CİLT BAKIMI
| CİLT BAKIMI |
Kimimizin cildi kurudur, bazılarımızın yağlı, büyük çoğunluğumuzun karmadır. Tabii bu sıfatlar alnımızda yazmaz. Ayrıca bu cilt tipleri her zaman tek bir özellik içinde sınırlı kalmaz.
Biz bunları zorunlu olarak böyle sınıflasak da, gerçek hayatta biraz daha karmaşık, anlaşılması daha güç ciltlerle karşılaşırız. Cildimize bakmak, korumak, geliştirebilmek için onu iyi tanımalıyız. Biliyorsunuz, cilt bakım ürünleri hiç de ucuz değildir. Bu bizim zaafımız, hepimiz razı geliyoruz. Her birimiz kendi gücümüz oranında ciddi bir bütçeyi bu ürünlere ayırıyoruz. Ama doğru seçim yapmamışsak, pek yararını göremiyoruz. Üstelik faydası bir yana, bize zararlı bile olabiliyor. Cildimizin güzelleşmesini beklerken, yepyeni sorunlarla karşılaşmamıza yol açabiliyorlar. Cilt tipimiz genellikle kalıtsaldır. Buna rağmen zamanla değişebilir. Güneş, çevre kirliliği, kapalı mekanlarda yaşamak, kaloriferlerin havayı kurutması, sağlıksız beslenme, yanlış sabunlar, kalitesiz veya yanlış bakım ve makyaj ürünleri, en güzel, en normal cildin bile bozulmasına yol açabilir. Cilt tipi zamanla değişebilir Günlük bakım ürünlerinizi ve makyaj malzemelerinizi seçerken dikkatli olun. Cildin değişkenliğini ve hassasiyetini dikkate alın. En iyisi, ürünleri tek tek alın ve cildinize iyi gelip gelmediğine hemen karar vermeyin. En kaliteli kremleri kullandığınızı düşünürken, bir bakarsınız ki, cildiniz tepki göstermeye başlamış! Kuşkusuz bu değişimleri, tepkileri, etkileri en iyi kendiniz takip edebilirsiniz. Bugünkü yazımda, cildinizi anlamanız ve ona daha iyi bakmanız için bazı temel bilgiler vermeye çalışacağım. fondötenleri tercih edin.
|
SAÇ BAKIMI
KÖPÜREN ŞAMPUAN MI FAZLA KÖPÜK YAPAMAYAN ŞAMPUAN MI TERCİH EDİLMELİ?
Şampuanın köpürme miktarı içinde kullanılan köpürtücü maddelere ve kullanılan suyun sıcaklığına bağlıdır.Ayrıca saç ne kadar kirliyse,şampuan o kadar az köpürür.Su ne kadar sert ve kireçliyse,o kadar fazla şampuan kullanmak gerekir.Köpürme,şampuanın çok fazla temizlediği anlamına gelmez.Ayrıca şampuan işlemini uyguladıktan sonra,saçın çok iyi durulanması gerekir.Krem işlemini uygularken,kullandığımız saç kremi herhangi bir bakım özelliği taşımıyorsa saç derisine temas etmeyecek şekilde sadece uç kısımlara uygulanabilir. SABUNUN SAÇLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
Saçı yıkarken kesinlikle sabun kullanılmamalıdır. Çünkü sabun saç tellerinin kurumasına ve üstündeki küçük canlı hücrelerin ayrılmasına neden olur.Saç derisinin asit seviyesi ciltten daha fazla asit içerir.Bu nedenle bazik özellikli sabun saç için kesinlikle tavsiye edilmez. Herhangi bir saç fırçası veya tarağa baktığımız zaman kılların arasında ek yerleri olduğunu görürüz.Bu ek yerleri saç tellerinin zarar görmesine neden olur.Ayrıca bazı saç fırçalarının kıllarındaki veya tarakların dişlerindeki pürüzler uzun süreli kullanımla kaybolur.Ancak bu arada saça oldukça zarar verir.Bu nedenle tek parçadan imal edilmiş taraklar tercih edilmelidir.Saç fırçası alırken kıllarını inceleyin.Kılların üzerinde hiçbir pürüz olmamasına dikkat edin.Tarakların dişleri de mümkün olduğunca geniş olmalıdır.Saçınızı tararken nemli veya ıslak olasına dikkat edin. Saç kuruyken taranırsa saç kırılır ve zaman içinde kurumasına neden olur. Yüz derisinde olduğu gibi kafa derisinde ve saçlarda, bünye özelliklerine göre değişiklikler söz konusudur. Hemen hemen her iki kişiden birinin kafa derisindeki yağ bezleri normalden fazla yağ üretir. Sonuç, yağlı saçlar! Yüzünün derisi yağlı olanların genellikle kafa derisi de yağlıdır. Herkesin kafa derisinde kepeklenme olur; derinin kendini yenilemesinin bir sonucudur bu durum. Altında yeni deri oluştuğunda, eski deri canlılığını