunların sonuçlarından yararlanmak hakkına sahiptir.<br />
(2) Herkesin kendisine ait bilim,edebiyat ve sanat yapıtlarından doğan maddi ve manevi çıkarlarının korunmasına hakkı vardır.<br />
<strong>Madde 28.</strong> Herkesin bu Bildirge&#8217;de açıklanan hak ve özgürlüklerin,sosyal ve uluslararası düzeyde tam bir işlerlik kazanabileceği bir düzene hakkı vardır.<br />
<strong>Madde 29.</strong> (1) Her insanın kişiliğinin özgürce ve tam olarak gelişmesine olanak verecek bir topluluğa karşı yükümlülükleri vardır.<br />
(2) Herkes,haklarının kullanımında ve özgürlüklerinden yararlanmada,demokratik topluluklarda ahlak,kamu düzeni ve genel refahın sağlanması için konan ve başkalarının hak ve özgürlüklerinin tanınmasını ve bunlara saygı gösterilmesini sağlamaya yönelik olan yasal kısıtlamalara uymak zorundadır.<br />
(3) Bu hak ve özgürlükler hiç bir durumda Birleşmiş Milletler&#8217;in amaç ve ilkelerine aykırı olarak kullanılamaz.<br />
<strong>Madde 30.</strong> Bu Bildirge&#8217;nin hiç bir hükmü bir devlete,gruba ya da bireye, Bildirge&#8217;de yer alan hak ve özgürlüklerin yok edilmesine yönelik bir eyleme ya da etkinliğe girişme hakkını vermez.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delicesohbet.net/genel/insan-haklari-evrensel-bildirgesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>EN COK SOYLENEN YALANLAR</title>
		<link>http://www.delicesohbet.net/genel/en-cok-soylenen-yalanlar.html</link>
		<comments>http://www.delicesohbet.net/genel/en-cok-soylenen-yalanlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Jan 2012 16:21:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delicesohbet.net/?p=12407</guid>
		<description><![CDATA[EN COK SOYLENEN YALANLAR Senin için canımı bile veririm Ben zaten anlamıştım. Önemli olan ruh güzelliği canım. Senden başka kimseyi sevmedim. Aaaa.Hoşgeldin.Ben de şimdi sana geliyordum. Bir kereden birşey çıkmaz. Yarın tamam. Öğle tatili yapmıyoruz. Hiç acıtmayacak. Şimdi ben de seni arayacaktım. Orijinal yedek parcası. Telefon şehirler arasına kapalı. Burada torpil geçmez. Girilmez levhasını görmedim. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>EN COK SOYLENEN YALANLAR</p>
<ul>
<li>Senin için canımı bile veririm</li>
<li>Ben zaten anlamıştım.</li>
<li>Önemli olan ruh güzelliği canım.</li>
<li>Senden başka kimseyi sevmedim.</li>
<li>Aaaa.Hoşgeldin.Ben de şimdi sana geliyordum.</li>
<li>Bir kereden birşey çıkmaz.</li>
<li>Yarın tamam.</li>
<li>Öğle tatili yapmıyoruz.</li>
<li>Hiç acıtmayacak.</li>
<li>Şimdi ben de seni arayacaktım.</li>
<li>Orijinal yedek parcası.</li>
<li>Telefon şehirler arasına kapalı.</li>
<li>Burada torpil geçmez.</li>
<li>Girilmez levhasını görmedim.</li>
<li>Yemeğe kalın.</li>
<li>Çok üzüldüm.</li>
<li>Her bedene uyar.</li>
<li>Davetliydik ama gitmedik.</li>
<li>Bu kızı kimler kimler istedi.</li>
<li>Herkese eşit zam yapıldı.</li>
<li>Hatırası var.</li>
<li>Herşeyin en iyisine layiksin.</li>
<li>Sadece arkadaşız.</li>
