KAYSERİ GENEL BİLGİLER

08 Kasım 2010 Yazan  
Kategori ILLer Ve ILçeLer

KAYSERİ

GENEL BİLGİLER

Yüzölçümü: 16.917 km²

Nüfus: 943.484 (1990)

İl Trafik No: 38

Kayseri tarih boyunca Anadolu’nun önemli ticaret merkezlerinden biri olmuştur. Ticaretin yanı sıra, görkemli Erciyes Dağı ve gelişen kış turizmi potansiyeli ve lezzetli yemekleriyle görülmeye değer bir orta Anadolu şehridir.

İLÇELER:

Kayseri (merkez), Akkışla, Bünyan, Develi, Felahiye, Hacılar, İncesu, Kocasinan, Melikgazi, Özvatan, Pınarbaşı, Sarıoğlan, Sarız, Talas, Tomarza, Yahyalı, Yeşilhisar’dır.

Kocasinan: Büyükşehir statüsündeki ilin iki merkez ilçesinden birisidir, ilçe merkezinde; Hacı Kılıç Cami, Mimarsinan (Kurşunlu) Cami, Gıyasiye ve Şifahiye (Tıp Tarihi Müzesi) Medresesi., Sahabiye Medresesi, İlçe çevresinde ise; Kültepe-Kaniş-Karum ve Hıdırilyaz Köşkü gezilebilecek yerlerdir.

Melikgazi: Kayseri’de iki merkez ilçeden biriside Melikgazi ilçesidir. İlçe merkezinde; Kayseri Kalesi ve Surları, Ulu Cami (Cami Kebir), Gülük Cami, Hunat Hatun Külliyesi, Han Cami, Köşk ve Hatuniye Medreseleri, Döner Kümbet, Çifte Kümbet, Sırçalı Kümbet, Seyyid Burhaneddin Türbesi, Hunat, Kadı ve Seladdin Hamamları, Arkeoloji, Etnografya, Atatürk Evi ve Esnaf ve Sanatkarlar Müzeleri, ilçe çevresinde ise; Gesi ve çevresinde Anadolu sivil mimarisinin en güzel örneklerini teşkil eden Kayseri Evleri ve yöreye has Kuş Evleri, Mimar Sinan’ın doğum yeri olan Ağırnas kasabasında bulunan Mimar Sinan’ın doğduğu ev, yer altı şehri ve kiliseler gezilmeye ve görülmeye değer önemli yerlerdir.

Bünyan: İl merkezine 45 km. uzaklıkta bulunan ilçe el dokuma halıları ile ünlüdür. İlçeye bağlı Karadayı köyünde bulunan Karatay ve Kayseri-Sivas karayolu üzerindeki Sultanhanı önemli eserlerdir.

Develi: İl merkezine Erciyes Dağ yolundan 45 km. uzaklıkta bulunan ilçe merkezinde; Sivas Hatun (Ulu) Cami, Dev Ali Türbesi, Seyyid Şerif Türbesi, Hızır İlyas Türbesi ve ilçeye bağlı Gümüşören köyü yakınlarında bulunan Hitit dönemine ait Fraktin Kabartması ile İmamkulu kaya kabartması gezilebilecek yerlerdir.

Talaş: İl merkezine 6 km. uzaklıkta bulunan ilçe özellikle 19. Yüzyılda Türk, Rum ve Ermenilerin birlikte yaşadığı önemli bir merkezdir.

Yeşilhisar: Kayseri’ye 69 km. uzaklıkta ve ilçemize bağlı Erdemli köyünde bulunan, Erdemli Vadi’sinde göz kamaştırıcı bir tabiat içerisinde manastır, kilise ve kaya mekanlar bulunmaktadır. İlçe sınırları içerisinde bulunan ve Kapadokya’nın bağlantısı olan Soğanlı vadisi ilçenin önemli turizm merkezleridir.

NASIL GİDİLİR?

Karayolu : Kayseri günümüzde Karayollarının önemli bir kavşak noktasındadır. Kuzeybatıda Ankara’dan gelen devlet yolu ile güneyden Adana ve Niğde’den gelen yol, Kayseri şehir merkezinin 15 km. kuzeybatısında Boğazköprü mevkiinde birleşir. Buradan doğuya yönelen yol şehir çıkışında ikiye ayrılır ve yollardan biri Samsun-Sivas, diğeri de Malatya eksenine bağlanır. Bu haliyle Kayseri’den Türkiye’nin her tarafına ulaşım imkanı vardır.

Otogar Tel: (+90-352) 336 43 73

Demiryolu : İstanbul ile Ankara’nın doğu ve güneydoğu Anadolu Bölgesindeki illere bağlantısı Kayseri üzerinden gerçekleşmektedir. Afyonkarahisar, Konya, Karaman ile güneyde Mersin, Adana’dan gelen demiryolu hattı il merkezinin kuzey batısındaki Boğazköprü istasyonunda Ankara hattına bağlanmaktadır.

İstasyon Tel: (+90-352) 231 13 13

Havayolu: Şehir merkezine 6 km. uzaklıkta bulunan Erkilet Havaalanından THY, Kayseri-İstanbul-Kayseri olmak üzere yaz ve kış çerçevesinde her gün karşılıklı seferler düzenlenmektedir.

Erkilet Hava Limanı Tel: (+90-352) 338 33 53 – 337 52 44

THY Şehir İçi Bürosu Tel: (+90-352) 222 38 58

GEZİLECEK YERLER

Müzeler ve Örenyerleri

Müzeler

Arkeoloji Müzesi

Adres: Gültepe Mah. Kışla Cad.

No:2 – Kayseri

Tel: (352) 222 21 49

Etnografya Müzesi

Adres: Gavremoğlu Mah.

Huani Hatun Medresesi – Kayseri

Tel: (352) 222 21 48

Kayseri Müzesi

Örenyerleri

Kültepe – Karahöyük Köyü Soğanlı – Yeşilhisar

Kültepe Ören Yeri: Kayseri-Sivas karayolunun 20. km.sinden, yolun 2 km. kuzeyinde yer alan yüksekliği 22 m. çapı 500 m.yi bulan bir höyük tepe ile onun etrafını çeviren Karum adı verilen aşağı şehirden ibarettir. Dünyaca tanınan bu açık hava müzesi ilk olarak 1881′de dikkati çekmiştir. Yapılan kazılarda Kültepe’de, Asur, Genç Hitit, Roma-Pers ve Tabal Dönemlerine ait eserler ve bulgular ele geçirilmiştir. Bu eserlerin en önemlileri Asur dilinde yazılmış çivi yazılı tabletlerdir. Bunlar Anadolu’nun en eski yazılı belgeleridir.

Şehir Surları ve Kalesi: Cumhuriyet Meydanında bulunan Kayseri Surları ve Kalesi 3. yy. ortasında inşa edilmiş, 6.yy. ortasında da daraltılmış ve tamir edilmiştir. Kayseri şehrinin tarihi kalesi iki kısımdan ibarettir: dış sur ve burçlardan meydana gelen dış kale ve iç kale.

İnanç Turizmi

Şehir merkezinde bulunan Ulu Cami, Güllük, Han, Hacıkılıç, Kurşunlu ve Kale camileri kentin önemli camileridir. Merkezdeki Avgunlu, Çifte, Sırçalı, Şah Kutlu Hatun, Ali Cafer, Köşk kümbetleri ile Melik Mehmet Gazi ve Seyyit Burhanettin türbeleri önemli olanlarıdır.

Sahabiye Medresesi, Hunat Medresesi, Seraceddin Medresesi, Köşk Medresesi, Hatuniye Medresesi Kayseri’nin önemli medreseleridir.

Kayseri-Adana yolu istikametinde, Kayseri’ye 70 km. uzaklıktaki Erdemli vadisi içerisinde manastır, kiliseler ve kaya mekanları görülmeye değerdir.

50′ye yakın kaya kilisesi ve mağaranın bulunduğu Soğanlı Vadisi önemli bir turistik merkezdir.

Han ve Kervansaraylar

Sultanhanı Kervansarayı:  Kayseri-Sivas karayolunun 50.km.sinde bulunmaktadır. Selçuklu Sultanı 1. Alaattin Keykubat zamanında (1232-1236) yapılmıştır. Kervansaray kapı süslemesi ve iç mimarisi ile ön plana çıkmıştır. 

Karatay Kervansarayı:  Bünyan İlçesi, Karadayı köyünde bulunan Kervansarayı 1255 yılında Selçuklu vezirlerinden Celalettin Karatay yaptırmıştır.Türbe ve sütunlarındaki kabartmalar Selçuklu taş işlemeciliğinin güzel örneklerindendir

Kara Mustafa Paşa Kervansarayı:  İncesu ilçesinde bulunan ve camisi, medresesi otuz dükkanlık alışveriş yeri ile bir külliye olan bu eseri, 1660 yılında Osmanlı vezirlerinden Merzifonlu Kara Mustafa Paşa yaptırmıştır.

Vezir Han:  Şehir içi Kapalı Çarşının yanında bulunan bu iki katlı han, Damat İbrahim Paşa tarafından 1727 yılında yaptırılmıştır. İlginç mimarisi ile dikkati çeken hanın ortasında bir çeşme vardır.

Bedesten:  Kapalı çarşının içinde bulunan bedestenin, üç büyük kubbe ve kubbeciklerden meydana gelen tavan örtüsü mevcuttur. 1497 yılında yaptırılmıştır.

Kapalı Çarşı: Türkiye’nin dört büyük kapalı çarşısından biri olan ve dört giriş kapısı bulunan Kayseri Kapalı Çarşısı, 1859 yılında halk tarafından yaptırılmıştır.

Kaplıcalar

Bayramhacı Kaplıcası:  Kayseri’nin 65 km. batısında, Bayramhacı köyüne 1,5 km. uzaklıkta yer alan kaplıcada 55 oda 140 yatak kapasitesi, iki erkek, iki bayan olmak üzere toplam dört havuzla hizmet vermektedir. Kaplıcanın 38ºC / 40ºC sıcaklığındaki suyun romatizma, deri, kalp ve kan dolaşımı, solunum yolu ve kadın hastalıkları tedavisinde yararlı olmaktadır.

Tekgöz Kaplıcaları:  Kayseri’ye 33 km. uzaklıkta Kocasinan ilçesi Yemliha kasabasında bulunan kaplıcada, biri erkek biri bayan olmak üzere iki havuz mevcuttur. Kaplıcanın 43ºC sıcaklığındaki suyu; romatizma, deri, solunum yolu, böbrek ve idrar yolları, kadın hastalıkları tedavisinde yararlı olmaktadır.

Milli Parklar ve Korunan Alanlar

Aladağlar Milli Parkı

Sultansazlığı Koruma Alanı

Mesire Yerleri

Kapuzbaşı Takım Şelaleri: Yahyalı İlçesine 76 km. uzaklıkta olan ve boyları 30-50 m. arasında değişen yedi ayrı dizi halinde akan Yahyalı Şelaleleri Zamantı nehrine karışmakta ve bu nehirlerle birlikte Seyhan’a ulaşmaktadır.Debisi ve yüksekliği ile dünyanın belli başlı şelalelerinden olan Yahyalı Şelaleleri, görüntüsü ile insanları büyüleyen bir tabiat harikasıdır.

Kuş Gözlem Alanı

Palas Gölü

Sultansazlığı

Aladağlar

Sportif Etkinlikler

Kayak Merkezi: Kayseri’de bulunan Erciyes Kayak merkezi, ülkenin önemli kayak alanlarından biridir.

Doğa Yürüyüşü Aladağlar, Hacer Boğazı ve Yedigöller mevkii trekking ve doğa yürüyüşü için uygun bölgelerdir.

Rafting:  Aladağlar Milli Parkı alanında yer alan Zamantı ırmağında rafting yapılmaktadır.Zamantı ırmağı üzerinde biri 1 km. olmak üzere iki doğal köprü bulunmaktadır. Ayrıca amatör raftingciler için Kızılırmak’ta rafting yapılacak parkurlar tespit edilmiştir.

Hava sporları:  Kayseri, hava sporları için elverişli alanlara sahiptir.

COĞRAFYA

İç Anadolu’nun Kızılırmak bölümünde, kuzeyde Yozgat ve Sivas, batıda Niğde ve Nevşehir, güneyde Adana, güneydoğusunda Kahramanmaraş ve doğuda Malatya illeri arasında yer alır. Denizden yüksekliği 1050m.dir. İlde, İç Anadolu Bölgesi’nin tamamında olduğu gibi, bozkır iklimi hüküm sürer. Yazlar sıcak ve kurak, kışın ise soğuk ve yağışlı geçer.

TARİHÇE

Kayseri, Orta Anadolu’da 3917 m. yüksekliğindeki Erciyes Dağı eteklerinde kurulmuş, 6000 yıllık tarihi olan en eski yerleşme yerlerinden biridir. M.Ö. 4000′den yani, Kalkolitik Çağlarından başlayarak Asur, Hitit, Frig, Roma,Bizans, Selçuklu ve Osmanlı Dönemleri’nde önemli bir kültür ticaret merkezi olmuştur.

NE YENİR?

Pastırma ve Sucuk, Kayseri’nin meşhur mantısı (yağ, tepsi, vs) mutlaka tadılmalıdır.

Kayseri’den Yemek Tarifleri

Kesme çorba

Malzemeler:

2 su bardağı un

1 adet yumurta

1 çay bardağı su

2 yemek kaşığı kıyma

1 yemek kaşığı margarin

1 yemek kaşığı salça

4 su bardağı su

Tuz karabiber ve nane

Hazırlanışı: Yumurta, un, tuz ve 1 çay bardağı su ile hamur hazırlanır ve açılır, ince şeritler halinde kesilir. Su kaynatılır, kesilmiş olan hamurlar ilave edilir. Kıyma ve salça eklenir, kaynatmaya devam edilir. Hamurlar pişince üzerine yağda  kızdırılmış nane dökülerek servis edilir.

Kağıtta pastırma

Malzemeler:

100 gr ince dilimlenmiş pastırma

2 adet domates

3 adet sivri biber

1 yemek kaşığı tereyağı

4 sap maydanoz

6 dilim limon

6 alüminyum folyo (15×15 cm)

Hazırlanışı: 15×15 cm ebadında kesilmiş 6 alüminyum folyonun içi tereyağı ile yağlanır. Folyoların içine ikişer dilim pastırma yerleştirilir. Pastırmaların üzerine sırasıyla domates dilimleri, sivri biber, maydanoz ve limon dilimleri yerleştirilir ve  fındık büyüklüğünde tereyağı eklenerek kapatılır. Orta hararetli fırında 20-25 dakika pişirin.

Havleter

Malzemeler:

1/2 çay bardağı su

1 fincandan bir parmak eksik buğday nişastası

1 fincan pekmez

3 yemek kaşığı sıvı yağ

Hazırlanışı: Tüm malzeme karıştırılır. Teflon tencerede 3 yemek kaşığı sıvı yağ kızdırılır, karışım dökülür. Karıştırarak pişirilir. Kaşığı tutunca ateş kısılır, tencerenin ağzı kapatılır. Sık sık ezerek karıştırılır. Sünger parçaları gibi ayrılınca karıştırma bırakılır. Servis tabağına alınarak servis edilir.

NE ALINIR?

Bünyan ve Yahyalı halısı ile ünlü olan Kayseri’de pastırma ve sucuk alınması gereken yiyecek malzemeleridir.

LİNKLER

Kayseri Valiliği              http://www.kayseri.gov.tr

Kayseri Belediyesi        http://www.kayseri-bld.gov.tr

Kayseri Sanayi Odası    http://www.kayso.org.tr

Talas Belediyesi            http://www.talas-bld.gov.tr

Melikgazi Belediyesi      http://www.melikgazi-bld.gov.tr

Ağırnas Belediyesi        http://www.agirnas.beldesi.com

YAPMADAN DÖNME

Erciyes Dağında kayak, trekking yapmadan,

Erdemli ve Soğanlı Vadisindeki kaya kiliselerini görmeden,

Kapuzbaşı Şelalelerinde piknik yapmadan,

Kayseri Kalesi ve Tıp Tarihi Müzesini gezmeden,

Pastırma ve Sucuk tatmadan,

Yöresel El Dokuma ve Bünyan ya da Yahyalı halıları almadan,

 …Dönmeyin

KASTAMONU GENEL BİLGİLER

08 Kasım 2010 Yazan  
Kategori ILLer Ve ILçeLer

KASTAMONU

GENEL BİLGİLER

Yüzölçümü: 13.108 km²

Nüfus: 423.611 (1990)

İl Trafik No: 37

Eski bir yerleşim merkezi olan Kastamonu il merkezi ve ilçelerinde bir çok eski eser ziyarete açıktır. Belli başlıları Araç, Taşköprü, Küre, Abana ilçeleri sit alanı kapsamındadır. Taşköprü’de Zımbıllı Tepe (Pompeipolis), İnebolu’da Abeş Kalesi, Geriş Tepesi, Çatalzeytin’de Ginolu Koyu, Cide İlçesinde Gideros Koyu arkeolojik sit alanıdır.

İLÇELER:

Kastamonu ilinin ilçeleri; Abana, Ağlı, Araç, Azdavay, Bozkurt, Cide, Çatalzeytin, Daday, Devrekani, Doğanyurt, Hanönü, İhsangazi, İnebolu, Küre, Pınarbaşı, Seydiler, Şenpazar, Taşköprü ve Tosya’dır.

Araç: İl merkezine 44 km uzaklıkta bulunan ilçe Kastamonu – Karabük karayolu üzerindedir.

Cide: İl merkezine uzaklığı 146 km.dir. 12 km kumsalı olan Cide, konumu gereği tarih boyunca İpek Yolu üzerinde önemli bir liman olma özelliğini sürdürmüştür.

Daday: İl merkezine uzaklığı 32 km. dir. Atatürk 23 – 31 Ağustos 1925′te “Şapka ve Kıyafet İnkılabı” dolayısıyla Kastamonu’ya geldiğinde ilçeyi ziyaret etmiş ve Köpekçioğlu Konağında misafir edilmiştir.

Devrekani: İl merkezine uzaklığı 29 km.dir. Eski bir yerleşim merkezi olan Devrekani höyük ve harabeleri, çeşme ve camileri ile arkeolojik yönden zengindir. 23 – 31 Ağustos 1925 Kastamonu ziyaretlerinde Atatürk 28 Ağustosta ilçeyi ziyaret etmiş, Bozkocatepe – Kurukavak Köyünde ormanlık bir alanda bulunan Müftüoğlu Mehmet Bey’in çiftliğinde misafir edilmiştir.