yitirir ve kepek halini alır. Bu kepeklenme ise, iki durumda problem haline gelir: Derinin fazla yağ üretimi nedeniyle kepekler bir kabuk gibi kafa derisine yapışır. Bu durumda saçların dip tarafı yağlı, öteki kısımları ise kurudur. Yağ bezlerinin az yağ üretmesi durumunda ise, kafa derisi kuru olduğu için kepekler etrafa uçuşur. Bu durumda, saçlar da genellikle cansız ve kırılgan olur. -Yağ şampuanı, kuru saçlar için 2 yemek kaşığı dolusu, susam yağı, bademyağı veya ayçiçeği yağı ve 3-4 yemek kaşığı dolusu nohut unu hazırlanır. Saçlar yıkanmadan önce, seçilen yağ ile masaj yapılır. Sonra, artan yağ ile nohut unu, belki biraz da sıcak su eklenerek, akışkan bir lapa haline getirilir. Bu lapa ile saçlar şampuanlanır ve iyice durulanır. -Lavanta şampuanı, tüm saç tipleri için 100 ml hazır bitkisel şampuana 4 damla lavanta ve 4 damla ökaliptus yağı eklenir ve çok iyi karıştırılır. -Limon şampuanı, yağlı saçlar için 5 yemek kaşığı dolusu ince kıyılmış ısırganotu yaprağı yarım litre soğuk suya eklenir, kaynama derecesine kadar ısıtılır, 15 dakika demlendikten sonra süzülür. Bu arada, 1 limonun suyu sıkılır. Ayrıca 2 yumurta sarısı çalkalanır. Limon suyu, yumurta sarısı, 5 damla limon yağı ve 1 tatlı kaşığı dolusu hazır bitkisel şampuan, ısırganotu çayına eklenerek karıştırılır. Saçlar bu şampuanla yıkanır ve iyice durulanır. Yağ friksiyonları Yağ friksiyonları her saç tipi için yararlıdır, ama özellikle hırpalanmış ve kuru saçlar, uçlarına kadar bu bakımdan yararlanırlar. Şifalı bitki çayları ile birlikte de kullanılabilen değerli bitki yağları, saçlara canlılık, esneklik ve parlaklık kazandırır, zararlı çevresel etkilerden korur, perma, çok sıcak fön çekme ve sürekli boyanın olumsuz etkilerine karşı dayanıklılık kazandırır. -Yağ friksiyonu, kuru ve hırpalanmış saçlar için 25 ml bademyağı(veya kabak çekirdeği yağı) ve 25 ml zeytinyağı karıştırılır ve saçlara friksiyon yapılır. Daha sonra saçlar bir havlu ile örtülerek, birkaç saat veya gece boyunca etkilemeye bırakılır. -Etkili yağ kürü, çok hırpalanmış saçlar için 40 ml hintyağı ve 20 ml soya yağı bir cam şişede veya kavanozda iyice karıştırılır. 2’şer tatlı kaşığı dolusu ısırganotu, biberiye ve kekik eklenir. Çok iyi çalkalanarak 2 gün bekletildikten sonra süzülür. Bu yağ saçlara emdirilir ve 40 dakika etkilemeye bırakılır. -Yağ friksiyonu, yapısal zarar görmüş saçlar için(örneğin, boya veya perma sırasında) 40 ml tatlı badem yağı ve 20 ml hintyağı karıştırılarak saçlara ve özellikle de saç uçlarına iyice yedirilir. Bir saat süreyle etkilemeye bırakılır. -Yağ friksiyonu, kepeğe karşı 10 damla ökaliptus yağı, 15 damla biberiye yağı ve 50 ml jojoba yağı, sıcak su banyosunda ısıtılarak iyice karıştırılır ve kafa derisine ve saçlara yedirilir. -Yağ friksiyonu, yağlı saçlar için 12 damla bergamot yağı(turunç kabuğu yağı), 13 damla lavanta yağı ve 50 ml jojoba yağı, sıcak su banyosunda ısıtılarak iyice karıştırılır ve saçlara yedirilir. Durulama suları – Hızlı ve etkili Yıkamadan sonraki durulama suları, özellikle yağlı ve kepekli saçlarda mucizeler yaratabilir. Kuru veya kaşıntılı kafa derisi de, bitkisel katkılı durulamalarla veya elma sirkesi ile rahatlatılabilir. Durulamalar, yıkanmadan sonra uygulanır ve saçlar artık başka bir biçimde yıkanmaz. -Sirke durulaması, parlaklık ve esneklik kazandırmak için 1 yemek kaşığı elma sirkesi ve 5 damla hintyağı, 1-2 litre sıcak suya karıştırılır. Saçlar bu suyla durulanır ve kafa derisine masaj yapılır. -Limon durulaması, yağlı saçlar için 1 limonun ince rendelenmiş kabuğu ve 1 tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış ıhlamur, yarım litre suya eklenir ve kaynama derecesine kadar ısıtıldıktan sonra 10 dakika demlenmeye bırakılır ve süzülür. 