<li>O benim ağabeyim gibiydi.</li>
<li>Ben zaten böyle olacağını biliyordum.</li>
<li>Emrin olur.</li>
<li>Arkasından değil, burada olsun yüzüne de söylerim.</li>
<li>Bilsem söylemez miyim???</li>
<li>Ayıp ettin valla kimseye söylemem</li>
<li>Kolay gelsin herkese,</li>
<li>Aradım valla yoktun&#8230;</li>
<li>Kusura bakma güzelim, bizde de hiç bozuk kalmadı.</li>
<li>Yolda lastik patladı.</li>
<li>Çok kolay bir ders. Ben A almıştım.</li>
<li>Baba, bu dönem kitaplar çok tuttu.</li>
<li>Yedi göbekten İstanbul&#8217;luyuz.</li>
<li>Üç saatte Ankara&#8217;ya indik.</li>
<li>Çok yakın ahbabım olur.</li>
<li>Elimizde büyüdü.</li>
<li>Orada durumunu toparlamış. Paraya para demiyormuş.</li>
<li>Paranın ne önemi var muhim olan insanlık.</li>
<li>Abi sen kapat, ben hemen arıyorum.</li>
<li>Çocuğu çıkardım bile, birazdan sende.</li>
<li>Kesinlikle kırılmaz.</li>
<li>İmkansız, daha ucuza bulamazsınız.</li>
<li>Şimdi seni düşünüyordum.</li>
<li>Hayır efendim çekmez.</li>
<li>Giyince açılır, merak etmeyin.</li>
<li>Çek bekliyorum, geç kaldı, gelsin hemen yatıracağım.</li>
<li>Seni sevdiğim için yapıyorum bunları.</li>
<li>Kapatmam lazım, ocakta yemek var.</li>
<li>En doğru, en hızlı, en detaylı haberler için bizi izleyin.</li>
<li>Biz demokrasinin bekçisiyiz.</li>
<li>Saat durmus, çalmadı.</li>
<li>Yok canım, benim değil, arkadaşlar unutmuş.</li>
<li>Biz de şimdi içeri girdik.</li>
<li>Biz de tam kapıdaydık.</li>
<li>Aaa, sana en az beş e-mail gönderdim, almadın mı?</li>
<li>Sürekli arıyorum, düşmüyor.</li>
<li>Karım çok hasta, acil servise yetiştirmem lazım.</li>
<li>Oo hooo&#8230;çoktaaaan.</li>
<li>En geç haftaya hepsini öderim.</li>
<li>Arayacaktım ama işler çok yoğun, kafamı kaldıramıyorum.</li>
<li>Abi ikinci köprüde bir basmışım, kadran 225.</li>
<li>Bir tanesi sorun çıkarsın, hepsini geri getir.</li>
<li>Benim köylüm, benim çiftçim, benim memurum.</li>
<li>Hanımefendi tabaklar tamamiyle ithal malıdır.</li>
<li>Kurtarmıyor abla, bak inan zararına satıyorum.</li>
<li>Müşteri: Garson bey kadayıf taze mi?</li>
<li>Garson: Tabii beyefendi, daha bu sabah çıktı.</li>
<li>Elimde kalmamış beyefendi, siz girmeden biraz önce son parçayı sattım.</li>
<li>Abi siz önden gidin, orada buluşuruz.</li>
<li>Bir kereden birşey çıkmaz.</li>
<li>Yarın tamam.</li>
<li>Öğle tatili yapmıyoruz.</li>
<li>Hiç acıtmayacak.</li>
<li>Şimdi ben de seni arayacaktım.</li>
<li>Orijinal yedek parçası.</li>
<li>Telefon şehirler arasına kapalı.</li>
<li>Burada torpil geçmez.</li>
<li>Girilmez levhasını görmedim.</li>
<li>Yemeğe kalın.</li>
<li>Çok üzüldüm.</li>
<li>Her bedene uyar.</li>
<li>Davetliydik ama gitmedik.</li>
<li>Bu kızı kimler kimler istedi.</li>
<li>Herkese eşit zam yapıldı.</li>
<li>Hatırası var.</li>
<li>Herşeyin en iyisine layiksin.</li>
<li>Sadece arkadaşız.</li>
<li>O benim ağabeyim gibiydi.</li>
<li>Ben zaten böyle olacağını biliyordum.</li>
<li>Emrin olur.</li>
<li>Arkasından değil, burada olsun yüzüne de söylerim.</li>