Hanönü: İl merkezine uzaklığı 69 km. dir. Kastamonu’ nun en önemli yatırlarından, türbesi şehir merkezinde bulunan Şeyh Şaban-ı Veli İlçenin Çındar Köyünde M.1471 yılında doğmuştur. İlçede Mayıs ayı ilk haftasında “Şeyh Şaban-ı Veli Anma Haftası” Ekim ayının ilk haftası Panayır düzenlenmektedir.

İhsangazi: İl merkezine uzaklığı 37 km. dir. İlçenin İsalar Mahallesinde bulunan Haraçoğlu Camii ve Türbesi tarihi ziyaret yeridir.

İnebolu: İl merkezine 97 km uzaklıktadır. İlçe merkezi kentsel sit alanıdır. 347 tescilli yapı bulunmaktadır. Abeş Tepesi ve Geriş Tepesi Arkeolojik Sit Alanı olarak tescillidir.

Küre: İl merkezine uzaklığı 61 km.dir. İlçede bulunan Doğanlar Kalesi M.Ö. 1700 – 1100 yıllarında yapılmıştır. Küre orman içi yayla turizmi için elverişli ve tabii güzellikleri olan bir ilçedir. Yaralıgöz Dağı eteklerindeki kanyon görülmeye değerdir.

Pınarbaşı: İl merkezine 92 km uzaklıktadır. Ilıca köyünde bulunan Roma Dönemi “Ayazma” da ılık su hala mevcuttur. Aynı köyde Devrekani Çayı üzerinde şelale görülmeye değer yerlerdir. İlçenin Sümenler Köyü sınırları içinde Sorkun yaylası yakınında bulunan dağlık alanda Ilgarini Mağarası turizm için önemli bir potansiyel arz etmektedir.

NASIL GİDİLİR?

Kastamonu, Sinop limanına giden İpek Yolu güzergahlarının kavşak noktasında yer almaktadır. Otobüs Terminali İl merkezindedir.

6 ilçesi deniz kıyısında olan Kastamonu’nun İnebolu İlçesi’nde küçük tonajlı gemilerin yük alıp boşaltabilecekleri bir liman bulunmaktadır. Ayrıca, Cide, Abana, Çatalzeytin ilçelerinde küçük limanlar mevcuttur.

Kastamonu havaalanı yapım çalışmaları sürmektedir.

Otogar ve Otobüs Şirketleri Telefonları

Merkez Otogar: Tel: 0 366 214 12 12 – 214 86 79 – 214 64 12

Şehiriçi Terminal: 0 366 214 64 12

Seydiler: 0 366 668 44 48

Küre: 0 366 751 26 53

İnebolu: 0 366 811 39 30 – 811 38 37

Evrenye: 0 366 821 60 08

Araç: 0 366 362 11 11

Devrekani: 0 366 638 13 51

Kastamonu Özlem

İstanbul – Yeni Otogar: 0 212 568 06 13 – 658 06 14

İstanbul Harem Garajı: 0 216 341 03 20

İzmit: 0 262 335 11 53 – 335 12 94

Bursa: 0 224 254 72 37 – 252 26 98

Balıkesir: 0 266 245 54 55-56

İzmir: 0 232 486 10 28 – 486 26 11

Ankara Dışkapı: 0 312 52 10

Ankara Terminal: 0 312 309 22 19

Karabük: 0 372 415 07 77

Samsun: 0 362 238 39 05

Havza: 0 362 714 12 13

Kastamonu Metro Turizm

Kastamonu (Merkez Otogar): 0 366 214 27 27

Kastamonu (Merkez Şehiriçi): 0 366 212 39 98

İstanbul (Yeni Otogar): 0 212 658 27 11

İstanbul (Harem): 0 216 391 81 30

Ankara (Aşti Terminal): 0 312 224 00 12

Kastamonu Ünal

Merkez Otogar: 0 366 214 11 11 – 212 59 69

Merkez Şehiriçi:0 366 212 55 54

Taşköprü: 0 366 417 10 44 – 417 44 46

Hanönü: 0 366 417 55 75

Ankara (Aşti-Yazıhane No:51): 0 312 224 01 37

Dışkapı: 0 312 311 21 61

İstanbul (Yeni Otogar Per.34): 0 212 658 04 24 – 658 13 58

İstanbul-Harem (Per:22): 0 216 333 40 59

İzmit (Per.34): 335 26 73

Samsun: 0 362 228 13 66

Havza: 0 362 714 11 41

Kastamonu Huzur Expres

Kastamonu: 0 366 214 10 39 – 214 72 72

Taşköprü: 0 366 417 43 55

Araç: 0 366 362 11 11 – 362 12 35

Daday: 0 366 616 23 50

İstanbul – Yeni Otogar Tel: 0 212 658 21 17 – 658 08 46

İstanbul Harem Garajı Tel: 0 216 332 21 09

Ankara Dışkapı Tel: 0 312 311 21 61

Ankara Aşti (Per.38) Tel: 0 312 224 01 37 – 224 02 37

GEZİLECEK YERLER

Müzeler ve Örenyerleri

Müzeler

Arkeoloji Müzesi

Adres: İsfendiyarbey Mah. Cumhuriyet Cad. No:6 – Kastamonu

Tel: (366) 214 54 56

Etnografya Müzesi

Adres: Hepkebirler Mah. Sakarya Cad. – Kastamonu

Tel: (366) 214 01 49

Kaleler

Kastamonu Kalesi

Kentin görkemli anıtlarından olan Kalenin ilk kez Bizans döneminde yapıldığı düşünülmektedir. Sağlam olan iç kalenin temel kısmı Bizans, üst bölüm Candaroğulları dönemine aittir.

Zımbıllı Tepe Höyüğü (Pompeipolis)

Taşköprü ilçe merkezi yakınındaki bulunan bu antik kent M.Ö. 64 yılında Romalılar tarafından Paphlagonia eyaletinin merkezi olarak kurulmuştur. Yapılan arkeolojik kazılarda birçok eser ve mozaikler ortaya çıkarılmıştır.

Cami ve Külliyeler

Atabey Camisi

Kent merkezindeki bu cami, 1273′te Candaroğulları döneminde yapılmıştır. Kapıdan mihraba doğru uzanan ahşap sütunlar nedeniyle halk arasında 140 direkli diye bilinen yapının kesme taştan kısa minaresi Selçuk dönemi özelliklerini taşımaktadır.

İbni Neccar Camisi

Kent merkezinde bulunan bu cami 1353 yılında yaptırılmıştır ve çeşitli onarım ve eklerle günümüze gelmiştir. Sivri kemer içindeki kapısı ahşap oymacılığının güzel örneklerindendir.

Mahmut Bey Camisi

Kent merkezinin 20 km. kuzeybatısında Kasaba Köyündedir. Selçuklu ve Beylikler dönemi ahşap camiler geleneğinin güzel örneklerindendir. 1388′de Candaroğlu Mahmut Bey tarafından yaptırılmıştır. Ahşap kapı kanatları eski yazı ve bitkisel motiflerle süslüdür. Düz ahşap üzerine renkli boya ile yapılan kalem işleri de çok başarılıdır.

İsmail Bey Külliyesi

Candaroğlu İsmail Bey (1443-1480) Kastamonu’da 1451 yılında cami, türbe, hamam, medrese, imaretten oluşan bir külliye yaptırmıştır. Türbenin ön yüzündeki taş işçiliği ilginçtir.

Hanlar

İsmail Bey Hanı (Kurşunlu Han)

Kastamonu’da, Aktarlar Çarşısında bulunan bu hanın kuzey ve güneyinde olmak üzere iki kapısı vardır.

Deve Hanı

Kastamonu’da, İsmail Bey Külliyesi arkasındadır. İsmail Bey’in vakfiyesinde külliye ile birlikte inşa edildiği yazılıdır. Yapının ön yüzü kesme taş, yan duvarları moloz taştan yapılmıştır.

Urgan Hanı

Kastamonu’da, Nasrullah Camisi yanında bulunan Urgan Hanı, 1748 yılında yaptırılmıştır.

Gökçeağaç Hanı

Hanönü ilçe merkezinde bulunan bu hanın Jüstinyen zamanında kilise olarak yapıldığı, daha sonra Türkler tarafından kervansaray olarak kullanıldığı ileri sürülmektedir.

Kastamonu Evleri

İl merkezinin Akmescit, Hepkebirler, Atabey ve İsmailbey mahallelerinde özgünlüğünü yitirmemiş, geleneksel Türk evi ve yakın dönem Osmanlı sivil mimarisi örnekleri bulunmaktadır.Bu tür geleneksel evleri, il merkezindeki kadar yoğun olmamakla birlikte, Taşköprü, Küre, İnebolu, Araç ve Abana gibi ilçelerin eski mahallelerinde de görmek mümkündür.

Plajlar

Kastamonu’da arkeolojik ve tabii sit alanı doğal güzelliğe sahip Cide Gideros Koyu, Cide İlçesi Plajı, Merkez, Kumluca, Akbayır Köyü Kumsalı , Doğanyurt’da Kadınlar Plajı, İnebolu’da Boyranaltı Plajı, Gemiciler Köyü Plajı, Bozkurt’da, Yakaören (İlişi) Köyü Plajı, Abana’da Halk Plajı, Tatil Köyü Plajı ve Çatalzeytin’de Ginolu Plajı Tabii Sit Alanı bulunmaktadır.

Milli Parklar ve Korunan Alanlar

Ilgaz Dağı Milli Parkı

Küre Dağları Milli Parkı

Kastamonu Tabiat Anıtları

Mağaralar

Pınarbaşı ilçesinde Ilgarini (Ilvarini) Mağarası , Küre ilçesinde Sarpunalınca Mağarası , Şenpazar ilçesinde Kuyluç Mağarası görülmeye değer mağaralardır.

Yaylalar

Kastamonu’nun Araç İlçesinde Munay, Fındıklı, Sıragömü,Kirazlı, Başköy Yaylaları; Daday İlçesinde Oluklu Yaylası; Azdavay İlçesinde Suğla yaylası; Küre İlçesinde, Belören yaylası; Tosya İlçesinde Kösem yaylası, Dipsizgöl, Yeşil göl, Sekiler Yaylası bulunmaktadır.

Kuş Gözlem Alanı

Ilgaz Dağları

Sportif Faaliyetler

Kayak Merkezi: Kastamonu ve Çankırı il sınırlarında kalan Ilgaz Dağında kayak tesisleri bulunmaktadır.

Atlı Doğa Yürüyüşü: Daday’da buluan At çiftliğinde Atlı Doğa Yürüyüşü yapılmaktadır. Araç yaylaları atlı doğa yürüyüşü için son derece elverişlidir.

Avcılık: Taşköprü Koyguncu- Bağdemci, Donalar-Dereköy hattı, Küre Belören köyü-Kirazcık-İmamoğlu-Alasökü-Şehirören hattı, Elekdağı-Oymaağaç-Sökü-Bademçambaşı-Paşa-Gündoğdu hattı av turizmine müsait alanlardır. Çatalzeytin İlçe ve köylerinde domuz sürek avı yapılmaktadır. Ayrıca Devrekani ilçesindeki Beyler Barajı, Daday ilçesindeki Yumurtacı Göleti balık avcılığına müsaittir.

Gençlik Kampları: Kastamonu’da Turizm Bakanlığı Turizm Eğitim Merkezi bulunmaktadır.

COĞRAFYA

Kastamonu ili, kuzeyde Karadeniz sahiline paralel olarak yükselen Küre (İsfendiyar) Dağları, güneyde güneybatı-kuzeydoğu yönünde uzanan Ilgaz Dağları ile dağlık bir bölge konumundadır.

İlin en yüksek noktası Ilgaz Dağları üzerindeki Hacet Tepesidir (2 565 m.). En önemli vadileri, Daday ve Taşköprü ovalarını içine alan Gökırmak ile Devrez vadileri olup; Araç ve Devrekani çayları, Gökırmak ve Devrez Çayı ilin önemli akarsularıdır. Zonguldak ve Sinop’u birbirine bağlayan 135 km. uzunluğundaki kıyı şeridi ile de Karadeniz sahilinde yer almaktadır.

İl sınırı içinde iklim iki farklı özellik gösterir. Sahil boyunca bol yağışlı ve ılıman bir iklim, iç kesimlerde ise soğuk ve kurak karasal iklim hakimdir.

TARİHÇE

Kastamonu ve çevresinde ele geçen buluntular, ilk yerleşimin Paleolitik Döneme dayandığını göstermektedir. Yöreye daha sonra Hititler, Persler, Makedonlar, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular, Çobanoğulları, Candaroğulları ve Osmanlılar hakim olmuşlardır.

NE YENİR?

Kastamonu ili zengin bir mutfağa sahiptir. Her pazar fırınlarda pastırmalı ekmek veya etli ekmek yaptırılır.

Tarhana çorbası, ana-kız çorbası, ecevit çorbası, külbastı, mıklama, kapatma, kavurma, erişte, köle hamuru, banduma, kaygana, cırık, biryan kebabı, mantı, haluçka, simit tiriti, mısır çöreği, baklava, kaşık helvası, pekmezli un helvası, çekme helva, hasüde yörenin sevilen yemek ve tatlılarındandır.

Kastamonu’dan Yemek tarifleri

Kızılcık tarhana çorbası

Malzemeler:

5 yemek kaşığı kızılcık tarhana

1 adet soğan

5 diş sarımsak

1/2 yemek kaşığı margarin

tuz

Tarhananın Yapılışı: Ağaç dalında yumuşamış kızılcıklar çekirdeklerinden ayrılır unla birlikte yoğrulur güneşte kurutulur. Daha sonra bu parçalar ufalanır.

Hazırlanışı: Soğan ince ince doğranır. Bir tencerede yağ eritilir ve soğanlar pembeleşene kadar kavrulur. 4 su bardağı su, tarana ve tuz ilave edilir. Karıştırarak pişirilir. İndirmeye yakın dövülmüş sarımsaklar ilave edilir, bir iki taşım daha kaynatılır. Sıcak servis edilir.

Pırasa dolması

Malzemeler:

1 kg pırasa

2 adet soğan

250 gr kıyma

2 yemek kaşığı pirinç

2 adet yumurta

1 limon

1 yemek kaşığı salça

1 yemek kaşığı sıvıyağ

maydanoz, tuz, karabiber

Hazırlanışı: Pırasaların kalın beyaz kısımları 6 cm boyunda yeşil kısma kadar kesilir. Yıkanır ve az su ile biraz haşlanır, süzülür. Etli dolma içi hazırlanır. Pırasaların her katı açılır ve dolma içi ile doldurulur. Su ve yağ ilave edip orta hararetli ateşte pişirilir. Ocaktan indirmeye yakın yumurta sarısı ve limon suyu ile hazırlanan terbiye karıştıra karıştıra yemeğe ilave edilir. Bir taşım daha kaynatılır, servis edilir.

Pirinçli mantı

Malzemeler:

2 su bardağı un

1 su bardağı su

1.5 su bardağı et suyu

İç malzemesi:

1 su bardağı pirinç

1/2 demet maydanoz

1 adet soğan

1/2 su bardağı su

1/2 çay bardağı sıvıyağ

tuz karabiber

Hazırlanışı: Un tuz su yoğrularak çok sert bir hamur yapılır. Diğer tarafta soğan küçük küçük doğranır, yağda pembeleşene kadar kavrulur. Pirinçler ilave edilir ve bir iki dakika daha kavrulur. Su tuz karabiber eklenir ve suyunu çekene kadar pişirilir. Ateşten aldıktan sonra maydanoz ilave edilir. Hamur açılır küçük kareler halinde kesilir. Ortalarına iç malzemesi konur. Karelerin dört kenarından tutarak ortada birleştirilir. 200 dereceye ayarlanmış fırında 50 dakika pişirilir. Üzerine 1.5 su bardağı  et suyu dökülür, sade veya yoğurtla birlikte servis edilir.

NE ALINIR?

Yöresel dokumalar, yalnızca tırnak ile ve pamuk ipliği kullanılarak değişik motiflerin yapıldığı çarşaf bağları, oyalar, baskı tekniği ile bezenen havlu ve masa örtüsü gibi malzemeler, ağaç oyma işleri, saz ve bağlama gibi müzik aletleri, söğüt ağacından yapılan gazetelik, şeker kutusu, ekmek sepeti gibi eşyalar, çeşitli ağaçlardan yapılan tespihler, şimşir çatal-kaşıklar, Tosya çakıları ve bakır işleri yöreden alınabilecek özgün hediyelik eşyalardır.

Alışveriş merkezleri Nasrullah Meydanı, Belediye Caddesi ve Banka Sokakta yoğunlaşmıştır. İplikçiler Çarşısında yöresel dokuma ve hediyelik eşyalar bulmak mümkündür.

LİNKLER

Kastamonu Valiliği        http://www.kastamonu.gov.tr

YAPMADAN DÖNME

Arkeoloji ve Etnografya Müzesi ve Kale’yi gezmeden,

Hükümet Konağı, Zınbıllı Tepe, Nasrullah Kadı Külliyesi, Yakup Ağa Külliyesi, İsmail Bey Külliyesi, Dokuma Atölyesi ve El Sanatları Atölyesi’ni görmeden,

Etli – Pastırmalı Ekmek, Biryan, Çekme Helvası yemeden,

Yöresel Dokuma ve Yöresel El Sanatları Ürünleri’nden almadan,

23 – 31 Ağustos Şapka ve Kıyafet İnkılabı Etkinlikleri, Mayıs ayı ilk haftası “Şeyh Şaban-ı Veli ve Kastamonu Evliyalarını Anma Haftası” ve İlçe Panayırları etkinliklerine katılmamadan,

…Dönmeyin

KARAMAN GENEL BİLGİLER

08 Kasım 2010 Yazan  
Kategori ILLer Ve ILçeLer

KARAMAN

GENEL BİLGİLER

Yüzölçümü: 9.237 km²

Nüfus: 217.536 (1990)

İl Trafik No: 70

Karaman, İç Anadolu Bölgesi’nin güneyinde, Konya-İçel-Antalya illeri arasında bulunan önemli bir ticaret, kültür ve sanat merkezidir. M.Ö.8000′lerden itibaren iskan edilen Karaman ve yöresi, yeraltı şehirleri, mağaraları, inanç merkezleri gibi turistik çekiciliklerinin yanı sıra yaylaları ve doğal güzellikleri, zengin el sanatları örnekleri ile de ziyaretçileri büyülemektedir.

İLÇELER:

Karaman (merkez), Ayrancı, Ermenek, Kâzımkarabekir.

Ayrancı: Ayrancı, tarihte Hititlerin sınırları içinde, daha sonra da Asurlular Krallığının toprakları arasında bulunmuştur. Toroslara kadar uzanan vadi üzerinde 12 köprü bulunmaktadır. Yapı tarzları Osmanlı mimarisinin izlerini taşımaktadır.