8 limonun suyu ile birlikte, hepsi bir şişeye veya kavanoza aktarılır ve çalkalanarak 2 gün bekletilir. Saçlar yıkandıktan sonra, 1 litre ılık durulama suyuna, şişedeki sıvının 1/8 bölümü eklenir. -Isırganotu durulaması, kafa derisi kaşıntısına karşı ¼ litre elma sirkesi kaynama derecesine kadar ısıtılır(ama kaynatılmaz) ve içine 1 avuç dolusu ısırganotu yaprağı eklenir. 15 dakika demlendikten sonra süzülür, saçlar durulanır ve kafa derisine masaj yapılır. -Bitki durulaması, kepeğe karşı 2 bardak dolusu kaynar derecedeki suya 1 tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış hindiba çiçeği(sarı saçlara), veya bir tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış ısırganotu yaprağı(kumraldan esmere kadar) eklenir ve soğuyana kadar demlenmeye bırakılır. Sonra süzülür, saçlar durulanırken, kafa derisine de hafif masaj yapılır. -Saç dökülmesine karşı etkili bir reçete 3-4 hafta boyunca her gün, 1 avuç dolusu ince kıyılmış ısırganotu kökü 8-10 saat boyunca 1-2 litre suda bekletilir, sonra 3-4 avuç ısırganotu yaprağı eklenir, kaynama derecesine kadar ısıtılır ve 10 dakika boyunca, üstü kapalı olarak demlenmeye bırakılır ve süzülür. Bu suyla kafa derisi ve saçlar 5 dakika boyunca yıkanır ve kafa derisine masaj yapılır. Ama her yıkamadan önce, kafa derisine, İsveç Şurubu ve ısırganotu tentürü ile dönüşümlü olarak friksiyonlar yapılır. Daha ilk haftada saç dökülmesi durur ve tedavi süresinin sonuna doğru yeni saçlar çıkmaya başlar. Daha sonra bu tedavi 3-4 günde bir uygulanırsa, saç dökülmesi uzun vadede önlenmiş olur ve saçlar, esneklik ve parlaklık kazanarak, sağlıklı bir görünüme de sahip olurlar. Bu tedavi, kepeklenmeye karşı da çok etkilidir. Rahatlatıcı Banyolar Stres ve gerginlik, bedensel ve ruhsal boyutta rahatsızlıklara yol açtığı gibi, kişinin dış görünümünü de olumsuz etkiler. Banyoların rahatlatıcı etkisini hepimiz çok iyi biliriz. Problemler ve stres, sıcak su tarafından, bedenden sökülüp atılırlar. Kaslar gevşer, sinir sistemi ve kan dolaşımı olumlu etkilenir. Yatmadan önce alınan bir tam banyo, en etkili uyku ilacıdır. Bir soğuk algınlığı başlangıcında alınan, eterli yağlar veya bitki katkısı içeren bir banyo çok yararlı olabilir. Ama, gerekli katkılarla hazırlanan bir tam banyonun, deri için en etkili güzellik ilacı olabileceği de unutulmamalıdır. Bitkisel yağlar veya süt ürünleri eklenen banyolar, derinin koruyucu örtüsünü güçlendirdikleri için, deri kuruluğunu karşı da uzun süre etkili olabilirler. Bu nedenle, banyodan sonra derinin kremlenmesine gerek kalmaz. Şifalı bitki katkılarıyla hazırlanan banyolar, yağlı ve sivilceli deri için çok basit ama etkili bir tedavi anlamı da taşırlar. Banyo sonrasında deriye bir nemlendirici sürülmesi uygun olur. Değerli maddeler içeren banyo katkılarının etkinliklerine zarar vermemek için, banyo suyunun çok sıcak olmaması gerekir(37 derece). *Bir tam banyoyu, haftada 1-2 kereden fazla almayın. *Önceden ağır yemekler yemeyin ve banyo suyunun 37 dereceden sıcak olmamasına dikkat edin; her iki durum da, kan dolaşımını olumsuz etkileyecektir. *İdeal banyo süresi 15-20 dakikadır; fazlası deriyi ve kan dolaşımını olumsuz etkileyebilir. *Banyo sonrasında, yatakta kısa bir dinlenme çok rahatlatıcı olabilir. -Ökaliptus yağı banyosu, sivilceli deri için Banyo suyunu doldurmaya başlayın ve su bir karış kadar yükseldiğinde, biraz kremanın veya sütün içine karıştırdığınız 5 damla ökaliptus yağını suya ekleyin. Bu katkının eşit oranda dağılabilmesi için, küveti duş süzgecinden akan suyla doldurun. -Şifalı bitki banyoları Deriniz yağlıysa 150g mayıs papatyası veya civanperçemi, deriniz sivilceliyse 150g kuru nane veya atkuyruğu kullanın. Bitkiler 