<li>Bilsem söylemez miyim?</li>
<li>Ayıp ettin valla, kimseye söylemem.</li>
<li>Kolay gelsin herkese.</li>
<li>Aradım valla yoktun.</li>
<li>Çok yakışmış&#8230;</li>
<li>Telefon kapalı değildi&#8230;</li>
<li>Demek çekmemiş. Hay Allah!!!</li>
<li>Aslında sorular çok kolaydı.</li>
<li>Ben mi onu seviyormuşum.</li>
<li>Daha neler gıcık oluyorum ben ona ya&#8230;</li>
<li>Ders çalışıyorum.</li>
<li>Canım bilerek olmadı ya</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delicesohbet.net/genel/en-cok-soylenen-yalanlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DÜSÜNDÜREN CEVAPLAR</title>
		<link>http://www.delicesohbet.net/genel/dusunduren-cevaplar.html</link>
		<comments>http://www.delicesohbet.net/genel/dusunduren-cevaplar.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Jan 2012 16:20:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delicesohbet.net/?p=12400</guid>
		<description><![CDATA[DÜSÜNDÜREN CEVAPLAR LÂF Lâfı uzatanlara ne yapmak lâzım diye Farabî&#8217;ye sormuşlar, şöyle demiş: Uzun konuşanı kısa dinlemeli. EDEPSIZ Cenap Sehabeddin&#8217;e: * Su edepsize neden bir tokat vurmadın? dediklerinde, su cevabi vermiş: * Eldivenim yoktu, iğrendim. ELBISE İngiltere Kralı George ile görüştüğü sırada, Gandi&#8217;nin üzerinde her zamanki gibi beyaz örtüsü vardır. Davetten çıkınca bir gazeteci sorar: [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>DÜSÜNDÜREN CEVAPLAR</p>
<p>LÂF<br />
Lâfı uzatanlara ne yapmak lâzım diye Farabî&#8217;ye sormuşlar, şöyle<br />
demiş:<br />
Uzun konuşanı kısa dinlemeli.</p>
<p>EDEPSIZ<br />
Cenap Sehabeddin&#8217;e:<br />
* Su edepsize neden bir tokat vurmadın? dediklerinde,<br />
su cevabi<br />
vermiş:<br />
* Eldivenim yoktu, iğrendim.</p>
<p>ELBISE<br />
İngiltere Kralı George ile görüştüğü sırada, Gandi&#8217;nin<br />
üzerinde<br />
her<br />
zamanki gibi beyaz örtüsü vardır. Davetten çıkınca bir<br />
gazeteci<br />
sorar:</p>
<p>* Kiyafetiniz, bir kralla bulusmak için yeterli miydi?<br />
Gandi, hiç aldirmadan cevap verir:<br />
* Kral, ikimize de yetecek kadar giyimliydi.</p>
<p>SIIR<br />
Bir semsiye tamircisi, yazmis oldu=u siirlerini<br />
incelemesi için<br />
Sekspir&#8217;e gönderdiginde, ünlü yaza=in cevabi su olur:<br />
* Dostum, siz semsiye yapin, hep semsiye yapin, sadece<br />
semsiye<br />
yapin&#8230;</p>
<p>SIPA<br />
Köylü, yeni dogan bir sipa=i! kucagina almis evine<br />
dönerken, iki<br />
ortaokul ögrencisi kendisine t=kilir ve:<br />
* Hayrola amca, derler. Oglunu nereye götürüyorsun<br />
böyle?=BR&gt;Adam, kendine yapilan bu terbiyesizlige aldirmamis<br />
görünerek<br />
cevap<br />
verir:<br />
* Gittiginiz okula kaydin= yaptiracagim.</p>
<p>VAPUR<br />
Necip Fazil Kisakürek vapurla Karaköy&#8217;e geçerken,<br />
yanina biri<br />
yaklasip:<br />
* Üstad, diye sormus. Peygambe=lere ne diye gerek<br />
duyuldu, biz<br />
kendimiz yolumuzu bulabilirdik .<br />
Necip Faz=l, okudugu kitaptan basini kaldirmadan:<br />