Başyayla: İlçe, Orta Torosların eteklerinde bir vadi içerisinde kurulmuş yeşil ve şirin bir beldemizdir. İlçede el değmemiş tarihi ve turistik değerler, önemli yayla ve mesire yerleri mevcuttur. Bunların en önemlileri Tozmugar ve Dibekli yaylalarıdır. Tozmugar’daki mağarada sarkıt ve dikitler mevcut olup, mağaraya ayrı bir güzellik katmaktadır.

Ermenek: Ermenek tarihte ilk yerleşimin görüldüğü yerlerden birisidir. Meraspolis Mağarası, ikizin Hitit kabartması, Lahit ve Heykeller, Görmel Köprüsü, Ermenek Kalesi, Mennan Kalesi, Tol Medresesi ve Zeyve Pazarı ile Ermenek turizm açısından zengin ilçelerden  birisidir.

Kazımkarabekir: Konya ile Karaman arasında bir geçit yeri olan Kâzımkarabekir tarihi araştırmalardan elde edilen sonuçlara göre Hititlere kadar uzanan çağlar boyu çeşitli medeniyetlere beşiklik etmiştir. Romalılar tarafından bir üs olarak kullanılmıştır.

Sarıveliler: Turcalar ve Küçükkarapınar köylerinin birleşmesiyle 1967 yılında kasaba olmuş, 1989 yılında da ilçe olmuştur. İlçenin Romalılar devrinde kurulmuş olabileceği tahmin edilmektedir. İlçe, yeşillikler arasında serpiştirilmiş evleri ve genişçe bir saha üzerinde yayılmış durumda olup, görünüş itibariyle güzel ilçedir. Balı, kirazı, cevizi meşhurdur. Otlak ve meralarıyla tanınmış Barçın yaylası bu ilçededir.Hayvancılığa bağlı olarak Kilimcilik ve halıcılık da yapılmaktadır.

NASIL GİDİLİR?

Karayolu: Terminal kent merkezine yaklaşık 3 km. uzaklıktadır. Terminale belediye otobüsleri, dolmuş ve özel taksiler çalışmaktadır.

Otogar Tel:: (+90-338) 213 24 65

Demiryolu: Tren garı kent merkezine. 1 km. uzaklıktadır.

İstasyon Tel: (+90-338) 213 33 60

Havayolu: İl’de Havaalanı yoktur.

GEZİLECEK YERLER

Müzeler

Karaman Müzesi

Karaman Müzesi Karaman ve çevresindeki tarihi buluntuların sergilendiği müze, 1980 yılında şimdiki binasına taşınmıştır. Şehrin merkezinde, Hatuniye medresesinin arkasındadır. Müze iki katlıdır.

Adres: Hatuniye Med. Arkası – Karaman

Tel: (338) 213 15 36

Örenyerleri

Canhasan – Merkez – Alçatıköyü

Karadağ Binbir Kilisesi – Merkez -

Madenşehir / Üçkuyu Köyü

Kaleler

Karaman Kalesi: Selçuklular tarafından 12.yüzyılda inşa edilen Karaman Kalesi iç içe surdan ibarettir. Bunlardan dış kaleden çok az belirti vardır. (Eski hapishane civarı) Bu gün görkemli olarak iç kale ayakta durmaktadır. Karaman Kalesi ülkemizin en gösterişli ve ayakta kalabilen kalelerindendir.

Ermenek Kalesi: Kale sığınak, mesken ve zindan olarak kullanılmıştır. Kalede tabii mağaralar da bulunmaktadır. Karamanoğullarının ilk kalesidir. Ermenek’in kuzeyini baştan başa kaplayan büyük kayanın orta kısmında yer alır. Evliya Çelebi Seyahatnamesinin Ermenek ile ilgili bölümünde kaleyi anlatırken; “Göklere ser çekmiş kırmızı bir dağın ortasında Tanrı kudretiyle yapılmış bir kaledir. İbrete şayan, seyredilmesi Vahip bir Kale’dir. Mutlaka görülmeli ve seyredilmelidir. Ben karada ve denizde 18 padişahlık yer gezdim böyle bir kale görmedim.” demektedir.

Mennan Kalesi: Ermenek’tedir. Mennan sığınılacak yer manasına gelir. Kale dik bir dağın üzerinde yalçın kayalarla inşa edilmiştir. Karamanoğulları bu kaleyi bir hileyle Osmanlı Gedik Ahmet Paşa’ya kaptırmasından sonra Pir Ahmet Beyin kendini intihar ettiği kale bu kaledir.

İlisıra Kalesi: Karaman’ın Yollarbaşı kasabasında, İmirme denen yerdedir. Eski Bizans devrine aittir. Kale kalıntılar şeklindedir. LYSTRA KALESİ olarak da bilinir. Civarında Bizanslılara ait bir kilise vardır.

Divle Kalesi: Karaman’ın Ayrancı ilçesinin Divle (Üç harman) köyündedir. Bir apartmanı andıran kale, çok katlı olup, yerleşim mağaralar içerisinde ve toplu mesken halindedir. Selçuklular , Karamanoğulları ve Osmanlılar zamanında daima faal olarak bulunmuştur.

Gaferiyet Kalesi: Kazımkarabekir ilçemizdedir. Gaferiyat eskiden bir kale ile çevrili iken, insanların kale duvarlarını yapı taşı olarak kullanmaları sonucu kale yok olup gitmiştir. Bugün yalnız bir giriş kapısı kalmıştır. Kapının kemerini 21 zıvanalı taş tutmaktadır.

Camiler ve Kiliseler

Aktekke Cami (Mader-i Mevlana Cami): İl merkezinde Karamanoğlu devrinde, tamamen kesme taş kullanılarak yapılmış, büyük tek kubbeli ve yüksek minareli camidir. Caminin içinde sol tarafta ayrılmış bölümde de Hz. Mevlana’nın annesi Mümine Hatun, torunlarına ve diğer yakınlarına ait sandukalar bulunmaktadır.

Yunus Emre Camii: İl merkezindeki Karamanoğlu devri eserlerinden olup merkezi kubbeli bir yapıdır. Cami içerisinde ünlü Türk düşünürü, Mutasavvıf Yunus Emre’nin kabri yer aldığı belirtilmektedir.

Binbir Kilise (Maden Şehri-Değle): Karaman’ın kuzeyinde, şehre 50 km. uzaklıkta, Karadağ eteklerindedir. Karadağ ve çevresinde çok sayıda kilise kalıntısı bulunduğundan yöredeki kiliselere topluca Binbir Kilise denilmiştir.

Derbe: Karaman’a 23 km. uzaklıktaki Ekinözü köyündedir. Derbe Kilisesinin Dünyada inşa edilen ilk kiliselerden birisi olduğu söylenmektedir. Bu kilise Efes’teki Meryemana Kilisesinden 13 yıl önce, M.S. 41 yılında yapılmıştır. Derbe, Hıristiyanların kutsal kitabı İncil’in 3 yerinde geçmektedir. Hıristiyanlar Derbe’yi ziyaret ederek dini inançlarına göre hacı olmaktadırlar.

Köprüler

Görmel Köprüsü: Karamanoğullarının bıraktığı en güzel eserlerdendir. Ermenek ilçemizdedir. İki büyük kemer üzerine inşa edilmiştir. Boyu 27 Metre, eni 4.70 metre. Karamanoğlu Mahmut Bey’in oğlu Halil Bey tarafından yaptırılmıştır.

Karaman Köprüsü: Ayrancı ilçemiz de olup, Karamanoğlu eserlerindendir.

Selavat Köprüsü: Karaman’ın Göçer köyünün Göksu civarındaki bahçelerinin yanında ve Göksu nehri üzerinde Karamanoğlu devrinde yapılmıştır. Boyu 15 metre, eni 3 metre olup, yüksekliği 12 metre civarındadır. İki sütun üzerine taştan yapılmıştır.

Ak Köprü: Yeşildere kasabasında, ibrala deresi üzerindedir. Karamanoğlu devrine aittir.

Alahan: Karaman’ın 40 km güneyindedir. 12. yüzyılda Selçuklular tarafından yaptırılmış büyük bir sultan hanıdır.

Mağaralar

Hışlayık Mağarası

Yeri: Karaman, Ayrancı İlçesi

Özellikleri: Mağaraya 26 m.lik dikey bir bacadan iniş yapılarak yeraltı nehrine ulaşılmaktadır. Mağara bir süre yüzey akışında bulunduktan sonra sifon yaparak kaybolmaktadır. Hala devam eden mağara bir çok sifon geçilmektedir.

Manazan Mağarası

Yeri: Karaman’ın Taşkale kasabası sınırları içerisindedir.

Özellikleri: Yeryüzünde mevcut ilk manastırdan biridir. Kayalara oyulmuş birçok tüneli, galerileri ve yüzlerce odaları bulunan ilginç bir yerdir. Üç katlıdır. Manazan mağarasında bir kattan diğerine çıkış benzeri görülmeyen merdivenleri tırmanmak suretiyle yapılır. Ülkemizde bir başka benzeri yoktur.

Meraspolis (Meraspulla) Mağarası

Yeri: Ermenek ilçesindedir.

Özellikleri: İki giriş kapısı vardır. Ermenek kalesinin altındadır. Mağarada bulunan yeraltı nehri şehrin ve civar kasabaların içme suyunu karşılamaktadır. Ayrıca uzun süre Ermenek’in ve bağlı köylerin elektrik ihtiyacını karşılamış olan hidroelektrik santralini çalıştıran suda da mağaradan çıkmıştır. Dünyanın üç büyük mağarasından biri olduğu yabancı uzmanlarca tespit edilmiştir

Yaylalar

İldeki yaylalar, genellikle ilkbaharda köylülerin hayvanlarını otlatmak amacıyla kullanılır. Suyu, temiz havası, yeşilliği, hayvanları otlatmaya elverişli olması ve Akdeniz’e bir geçiş bölgesi olması nedeniyle günübirlik olarak yerli ve yabancı turistlerin özellikle Ermenek bölgesindeki yaylaları trekking ve yeme içme ve doğal suyu ile etkin yöreler olduklarından piknik amacı ile de tercih edilmektedir.

Kuş  Gözlem Alanı

Ereğli Sazlığı

İl: Konya, Karaman

İlçeler: Ereğli, Karapınar, Ayrancı

Yüzölçümü: 37000

Rakım: 998 m

Koruma: kısmen

Başlıca Özellikleri: tatlısu bataklığı, step

Kuş Türleri: Küçük karabatak (600 çift), ak pelikan (23 çift), tepeli pelikan (düzensiz olarak ürer), alaca balıkçıl (30 çift), erguvani balıkçıl (50 çift), çeltikçi (50 çift), kaşıkçı (20 çift), flamingo (300 çift), boz ördek (20 çift), yaz ördeği (5 çift), Macar ördeği (500 çift), paspaş patka (10 çift), dikkuyruk (50 çift), küçük kerkenez (20 çift), kılıçgaga (75 çift), bataklıkkırlangıcı(50 çift), büyük cılıbıt, mahmuzlu kızkuşu (20 çift) ve küçük sumru (60 çift) önemli sayılarda ürer.

COĞRAFYA

İç Anadolu bölgesinin güneyinde yer alır. Kuzeyinde Konya, güneyde Mersin doğuda Ereğli, Silifke, batıda Antalya ile komşudur. Deniz seviyesinden yüksekliği 1033 metredir. Karaman genelde ova görünümündedir. Son yıllarda yapılan gölet ve sulama kanalları ile tarıma daha bir canlılık getirmiştir. Ovada tahıl türleri ve sanayi bitkileri yetiştirilir.

Yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve yağışlı geçer. Yıllık yağış ortalaması 350 mm. dir.

TARİHÇE

Karaman kentinin ilk kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber yapılan arkeolojik kazılar neticesinde, önemli bir yerleşim bölgesi, ticaret ve kültür merkezi olduğuna dair belgeler bulunmuştur. Karaman ve çevresinin M.Ö.8000 yıllarında yerleşik iskana sahip olduğu ortaya konulmuştur. İl; Hititler zamanında bir askeri ve ticaret merkezi olmuş daha sonra Firigya ve Lidya’lıların egemenliğine geçmiş, M.Ö.322 de Yunan Kralı Perdikkos ve Filippos’un işgaline ve talanına uğramıştır. Karamanoğulları Anadolu Selçuklu Devletinin zayıflamasından ve yıkılmasından sonra bağımsızlıklarını ilan edip Karamanoğlu Devletini kurmuşlardır. Karamanoğulları devletinin başkenti olan Larende, Cumhuriyetin ilanından sonra Konya iline bağlı olarak Karaman adını almıştır.

NE YENİR?

Arabaşı, Toyga, paça, aşlık gibi çorba çeşitleri, cibe,batırık, yaprak ve köy dolmaları, keşkek ve bulamaç yörenin geleneksel yemekleri arasında sayılabilir.

Karaman’dan Yemek Tarifleri

Arabaşı Çorbası

Malzemeler:

Hindi veya tavuk

Tereyağ

Un

acı kuru biber (süs biberi).

Hazırlanışı: Arabaşı çorba ve hamuru olmak üzere iki bölümdür.

Çorbası: Büyükçe bir tavada tereyağı eritilir ve içine un koyarak rengi kahverengiye gelene kadar kavrulur. Diğer tarafta içinde kaynamış hindi veya tavuk suyu bulunan tencereye karıştırılarak dökülür. Acı süs biberi ilave edilir. Haşlanmış hindi veya tavuk eti ilave edilir ve özleşinceye kadar kaynatılır.

Hamuru: Bir kapta ılık suya un bulanır. Daha sonra su bulamaç, tencerede kaynayan suya yavaş yavaş dökülerek karıştırılır ve bir müddet pişirilir. Belli kıvama geldikten sonra tepsi veya sinilere ince olarak dökülür. Tahta kaşık ile alınan hamur tasa konan arabaşı çorbasına batırılarak hamur çorba suyu ile çiğnenmeden yutulur. Mide ve barsak tembelliğine çok iyi gelir. Kış aylarında sıkça yapılır.

Ciba Dolması

Malzemeler:

Pirinç veya bulgur

kıyma veya ciğer

maydanoz

yeşil biber

kuş üzümü

temiz koyun barsağı veya karnı

baharat, yağ, domates, salça.

Hazırlanışı: Yağ eritilir, soğan ve çok ince doğranmış biber yağda kavrulur, kıyma veya ciğer ilave edilerek karıştırılır. Maydanoz, salça, domates, kuş üzümü ve baharat ilave edilir. Daha önce temizlenerek hazırlanmış olan barsak veya karına doldurularak dikilir. Ateşte 60 dakika pişirilir. Sarımsaklı yoğurt ilave edilerek yenilir.

NE ALINIR?

Ağaç oyma işçiliği, marangozluk, mobilyacılık oldukça yaygındır. Ayrıca, bayanlar arasında nakış ve oya işçiliği de çok yaygındır. Dolayısıyla, halı (Taşkale, Şirvan, Koraş halısı) ve el sanatı ürünleri alınabilir.

LİNKLER

Karaman Valiliği                        http://www.karaman.gov.tr

Ermenek Belediyesi                  http://www.ermenek-bld.gov.tr

Karaman Ticaret Borsası           http://www.karamantb.org.tr

YAPMADAN DÖNME

Binbir Kiliseyi, Aktekke Camini, Yunus Emre Camini ve Karaman Kalesini görmeden.

Karaman Müzesini gezmeden,

Zeyve Pazarı’nda alışveriş yapmadan,

…Dönmeyin

KARABÜK GENEL BİLGİLER

08 Kasım 2010 Yazan  
Kategori ILLer Ve ILçeLer

KARABÜK

GENEL BİLGİLER

Yüzölçümü: 1.376km²

Nüfus: İlçe 142.569, kent 94.818 (1985)

İl Trafik No: 78

Batı Karadeniz bölgesinde bulunan Karabük, Tarihi Safranbolu evleri ve antik kentleri ile bir turizm cennetidir.

Karabük, Türk Ulusunun tarihinde, sanayileşmeyi simgeleyen kent olmanın haklı gururunu taşımaktadır. Cumhuriyetin ilk yıllarında, Ulu Önder Atatürk’ün sanayileşme yolunda aldığı devrim kararı üzerine, Türkiye’nin ilk entegre demir-çelik tesisinin yeri  için, maden kömürü havzasına ve sahile yakınlığı, demiryolu güzergahında bulunuşu ve stratejik uygunluğu nedeni ile Karabük seçilmiştir.

İLÇELER:

Karabük ilinin ilçleri; Eflani, Eskipazar, Ovacık, Safranbolu ve Yenice’dir.

Yenice : Karabük’e 35 km. mesafede olan Yenice’nin tarihi, bölgenin eski tarihi geçmişine benzer olup, Selçuklular döneminden itibaren önemli bir yerleşim yeri olmuştur.

Yenice Ormanları, tropik bölgeler dışında, dünyanın ender bölgelerinde görülebilecek, bir çoğu anıtsal boy ve kalınlığa ulaşmış ağaç türleri ile gerçek bir ağaç müzesidir. Bu ormanlarda barınan hayvanların çeşitliliği, yaban hayatı yönünden Yenice’ye ayrı bir değer kazandırır. Ormanların bazı bölümleri “Tabiatı Koruma Alanı” ilan edilmiştir. Gökpınar mevkiindeki 4 Hektarlık bir alan, 40 çeşit ağaç türü ve çok sayıda hayvanı ile birlikte Arberatum olarak tescil edilmiştir.

Ormanların yanı sıra, ilçe sınırlarındaki yaylalar, mağaralar, kanyonlar, şifalı olduğu bilinen su kaynakları, orman içine tesis edilmiş bulunan dinlenme mekanları tabiat parkları, ilçenin diğer değerlerini oluşturmaktadır.

Eskipazar : Karabük’ün güneyinde, il Merkezine 36 km uzaklıkta bulunan Eskipazar’da Proto-Hititler’ den kalma çevrede pek çok kaya mezarı ve tümülüs bulunmaktadır. Bu dönemden kalma, ilçeye 3 km. uzaklıkta kalıntıları bulunan antik kent, en az 4 medeniyete ev sahipliği yapmıştır.

Üzerinde pek çok tapınak ve yazıtların bulunduğu Asar Kalesi, Asar Tepesindeki Kaya tünelleri, Roma Döneminden kalma kaya mezarları, ormanları ve soğuk suyu ile ünlü Çetiören Mesire Yeri, Bayındır İçmecesi ve Soğanlı çayında yetişen tatlı su balığı, Eskipazar’ın ilgi çeken değerleridir.

NASIL GİDİLİR?

Karayolu ve demiryolu ulaşımının bulunduğu Karabük’e en yakın havaalanı Ankara Esenboğa Havaalanı (240 km.) dır.