1 litre kaynar suyla haşlanır ve soğuyana kadar demlendikten sonra süzülür ve banyo suyuna eklenir. -Ebegümeci banyosu, iltihaplı, sivilceli deri için 50g kurutulmuş veya 100g taze ebegümeci çiçeği ve yaprağı ince kıyılmış olarak, kaynar derecedeki 2 litre suyla haşlanır, soğuyana kadar demlenmeye bırakılır, süzülür ve banyo suyuna eklenir. Kan dolaşımını hızlandırmak için banyodan sonra beden, orta sertlikte bir fırça ile fırçalanır. -Elma sirkesi banyosu, yağlı cilt için ¼ litre elma sirkesi banyo suyuna eklenir. Banyodan sonra duş alınmaz, sirkeli su derinin üstünde kurumalıdır. Daha sonra, yağlı olmayan bir nemlendirici beden losyonu uygulanır. Banyo suyuna eklenen 8 damla lavanta yağı, antiseptik etkiyi arttırır ve ruhsal açıdan dengeleyici ve yatıştırıcı etki yapar. -Lavanta yağı banyosu ¼ litre elma sirkesi(yağlı deriye karşı) veya ¼ litre krema(normal, kuru veya karışık deri için), 8 damla lavanta yağı ile iyice karıştırılır, banyo suyuna eklenir ve su da iyice karıştırılır. Krema-lavanta banyosundan sonra ılık duş alınır. Elma sirkesi-lavanta banyosundan sonra duş alınmaz ve kurulanılmaz. -Yağsız süt banyosu, kuru ve duyarlı deri için Yağı alınmış 2 litre süt banyo suyuna eklenirken, su iyice karıştırılır. Banyodan sonra ılık bir duş alınır ve hafifçe kurulanılır. Eğer deriye banyodan önce 2 yemek kaşığı dolusu zeytinyağı yedirilirse, süt banyosu kuru deri için çok daha etkili olur. Banyo suyuna eklenen 1 bardak aynısafa çayı da deriyi ayrıca yatıştırır. -Yağ-süt banyosu, kuru deri için 1 bardak ılık süt ve bir yemek kaşığı zeytinyağı, kapalı bir kavanozda iyice çalkalandıktan sonra banyo suyuna eklenir. Banyodan sonra sıcak duş alınır ve hafifçe kurulanılır. -Yağ banyosu, kuru deri için 50 ml bademyağı veya zeytinyağı sıcak banyo suyuna eklenir ve iyice karıştırılır. Banyodan sonra, cildin üstünde kalan su elle sıyrılır ve kalan hafif yağ filmi masajla yedirilir. -Süt-bal banyosu, kırışıklara karşı 2 bardak ılık sütte 2 yemek kaşığı dolusu bal iyice eritilir, 1 tatlı kaşığı badem yağı eklenir ve kapalı bir kavanozda iyice çalkalandıktan sonra banyo suyuna eklenir ve banyo suyu da karıştırılır. Banyodan sonra sıcak duş alınır ve hafifçe kurulanılır. -Bal-süt-tuz banyosu, kuru ve olgun deri için Banyo küveti doldurulurken 100g deniz tuzu serpiştirilir. Bu arada 1 litre sıcak sütte 250g çiçek balı eritilir ve banyo suyuna eklenir. Banyo suyu iyice karıştırılır. Banyodan sonra sıcak duş alınır ve hafifçe kurulanılır. -Oğulotu(melisa)-Aynısafa çiçeği banyosu, deriyi yatıştırıcı 3’er yemek kaşığı dolusu ince kıyılmış kuru bitki, kaynama derecesinde sıcak 1 litre suda haşlanır, üstü kapalı olarak 15 dakika demlendikten sonra süzülür ve banyo suyuna eklenir. Banyodan sonra sıcak duş alınır |
Göz çevresi için bakım önerileri
Göz çevresi için bakım önerileri
Göz altı morlukları ve şişkinlikler yorgunluk ve uykusuzluk göstergesidir. Bunları öncelikle düzenli uyku ve dinlenmeyle giderebilirsiniz. Dıştan bakım için gece kullanabileceğiniz kafeinli bakım kremleri edinebilirsiniz.
Soğuk maskeleride işinizi görebilir. içlerinde jel bulunan heryede bulabileceğiniz soğuk maskeleri buzdolabında saklanır ve sabahları gözlerinizin üzerinde bekletilir. Hergün uygulayabilirseniz şişkinlerin azaldığını göreceksiniz. Ihlamur dışında kompres uygulayabileceğiniz bitkiler de; melissa, papatya, kuşburnu ve şerbetçi otu uygun olabilir.
Bir de kuşburnunu iyice kaynatarak kıvamını koyulaştırdığınız losyonu göz etrafına sürebilirsiniz. İyi bir sonuç almak için düzenli uygulamalısınız.
Göz kapaklarındaki şişkinlikler için yine yeşil çay ve gözyaşı otunu kaynatıp soğutun ve kompres yapın. Siyah çay da kullanılabilir. Son derece rahatlatıcıdır.