* Ne diye vapura bindin ki, cevabin= vermis. Yüzerek<br />
geçsene<br />
karsiya.</p>
<p>KULAK<br />
Kulaklarinin b=FCyüklügü ile ünlü olan Galile&#8217;ye<br />
hasimlarindan<br />
biri:<br />
* Üstad, demis.=20 Kulaklariniz bir insan için biraz<br />
büyük degil mi?<br />
Galile:<br />
* =ogru, demis. Benim kulaklarim bir insan için biraz<br />
büyük ama,<br />
seninki=er de bir esek için fazla küçük sayilmaz mi?</p>
<p>YAMA<br />
Incili Çavus, O=manli elçisi olarak Fransa Kralina<br />
gönderildigin! de,<br />
elbiselerinin bazi yerleri=de yama varmis. Kral,<br />
bunlari görünce<br />
dayanamayip:<br />
* Bana senden =aska gönderecek adam bulamadilar mi?<br />
diye sorunca,<br />
Incili Çavus:<br />
*=20 Osmanlilar, adama göre adam gönderirler, cevabini<br />
vermis. Beni<br />
de=BR&gt;sana göndermelerinin hikmeti bu olsa gerek.</p>
<p>MEZAR<br />
Amerikali isad=mi, Çinliyle alay ederek sormus:<br />
* Mezarlariniza koydugunuz pirinçleri,=20 ölüleriniz ne<br />
zaman<br />
yiyecek?<br />
Çinli, basini kaldirmadan cevap=20 vermis:<br />
* Sizin ölüleriniz, koydugunuz çiçekleri kokladigi<br />
zaman.</p>
<p>TARIF<br />
Ekrem Hakki Ayverdi, sik sik &#8220;nasilsini=?&#8221; diye soran<br />
bir<br />
arkadasina:<br />
* Uzun boylu, mavi gözlü, cevabini=20 verirmis.</p>
<p>NAPOLYON<br />
Vaktiyle Fransa hükümet ricalinden biri Napolyon<br />
Bonapart&#8217;i bir<br />
muharebede tenkide kalkisip parmagini harita=20 üzerinde<br />
gezdirerek:<br />
* Önce surasini almaliydiniz, sonra buradan=20 geçerek<br />
ötesini<br />
zaptetmeliydiniz, gibi fikirler yürütmeye baslayinca,<br />
Napolyon:!<br />
* Evet demis, onlar parmakla alinabilseydi dedigin<br />
gibi yapardim.</p>
<p>BAYTAR<br />
Bir toplantida, zamane gençlerinden biri güya M.<br />
Âkif&#8217;i küçük<br />
düsürmeye ça=isip:<br />
* Afedersiniz, siz baytar misiniz? demis.<br />
M. Âkif hiç istifini bozmada= su cevabi vermis:<br />
* Evet, bir yeriniz mi agriyordu?</p>
<p>YARIS<br />
Bir iht=yar, yaslandigi için kendini yormamasini ve<br />
istirahat<br />
etmesini isteyenle=e su cevabi vermis:<br />
* Eger bir yarisa katilmis olsaydiniz, hedefinize<br />
yaklastiginizda<br />
yavaslar miydiniz?</p>
<p>&lt;=R&gt;</p>
<p><em><strong>YA GÖRÜNDÜĞÜN GİBİ OL,=YA DA GÖRÜNME !    (bu lafı sevdim <img src='http://www.delicesohbet.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> )&#8230; )</strong></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delicesohbet.net/genel/dusunduren-cevaplar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ANNELER GUNU</title>
		<link>http://www.delicesohbet.net/genel/anneler-gunu-2.html</link>
		<comments>http://www.delicesohbet.net/genel/anneler-gunu-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Jan 2012 15:25:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delicesohbet.net/?p=12233</guid>