Karayolu: Karabük’e karayolu ile Ankara-İstanbul otoyolunun Gerede sapağından ayrılarak 80 km sonra ulaşılır. Otogar kent merkezindedir.

Otogar Tel : (+90-370) 415 55 37

Demiryolu: Karabük’ten Zonguldak ve Ankara’ya demiryolu ile ulaşım mümkündür. Demiryolu ile Zonguldak yönüne ulaşım, karayoluna göre daha elverişli iken, Ankara’ya ulaşım oldukça uzun sürmektedir. Bu nedenle Ankara’ya karayolu ulaşımı tavsiye edilir. İstasyonun  merkeze uzaklığı 2 km.dir.

İstasyon Tel : (+90-370) 424 15 49

GEZİLECEK YERLER

Safranbolu Evleri

Kültür turizmi kapsamında Safranbolu’yu Ülkemizde ve Dünyada ön plana çıkartan en önemli unsur geleneksel Türk mimarisi tarzındaki Safranbolu evleridir. Bu evler bir yandan kentsel konumlarıyla diğer yandan mimarileriyle dikkate değerlerdir. İlçe merkezinde 18 ve 19. yy. başlarında yapılmış yaklaşık 2000 geleneksel Türk evi bulunmaktadır. Evler Safranbolu’nun iki ayrı kesiminde grublanmıştır. Birincisi şehir diye bilinen kışlık olarak kullanılan, ikincisi bağlar diye bilinen ve yazlık olarak kullanılan kesimdir.

Safranbolu

Safranbolu, geleneksel Türk toplum yaşamının özelliklerini kent ölçeğinde yaşatan, tarihi ve kültürel eserlerini tüm insanlara sunan bir örnek bir kenttir. Sahip olduğu zengin kültürel miras ve bu mirasın korumadaki başarısı Safranbolu’yu bir dünya kenti ününe kavuşturmuş ve UNESCO tarafından Dünya Miras Listesi’ne alınmasını sağlamıştır.

Daha çok Eski Türk Evleri ile tanınan Safranbolu, tarihi boyutuyla, doğal güzellikleriyle ve kent ölçeğinde korumacılıkta örnek oluşturmasıyla gün geçtikçe daha çok ilgi görmektedir. 1200′ü koruma altında olan sayısız kültürel eseri bulunan Safranbolu, bugün kent ölçeğinde en iyi korunan yer olarak anılmaktadır.

Cami ve Kiliseler

Karabük’ün Safranbolu İlçesindeki St. Stefanos Kilisesi (Ulu Cami), Eski Cami (Gazi Süleymen Paşa Cami). Köprülü Mehmet Paşa Cami, Hidayetullah Cami, Taş Minare Cami, Dağdelen Cami, İzzet Mehmet Paşa Cami, Akçasu Cami, Eflani İlçesi Küre-i Hadit Cami görülmeye değer eserlerdir.

Han ve Hamamlar

Cinci Hanı: Safranbolu’da Çeşme Mahallesinde çarşının merkezindedir. Sultan İbrahim zamanında güçlenen ve zenginleşen, Rumeli Kazaskeri Cinci Hoca’nın (Asıl adı Hüseyin) memleketi Safranbolu’ya yaptırdığı görkemli bir yapıdır.

Cinci Hanı’ndan başka Safranbolu’da Pamukçu ve Tuzcu Hanları adıyla iki han daha bulunmaktadır. Eflani’de 20. yy.ın başlarından kalma bir Katırcı Han bulunmaktadır.

Eski Hamam: Safranbolu’da Çeşme mahallesindedir. Bizans döneminden kalmadır.

Yeni Hamam (Cinci Hamamı): Safranbolu’da Çeşme Mahallesinde Çarşı içindedir. Bu hamamın da Cinci Hoca tarafından yaptırıldığı bilinmektedir.

Yazıköy Hamamı: Safranbolu İlçesi sınırlarında olup, hangi dönemde yapılmış olduğu bilinmemekle birlikte 1800′lü yılların ortalarında yapıldığı tahmin edilmektedir.

Bulak Hamamı: Karabük merkez ilçede olup, tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte 1780 yılında yapıldığı tahmin edilmektedir. Osmanlı dönemi eseridir.

Çeşme ve Köprüler

Safranbolu ilçesinde yazıtlı ve yazıtsız 93 adet kültür varlığı olarak tescilli çeşme bulunmaktadır.

Taşköprü: Safranbolu’nun doğusunda, Konarı köyünün 200 metre kuzeyindedir. Eflani Çayı üzerindeki köprünün yapım tarihi belli değildir.

Tokatlı Köprüsü: Safranbolu’nun Aşağı Tokatlı Mahallesindedir. 18. yüzyılda yaptırıldığı ileri sürülmektedir.

Yaylalar

Sorkun Yaylası: Karabük-Yenice-Eskipazar sınırları arasında kalan Sorkun Yaylası yaklaşık 1650 m. yüksekliğindedir. Geniş bir alana sahip olan bu yaylada doğa yürüyüşü ön plana çıkmıştır.

Ulu Yayla: Safranbolu’nun kuzeyinde yer alan Ulu yayla oldukça gür ormanların içinde geniş ve yemyeşil çayırların uzandığı bir alandır. Ahşap malzemeden yapılmış yayla evleri ile ormanları bütünleşmesi ortaya cennet gibi bir mekan çıkartmaktadır. Yaylada kamp kurulup doğa yürüyüşleri yapılmaktadır.

Sarıçiçek Yaylası: Safranbolu İlçemizde bulunan yayla 1700 m yükseklikte olup orman dokusu açısından oldukça zengindir. Burada trekking, atla doğa yürüyüşü yapılabilir, dağ bisikleti ile gezinilir ve kamp çadırı kurulabilir.

Boduroğlu Yaylası: Ovacık ilçesinde bulunan yayla eşsiz güzelliklere sahip olup her yıl şenlikler düzenlenmektedir.

Mesire Yerleri

Göktepe Tabiat Parkı: Yenice ilçemizde bulunan bu park sahip olduğu doğal güzellikler, uygun iklim ve temiz havası, kolay ulaşılabilirliği gibi avantajlara sahiptir. Sportif faaliyetlere yönelik kullanımlar ile kamp çadırı alanı ve karavan turizmine çok uygundur.

Gökpınar Dinlenme Tesisi: Yenice ilçesi kavaklı orman serisi içerisinde, Gökpınar yaylası olarak adlandırılan orman zirvesinde yer alır.

Çetiören Mesire Yeri: Eskipazar İlçesine 10 km mesafedeki mesire yeri çok zengin bir bitki örtüsüne ve yaban hayatıyla eşsiz güzelliklere sahiptir. Her sene Ağustosun ikinci hafta sonu müzik ve yağlı güreş festivali düzenlenmektedir.

Eğriova Mesire Yeri: Eskipazar’a 25 km mesafede Eğriova mevkiinde 12.000 m2 yüzölçümünde 5 m. derinliğinde suni gölet bulunmaktadır. Doğa yürüyüşleri ve çadırlı kamp için uygundur.

Eflani çevresi: Geniş düzlükleri ve bitki örtüsüyle yayla görünümündedir.

Mağara ve Kanyonlar

Bulak (Mencilis) Mağarası: Merkez ilçe bulak köyünde bulunan bu mağara 6,5 km uzunluğu ile ülkemizin 4. büyük mağarasıdır. İçerisindeki dikitler, sarkıtlar, traventenler, göletler ve yer altı nehirleri ile bir tabiat harikasıdır.

İldeki muhtelif mağaralardan diğerleri ise Sipahiler köyünde bulunan 61 basamakla çıkılan bir mağara ve Safranbolu İlçesinde bulunan Hızar Mağarasıdır.

Kanyonlar: Karabük’ün doğal güzellikler arasında kanyonların ayrı bir yeri vardır. Daha çok Safranbolu’da kireç taşı tabakalarını derin bir biçimde yarılması ile kanyonlar ortaya çıkmıştır. Bölgenin arazi yapısını ilgi çekici hale getiren bu kanyonların başında İnce Kaya kanyonu gelmektedir. Üzerinde İnce Kaya su kemerinin yer aldığı kanyon oldukça dik ve derin yamaçlara sahiptir.

Uzunluğu oldukça fazla olan Düzce (Kirpe) Kanyonu ziyaretçilerini adeta büyülemektedir. Tabiat harikası olan diğer kanyonlarımız ise Tokatlı, Sakaralan ve Sırçalı’ dır. Yenice ilçesindeki Şeker Kanyonu 6.5 km uzunluğu ve zor geçişleri ile profesyonellerin ilgi gösterdiği bir kanyondur.

Sportif Etkinlikler

Avcılık ve Olta Balıkçılığı Karabük’ün % 60′nın ormanlarla kaplı olması sebebiyle avcılık için uygun ortama sahiptir. Her tür av hayvanı bulunabilmekte ve Avcılar derneğince sürek avları düzenlenmektedir. İlin coğrafi yapısının dağlık olması sebebiyle doğal trekking alanları bulunmaktadır. Sorkun Yaylası, Ulu Yayla, Sarıçiçek Yaylası, Boduroğlu Yaylası, Avdan yaylalarında ve Safranbolu’nun içinden geçen Tokatlı ve Düzce Kanyonlarında sık sık trekking etkinlikleri düzenlenmektedir. Eflani İlçesindeki 3 adet gölette olta balıkçılığı yapılmaktadır.

Müzeler

Karabük ilinde resmi nitelikte müze bulunmamaktadır. Kardemir’e ait “Demir-Çelik Müzesi”, Safranbolu’da “Ahmet Demirezen Yemenicilik Müzesi” ile Kültür Bakanlığı, Kaymakamlık ve özel şahıslar tarafından restore edilerek geziye açılan birkaç Safranbolu Evi (Kaymakamlar Evi, Kileciler Evi, Karaüzümler Evi, Mümtazlar Konağı) müze olarak hizmet vermektedir.

Karabük Kardemir Demir Çelik Müzesi

Ahmet Demirezen Yemenicilik Müzesi: Safranbolu’nun çarşı kesiminde Yemeniciler Arastası’nda 3 numaralı dükkanda Yemeni Ustası Ahmet DEMİREZEN tarafından düzenlenmiştir. Yemeni denilen ayakkabının yapımına ait alet ve edevatların sergilendiği müze, 1989 yılında hizmete açılmıştır.

Kaymakamlar Müze Evi: Safranbolu’da Çarşı Hıdırlık Yokuşu Sokağı üzerindedir. 1979 yılında Kültür Bakanlığınca ” Safranbolu Sağlıklaştırma ve Koruma” Projesi kapsamında kamulaştırılıp, restore edilen görkemli bir Safranbolu Evinin düzenlenmesiyle oluşturulmuştur. Eğitim Merkezi ve Müze Ev olarak 198l yılında hizmete giren yapı, ilk sahibinin lakabından dolayı Kaymakamlar Evi olarak isimlendirilmiştir. Her gün çalışma saatlerinde hizmete açıktır.

Örenyerleri

Karabük İlinde Arkeolojik anlamda yapılan araştırmaları sonucunda Eskipazar İlçesinin sınırları içinde, Roma döneminden kalma M.Ö. 64 yılında kurulduğu zannedilen antik Hadrianapolis kentinin harabelerine rastlanılmıştır. Bu kente ait diğer önemli bir yerleşim alanı Kimistene’de Asar Tepedir.

Safranbolu’nun Akören köyünde Roma dönemine ait antik bir yerleşim alanı bulunmaktadır.

Karabük ilinde 32 tümülüs ve 4 büyük höyük bulunmaktadır.

COĞRAFYA

Batı Karadeniz Bölgesinde Karabük, kuzeyde Bartın (80 km.), kuzeydoğu ve doğuda Kastamonu, güneydoğuda Çankırı, güneybatıda Bolu, batıda Zonguldak illeriyle komşudur.

Karabük vadiler ve platolardan oluşmaktadır. Deniz seviyesinden yüksekliği 270 m. olmasına rağmen 2000 m yi bulan tepe ve yaylalar mevcuttur. Türkiye’nin önemli ormanlık alanlardan olan Yenice Ormanları “Açık Hava Orman Müzesi” olarak belirlenmiştir.

Kısmen Karadeniz ikliminin özellikleri görülen Karabük, kıyıdan içeride  kaldığı için, Karadeniz’in nemli havasından yeterince yararlanamamakta, karasal iklimin özellikleri daha ağır basmaktadır. Ancak, İç Anadolu’da olduğu gibi şiddetli kış soğukları ile kurak yaz sıcakları görülmez. En çok yağış ilkbahar ve kış  aylarındadır.

TARİHÇE

Karabük, bir kent olarak varlığını Cumhuriyete borçludur. 1927 tarihinde Zonguldak’a bağlı bir ilçe durumuna getirilen Safranbolu’nun bir köyünün 13 hanelik bir mahallesi olan Karabük 1 Haziran 1934 tarihinde Ankara-Zonguldak Demir yolunun açılmasıyla bu günkü istasyonun olduğu yere bir ad verilmesi gerektiğinde bu 13  hanelik köyün adının verilmesi uygun görülmüş böylece Karabük adı resmen ilk kez T.C. Devlet Demir Yolları haritasında geçmeye başlamış ve kullanılmıştır. 1937 yılına kadar 13 hanelik bir mahalle iken 3 Nisan 1937 yılında Demir-Çelik fabrikasının temelinin atılmasıyla Karabük Türkiye’de ve Dünyada adını kısa zamanda duyurmuştur.

NE YENİR?

Karabük’ün turizm merkezi Safranbolu’da evlerin restorasyonu ile oluşturulmuş pek çok yeme-içme ve eğlence mekanları bulunmaktadır. Akşamları Çarşı bölgesinde yoğunlaşmış eğlence mekanlarında canlı müzik dinlenebilir. Gözleme, kuyu kebabı, yayım makarnası, su böreği ve ev baklavası bulunabilecek yöresel yemeklerdendir. Her zaman taze satılan, fındıklı, şamfıstıklı, güllü ve safranlı çeşitleri bulunan Safranbolu lokumu, Safranbolu Evleri kadar ünlüdür.

NE ALINIR?

Turizmin yoğun olduğu Safranbolu’da, el sanatları ve hediyelik eşyaların üretilerek satıldığı dükkanlar mevcuttur. Yemeni (ayağa giyilen bir tür deri ayakkabı), Bakırcılar çarşısındaki bakır eşyalar, ahşap oymalar bunların başında gelir. Çarşı  bölgesindeki bütün sokaklarda ve Arastada hediyelik eşyaların bulunabileceği pek çok dükkan vardır. Kastamonu dokumalarından yapılmış giysi ve örtüler, ahşap, seramik ve deri eşyalar, Safranbolu evi maketleri alınabilecek hediyelik eşyalardandır.

LİNKLER

Karabük Valiliği             http://www.karabuk.gov.tr

Karabük Belediyesi       http://www.karabuk-bld.gov.tr

YAPMADAN DÖNME

Safranbolu gezmeden,

Karabük Bulak Köyü Mencilis Mağarası’na gitmeden,

Sonbaharda Yenice Ormanlarında kamp yapıp, fotoğraf çekmeden,

Ulu yayla ve Sarıçiçek Yaylasında kamp yapmadan, Şeker Kanyonu ve Düzce Kanyonunda yürümeden,

Yenice Arberataum (Açık Hava Orman Müzesi)’ni görmeden,

Eskipazar Hadrianapolis antik kentini görmeden,

Eflani Göletlerinde balık tutmadan,

Ovacık Karakoyunlu Kral Mezarını görmeden,

Safranbolu’da Kuyu Kebabı, Zerde, Su Böreği ve gözleme yemeden,

Altın Safran Belgesel Film Festivalini izlemeden,

…Dönmeyin.

KAHRAMANMARAŞ GENEL BİLGİLER

08 Kasım 2010 Yazan  
Kategori ILLer Ve ILçeLer

KAHRAMANMARAŞ

GENEL BİLGİLER

Yüzölçümü:14.327 km²

Nüfus: 892.952 (1990)

İl Trafik No: 46

Doğu Akdeniz’de bulunan Kahramanmaraş, dondurması ile ünlü bir ildir. Kahramanmaraş, mağaraları Eshab-ı Keyf Külliyesi, yaylaları ile önemli bir turizm potansiyeline sahiptir.

İLÇELER

Kahramanmaraş ilinin ilçeleri; Afşin, Andıran, Çağlayancerit, Ekinözü, Elbistan, Göksun, Nurhak, Pazarcık ve Türkoğlu’dur. 

Elbistan: İl merkezinin 162 km. kuzey doğusunda yer alır. İlçede tarihi eserlere örnek olarak Elbistan Ulu Camii, Selçuklu Hamamı, Himmetbaba Camii ve Türbesi, Kalealtı köyündeki Roma dönemine ait Kızkalesi sayılabilir.

Afşin: Kahramanmaraş’ın 146 km. kuzeyinde yer alır. Çeşitli uygarlık dönemlerine ait tarihi eserler ve doğal zenginlikleri olan Afşin ilçesinde Dedebaba Türbesi, Afşin Kalesi, Hurman Kalesi, Tilavşin Kalesi, Pirali Cami minaresi ve Eshab-ı Kehf (Yedi Uyurlar) külliyesi önemli tarihi eserlerdir. Afşin ilçesinde Eshab-ı Kehf ve Mağarasının bulunması burayı turizm açısından oldukça önemli bir hale getirmektedir. Cami, kervansaray, ribat ve planı saptanamayan birçok küçük yapıdan oluşan bu külliye, M.S. 12. yy.da yapılmıştır.

Doğal güzellik olarak, Tanır, Ayrandede, Emirilyas köyü mağarası, Eshab-ı Kehf park ve ormanlığı, dikkat çeker. Ayrıca Yazıköy, Çamiçi, Örenderesi ve Binboğa ormanlık alanı gibi ormanlık alanları her türlü kampçılığa uygundur.

Göksun: İl merkezine 91 km. uzaklıktadır. Roma ve Bizans dönemlerinde Kokussos (Cocussus) adıyla anılan, Maraş-Kayseri-Kilikya yolu üzerinde, önemli bir konaklama merkeziydi. İlçe sınırları içinde Maltepe Höyüğü, Bozhöyük, Kızıl Kale, Akça Kalesi, Çakır Mağaraları gibi çeşitli önemlere ait höyük ve kale kalıntıları bulunmaktadır.

Andırın: İl merkezine 114 km uzaklıktadır. Andırının tarihi hakkında kesin bilgiler bulunmamakla birlikte, ilçe sınırları içinde Hitit, Frig, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait Meryemçil (Geben) Kalesi, Azgıt (Yeniköy) Kalesi, Anacık Kalesi gibi kaleler ve kalıntılar bulunmaktadır.