Saçların Dökülmesini Engellemek Lazım
Çok dökülen ve tutamlarca ele gelen saçların dökülmesine dur denmezse kısa bir sürede kellik ortaya çıkabilir.Saç dökülmesini önlemek sanıldığı gibi imkansız değildir.Saçların dökülmesini önlemenin de değişik teknikleri vardır.Sizin de saçlarınız değişik sebeplere bağlı olarak dökülebilir.
Bu durumda saçlarınızın dökülmesini engellemek için uymanız gereken birkaç kural var.
Saç bakımınız ve saç sağlığınız için bu kurallara kulak verin derim hanımlar.
Kadınca konular içinde saçlar önemli bir alan kapsıyor sonuçta.
Saç dökülmesini önlemek için, saç dökülmesine neden olan faktörleri iyi bilmek gerekir.
Saç dökülmesi problemi olan kişiler bu yazımızda geçen önerileri uygulayarak dökülmenin önüne geçebilirler.
Saç dökülmesinin baş nedenlerinden birisi de beslenme bozukluğudur.
Vitamin ve folik asit eksikliğinden kaynaklanan saç dökülmesi, beslenme alışkanlığının değişmesiyle önlenebilmektedir.
• Saçlara zarar veren kimyasallardan uzak durulmalıdır. Seçtiğiniz şampuanın saçınıza uygun olup olmadığı belirlenmelidir. Ayrıca sağlıklı saçlar için jöle kullanımından kaçınılmalıdır.
Saç derisini kapatarak derinin havayla temasını kesen jöle, sağlıksız bir üründür.
• Vitamin ve protein ağırlıklı beslenme biçimi seçilmelidir.
• Alkol ve özellikle sigara tüketiminden kaçınılmalıdır.
• Saçı her gün yıkamak yerine 2-3 günde bir yıkamak derinin kurumasını önleyecektir. Bu da saçların daha sağlıklı ve kepeksiz olmasını sağlar.
• Yıkama esnasında saça yapılan masaj kan dolaşımını artıracağından, saçların daha sağlıklı olmasını sağlayacaktır.
• Devam eden dökülmelerde mutlaka bir cilt doktoruna başvurulmalıdır.
Evde Saç Bakımı Nasıl Olmalı ?

Evde, kendi saçınızın kendi uzmanı olmaya ne dersiniz hanımlar ?
Saçınıza evde kolay bir şekilde doğal malzemeleri kullanarak bakım uygulayabilir ve siz de son derece güzel saçlara sahip olabilirsiniz.Işıl ışıl, sağlıklı, yumuşak, parlak, çabuk uzayan ve kepeksiz saçlara sahip olmak için yapmanız gerekenler :
Duşa girdiğinizde saçlarınızı yıkarken ilk şampuanlamada biraz su ile ıslatarak, saç diplerinize masaj yaparak yıkayınız. Bu işlemin ardından ikinci şampuanlama işlemine geçebilirsiniz.
İkinci şampuanlamada saçlarınızı tekrar ıslatmanıza gerek yoktur, şampuanı saçınızın ortasına döktükten sonra parmaklarınızla saç diplerinize yumuşak daireler halinde masaj yaparak bütün saçınıza şampuanı yedirip durulamanız saçlarınız temizlemeniz için yeterli olacaktır.
Duş sırasında saç diplerine yapılan masaj saç köklerini rahatlatacağından saçlarınız em daha dolgun hem de daha temiz görünecektir.
Saçınıza saç kremi uygulayacak iseniz saçınızda bulunan suyu iyice sıkarak saçınızın çok az nemli kalmasını sağlayın, kremi saç uçlarınıza uygulayın ve sala saç diplerinize krem temas etmemesine dikkat edin.
Saç kremleri saç köklerini kurutarak dökülmelere neden olabilmektedir.
Duş sırasında saçlarınızı yıkayacağınız suyun aşırı sıcak olmasından kaçının.
Bunun yerine ılık su ile yıkamanız kan dolaşımını hızlandıracağından canlılık ve parlaklık verir.
Yıkama esnasında saç diplerinize masaj yaparken tırnaklarınız ile kaşımayın, bu şekilde yapacağınız temizleme saç diplerinizde bulunan yap bezelerinin çalışmasını hızlandıracağından saçlarınızın hızlı yağlanmasına neden olur.
Saç tipiniz için en uygun şampuanı seçmeye özen göstermelisiniz. Bunun için saç sayımı yapan eczanelerden saç tipinizi öğrenebilir ve size önerecekleri şampuanları kullanabilirsiniz.