		<description><![CDATA[ANNELER GUNU Bugün alışageldiğimiz &#8220;anneler günü&#8221; anlamında olmasa da anneler için yapılan kutlamalar Sümerlere dek dayandırılabilir. Matriyarkal (anaerkil) düzenin hüküm sürdüğü tarihin ilkçağlarından bu yana İştar, Kybele, Rhea ve daha bir çok yerel ve dönemsel isimlerle analık, doğurganlık niteliğiyle ön plana çıkmış ve doğanın uyandığı, yeniden doğduğu bahar mevsimi ile özdeşleşmiştir. Patriyarkal düzenin yerleşmeye başlaması [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ANNELER GUNU<br />
Bugün alışageldiğimiz &#8220;anneler günü&#8221; anlamında olmasa da anneler için yapılan kutlamalar Sümerlere dek dayandırılabilir. Matriyarkal (anaerkil) düzenin hüküm sürdüğü tarihin ilkçağlarından bu yana İştar, Kybele, Rhea ve daha bir çok yerel ve dönemsel isimlerle analık, doğurganlık niteliğiyle ön plana çıkmış ve doğanın uyandığı, yeniden doğduğu bahar mevsimi ile özdeşleşmiştir. Patriyarkal düzenin yerleşmeye başlaması zaman zaman kutlamaların içeriğinin ve şeklinin değişmesine ve hatta bazı dönemlerde gizli olarak yapılmasına sebep olmuşsa da kesintiye uğratamamış; her bahar coşkulu kutlamalar ve sunularla bir gelenek halini alarak binlerce yıl kesintisiz olarak sürmüştür.</p>
<p>Daha yakın tarihlere uzanacak olursak, günümüzden birkaç yüzyıl önce 1600&#8242;lü yıllarda İngilizler arasında &#8220;mothering sunday&#8221; adı ile, lent döneminin 4. Pazar günü kutlamalar yapılmaya başlandı. İçinde bulundukları dönemde zor koşullar altında yaşayan ve çoğu zaman çalıştıkları yerlerde barınan İngilizler bu özel günde izinli sayılırlar ve tüm günlerini evlerinde anneleri ile geçirirlerdi. Hatta biraz da hristiyan aleminin yortu geleneğinin etkisiyle olsa gerek &#8220;mothering cake&#8221; adını verdikleri bir tür pasta götürme adeti yerleşmişti.</p>
<p>Hristiyanlığın Avrupa&#8217;da yaygınlaşmasından sonra bu kutlama, onlara hayat veren ve kötülüklerden koruyan ruhani bir güç sayılan &#8220;Anneler Kilisesi&#8221; ni onurlandırmak amacıyla değişti. Zamanla kilise festivali Anneler pazarı kutlamaları ile birleşerek, beraber kutlanmaya başlandı.</p>
<p>Anneler günüyle ilgili ilk resmi kutlama önerisi, Amerika&#8217;da 1872 yılında Julia Ward Howe tarafından barışa adanan bir gün olarak tasarlandı. İlk defa Boston&#8217;da bir yürüyüş düzenlenerek kutlandı.1907 yılında Philadelphia&#8217;da Ana Jarvis, annesinin ölüm yıldönümü olan Mayıs ayının ikinci pazarının Anneler Günü olarak kutlanması için bir kampanya başlattı. Bir sene sonra Philadelphia&#8217;da kutlanan Anneler Günü Ana Jarvis&#8217;in izleyenleri tarafından bakanlara, işadamlarına ve politikacılara ulaştırılarak ulusal olarak kutlanmaya başlandı.</p>
<p>1911 yılına gelindiğinde hemen hemen her ülkede kutlanmaya başlanmıştı. 1914 yılında ABD başkanı Wilson tarafından resmi bir açıklamayla Mayıs ayının ikinci pazarı Anneler Günü olarak duyuruldu.</p>
<p>Böylece Mezopotamya ve Anadolu uygarlıklarının binlerce yıl önce başlattığı gelenek 20. yüzyılın başından itibaren dünya çapında kabul görmüş oldu.</p>