Pazarcık: İl merkezine 48 kilometre mesafededir. İlçenin güneyinde Gözlügöl mevkiindeki Evri kasabası, Turunçlu köyü mevkiinde Bizanslardan kalma çok miktarda sarnıçlar ve mezar şapelleri mevcuttur. Bozlar köyü civarı Abbasilerden kalma sur kalıntıları ile çevrilidir. Aksu çayı kıyısındaki Şallıuşağı köyü mevkiinde yine Abbasilerden kalma kale halen ayakta durmaktadır.

Çağlayancerit: İlçenin doğal yapısı yayla özelliği göstermektedir. Su kenarları yeşil alanlar, halkın piknik ihtiyacını karşılayacak önemli yerlerdir.

Ekinözü: Kahramanmaraş İlinin kuzey doğusunda Çağlayancerit ve Elbistan İlçeleri arasında yer alan Ekinözü içmeceleri ile ünlüdür.İçmelerin, cilt, mide ve böbrek hastalıklarına çok iyi gelen bir suyu vardır. Ekinözü içmeleri önem ve yatırım önceliği bakımından ülkemizdeki 10 içme kaynağından biridir.

Nurhak: Nurhak ilçesi çok eski bir yerleşim yeridir. Tarihi ipek yolunun ilçe içerisinden geçtiği eski tarihi harabeler halen görülmektedir.

Türkoğlu: İlçe Akdeniz Bölgesinin doğusunda yer alır. Ekonomisi tarıma dayalıdır. İlçede okuma yazma oranı yüksek olup üniversite mezunu oldukça fazladır.

NASIL GİDİLİR

Kahramanmaraş Akdeniz Bölgesinin doğusunda bulunmakta ve hem kara hem de demir yolu ulaşımında güneyden ve Akdeniz’den gelen yolları doğuya ve kuzeye bağlayan önemli bir konumda yer almaktadır.

Karayolu: Otobüs Terminali, kent merkezindedir.

Otogar Tel: (+90-344) 235 00 99 – 235 00 99

Demiryolu: Kahramanmaraş tren istasyonu ile demiryolu ulaşımı sağlanmaktadır. <br>

İstasyon Tel: (+90-344) 214 12 04

Havayolu: Kahramanmaraş Havaalanı kent merkezine 8 km. uzaklıktadır. Havaalanına taksi ve dolmuşlarla ulaşmak mümkündür.<br>

Hava Limanı Tel: (+90-344) 236 18 97 – 236 07 92

GEZİLECEK YERLER

Müzeler

Kahramanmaraş Müzesi

Adres: Azerbaycan Bul. Yenişehir Sok. No: 43 – Kahramanmaraş

Tel: (344) 223 44 87

Kaleler

Kahramanmaraş Kalesi

Kentin ortasında, yığma bir tepe üzerinde bulunan kale Hitit, Roma ve Osmanlı dönemlerinde kullanılmış ve çeşitli devirlerde onarımlar görmüştür.

Hurman Kalesi

Afşin’in Marabız köyünde Hurman çayının kuzeyindeki sarp kaya üstündedir. Yapım tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Ancak tekniğinden Bizans döneminde inşa edildiği sanılmaktadır. İçinde su ve yiyecek depoları, asker barınakları, kilise vardır.

Köprüler

Ceyhan Köprüsü

Eski Kahramanmaraş – Göksun yolunda, Ceyhan Irmağı üzerindeki köprünün 16. yy.da yapıldığı sanılmaktadır.

Camiler ve Külliyeler

Taş Medrese

Kahramanmaraş Ulu Cami yanında bulunan Taş Medrese, Dulkadirli Alâüddevle Beyin kızı adına yaptırılmıştır.

Kahramanmaraş Ulu Cami

Ekmekçi Mahallesinde bulunan camideki kitabede Sultan Kansu Gavri zamanında Dulkadirli Alâüddevle tarafından kurulduğu yazılıdır. Ahşap çatısı ve ahşap sütunları ile, 11. yy. ahşap cami örneklerinin özelliğini taşımaktadır.

Hatuniye Cami

Kurtuluş Mahallesinde bulunan cami 1519 yılında yapılmıştır.

Elbistan Ulu Cami

Osmanlılar tarafından 16. yy.da yaptırılmıştır.

Eshab-ı Kehf Külliyesi

(Yedi Uyurlar) Afşin’in 8 km. batısında yüksek bir sırt üstündeki yapılar topluluğu 12. yy.dan kalmıştır. Cami, Kervansaray, Ribat ve planları belirlenemeyen birçok küçük yapıdan oluşmaktadır.

Mağaralar

Eshab-ı Keyf Mağrası

Afşin ilçesindedir. Roma’lı yedi gencin 200 yıllık uykudan sonra uyandıklarına inanılan mağaradır.

Döngel Mağarası

Kahramanmaraş-Kayseri yolu üzerendedir. Şehir merkezine uzaklığı 57. km dir. Mağara çevresi prehistorik devirde iskan edilmiştir. Döngel Mağarasının içerisinden Döngel Çayı büyük bir çağlayan yaparak akmaktadır. Yanında ayrıca Gençlik Spor İl Müdürlüğü kampı bulunmaktadır.

Bulut Deliği Mağarası

Pazarcık ilçesinin güneybatısında bulunan Bulut Deliği Mağarası gelişimini tamamlamış fosil bir mağaradır. İçeride son derece güzel sarkıt, dikit ve sütun damlataşları vardır.

Kaplıcalar ve İçmeler

Göksun Büyükkızılcık İçmesi

Göksun İlçesine 16 km. uzaklıkta Büyükkızılcık köyü yakınındadır. Sindirime ve idrar yollarına, yıkanmak suretiyle de cilt hastalıklarına ve böbrek hastalıklarına iyi geldiği tespit edilmiştir.

Ekinözü (Cela) İçmesi

Ekinözü İçmeleri Kahramanmaraş’ın 151 km. kuzeyinde, ilçe merkezine ise 20 km. uzaklıktadır. İçmelerin, cilt, mide ve böbrek hastalıklarına çok iyi gelen bir suyu vardır.

Yaylalar

Yavşan Yaylası

Sır baraj gölünün güneyindeki yükseltiler üzerinde yer alan, zengin orman dokusu ve su kaynakları ve endemik bitkileri ile, öncelik alan doğal bir kaynaktır. Yükseltisi 1300 metreye ulaşmaktadır. Yavşan Yaylası, kampçılık ve iklim kürleri açısından il düzeyinde önemli bir kaynaktır.

Başkonuş Yaylası

Başkonuş yaylası, Kahramanmaraş-Andırın yolu üzerinde, Yenicekale çevresinde yer alan zengin bir orman dokusunun oluşturduğu ve yayla karakteri gösteren bir bölgedir. Yükselti l785 m.dir. Başkonuş’ta geyik üretme çiftliği bulunmaktadır. Elektrik, telefon yol ve çevre düzenlemesi yapılmış olan alanda, orman idaresine ait sosyal tesisler (konaklama, lokal, lokanta vb.) bulunmaktadır.

Sportif Aktiviteler

Avlaklar

Kahramanmaraş’ın merkez ve ilçelerindeki tüm dağlarda keklik, çil keklik, tavşan ve yaban domuzu avı, Kahramanmaraş ovasında mevsimi geldiği zaman bıldırcın avı yapılmaktadır. Ayrıca Gavur gölü bataklığı, Karacasu gibi göl ve su kaynaklarında ördek avlama imkanları vardır. Aksu çayı ve Ceyhan nehrinde sazan, yayın ve yılan balığı avcılığı yapılmaktadır. İl merkezi ve İlçelerinde avcı kulüpleri mevcut olup, kulüpler sürek avı tertip etmektedirler.

Doğa Yürüyüşü

Ayşepınarı-Karbasan, Türkmenler-Hacınınoğlu, Ilıca-Suçatı, Suçatı-Bulutoğlu, Engizek zirvesi, Kahramanmaraş-Başkonuş yaylası trekking için elverişli parkurlardır.

Kuş Gözlem Alanı

Gavur Gölü

İl: Kahramanmaraş

İlçeler: Türkoğlu

Yüzölçümü: 1500

Rakım: 490 m

Koruma: hayır

Başlıca Özellikleri: tatlısu gölü, bataklık

Kuş Türleri: Küçük karabatak (maks. 121) sayesinde önemli kuş alanları statüsü kazanır.

COĞRAFYA

Kahramanmaraş Akdeniz Bölgesi ile Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinin birleştiği yerde bulunmaktadır. Güneybatısını Nur Dağlarının uzantılarının kapladığı ilde diğer önemli yükseltiler Berit, Engizek, Binboğa, Delihöbek, ve Ahır Dağlarıdır. Kahramanmaraş, Elbistan ve Göksun Ovaları ilin önemli ovaları olup, Ceyhan nehri ile Aksu çayı önemli akarsularıdır.

Kahramanmaraş ilinde, genel olarak denize uzaklık ve yükselti nedeniyle, değişikliğe uğramış karasallaşmış bir Akdeniz iklim tipi egemendir. İlde yazlar sıcak ve kışlar soğuk geçer.

TARİHÇE

Tekir Vadisi, Döngel Köyündeki mağaralarda yapılan araştırmalarda ele geçen buluntular yörede insan yerleşiminin Üst Paleolitik Çağda başladığını; Neolitik, Kalkolitik ve Eski Tunç Çağlarında da sürdüğünü göstermektedir. Şehri Hititler kurmuşlardır. Daha sonra Asurlular, Persler, Romalılar, Bizanslılar, Araplar, Selçuklular, Memluklular, Dulkadiroğulları ve Osmanlılar şehre hakim olmuşlardır.

Dünyanın sayılı madalyalı şehirlerinden biri olan Maraş’a Kurtuluş Savaşı sırasında halkın &nbsp; gösterdiği direnişten dolayı 7 Şubat 1973′ den itibaren TBMM tarafından Kahramanlık unvanı verilerek adı Kahramanmaraş olarak değiştirildi.

NE YENİR

Kahramanmaraş’ta kültürel değerlerin bir öğesi de yemek ve tatlılardır. Kış için tarhana, bulgur, döğme, nişasta hazırlanır ve biber, patlıcan, kabak, bamya ve fasulye gibi yiyecekler kurutularak saklanır.

Tarhana, eşkili çorba, döğmeli mercimekli çorba, yoğurtlu döğmeli çorba, Maraş paçası gibi çorbalar; simit köftesi, kısır köftesi, içli köfte, sömelek köfte, suluyağlı köfte, eşkili köfte, yoğurtlu köfte, yavan köfte, eşkili aya köftesi gibi köfte çeşitleri; keşk aşı (döğme aşı), Maraş pilavı, tavuklu pilav, peynirli ve çökelekli börek, bayram çöreği gibi pilav ve börekler yöreye özgü yemeklerdir.

Tatlı olarak ünlü Maraş dondurmasını unutmamak gerekir. Fıstık ezmesi, un sucuğu, pestil sucuğu, hapısa yörenin bilinen diğer tatlılarıdır.

NE ALINIR

Ağaç oyma tekniği ile yapılmış eşyalar, dövülerek işlenmiş bakır malzemeler, sim ve sırma işleri, yemeni adı verilen deriden yapılmış geleneksel ayakkabılar ve postallar Kahramanmaraş’tan alınabilecek özgün hediyelik eşyalardır. Yine ünlü Kahramanmaraş kırmızı biberi, tarhanası, fıstık ezmesi, un sucuğu ve pestil sucuğu, büyük emek verilerek elde yapılan bakır işleri Kahramanmaraş’ta yapılacak alışverişlerde alınması tavsiye edilecek mamullerdendir.

Osmanlı Döneminden kalan büyük Kapalı Çarşı, Mazmanlar Çarşısı, Demirciler Çarşısı, Bakırcılar Çarşısı ile Yer altı Çarşısı, Çinili Çarşı ve çeşitli pasajlar bu alışverişlerin yapılabileceği yerlerdir.

LİNKLER

Kahramanmaraş Valiliği             http://www.kahramanmaras.gov.tr/

Sütçü İmam Üniversitesi            http://www.ksu.edu.tr/

YAPMADAN DÖNME

Eshab-ı Kehf, Döngel Mağarası ve Kahramanmaraş Kalesini görmeden,

Kahraman Maraş dövme dondurması yemeden,

Tarhanasını tatmadan,

Sim sırma, ağaç oyma, el işi bakır eşyalar ile kırmızıbiber, tarhana almadan,

Kahraman Maraş postalı ve yemenisi giymeden

…Dönmeyin

İZMİR GENEL BİLGİLER

08 Kasım 2010 Yazan  
Kategori ILLer Ve ILçeLer

GENEL BİLGİLER

Yüzölçümü : 1.973 km²

Nüfus : 2.694.770 (1990)

İl Trafik No : 35

Türkiye’nin üçüncü büyük şehri olan İzmir, çağdaş, gelişmiş, aynı zamanda işlek bir ticaret merkezidir. Cıvıl cıvıl olan alışveriş merkezinde dolaşmak oldukça keyiflidir. İzmir’in batısında nefis renkli denizi, plajları ve termal merkezleriyle Çeşme Yarımadası uzanır. Antik çağların en ünlü kentleri arasında yer alan Efes, Roma devrinde dünyanın en büyük kentlerinden biriydi. Tüm İon kültürünün zenginliklerini bünyesinde barındıran Efes, yoğun sanatsal etkinliklerle de adını duyuruyordu.

Türkçe’de ”Güzel İzmir” olarak adlandırılan İzmir, yatlar ve gemilerle çevrilmiş uzun ve dar bir körfezin başında yer almaktadır. Ilıman bir iklime sahip olup, yazında denizden gelen taze bir serinlik güneşin sıcaklığını alıp götürmektedir. Sahil boyunca palmiye ağaçları ve geniş caddeler bulunmaktadır. İzmir Limanı İstanbul’dan sonra ikinci büyük limandır. Canlı ve kozmopolit bir şehir olan İzmir Uluslararası Sanat Festivali ve Uluslararası Fuarı ile de önemli bir yer tutar.

İLÇELER

İzmir ilinin ilçeleri; Balçova, Çiğli, Gaziemir, Karşıyaka, Konak, Aliağa, Bayındır, Bergama, Beydağ, Bornova, Buca, Çeşme, Dikili, Foça, Karaburun, Kemalpaşa, Kınık, Kiraz, Menderes, Menemen, Narlıbahçe, Ödemiş, Seferihisar, Selçuk, Tire, Torbalı ve Urla’dır.

Aliağa : İzmir’in 60 km. kuzeyindeki Aliağa, İzmir ve Bergama uygarlıklarından izler taşımaktadır. Ege kıyılarında sayıları 30′u aşan Aiol kentleri arasında en büyük ve önemlilerini oluşturan 12 kentten 4′ü Aigaia, Kyme, Myrna ve Gryneion ilçe sınırları içerisinde bulunmaktadır.

Dikili : İzmir’in kuzeyinde 120 km. uzaklıktadır. Yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeken şirin bir ilçedir. Hem tarihi hem de olağanüstü güzellikleri olan turistik Çandarlı beldesi Dikili’ye bağlıdır. Doğal güzellikleri arasında Merdivenli Köyünde bir krater gölü, Demirtaş ve Deliktaş Köylerinde de çamlık ve tarihi mağaralar bulunmaktadır. Dikili ilçesi ılıcaları ile de oldukça ünlüdür. Nebiler, Bademli ve Kocaoba köylerinde sıcak su ılıcaları vardır. İlçede karayolunun dışında deniz ulaşımında da Dikili Limanı, üç yolcu gemisinin yanaşabileceği kapasiteyle hizmet vermektedir.

Seferihisar : Yerleşim tarihi M.Ö. 1000 yıllarına uzanan ilçenin Sığacık mevkiinde Teos antik kenti, Doğanbey-Gerenalanı mevkiinde Karaköse Harabeleri, Sığacık’ ta Osmanlılar tarafından inşa edilen kale ile kale içerisindeki eski yerleşim alanı, ilçe merkezinde Selçuklu ve Osmanlı Dönemi’ne ait anıtsal yapılar, yörenin arkeolojik ve tarihi kaynak potansiyelini oluşturmaktadır. Seferihisar 27 km.lik sahil şeridi ile güzel plajlara ve koylara sahiptir.

Menderes : Satsumasıyla, güzel koylarıyla, tarihi değerleriyle dikkat çeken Menderes ilçesinin İzmir’e uzaklığı 20 km’dir. İlçenin batısında Ürkmez mevkiinde Lebedos Antik Kenti bulunmaktadır. Menderes-Selçuk yolu üzerinde birbirine yakın konumda yer alan Kolophon, Klaros, Notion ve Lebedos Antik Kentlerine ait kalıntılar, ilçenin önemli arkeolojik kaynaklarını oluşturmaktadır. Gümüldür beldesi dünyaca ünlü mandalina türü olan satsumanın yetiştirici bölgesidir. Özdere, Ege’deki dokuz büyük turistik bölgeden biri olup temiz denizi ve sahilinin yanı sıra amatör balıkçıların avlanabildiği turistik bir beldedir. Menderes’in Görece Köyü’nde de halkın evlerde imal ettiği değişik renk ve biçimdeki boncuklar yerli ve yabancı turistin oldukça dikkatini çekmektedir.

Karaburun : Karaburun, Urla Yarımadası’nın kuzeyinde kurulmuştur. İzmir Körfezi boyunca kuzey ve batı kıyıları güzel koylarıyla bir şerit halinde uzanır. İlçenin yerleşimi taş devrine kadar uzanır. Çakmaktepe mevkiinde yapılan kazılarda elde edilen buluntulardan Hititler Dönemi’nde buranın ileri bir kültür merkezi olduğu, daha sonra yöreye egemen olan Aiol, Lidya. Helen ve Roma uygarlıkları döneminde kültür ve ticaret merkezi olarak geliştiği bilinmektedir.

Urla : Ege Bölgesi’nin tüm özelliklerini taşıyan Urla, İzmir’in batısında 38 km. uzaklıkta kendi adını taşıyan yarımadanın orta kısmında yer alır. Urla tarih boyunca bir kültür merkezi olmuştur. Yapılan kazılarda ele geçen eserler arasında Hititlere ait Gaga ağızlı sürahi çıkarılmıştır. Limantepe Höyüğü kazılarında ele geçen buluntulara göre Klazomenai Limanının dünyanın en eski ve düzenli limanı olduğu ortaya çıkmıştır. Klazomenai’ de bulunan eserler Louvre Müzesi ve Atina Milli Müzesi ile İzmir Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir.