Bu şekilde dikkat ettiğiniz zaman saçlarınızın daha canlı, daha parlak ve daha gür olmasını sağlayabilirsiniz
Saçınıza evde kolay bir şekilde doğal malzemeleri kullanarak bakım uygulayabilir ve siz de son derece güzel saçlara sahip olabilirsiniz.Işıl ışıl, sağlıklı, yumuşak, parlak, çabuk uzayan ve kepeksiz saçlara sahip olmak için yapmanız gerekenler :
Duşa girdiğinizde saçlarınızı yıkarken ilk şampuanlamada biraz su ile ıslatarak, saç diplerinize masaj yaparak yıkayınız. Bu işlemin ardından ikinci şampuanlama işlemine geçebilirsiniz.
İkinci şampuanlamada saçlarınızı tekrar ıslatmanıza gerek yoktur, şampuanı saçınızın ortasına döktükten sonra parmaklarınızla saç diplerinize yumuşak daireler halinde masaj yaparak bütün saçınıza şampuanı yedirip durulamanız saçlarınız temizlemeniz için yeterli olacaktır.
Duş sırasında saç diplerine yapılan masaj saç köklerini rahatlatacağından saçlarınız em daha dolgun hem de daha temiz görünecektir.
Saçınıza saç kremi uygulayacak iseniz saçınızda bulunan suyu iyice sıkarak saçınızın çok az nemli kalmasını sağlayın, kremi saç uçlarınıza uygulayın ve sala saç diplerinize krem temas etmemesine dikkat edin.
Saç kremleri saç köklerini kurutarak dökülmelere neden olabilmektedir.
Duş sırasında saçlarınızı yıkayacağınız suyun aşırı sıcak olmasından kaçının.
Bunun yerine ılık su ile yıkamanız kan dolaşımını hızlandıracağından canlılık ve parlaklık verir.
Yıkama esnasında saç diplerinize masaj yaparken tırnaklarınız ile kaşımayın, bu şekilde yapacağınız temizleme saç diplerinizde bulunan yap bezelerinin çalışmasını hızlandıracağından saçlarınızın hızlı yağlanmasına neden olur.
Saç tipiniz için en uygun şampuanı seçmeye özen göstermelisiniz. Bunun için saç sayımı yapan eczanelerden saç tipinizi öğrenebilir ve size önerecekleri şampuanları kullanabilirsiniz.
Bu şekilde dikkat ettiğiniz zaman saçlarınızın daha canlı, daha parlak ve daha gür olmasını sağlayabilirsiniz
YÜZDEKİ ÇİLLER GEÇER Mİ
19 Mart 2011 Yazan admin
Kategori Kadinca, SifaLi BitkiLer
Kadınlar çok takıntılıdır bu konuda.
Yüzlerindeki o sevimli çiller bile bazen bazı kadınlara itici gelebilir.Oysa o çiller ne kadar masum ve sevimlidir.Yok, ben çilleri sevmiyorum, yüzümdeki çiller geçsin diye ısrar ediyorsanız tamam, size çillerinizden kurtulmanız için doğal teknikler önermek için burdayım.Suna Dumankaya yüzdeki çillerin geçmesi için doğal ve uygulanabilirliği yüksek bir öneride bulundu.Bakın Suna Dumankaya bu konuda biz çillerinden şikayetçi hanımlara neler öneriyor !
Çiller nasıl geçer, neyle geçer, nasıl geçirilir ?
Öncelikle çillerden korunmayı anlatalım.genellikle ilk baharda ve yazın ortaya çıkan çillerden korunmak için güneş kremleri kullanmayı ihmal etmemelisiniz.güneş ışığı altında direkt ona maruz kalmamalı ve mümkün olduğunca güneşten kaçınmalısınız.
bu önlemleri aldınız fakat olmadı yine çillerden kurtulamadınız.o zaman uygulamanız gerekenleri sıralıyoruz :
Suna Dumankaya tarifiyle çil maskesi
Malzeme:
Keten tohumu
Uygulama:
Keten tohumunu kaynatin, suyu ile cilde masaj yaparak çillere ve lekelere maske olarak uygulayin. Cildinizi günesten koruyun.Günesin zararli etkilerinden korunmak için her gün koruyucu krem kullanmalı.
İlkbahar veya yaz başında maydanoz yapraklarından, sonbaharda ise maydanoz kökünden maske hazırlanır. Maydanozu (2 yemek kaşığı) robottan geçirip kıyma haline getirin ve temizlenmiş cilde maske olarak uygulayın. Gözaltlarına maydanoz koymayın. 20-30 dakika sonra maskeyi soğuk suyla yıkayın ve cildinize nemlendirici krem sürün. Maydanoz köklerinin kaynatın, limon suyu ile karıştırın, yüzünüzü bu karışımla sabah akşam silin.
2 yemek kaşığı havuç suyuna 20 damla limon suyu ekleyin ve günde 2-3 kez yüzünüze uygulayın. Maske 20-30 dakika bekletilip çıkarılır. 50 gram maydanozu yarım litre yüzde kırklık alkole yatırın (votka da olur), 2 hafta karanlık yerde dinlendirin ve soğutarak kullanmaya başlayın.