<p>Tüm annelerin anneler günü kutlu olsun&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delicesohbet.net/genel/anneler-gunu-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ANNELER GUNU</title>
		<link>http://www.delicesohbet.net/genel/anneler-gunu.html</link>
		<comments>http://www.delicesohbet.net/genel/anneler-gunu.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Jan 2012 15:23:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delicesohbet.net/?p=12231</guid>
		<description><![CDATA[ANNELER GUNU Askerlik arkadaşım Dan ile onun metalik mavi arabasına portatif soğutucumuzu, eski kotlardan keserek yaptığımız şortlarımızı ve tişörtlerimizi koyup, Fort McCellan askeri üssünün ana kapısından geçişimizden bu yana tam 26 yıl geçti. Elimizde hafta sonu izin belgelerimiz ve ordudan aldığımız asker harçlıklarımızla Florida&#8217;ya doğru yola koyulduk. Sahilde hoşça vakit geçirmeye karar vermiştik. Yediğimiz berbat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ANNELER GUNU</p>
<p>Askerlik arkadaşım Dan ile onun metalik mavi arabasına portatif soğutucumuzu, eski kotlardan keserek yaptığımız şortlarımızı ve tişörtlerimizi koyup, Fort McCellan askeri üssünün ana kapısından geçişimizden bu yana tam 26 yıl geçti. Elimizde hafta sonu izin belgelerimiz ve ordudan aldığımız asker harçlıklarımızla Florida&#8217;ya doğru yola koyulduk. Sahilde hoşça vakit geçirmeye karar vermiştik. Yediğimiz berbat karavanaları ve Alabama&#8217;nın korkunç sivrisineklerini ancak bu şekilde unutabilecektik.</p>
<p>Aylardan mayıstı ve hava çok güzeldi. Arabanın üstünü ve müziği sonuna kadar açtık. Birmingham&#8217;a varınca mola verip Anneler Günü&#8217;nü kutlamak için annelerimize telefon etmek istedik.</p>
<p>Annem alışverişten yeni dönmüştü. Sesinden bu özel günü ailemle geçiremeyeceğim için mutsuz olduğunu anladım. &#8220;İyi yolculuklar, dikkatli olun. Seni çok özleyeceğiz&#8221; dedi.</p>
<p>Arabaya döndüğümde, Dan&#8217;in yüzündeki ifadeden onun da benim gibi suçluluk duygusu içinde olduğunu anladım. Oturduk, düşündük ve annelerimize çiçek göndermeye karar verdik.</p>
<p>Birmingham&#8217;ın güneyinde bir otoparka arabamızı park ettikten sonra en yakın çiçekçiye gittik. Göndereceğimiz çiçeklere birer not yazıp, hafta sonunu annemiz yerine, sahilde geçireceğimiz için kapıldığımız suçluluk duygusunu hafifletmeye çalıştık.</p>
<p>Çiçekçi küçük bir erkek çocuğunun belli ki annesine çiçek seçmesinde yardımcı oluyordu. Bir kenarda çiçeklere eklenecek notlarımızı yazarak bekledik. Denize ve kızlara biran önce kavuşmak için sabırsızlanıyorduk.</p>
<p>&#8220;Annemin bu çiçekleri çok seveceğinden eminim&#8221; dedi, küçük çocuk &#8220;Annem karanfilleri çok severdi.&#8221;</p>
<p>&#8220;Mezarlığa gitmeden önce&#8221; diye sözlerini sürdürdü, &#8220;bahçemizden kopardığım çiçekleri de ekleyeceğim.&#8221;</p>
<p>Dan&#8217;e baktım. Küçük çocuğun elinde çiçeklerle gururla dükkandan çıkmasını ve babasının arabasına binmesini izledik birlikte.</p>