Torbalı : İzmir’in 45 km. doğusunda yer alan Torbalı’nın ilk yerleşim alanı, Torbalı Ovası’nın batısında Yeniköy ile Özbey köyleri arasında bir tepe üzerinde kurulan Metropolis Antik kentidir. Bir İon kenti olan Metropolis Roma ve Bizans dönemlerinde önemini korumuş, daha sonra terk edilmiştir. Şarapları ile ünlü kent aynı zamanda bir piskoposluk merkeziydi. Ovaya hakim bir konumda olan Geç Helenistik Dönem’e ait tiyatroda Roma İmparotoru Augustus ve evlatlığı Germanikus’a adanan üç mermer sunak bulunmaktadır. Kazılarda bulunan eserler İzmir ve Efes Müzelerinde sergilenmektedir.

Ödemiş : İzmir’in 113 km. doğusunda yer alan Ödemiş’in kuzeyinde bulunan Hypaiapa Antik Kent kalıntıları yörenin yerleşim tarihinin ilk çağlara uzandığını göstermektedir. Ödemiş yöresinin tarihsel önemi Birgi’nin Aydınoğulları döneminde başkent olmasıyla başlamıştır. Birgi’de büyük ölçüde özgünlüğünü koruyan kent dokusunda Selçuklu ve Osmanlı mimarisinin seçkin örnekleri, 18. ve 19. yüzyıl sivil mimarlık yapılarının oluşturduğu kültürel birikim ve mimari çevre zenginliği ile doğal çevre güzellikleri yörede çok önemli düzeyde turizm potansiyeli yaratmaktadır. “Dünya Kültür Mirası” listesine giren Birgi, 1994 yılında inanç turizmi kapsamına alınmıştır. Çakırağa Konağı, İmam-ı Birgivi Medresesi, Sultan Şah Türbesi görülmeye değer eserlerdendir.

Tire : İzmir’in büyük ilçelerinden biri olan Tire, şehir merkezine 82 km uzaklıktadır. Aydın Dağlarının kuzey eteklerinde kurulmuştur. Hitit, Frig, Lidya, Pers, Helen, Roma ve Bizans dönemlerini yaşayan Tire zengin bir kültür mirasına sahiptir. Beylikler ve Osmanlı döneminde ekonomik açıdan büyük gelişme sağlanmış ve mimarlık tarihi açısından da zengin örnekler ortaya çıkmıştır.

Kemalpaşa : İzmir’in 29 km batısında yer alan Kemalpaşa’nın tarihi geçmişi İ.Ö. 1300′lere dayanmaktadır. Akadlar ve Hititlerden başlayarak Selçuklu ve Osmanlı dönemine kadar birçok medeniyete sahne olan Kemalpaşa, Helen, Roma ve Bizans dönemlerinde Sart ve İon kentleri arasında kervan yollarının uğrak yeri olmuştur. Antik adı Nymphaion olarak bilinen günümüz Kemalpaşa ilçesi, Nif dağı eteklerinde 200 m yükseklikte kurulmuştur. Ege Bölgesi’nde Hititlerden kalan tek örneği olan Karabel Kabartması ilçe sınırları içerisindedir. Kemalpaşa, dünyaca ünlü kirazı ve çam ormanlarıyla tanınır.

NASIL GİDİLİR

Karayolu : Şehirlerarası Otobüs Firmaları ile Türkiye’nin tüm illerine gece ve gündüz düzenli otobüs seferleri yapılmaktadır. Terminalin merkeze uzaklığı 12 km. dir.

Otogar Tel : (+90-232) 472 10 10

Üçkuyular Otogarı: Çeşme- Seferihisar ve Gümüldür ilçelerine yaz kış düzenli olarak otobüs ve dolmuş seferleri yapılmaktadır. Merkeze uzaklığı 10 km. dir.

Otogar Tel : (+90-232) 259 88 62

Demiryolu : İzmir’den Ankara, İstanbul, Denizli, Aydın gibi şehirlere düzenli tren seferleri yapılmaktadır.

Merkez Basmane Garı, Tel:0.232.484 86 38

Alsancak Garı, Tel: 0.232.458 31 31

Denizyolu : Adres: İzmir Limanı- Alsancak, Devlet Denizyolları İzmir Acentası,

Diğer Limanlar; Çeşme Limanı, Dikili Limanı, Seferihisar-Sığacık Yat Limanı

Liman Tel : (+90-232) 464 88 64 – 464 88 89

Havayolu : Adnan Menderes Havalimanından yurtiçi ve yurtdışına periyodik olarak seferler yapılmaktadır. Merkeze uzaklığı 16 km. dir.

Hava Limanı Tel : (+90-232) 484 12 20

GEZİLECEK YERLER

BERGAMA

İzmir’in kuzeyinde 100 km uzaklıkta, Bakırçay Havzasında yer alan ve ülkemiz uygarlık tarihinin en eski yerleşmelerinden biri olan Bergama, tarih öncesi dönemlerden başlayarak İon, Roma ve Bizans uygarlıkları ile devam eden dönemde, Dünya çapında önemi olan arkeolojik eserlere sahip olmuştur. Bergama’nın güneybatısında Antik Dönemin önemli sağlık merkezlerinden Asklepion, ilk yerleşim alanı olan 300 m. yüksekliğinde dik bir tepe üzerinde kurulan Akropol ve M.S. 2. yüzyıla tarihlenen Serapis Tapınağı (Kızıl Avlu) yörenin turistik cazibesini oluşturmaktadır. Zeus Sunağı 1897 yılında Almanya’ya kaçırılmıştır.

Bergama güzellik ılıcalarıyla, meşhur Kozak yaylasıyla, plajlarıyla ünlü Ayvalık ilçesi bağlantısıyla, gelişmiş dokumacılığı ve kilimciliğiyle ünlü bir ilçedir.

Tarihçe: Bugünkü adı antik dönemdeki ismi olan Pergomon ‘dan gelmektedir. İlk çağda muhteşem abideleriyle büyük bir şehir ve aynı adı taşıyan krallığın merkezi olmasının yanı sıra Ortaçağın önemli stratejik mevkii, Karesioğullarının merkezi ve son olarak Osmanlı İmparatorluğunun önemli merkezlerindendir.

Kesin kuruluş tarihi bilinmeyen kentte yapılan arkeolojik kazılardan elde edilen bilgilere göre M.Ö.7. yüzyıllarda sur duvarlarının inşa edildiği saptanmış olup, bu yıllarda kentleşmenin başladığı anlaşılmaktadır. Bergama, Pers, Büyük İskender, Frigya, Trakya Krallığı, Selevkos Krallığı, Roma ve Bizans dönemlerini görmüştür.

1302 yılında Bizans hakimiyeti ortadan kalkan şehirde Karesioğulları Beyliği idareyi ele almış, 1341 yılından hemen sonra ise Bergama Osmanlılar tarafından alınmıştır.

İklim: Bölgede Akdeniz İklimi etkisi görülmektedir. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlı geçer.

Şirince Köyü

Doğu Roma İmparatorluğu döneminde bir yerleşim alanı olduğu tahmin edilen Şirince köyünde, bazı yapı kalıntıları ortaya çıkarılmıştır. Kule kalıntısı, su kemerleri ile 11. yüzyıldan beri varolduğu sanılan manastır/kilise yapıları, Şirince’de günümüze kadar kalan arkeolojik ve tarihi kaynaklardır.

Selçuk ilçe merkezine 8 km. uzaklıktaki Şirince köyü, 19. yüzyılda bir Osmanlı yerleşimi olarak vadi yamaçlarında gelişmiştir. Arazi yapısı ile uyumlu kentsel dokuda, doğal çevre ile bütünleşmiş yaklaşık 200 ev günümüze kadar korunabilmiştir.

Müzeler

İzmir Müzesi

Adres: Halil Rıfat Cad. No: 4 Konak – İzmir

Tel: (232) 484 83 24

Faks: (232) 425 46 77

İzmir Arkeoloji Müzesi

Atatürk Müzesi

Adres: Atatürk Cad. No: 24 Alsancak – İzmir

Tel: (232) 421 70 26

Bergama Müzesi

Adres: Cumhuriyet Cad. Bergama – İzmir

Tel: (232) 633 10 96

Faks: (232) 631 07 77

Çeşme Müzesi

Adres: Kale Sok. No:1 Çeşme – İzmir

Tel: (232) 712 66 09

Efes Müzesi

Adres: Kuşadası Cad. Selçuk – İzmir

Tel: (232) 892 60 10

Faks: (232) 892 70 02

Ödemiş Müzesi

Birgi Çakırağa Konağı

Adres: Ödemiş – İzmir

Tel: (232) 545 11 84

Tire Müzesi

Adres: Samizade Meydanı Tire – İzmir

Tel: (232) 512 18 60

Faks: (232) 512 18 62

Örenyerleri

Bayraklı (Eski İzmir):İzmir Körfezi’nin kuzeydoğusunda Tepekule mevkiinde bulunan yerleşim alanı İzmir’in ilk yerleşim alanı olarak bilinmektedir. Kentin M.Ö. 3000 yıllarında kurulduğu arkeolojik bulgulardan anlaşılmaktadır. Bayraklı’nın üst kesiminde 205 m. yüksekliğindeki burun üzerinde mitolojik kral Tantalos’un mezarı olarak bilinen ve M.Ö. 7. yüzyıla tarihlenen yapı bulunmaktadır.

Kadifekale (Pagos): M.Ö. 4. yüzyılda İzmir’de Büyük İskender’in generallerinden Lysimakhos’un körfeze hakim bir konumda kurduğu kent, bugünkü Kadifekale (Pagos) Tepesi ile tepenin iç limana bakan yamacında gelişmiştir. Kadifekale antik kentindeki Akropol kalıntılarının duvarlarında Roma ve Bizans etkisi görülmektedir. Anadolu ticaretinde büyük potansiyele sahip olan İzmir, gymnasium, stadium, tiyatro ve agoranın yanı sıra büyük su kemerleri ve sarnıçlarıyla son derece düzenli ve gelişmiş bir kent olagelmiştir. Bugün güney duvarları ile batıdaki beş kulesi görülen İçkale, Ortaçağ’a aittir.

Kızılçullu Su Kemerleri: Eski adı Kızılçullu olan ve Şirinyer’de bulunan su kemerleri Meles (Kemer) Çayı üzerindedir ve Kadifekale’de kurulan kente su getirmek için yapılmıştır.

Agora: İzmir’in Konak ilçesinde, Namazgah-Tilkilik mevkiinde bulunan Agora, Roma Dönemi’ne ait bir devlet agorasıdır. Politik toplantıların ve seçimlerin yapıldığı bir yerdir. Kazılarda agoranın büyük bir bölümü ortaya çıkarılmıştır. Günümüzde sadece kuzey ve batı bölümleri açıktır. Kuzey yapısında yer alan Roma Dönemi’ne ait Poseidon, Demeter ve Artemis’in kabartmaları bulundukları yerde sergilenmektedir. Agorada çıkarılan buluntular ve bazı heykeller İzmir Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir.

Efes Harabeleri

Vedius Gymnasium: M.S. II. Yüzyılda Vedius Antonius adına zengin bir Efes’ li tarafından yaptırılmıştır. Doğudaki avlusu, ortada yer alan tören salonu, soyunma odası ve hamamları ile dönemin özelliklerini karekterize eden sportif ve kültürel eğitimin yapıldığı görkemli bir yapıdır.

Stadyum: Vedius Gymnasium’ dan sonra harabelere doğru sol tarafta stadyum vardır. Sportif tüm yarışların , oyunların, olimpiyat düzenlemelerinin araba yarışlarının yapıldığı stadyum döneminin sportif ve kültürel bütün ihtiyaçları karşılanmaktaydı.

Akropol: Stadyumun karşısında Akropol olarak kabul edilen tepede M.Ö. 6. yüzyıla tarihlenen bir yapı mevcuttur. Tepenin kuzey batısında ise M.Ö. 350 yıllarına ait bir tapınak bulunmaktadır.

Bizans Hamamları: Stadyumdan sonra Bizans hamamları ile karşılaşılır.

Çifte Kiliseleri (Konsül Kilisesi): Bizans hamamlarının karşısında yer alan Çifte Kiliselerin Hıristiyanlık dünyası için son derece özel bir önemi vardır. 431-438 yıllarında konsüllerin toplandıkları kilise 265×29.5 m. boyutlarında bir yapıdır. M.S. 11. yüzyılda Roma döneminde bir bazilikaya dönüşen yapı Meryem Ana’ ya adanmış, burada yapılan 3. Konsül toplantısında Katolizmin doğması kararları alınmıştır. Kilise dünyada Hıristiyanlığın ilk yedi kilisesinden birisi olması nedeniyle bugün bile büyük önem taşımaktadır.

M.S.7. yüzyılda kilisenin apsisinden açılan bir kapı ile ikinci bir kilise inşa edilmiş ve böylece kiliselerin adı ” Çifte Kiliseler ” olarak tanınmıştır. Bu yeni açılan bölüm din adamlarının ikametlerine ayrılan kısımları ihtiva eder. Meryem ana adına sunulan ilk kilise olması nedeniyle kilise ve çevresi dini bir merkez durumundadır.

Liman Hamamları: İlk kez M.S. 2. Yüzyılda yapılan hamam, 4. yüzyılda İmparator Konstantinus döneminde onarım görmüş ve bazı değişiklikler yapılmıştır.

Arkadiane (Liman Caddesi): Efes’teki harabeleri gezmek için hamamların karşısında bulunan ve limana kadar uzanan mermer döşeli bir caddeye çıkılır .

11m. genişliğinde 530m. uzunluğunda olan bu görkemli caddenin sağında ve solunda yer alan mermer sütunlar bugün de ayaktadırlar. Kralların karşılandığı bir çok önemli gösterinin ve dini törenlerin yapıldığı bu cadde, aynı zamanda limana gelen giden tüm mal ve servetin aktığı yol olduğundan ”Liman Caddesi” olarak anılır.

Tiyatro: Efes harabelerinin en güzel yapılarından biri olan tiyatro, oldukça sağlam kalmış ve bir süre öncesine kadar Efes Festivali gibi şenliklerde rahatlıkla kullanılabilmiştir.25000 kişilik tiyatronun ilk kez Helenistik dönemde yapıldığı bilinmekte ise de bugüne gelen tiyatronun İmparator Cladius zamanında yeniden inşasına başlandığı, İmparator Trianus M.S..98-117 döneminde tamamlandığı bilinmektedir.

Mermer Cadde: Efes’in güneydoğusunda bulunan Magnesia kapısından kuzeybatıda Koresos Kapısına kadar uzanan yaklaşık 400 m.lik mermer döşeli cadde M.S. 5. Yüzyılda yeniden yapılmıştır.

Celsus Kitaplığı: Ticari Agoranın yanında bulunan Celsus Kitaplığı M.S.135 yıllarında Asya Konsülü Julius Aguila tarafından Romalı Mimar Vitruoya’ ya yaptırılmıştır. Arka duvardaki bir kapıdan Celsus’un mezarına geçilir. Celsus’un burada bulunan heykeli bugün İstanbul Arkeoloji Müzesinde bulunmaktadır. Roma mimari özelliklerini tümüyle yansıtan yapının ön cephesinin dekorasyonu, devrinin en güzel örnekleri arasında yer alır. Ön cephe kolonları arasında yer alan dört kadın heykeli ”Akıl”, ”Kader”, ”İlim” ve ”Erdem” öğelerini sembolize eder. Bu heykellerin orijinalleri bugün Viyana Müzesinde bulunmaktadır.

Aşk Evi:Mermer caddeden yukarı çıkıldığında Kuretler Caddesi ile kesişen noktada Aşk Evi bulunur. M.S.1. yüzyıla tarihlenen bu ilginç ev, ana bir hol ve bu hole açılan bir çok odadan oluşmaktadır. Aşk Evinde bulunan mozaik kız portreleri bu evde çalışan kızlara ait olduğu sanılmaktadır. Aşk Evinin duvarları içinde bugünün modern klima sistemine eşdeğer bir soğutma ve ısıtma sisteminin bulunması son derece ilginçtir. Burada şarap mahzenleri, dev ocaklar, hamamlar, havuzlar, yatak odaları, konferans salonları ile muhteşem bir kütüphanesi bulunduğu bilinmektedir.

Skolastika Hamamı: Efes’te yaşayan zengin Romalı bayan Skolastika tarafından yaptırıldığı anlaşılan hamam M.S.400 yıllarına tarihlenmektedir. Merkezi sistemle ısıtılan hamam mermer kullanımının ilginç bir örneğidir.

Hadrian Tapınağı: Kuretler Caddesinin en güzel yapılarından birisi de Hadrian Tapınağıdır.Bu tapınaktan geriye cephe alınlığı kalmıştır.

Tapınağın arşitravında tasvir edilen mitolojik sahnelerden en ilginci Efes’in kurucusu mitolojik kral Andoklos’ un yaban domuzunu öldürüşü ile ilgili sahnedir.

Trajan Çeşmesi: Hadrian Tapınağını geçtikten sonra biraz ilerde solda Trajan Çeşmesi yer alır. Çeşmenin katlarını süsleyen heykeller Efes Müzesinde sergilenmektedir.

Yamaç Evler: Celsus Kütüphanesinden Kuretler Caddesine dönüşte, sağ tarafta Bülbül Dağının yamaçlarında Efesli zenginlerin ikamet ettikleri belirtilen evler vardı. Yakın zamanda restore edilerek orijinal durumlarına biraz daha yaklaşan bu evler, geniş merdivenlerle caddeye dikey olarak açılmakta, duvarlarında fresk ve mozaiklerle süslü, mermer kaplamalar bulunmaktadır.

Domitian Tapınağı: Efes’te bir imparator adına yapılmış ilk tapınaktır. Devlet Agorasının hemen karşısında, kentin en güzel ve en merkezi yerindedir. Yalnız başı ve kolu ele geçen Domitian`in oldukça büyük ölçülerdeki kült heykeli bugün İzmir Arkeoloji Müzesinde, tapınağın giriş altarı ise Efes Müzesinde sergilenmektedir.

Belediye Sarayı (Prytaneion): Efes`in kutsal mekanı sayılan meclis sarayının sağ tarafında Hestia sunağı bulunmaktadır. Bu sunakta sürekli olarak bir kutsal ateş yanardı. Prytaneion politik işlerin görüldüğü ayrıca önemli törenlerin şölenlerin ve kabullerin yapıldığı yerdi. İki Efes Artemis’ ininde buruda bulunmuş olması Prytaneion’ un dini açıdan da son derece önemli bir mekan olduğunu göstermektedir.

Odeon (Bouleuterion): M.S.2. yüzyılda Efesli zenginlerden Publis Vedius Antonius tarafından yaptırılan Odeon`un zamanında üstü ahşap kaplamalıydı.

Artemis Tapınağı: Efeslilerin ilk yerleşimlerinin bu tapınağın olduğu yerde bulunduğu bilinmektedir.Daha sonra bir depremle tapınağın yıkılması üzerine Roma imparatoru yardımı ile Efesliler tapınağı yeniden ve daha gösterişli inşa ederler. Dünyanın yedi harikasından biri olarak bilinen Efes Artemis Tapınağının bu gün sadece temel kalıntıları bulunmaktadır.