Yüzünüzde çiller oluşmuşsa, yüzünüze domates dilimleri yerleştirin. Bu işlemden önce cilt iyice temizlenmeli ve az miktarda besleyici krem sürülmelidir. Maske 30 dakika bekletilir. Maskeyi soğuk sütte ıslatılmış pamukla çıkarın.
Maske: 1 kaşık maydanoz ve bir kaşık balı karıştırın, cildinize uygulayın, 45 dakika bekletin. Bu karışıma limon suyu da eklenebilir. Bunun için 2 yemek kaşığı maydanoz kıyması, bal ve limon suyu ile karıştırılır, cilde uygulanıp 15 dakika bekletilir.
KADINDA KISIRLIK Kısırlık neden olur?
2011 Makyaj Modası, Doğal Makyaj
2011 yılında her şey doğal. Makyajımız da doğal olacak saçımız da..Şöyle bir etrafınıza bakın. Kaşlar daha kalın ve doğal, saçlar daha dağınık ve doğal, makyaj daha yumuşak ve doğal.. Gözler gri ve kahve tonlarında, saçlar da keza doğal saç rengimizde..Bu nedenle hepimiz daha doğal ve genç görünüyoruz. Ağır ve koyu makyaj çok gerilerde kaldı. Doğal gözler, doğal dudaklar, dağınık bukleler, doğal su dalgaları, saçlarda haraket ve gençlik var. Uzun ve orta boy saç moda. Genellikle sokak modasında düz saç modelleri hakim.
Siz de makyaj yaparken bu doğallığa dikkat edin..



Bayanlarda aşırı tüylenme tedavisi
Büyümesi : Kıllar (tüyler) soğuk ve tahriş edici maddelere karşı koruyucudur.
Her kıl derinin altında folikül adı verilen kökten büyür, ve kıl derinin üzerinde kalan kısmı alınsada kökü durduğu sürece büyümeye devam eder. insanda doğduğunda yaklaşık 50 milyon kıl kökü vardır, ve bunların sayısı 40 yaşından sonra azalmaya başlar. Erişkinlerde iki tip kıl (tüy) vardır, bunlardan birincisi ince, renksiz ve kısa olan kıllardır.
Birçok kadının yüzünde, göğüslerinde ve sırtında bu tip kıllar bulunur. ikinci tür ise hem kadın hem de erkeklerin başında, koltuk altında ve genital bögelerinde bulunan, sert uzun ve koyu renkli kıllardır.
Erkeklerin yüz ve vücutlarında bulunan kıllarda bu ikinci türdendir. Ön kol (dirseklerin altı) ve bacakların dizden aşağısındaki kılların sayısı kişilerin hormonal durumundan bağımsızdır. Bu bölgelerdeki aşırı kıllanma hastalık değildir.
Hormon Dengesi ve Tüylenmenin Belirmesi : Menarş’ın (adet dönemi) başlaması ile genç bir kızın vücudunda bir kadına özgü değişikler olur. Bunlardan en önemlisi erkeklerden farklı ve az olan tüy dağılımıdır. Bu durum büyük oranda kadına özgü hormonal denge ile kontrol edilir.
Sağlıklı bir hormonal yapı için beyindeki merkezler, yumurtalıklar, tiroid ve böbrek üstü bezlerinin uyum içinde çalışması gerekir. Beyindeki hipofiz bezi salgıladığı hormonlar yolu ile yumurtalıkların, memelerin, tiroid ve böbrek üstü bezlerinin fonksiyonlarını kontrol eder. Hipofizden salgılanan iki önemli hormon vardır.
FSH: (Follikül Uyarıcı Hormon) yumurtalıklarda folikül olarak adlandırılan ve içinde yumurta bulunan sıvı dolu keseciklerin gelişmesini sağlar.
LH: (Luteinize Edici Hormon) gelişmiş foliküllerin çatlamasını ve yumurtaların serbestleşmesini uyarır. Bu iki hormonun uyumlu çalışması ile sağlıklı yumurta gelişimi sağlanır.
Yumurtalıkların salgıladığı en önemli hormon östrojendir (kadınlık hormonu). Östrojenin kadın vücudunun gelişiminde ve fonksiyonlarının devamında yeri çok önemlidir. Östrojenin en önemli fonksiyonlarından biri vücutda kadınsı bir tüy dağılımı sağlamaktır. Menapoza yaklaşıldığında yumurtalıklardaki yumurta deposu azalmıştır.
Sağlıklı yumurta gelişimi olmaz ve östrojen Salınımı azalır. Hormonların bir orkestra gibi ahenk içinde çalışması ile kadının kendine öz fonksiyonları sağlıklı ve uyum içinde devam eder. Eğer kadında kalıtsal bir problem yoksa yumurta gelişimi, adet dönemleri, kılların vücutta dağılımı, üreme, kadınsı vücut ve ses gelişimi sağlıklı olacak ve aksamayacaktır.
Yüzde ve vücutta aşırı kıllanma ya neler yol açar? Genellikle aşırı kıllanma (aşırı tüylenme – güzellik) kandaki androjenlerin (erkeklik hormonları) artmasına bağlıdır.