<p>Çiçekçi &#8220;Siz nasıl bir şey istiyorsunuz?&#8221; diye sordu.. Küçük çocuk onu da çok duygulandırmıştı. Sesi titriyordu..</p>
<p>&#8220;Sanırım istemiyoruz&#8221; dedi Dan. Yazdığımız notları çöp kutusuna attık ve dükkandan çıkıp arabaya bindik.</p>
<p>Dan &#8220;Pazar akşamı saat beşte alırım seni&#8221; dedi ve beni annemin evine bıraktı.</p>
<p>Arabadan tatil çantamı çıkarmaya çalışırken, &#8220;Tamam&#8221; dedim.</p>
<p>Florida&#8217;ya başka bir sefer gidebilirdik&#8230;<br />
Niki Sepsas    (Tavuk Suyuna Çorba&#8217;dan)</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delicesohbet.net/genel/anneler-gunu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fırında Mantarlı Et</title>
		<link>http://www.delicesohbet.net/genel/firinda-mantarli-et.html</link>
		<comments>http://www.delicesohbet.net/genel/firinda-mantarli-et.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Nov 2011 09:35:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Fırında Mantarlı Et]]></category>
		<category><![CDATA[Fırında Mantarlı Et TARIFI]]></category>
		<category><![CDATA[yemek tarifi]]></category>
		<category><![CDATA[yemek tarifleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delicesohbet.net/?p=11834</guid>
		<description><![CDATA[Malzemeler 1 adet temizlenmiş ördek Yarım kilo kültür mantarı(ya da beğendiğiniz bir mantar çeşidi) 1 adet soğan 3 diş sarımsak 1 adet çarliston biber bir tutam tuz bir tutam karabiber Hazırlanışı Önce ördeğin içine konulacak malzemeleri bir kapta hazırlıyoruz. İri iri doğranmış mantar, soğan daha sonra sarımsakları doğramadan direk koyuyoruz çarliston biberi de iri iri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Malzemeler</strong></p>
<ul>
<li>1 adet temizlenmiş ördek</li>
<li>Yarım kilo kültür mantarı(ya da beğendiğiniz bir mantar çeşidi)</li>
<li>1 adet soğan</li>
<li>3 diş sarımsak</li>
<li>1 adet çarliston biber</li>
<li>bir tutam tuz</li>
<li>bir tutam karabiber</li>
</ul>
<p><strong>Hazırlanışı<br />
</strong>Önce ördeğin içine konulacak malzemeleri bir kapta hazırlıyoruz. İri iri doğranmış mantar, soğan daha sonra sarımsakları doğramadan direk koyuyoruz çarliston biberi de iri iri doğradıktan sonra biraz tuz ve karabiberi ekliyoruz. Bunları harmanladıktan sonra suda iyice yıkadığımız temizlenmiş ördeğin içine koyuyoruz. Koyduğumuz malzemeler dökülmesin diye kürdanla bir güzel kapatıyoruz. 200 derece fırında 1 saat 20 dakika pişiriyoruz. İsteyenler olabilir ördeğim nar gibi kızarsın diyorsanız ya mayonez ya da biraz yağ salça karışımını sürebilirsiniz. Ördek almak biraz zahmetli diyorsanız bu tarifi tavuk içinde deneyebilirsiniz. Bir de ben korede yaşadığımdan içine ginseng bitkisi de koyuyorum harika oluyor. ginseng bitkisini alabilecek olanlar varsa tavsiye ederim ördek ve tavuk yemeklerine çok yakışıyor. Afiyet olsun…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delicesohbet.net/genel/firinda-mantarli-et.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