St. Jean Bazilikası: Bizans İmparatoru Justinyen ‘in M.S.6. yüzyılda St. Jean adına yaptırdığı bazilika Ayasuluk Tepesinde yer almaktadır.40X110 m. boyutlarında batıdan girişi olan yapı haç planlı, kubbeli bir bazilikadır.

Yedi Uyuyanlar: M.S. 5. ve 6. yüzyıla rastlayan dönemde yapıldığı sanılan Yedi Uyuyanlar Ören yeri dini bir merkez hüviyetindedir.Rivayete göre Hıristiyanlığın resmi dini olarak kabulünden önce, putperestlerden kaçarak buraya sığınan yedi genç uykuya dalıp iki yüzyıl sonra uyanmışlardır. Uyandıklarında Hıristiyanlık resmi din olmuştur. Bu mucize olay üzerine , öldükten sonra bu yedi gencin tekrar gömüldüğü ve adlarına büyük bir bina yaptırıldığı sanılmaktadır. Bugün kazılarda ortaya çıkarılan yapı oldukça büyük abidevi boyutlardadır ve çoğu kaya oyma mezar buluntularına, iki kilise ile katakomplara rastlamaktadır.

Meryem Ana Evi: Bülbül Dağı üzerinde Hıristiyanlığın kutsal anası Hz. Meryem’in Evi bulunmaktadır. Hıristiyanlarca ”Panaya Kapulu” olarak da adlandırılan kutsal yerin M.S.4. yüzyılda inşa edildiği sanılmaktadır.Hz. İsa’nın yakalanıp çarmıha gerilişinden kısa bir süre önce annesini arkadaşı ve havarisi olan St. Jean’a teslim etmiştir. St. Jean Hz. İsa’nın çarmıha gerilişinden sonra Hz. Meryem’in Kudüs’te kalmasını sakıncalı bulduğundan onu yanına alarak kaçırmış ve buraya getirmiştir. Hıristiyanlık dinini yaymak gibi kutsal bir görevi üstlenmiş olan St. Jean çağın en büyük kenti durumundaki Efes’i kendine hedef seçmiş Hz. Meryem’i putperestlerin diyarına sokmak istemediğinden onu Bülbül Dağı eteklerinde sık ağaçlarla kaplı bir köşede yaptığı kulübede gizlemiştir.

St. Jean’ın her gün gizli gizli onu ziyarete gittiği ve yiyecek içecek götürerek yokladığı bilinmektedir. Hz. Meryem’in tam 101 yaşına kadar Bülbül dağındaki bu yerde yaşadığı ve burada öldüğü kabul edilmektedir. St. Jean Meryem Ana’ yı yine bu dağda kendisinden başka hiç kimsenin bilmediği bir yere götürmüştür. Hıristiyanlığın yayılmasından sonra Hz. Meryem’in bulunduğu yere Hıristiyanlarca ”Haç” şeklinde bir kilise inşa edilmiştir. Burası kötürüm olan ve Türkiye’ye gelemeyen bir Alman rahibenin tarifleri üzerine bulunmuştur.

Camiler, Kiliseler ve Sinagoglar

Hisar Camii: Bugünkü Kemeraltı iş merkezinde, Hisarönü mevkiinde bulunmaktadır. 1592 yılında Yakup Bey tarafından yaptırılmıştır. Kesme taştan inşa edilen cami, İzmir’in en gösterişli camilerinden biridir. İç mekân Osmanlı süsleme sanatının en güzel örneklerinden birini sergilemektedir. Ahşap minberi sedef kakmalıdır.

Salepçioğlu Camii: 1906 yılında Salepçizade Hacı Mehmet Efendi tarafından yaptırılan cami, tek kubbeli olup, iki katlıdır. Dış duvarları mermer ve yeşil taşlarla örülmüştür.

Kestane Pazarı Camii: İzmir’de Kestane Pazarı adıyla anılan çarşıdaki yapı, 1663 yılında Eminoğlu Hacı Mehmet Ağa tarafından yaptırılmıştır. İki katlı caminin alt katında dükkanlar, depolar vardır. Büyük kubbe dört sütuna oturtulmuştur. Köşelerinde küçük kubbeler vardır.

Şadırvan Camii: Çarşı içinde bulunan camiye yanında bulunan şadırvan nedeniyle bu isim verilmiştir. 16. yüzyılda yaptırılan cami 1815’te büyük ölçüde onarılmıştır. Ana mekân on sütuna dayanan kubbeyle örtülüdür. Kubbenin iç kısmındaki kalem işi süslemeler dikkat çekicidir. Batıda bulunan kitaplık cami ile içten bağlantılıdır. Kesme taştan minaresi tek şerefelidir.

Konak (Yalı) Camii: Konak Meydanı’nda bulunan yapı, 1754 yılında Mehmet Paşa’nın kızı Ayşe tarafından yaptırılmıştır. Klasik Osmanlı mimarisi üslubunda, sekizgen planlı, üstü kubbeli bir yapıdır. Taş ve tuğla karışımı duvarlarda pencerelerin çevresi çinilerle süslenmiştir. Kesme taştan tek şerefeli minarenin petek kısmında firuze çiniler bulunmaktadır.

Hatuniye Camii: Anafartalar Caddesi’nde 17. yüzyıla tarihlenen yapının Yusuf Çavuş oğlu Ahmet Ağa’nın annesi Tayyibe Hatun’un yaptırdığı bilinmektedir. Caminin ilk bölümünde ana mekânı örten kubbe 12 köşeli kasnağa oturmaktadır. Sonradan camiye bir bölüm daha eklenmiş, kemerlerle ana mekâna bağlanmıştır.

Faik Paşa Camii: Basmane’nin güneyinde, Altınordu Mahallesi’ndedir. 16. yüzyılda Faik Paşa yaptırmıştır. 13 sütunlu ibadet mekânı ahşap çatı ile örtülüdür.

Hacı Hüseyin (Başdurak) Camii: Başdurak Semtinde yer alan yapı, 17.yüzyıla tarihlenmektedir. Ana mekân, sekizgen kasnağa oturmuş büyük bir kubbe ile örtülüdür. Mihrabı çini panolarla kaplıdır. Bütün başlıkları altın olup, pencereler vitraylıdır.

Ali Ağa Camii: 1672’de Gediz Ali Ağa tarafından yaptırılmış olan cami, kare planlı ve sekiz köşeli ahşap sütunların üzerinde tek kubbelidir. Sütun başlıklarının altın yaldız süslemeleri ve kubbenin kalem işleri 19. yüzyıldandır.

Kurşunlu Camii: Namazgâh Meydanı’nda, kentin en eski camilerindendir. Yavuz Sultan Selim tarafından yaptırıldığı sanılmaktadır. Ana mekânın çatısı ahşap olup, kiremitle örtülüdür. Ahşap oyma minberi sedef kakma çiçeklerle bezelidir. Mihrap nişi kalem işiyle süslüdür.

İki Çeşmelik Camii: İkiçeşmelik semtinde, 1893’e tarihlenen caminin ana mekânı, iki ayak ve dört sütuna dayanan kubbe ile örtülüdür. Kubbe, kalem işiyle bezelidir. Doğusunda küçük bir avlu bulunmaktadır.

Çorakkapı Camii: Basmahane’de Gar karşısındadır. 1747 yılında yaptırılmıştır. Ana mekân, sekizgen kasnağa oturan tek kubbe ile örtülüdür. Yanlarda üçer kubbeli mekânlarla genişletilmiştir. Minberi mermer, minaresi kesme taştandır.

Kemeraltı Camii: Anafartalar Caddesi’nde, 1671 yılında Yusuf Çamazade Ahmed Ağa tarafından yaptırılmıştır. Tek kubbeli yapının duvarları taştandır. Minaresi tek şerefelidir.

Bergama Ulu Camii: 1393 yılında Sultan Yıldırım Bayezit zamanında yaptırılmıştır. Dikdörtgen planlı yapı, 4 kalın ayak üzerine oturan üç kubbe ile örtülmüştür. Mihrapta, Selçuklu mimari düzeninde sülüs, girift yazılar ve geometrik bezemeler ve alçı kabartmalar dikkat çekicidir. Mermer minberi geometrik bezelidir.

Ödemiş Ulu Camii: 1312 yılında Aydınoğlu Mehmet Bey tarafından yaptırılmıştır. Kare planlı ve beş sahınlı yapı, sekiz sütunun taşıdığı ahşap bir çatı ile örtülü olup, mihrap önünde küçük bir kubbe bulunmaktadır. Minaresi, firuze sırlı tuğlaların baklava biçiminde dizilmesiyle süslenmiştir. Firuze ve koyu mor renkli geometrik yıldız ve geçmelerden oluşan mozaik çinili mihrabı, rumilerle çevrilidir. Ahşap minberi çivisiz geçmeli (kündekari) teknikle yapılmıştır.

Selçuk İsa Bey Camii: Selçuk’ta, Ayasuluk Tepesi’nin yamacında 1375 yılında Aydınoğlu İsa Bey tarafından yaptırılmıştır. Dikdörtgen planlı yapının, üç yanı revaklı avlusu bulunmaktadır. Ana mekân iki dizi halinde 4 sütunla bölünmüş ve mihrapla girişin üstündeki bölüm iki kubbe ile örtülmüştür. Mihrap üzerine rastlayan kubbenin başlangıcı levhalarla süslenmiştir. Kemeri taşıyan başlıklar Selçuklu taş işçiliğinin özgün örneklerindendir. Pencerelerin her biri ayrı desendeki taş işlemelerin güzelliği ile dikkati çekmektedir.

Sultan Şah Türbesi: Ödemiş ilçesi merkezinde, Ulu Cami’nin güneyindedir. Aydınoğlu Mehmed Bey’in kız kardeşi Sultan Şah için 1310’da yaptırılan türbe, altıgen planlı olup, kubbeyle örtülüdür.

Mehmed Bey Türbesi: Ödemiş’de Ulu Cami’nin kuzeybatısındadır. 1333 yılında Aydınoğlu Mehmed Bey ile üç oğlu için yaptırılmıştır. Kare plan üzerine sekizgen bir yapıdır. Pencere köşelerinde firuze ve lacivert çinilerden yıldız biçiminde süsler vardır. Kubbenin iç kısmında mozaik çiniden yuvarlak bir madalyon .görülmektedir.

Süleyman Şah Türbesi: Tire ilçesi merkezinde yer almaktadır. Aydınoğlu Süleyman Şah için 1349’da, mermer ve taştan yaptırılan türbe kare planlı olup, kubbeyle örtülüdür.

Medreseler: Osmanlı döneminde İzmir’deki eğitim ve kültür düzeyinin anlaşılması açısından medreseler önem taşımaktadır. Yazılı kaynaklarda İzmir’de 40’a yakın medresenin varlığından söz edilmektedir. En eskileri 16. yüzyıl başlarına tarihlenen medreselerin başlıcaları; Salepçizade Hacı Ahmet Efendi, Yalı, Hatuniye, Çorakkapı, Katipzade Medreseleri olarak sıralanabilir.

St. John Bazilikas: M.S. 2. yüzyıla kadar uzanan bir Hıristiyan geleneğine göre, St. John öldüğünde bu tepeye gömülmüştür. Kutsal sayılan mezarın bulunduğu yere, M.S. 4. yüzyılda, çatısı ahşap olan bir kilise yapılmış, Bizans İmparatoru Iustinianus tarafından M.S. 6. yüzyılda kubbeli bir bazilika inşa edilmiştir. Üç nefli, haç planlı, kubbeli yapının batısında atrium ( sütunlu avlu) yer almaktadır. Ortadaki kubbeli bölümün altında St. Jean’ın mezarı olduğu bilinmektedir. St. Jean’ın mezarının kuzeyindeki küçük şapelin duvarları aziz resimlerinden oluşan fresklerle süslüdür. İmparator Iustinianus ve eşi Theodora’nın monogramlarını taşıyan sütunlar bulunmuştur.

Meryem Ana Evi: Hz. İsa’nın çarmıha gerilmesinden sonra, havarilerinden St. John‘ın Meryem Ana’yı Efes’e getirdiği kabul edilmektedir. Meryem Ana adına Bülbül Dağı üzerinde yer alan Meryem Ana Evi’nin 4. yüzyılda inşa edildiği sanılmaktadır. Haç planlı ve kubbeli olan bu yapıda giriş, apsisin bulunduğu salona açılır. Apsis’te Meryem Ana heykeli, apsisin iki yanında mutfak ve yatak odası bulunur. 1957 yılında Papalık tarafından onaylanan Meryem Ana evi, hem Hıristiyanlar hem de Müslümanlar tarafından çok sık ziyaret edilen bir yerdir. Bu mekânda, her yıl 15 Ağustos’ta Meryem Ana’yı anma ayinleri düzenlenmektedir.

St. Polycarp Kilisesi: Kanuni Sultan Süleyman’ın izniyle 1625 yılında inşa edilen St. Polycarp Kilisesi, İzmir’in halen kullanılmakta olan en eski kilisesidir. İncil’de bahsedilen yedi kiliseden biri olan İzmir kilisesine ait kalıntıların İki Çeşmelik’teki St. Polycarp Kilisesi’nin yerinde olduğu sanılmaktadır.

Beth İsrael Sinagogu: İzmir’in Karataş Semti’nde Sultan II. Abdulhamit’in fermanıyla 1905’te yaptırılmış olup, İzmir’in en büyük sinagogudur.

Hamamlar

Lüks Hamam (Kadı Hamamı): 16. yüzyılda yapıldığı düşünülen hamam ilk Osmanlı eserleri arasında sayılmaktadır. Çifte hamam olarak inşa edilen yapının soyunma yerleri, basık sekizgen kemerli kasnak üzerinde kubbeyle örtülüdür. Ilıklık bölümü beşik tonozludur. Sıcaklık bölümü dikdörtgen planlı olup, iki yanda beşik tonoz örtülü eyvanlar bulunmaktadır. Bugün halen işlevini sürdürmektedir.

Basmane Hamamı: 17. yüzyıl Osmanlı eseri olan hamam halen bakımlı ve işler durumdadır. Ortası havuzlu, sekizgen kasnağa oturan kubbe ile örtülü yapı tipik özelliklerini korumaktadır.

Hanlar

Kızlarağası Hanı: Kentteki hanların en büyüğüdür. Hisarönü’ne giden yol üzerinde yer alan yapı 1745’te Kızlarağası Hacı Beşir tarafından yaptırılmıştır. Kareye yakın dikdörtgen planlı, iki katlı, avlulu büyük bir yapıdır. Yedi kapısı vardır. Güneyinde bir, kuzeyinde iki koridor beşik tonozlarla örtülüdür. Avlunun etrafında tonozlarla örtülü ve yuvarlak kemerli girişleri olan 10 oda, üst katta bulunmaktadır. Duvarları güzel bir taş işçiliği ile örülmüştür.

Mirkelamoğlu Hanı: Yorgancılar Çarşısı’ndan Fevzipaşa Bulvarı’na çıkan sokakta yer alan hanın 18. yüzyılda yapıldığı düşünülmektedir. İki katlı ve avlulu olup, avluyu çevreleyen odalardan oluşmaktadır.

Çakaloğlu Hanı: 18. yüzyıl Osmanlı yapısı olan Çakaloğlu Hanı İzmir’in önemli tarihi eserlerindendir. Uzun dikdörtgen planlı olup, üstü tonozlarla kaplı bir çarşı şeklindedir. Düz duvarlar kesme taş ve bir- iki sıra tuğla dizili olarak inşa edilmiştir.

Karaosmanoğlu Hanı: Kentte ayakta kalabilen eski hanlardan biri olan Karaosmanoğlu Hanı, Fevzipaşa Bulvarı üzerinde yer almaktadır. İki katlı ve avlulu yapı, mimari özelliğini büyük ölçüde yitirmiştir. Duvarları taş ve tuğla dizili olarak inşa edilmiştir.

Korunan Alanlar

İzmir Tabiat Alanları

İzmir-Kunduracı Çınarı

Yeri: İzmir

Özelliği: 980 yaşında, 30 m. boyunda, 4 m. çap ve 15 m. çevre genişliğinde çınar ağacı.

Tesis Tarihi: 29.09.1994

İzmir-Kadınlar Kuyusu Koca Menengici

Yeri: İzmir, Foça

Özelliği: 600 yaşında, 14 m. boy, 2.10. m.çap ve 7.30 m. çevre genişliğinde menengiç ağacı.

Tesis Tarihi: 31.10.1995

İzmir-Taşdede Pirnal Meşe

Yeri: İzmir, Karşıyaka

Özelliği 250 yaşında, 8 m. boyunda, 1 m. çap ve 3 m. çevre genişliğinde meşe ağacı.

Tesis Tarihi: 29.09.1994

İzmir-Anadolu Kestanesi

Yeri: İzmir, Ödemiş

Özelliği: 600 yaşında, 20 m.boyunda, 3 m. çapında ve 10 m. çevre genişliğine sahip kestane ağacı

Tesis Tarihi: 27.09.1994

İzmir-Orvacık Köyü Anadolu Kestanesi

Yeri: İzmir, Ödemiş

Özelliği: 500 yaşında, 18 m. boyunda 2.78 m.çap ve 8.73 m. çevre genişliğinde kestane ağacı.

Tesis Tarihi: 21,02,1995

İzmir-İlk Kurşun Çınarı

Yeri: İzmir, Ödemiş

Özelliği: 300 yaş , 32 m. boy, 2. m.çap ve 5.80 m. çevre genişliğinde çınar ağacı.

Tesis Tarihi: 25.07.1995

İzmir-Yarendede Fıstık Çamı

Yeri: İzmir, Urla

Özelliği: 150 yaş, 30 m. boy . 1.30 m. çap ve 4.10 m. çevre genişliğinde fıstık çamı ağacı.

Tesis Tarihi: 25.07.1995

İzmir-Yemişçi Çınarı

Yeri: İzmir, Urla

Özelliği: 350 yaş , 20 m. boy, 3 m.çap ve 9 m. çevre genişliğinde çınar ağacı.

Tesis Tarihi: 25.07.1995

İzmir-Fıstık Çamı

Yeri: İzmir, Urla

Özelliği: 105 yaş , 20 m. boy, 1.20. m.çap ve 3.90 m. çevre genişliğinde çam ağacı.

Tesis Tarihi: 25.07.1995

İzmir-Teas Menengici

Yeri: İzmir, Urla

Özelliği: 35 yaşında, 4 m. boyunda, 0.5 m çapında 1.55 m çevre genişliğinde ve insan görünümündeki menengiç ağacı.