Androjenler erkeklerde daha yüksek düzeylerde olmak üzere hem erkek hemde kadında bulunan hormonlardır. Androjenler ince, zayıf ve kısa olan kılların sert, uzun kıllara dönüşmesine neden olur. Androjen düzeylerinin yükselmesine ve bunun sonucu olarak da kıllanmaya neden olan durumlar;
Menapoz: Bu dönemde yumurtalıklardan östrojen (kadınlık hormonu) sentezi azaldığı halde androjen sentezi devam eder, buna bağlı olarak kıllanma görülebilir.
Genetik: Annesinde veya büyükannesinde aşırı kıllanma olan kişilerde aynı hastalığın görülme olasılığı fazladır.
ilaç yan etkileri: Erkek hormonları veya androjenik özellikler gösteren ilaçlar alan kişilerde aşırı kıllanma (aşırı tüylenme – güzellik) görülebilir.
Polikistik over hastalığı: Overlerde birçok kist oluşur ve erkek hormonları fazla olarak üretilir. Hastalarda aşırı kıllanma, düzensiz yumurtlama, adet düzensizlikleri, kısırlık ve şişmanlık görülür.
Yumurtalık Tümörleri: Nadir olarakda androjen salgılayan hormonlar aşırı kıllanmaya neden olur.
Adrenal (Böbreküstü Bezi) Bozuklukları:Androjenler adrenal bezlerinde de üretilir. Adrenal hiperplazi (bezlerin büyümesi) durumunda fazla androjen üretilmesine ve aşırı kıllanmaya neden olur.
Aşırı kıllanmanın nedeninin belirlenmesi : Yapılan hormon testleri ile kandaki androjen ve diğer hormonların seviyeleri belirlenir. Ayrıca yapılan ultrason incelemesi ve özel radyolojik incelemeler ile yumurtalık veya böbrek üstü bezlerinde ki tümörler tespit edilebilir.
Aşırı kıllanma tedavisi
Kozmetik Tedavi : Tüy dökücü kimyasalların kullanımı, ağda, traş vs gibi yöntemler ile geçici olarak bu kıllardan kurtulmak mümkündür. Epilasyon kalıcı sonuç veren yöntemlerden biridir. ince elektroliz iğneleri ile kıl köküne hafif bir elektrik akımı verilir ve kıl kökü öldürülür. Hormon tedavisi görecek kişilerin epilasyonu en az altı ay sonra yaptırması uygun olur.
Tıbbi Tedavi : Aşırı kıllanmanın tedavisinde en sık kullanılan ilaçlar doğum kontrol haplarıdır. Bu haplardaki östrojenler karaciğerde androjenlere bağlanarak onların etkisini azaltan proteinlerin üretilmesini sağlar. Diğer bir ilaç olan Spiranolakton androjenlerin ciltteki etkisini engeller. Böbrek üstü bezlerinin hastalıklarına bağlı aşırı kıllanmanın tedavisinde kortizon kullanılır. Son yıllarda GnRH anologları denilen bir grup ilaç ile yumurtalıklardan androjen salınımı engellenerek aşırı kıllanma tedavi edilmektedir.
Hormon tedavisi ile yeni kıl çıkması engellenir. Önceden çıkan kıllar hormon tedavisi ile dökülmez, tedavinin bitiminden en az altı ay sonra epilasyon uygulanarak yok edilebilir. Hormon tedavisine başlandıktan ortalama bir ila iki yıl sonra ilacın dozu azaltılarak kıllanmanın tekrarlayıp tekrarlamadığı tespit edilir ve gerekirse ilaca daha uzun süre devam edilir.z

Göz altı kırışıklıklarına doğal bakım
Göz altı kırışıkları için bazı bitkisel yağlardan faydalanarak bu kırışıkları kaybedebilirsiniz ve yeniden kırışıklık oluşmasını engelleyebilirsiniz.
Ahmet Maranki ve Güzellik Uzmanı Suna Dumankaya’nın önerdiği göz altı kırışıklıkları için bitkisel formüller;
Buğday özü ve susam yağını eşit miktarlarda bir kaba koyarak birbirine karışmasını sağlayın.
Karışımı sağladıktan sonra göz altlarınızdaki kırışıkların üzerine nazikçe masaj yapar gibi sürün, yedirin.
Daha sonra bu bölgede bu yağlar 1 saat kalsın ve yüzünüzü ılık su ile yıkayın.
Bunun haricinde bir miktar yaş mayanın içerisine bir çay kaşığı süt ve bir çay kaşığı çiçek balı koyarak kırışıklık olan bölgenize sürüp, 15 dakika bekletin.
Bu kür de göz altı kırışıkları için kullanılmaktadır.



KÖPÜREN ŞAMPUAN MI FAZLA KÖPÜK YAPAMAYAN ŞAMPUAN MI TERCİH EDİLMELİ?