Tesis Tarihi: 09.11.1994

Mağaralar

İnkaya Mağarası

İzmir merkez ilçeye bağlı Yelki köyü batısındaki Kocadağın doğu yamacında yer alan İnkaya mağarasına, Yelki Köyü’nden mağaranın yakınına kadar arazi taşıtı veya traktörle gidilebilir. Sonra dik ve makilik bir yamaçtan 20 dakika yürünerek mağaraya ulaşılabilir.

Özellikleri: Toplam uzunluğu 222 m. olan mağaranın girişe göre en derin noktası -30 m dir. Genellikle yatay, kısmen de dikey tipinde kuru bir mağaradır. Ekim ayında mağara ısısı salonda 18ºC, son kısımda 22ºC’dir.

Mağara içinden çıkan çanak ve çömleklerden tarihi dönemlerde yerleşme amacıyla kullanıldığı anlaşılmaktadır.

Jeoloji-Jeomorfoloji: Kretase yaşlı kireçtaşları içinde, birbirlerine kesen birkaç kırık boyunca gelişmiştir. Mağara dik bir inişten sonra, geniş bir salon halinde genişlemektedir. Salonun genişliği 20-20 m., tavan yüksekliği ortalama 5 m. civarındadır.Taban toprak ve molonlarla örtülüdür.Salon kenarındaki geçitlerle küçük süslü odacıklara geçilir. Salon güneye doğru tabanı eğimli bir galeriden devam eder.Galerinin sonunda 7 m. derinliğinde bir kuyudan mağaranın son ve en alt bölümüne inilir.

Kurudağ Mağarası

Yeri: İzmir, Selçuk İlçesi

Selcuk’un Kurudağ mevkiindedir.

Özellikleri: Toplam uzunluğu 42 m. olan mağaranın girişe göre en derin noktası -22 m.dir. Yatay ve kuru mağara tipindedir. Açık havaya nazaran mağara serindir.

Mağara Mesozoik yaşlı massif dolomitik mermerler içinde gelişmiştir. Mağaranın dar bir girişi vardır. Daha sonra genişleyerek eni 20 m.ye varır. Uzunluk ise 41 m.dir. Tavan yüksekliği ortalama 3-5 m.dir. Mağaranın kuzeye doğru eğimli olan tabanı kaya blokları ve traverten oluşumları ile örtülüdür. Bu bölümde çeşitli kanılar yapılmıştır. Mağara boşluğunda sarkıt, dikit ve sütunlar, duvarlarda perde ve bayrak travertenleri vardır.

Eski çağlarda insanlar tarafından barınak olarak kullanılmıştır. Bu nedenle mağarada çeşitli kazılar yapılmıştır. Doğal ve arkeolojik değerler bakımından zengin kaynaklara sahip olması nedeniyle turizm açısından değerlendirilmesi uygun bulunmaktadır. Henüz turizme açılmamıştır.

Kaplıcalar

Balçova Kaplıcaları: Homeros’un destanlarında ve coğrafyacı Strabon’un eserlerinde adı geçen “Agamemnon Kaplıcaları” antik dönemlerden bu güne şifa yurdu olarak kullanılmaktadır. İskender ordularından bir grubun yaralarını tedavi ettikleri bu kaplıcalar, o dönemde daha da ünlenmiştir. Bugün Balçova kaplıcaları olarak anılan bölgede, sıcak su çamur banyosu ve içme suları bulunmaktadır. Halen konaklama tesislerinin bulunduğu Balçova Kaplıcaları daha çok üst solunum yollarının kronik iltihapları, nefritler, bazı iltihaplar, romatizma sendromları, metobolizma ve deri hastalıkları gibi durumlarda yararlı olmaktadır. Balçova Kaplıcalarında bulunan şifalı su, sodyum bikarbonat ve klorür ihtiva etmektedir.

Termal Turizm Merkezleri

Bayındır Ilıcaları: Bayındır Ilıcası, Bayındır’ın kuzeydoğusunda Turgutlu yolu üzerinde 8 km. uzaklıktaki Ergendi Ilıcası Dereköy kaplıcasından oluşmaktadır. Birbirlerine 15 dakika uzaklıkta bulunan kaplıcalardaki su sıcaklığı ortalama 40ºC dolayındadır. Kükürt ve sodyum bikarbonat ihtiva eden kaplıcaların daha çok romatizma ve deri hastalıklarının tedavisinde başarılı olduğu belirtilmektedir.

Menemen Ilıcaları: Menemen’in kuzeybatısında, Aliağa çiftliği bucak merkezinin 15 km batısındadır. Sular bir mağaranın içinde kaynamaktadır. Kayaların eski dönemde yontularak kaynağın doğal bir hamam içinde kalması sağlanmıştır. Travmatik nedenlere bağlı kaynaması gecikmiş kırıklar, kemik sisteminin bazı hastalıkları, kan dolaşımı bozuklukları ve benzeri gibi rahatsızlıklar duyanlar bu sulardan yararlanmaktadırlar.

Ilıcagöl Ilıcası: Menemen’in kuzeybatısında ılıca göl bataklığının batı kenarındadır. Su ve çamur banyosu biçiminde uygulanan tedavide ılıcanın ılık ve kükürtlü suları romatizma, deri hastalıkları, safra ve idrar yolu taşlarının düşürülmesi gibi durumlarda yararlı olmaktadır.

Dikili Ilıcası: Nebiler Kaplıcası Dikili Ayvalık karayolunun 4 km. sağında yer alır. Yöredeki ihtiyaçları karşılayacak oranda tesislerin bulunduğu kaplıca suyunda hidroasetat iyonu bulunmaktadır.

Bademli Ilıcaları: Dikili’den 15 km. uzaklıktadır. Arsenik ve hidroasetat ihtiva eder.

Tavşan Adası Ilıcası: Tire İlçe merkezinin 15 km. güneybatısında Uzgur Köyü yakınında ve Elem Gölü (Bozköy) civarındadır. Ilıcanın çok sıcak olan suları banyo ve içme olarak kullanılır. Banyo olarak kullanıldığında romatizma ve deri hastalıkları, çocuk ve kadın hastalıklarına iyi gelmekte, içme olarak kullanıldığı zaman ise akciğer ve gıda metabolizması hastalıklarında yararlıdır.

Seferihisar Kaplıcaları: Seferihisar Doğan Bey Termal bölgesinde bulunan ılıca ve kaplıcaları şöyle sıralanabilir: Cumalı Ilıcaları, Karakoç Kaplıcaları, Kelalan Ilıcası.Bu kaplıcalar; romatizma ve deri hastalıklarıyla üst solunum yolları, kırıklar, kadın hastalıkları gibi rahatsızlıklarda faydalı olmaktadır.

Urla Ilıcaları ( Malkoç İçmeleri): İzmir – Çeşme karayolunun 41. Km de (İçmeler) diye anılan bölgede yer alan ılıca suları karbondioksit ve sodyum klorür ihtiva etmektedir. Ilıca etrafında bulunan kamping ve oda türü konaklama tesisleri bölgesel ihtiyaca cevap verecek durumdadır. Deniz kenarında bulunmaktadır. Daha çok mide ve bağırsak tedavisinde yararlı olduğu belirtilmektedir.

Gülbahçe Ilıcaları: Urla İlçe merkezinin 15 km. batısında, Gülbahçe Körfezi’nde deniz kenarında bulunan ılıca aynı zamanda bir hamama sahiptir. Romatizma ve deri hastalıkları tedavisinde yararlıdır.

Plajlar

İzmir ilinin Ege’ye 629 km kıyısı bulunmaktadır. Bunun 101 km’si doğal plaj (kumsal) niteliğindedir. İzmir kıyıları yarımada ve koylardan oluşan coğrafyası nedeniyle, plaj kullanımı dışında su sporlarına da olanak vermektedir. İldeki plajlardan Selçuk-Pamucak, Urla ve Gülbahçe, Çeşme-Ilıca ve Altınkum, Gümüldür ve Özdere plajları ile kuzeyde Dikili ve Çandarlı, Foça-Yeni Foça plajları, kumsal özellikleri bakımından öne çıkmaktadır. Plajlara ulaşım son derece kolay ve seridir. İzmir merkez garajdan ve Üçkuyular garajından hemen her ilçeye günün her saatinde araç temin etme imkanı vardır.

Yat Limanları

İzmir ilinde özellikle Çeşme Yarımadası’nın güneyi ülkemizin belli başlı yat güzergahlarından birini oluşturmaktadır. Çeşme-Kuşadası güzergahı yat turizmi altyapısının en çok geliştiği alandır. Alaçatı İskelesi; Alaçatı beldesinin güneyinde yan yana sıralanmış koylarla, yatçılar için bir cennet niteliğindedir. İskelede 80 tekne barınabilmektedir. Yatların barınabilmesi için pek çok imkan vardır. Urla İskelesi’nde 20 tekne, balıkçı barınağında 175, Özbekköy barınağında ise 80 tekne barınabilmektedir. İskelenin yakınında bulunan Güvendik Tepesinden çevrenin olağanüstü görüntüsü izlenebilmektedir.

Yaylalar

Ödemiş İlçesinin Bozdağ Gölcük Yaylası, yine aynı bölgedeki Subatan Yaylası, Karşıyaka ilçesinin kuzeyindeki Yamanlar Dağı üzerinde bulunan Karagöl, Bergama ilçesini çevreleyen dağlardan kuzeydeki Madra Dağında bulunan Kozak Yaylası günübirlik rekreasyon ve yayla turizmine elverişli alanlardır.

Sportif Etkinlikler

Av Turizmi: Av için İzmir ve çevresinde (Özellikle Çeşme çevresinde) yabandomuzu avlakları bulunmaktadır. Karaburun Yarımadası’nda da yabandomuzu avlakları mevcut olup, yabankeçisi gibi hayvanlar avlanmaktadır. Av turizmi için belirlenen avlaklarda avlanacak hayvanlar önceden avcılar derneğince tespit edilerek, ilan edilmektedir.

Dağcılık: İzmir bölgesinde, özellikle gençlik ve öğrenci kesimi arasında son yıllarda gelişen dağcılık, bir spor olarak ele alınmakta ve geliştirilmektedir. Balçova teleferiğinin bulunduğu Balçova Tepesi ile Yamanlar Dağı, dağ sporlarının amatör düzeyde yapıldığı yerlerdir. Bunun ötesinde İzmir körfezi’ne dik inen dağ silsileleri içinde kuzeydeki Madran Dağları 2000 metreyi geçen yüksekliği ile dağcılık açısından son elverişli imkanlar sunmaktadır.

Gençlik Turizm: İzmir’de gençlerin yararlanabileceği orman ve gençlik kampları mevcuttur.

İzmir Turizm Eğitim Merkezi

İzmir Orman Kampları

İzmir Gençlik Kampları

Kayak Merkezi: Bozdağ yükseltisinin kuzey yamaçlarındaki doğal pistlerin varlığı kayak sporlarına olanak vermektedir. İzmir’e sadece 1.5 saatlik mesafede, huzur, sağlık ve spor için Ege’nin en yüksek ve nem oranının en az oluşuyla ünlü Bozdağ Kayak Merkezi tesisleri, 22 bungalov, 12 otel odası, şömine restoran, cafe, bar, kayak okulu, alış veriş merkezi ve sağlık hizmetleri ile organize olmuştur.

Su sporları: İzmir’in koyları su altı dalış için elverişli noktalara sahiptir.

Diğer Tarihi Yerler

Kemeraltı Çarşısı: Kemeraltı Çarşısı, Mezarlıkbaşı semtinden itibaren deniz cephesini içine alan bir kavis çizerek Konak Alanına ulaşır. Günümüzde de Kemeraltı Çarşısı İzmir’in en önemli alışveriş merkezidir. Eskinin gizemli tonoz ve kubbeli dükkanlarının yanı sıra, modern iş merkezleri, mağazaları, sinemaları ve kafeteryaları ile her türlü alışverişe hitap edebilen bir site görünümündedir. Bu çarşıda geleneksel Türk el sanatlarından seramikler, çini panolar, ahşap ürünleri, tombaklar, halı ve kilimler, deri ürünlerinin her çeşidini bulmak mümkündür.

Asansör: Musevi işadamı Nesim Levi tarafından Mithatpaşa’nın üst kısmına çıkmak isteyenlere kolaylık sağlaması için yaptırılan asansör, günümüzde İzmir’in prestij noktalarından birisi olmuştur. Estetik değerlerin ön planda olduğu binaya 1928 yılında yapılan düzenleme Asansör’ü sosyal ihtiyaçları karşılayan bir merkez haline getirmiştir. 1930′lu yıllarda tiyatro sahnesi, sinema salonu, gazinosu ve fotoğrafçısı bulunan Asansör binası, İzmir’in vazgeçilmezlerinden birisi olarak kabul edilmektedir. Tarihi Asansör 1992 yılında, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından günün şartlarına uygun bir şekilde restore edilerek kültür kompleksi halini almıştır.

Teleferik Tesisleri: İzmir Büyükşehir Belediyesi’nce yeniden düzenlenen teleferik tesisleri doyumsuz manzarasıyla gelenleri büyülemektedir. Spor ve doğa severler için geniş imkanlar sunulan tesislerde, yamaç paraşütü ve özel tırmanma şeritleri ile sporseverler heyecanlı anlar yaşayabilirler.

Kültürpark: Kültürpark, İzmir’in kent içinde yeşilin en yoğun olduğu alanlarından biridir. Hayvanat Bahçesi ile, Akdeniz’in tipik palmiye ağaçları ve yeşil bitki örtüsüyle, spor ve eğlence tesisleriyle İzmirlilerin başlıca rekreasyon alanıdır. Kültürpark içinde, 1936 yılından beri her yıl Ağustos ayının sonunda Uluslararası İzmir Fuarı açılmaktadır.

Botanik Bahçesi : İzmir’de farklı bir yeşil ortam Ege Üniversitesi Botanik Bahçesi’dir. Burası ülkemizin en yetkin ve uluslararası nitelikteki tek botanik bahçesidir. Bahçe yapay koşullarda, tropik bölgelerden Alp Dağlarına kadar çok geniş bir coğrafyaya ait pek çok bitki türünü barındırmaktadır. Yaklaşık üç bin bitki çeşidi mevcuttur. Arbeterum’da yüzlerce ağaç ve çalı türü yetiştirilmektedir. Ayrıca kurutulmuş bitki örneklerinin korunduğu ve üzerinde bilimsel araştırmaların yapıldığı bir Herbaryum Merkezi de yer almaktadır.

Kuş Gözlem Alanı

İzmir ilinin yeraldığı Küçük Menderes Havzasında, önemli kuş alanlarından İldir Gölü ve Küçük Menderes Deltasını barındırmaktadır.

Foça Adaları

Gediz Deltası

İldir Körfezi Adaları

Küçük Menderes Havzası

Sanat, Kültür ve Eğlence

İzmir kozmopolit ve kültür şehri olarak ün yapmıştır. İzmir Kültür Merkezi opera, bale ve müzik konserlerine sık sık ev sahipliği yapar.

Her yıl Ağustos ayında açılan İzmir Uluslararası Fuar’ı bir eğlence ve endüstri sergisidir.

Efes harabelerinin en güzel yapılarından biri olan tiyatro, oldukça sağlam kalmış ve restorasyonla da bugün Efes festivali gibi şenliklerde rahatlıkla kullanılmaktadır.

COĞRAFYA

İzmir, Türkiye’nin üçüncü büyük kentidir. İzmir, Ege kıyı bölgesinin tipik bir örneği gibidir. Kuzeyde Madra Dağları, güneyde Kuşadası Körfezi, batıda Çeşme Yarımadası’nın Tekne Burnu, doğuda ise Aydın, Manisa il sınırları ile çevrilmiş İzmir, batıda kendi adıyla anılan körfezle kucaklaşır.

İzmir ili içinde Ege Bölgesi’nin önemli akarsularından olan Gediz Nehri’nin aşağı çığırı ile Küçük Menderes Nehri bulunur. Girintili ve çıkıntılı kıyı bandı doğal olarak sayısız güzellikte koy ve plajların oluşumu ile sonuçlanır. Gümüldür, Özdere, Foça, Karaburun, Çeşme sahil ve plajları İzmir için büyük bir turistik önem taşımaktadır. Öte yandan aynı doğal yapı, bir çok balıkçı barınağının veya yat yanaşma yerlerinin oluşmasına neden olmuştur. Bu özellikleriyle İzmir doğal bir turizm ve liman kentidir.

Akdeniz iklim bölgesinde yetişen geniş, sert ve iğne yapraklı, sürekli yeşil kalan, kuraklığa dayanıklı ağaç ve çalılar, yaygın doğal bitki örtüsünü oluşturur.

Akdeniz iklim kuşağında kalan İzmir’de yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçmektedir. İl bazında yıllık ortalama sıcaklık, kıyı kesimlerde 14-18 ºC arasında değişmektedir. Yıllık ortalama deniz suyu sıcaklığı 18.5ºC’dir.

TARİHÇE

Eski İzmir kenti, körfezin kuzeydoğusunda yer alan bir yarımadacık üzerine kurulmuştur. Günümüzde Bayraklı yakınında “Tepekule” adını taşıyan eski İzmir höyüğünde, ilk yerleşim M.Ö. 3. binden başlar. Önceleri ufak bir yerleşme olan deniz kenarındaki bu höyük, M.Ö. 2. binde ilk çekirdek etrafında biraz daha büyüyüp gelişmiştir. M.Ö. 2. bin yerleşmesinin Hititlerle ilişkili olduğu kazılardan anlaşılmaktadır.

M.Ö. 10. yüzyılda, Bayraklı’nın kerpiç duvarlı ve düz damlı evleriyle, bugünkü Orta Anadolu köylerinden farkı yoktur. M.Ö. 600’de Lydia, M.Ö. 5. ve 4. yüzyıllarda Pers egemenliğinde olan şehir, M.Ö. 334’de Büyük İskender tarafından alınmış, bu tarihlerden sonra Kadifekale’nin yer aldığı dağın eteklerinde gelişmeye ve büyük bir şehir durumuna gelmeye başlamıştır. Roma İmparatorluğu döneminde, M.S. 178 yılındaki yer sarsıntısında büyük hasar gören şehir, yeniden kurulmuş ve onarılmıştır. Bu dönemde büyük bir ticaret merkezi haline gelmiştir. Bizans İmparatorluğu zamanında Hıristiyanlığın yayıldığı dönemde ve sonrasında önemli bir piskoposluk merkezi olmuş, M.S. 5.-6. yüzyıllarda gelişme göstermiş, ancak 7. yüzyıldaki Arap akınlarından sonraki yıllarda ise eski önemini kaybetmiştir.

1320 yılında Aydınoğlu Gazi Umur tarafından alınan şehir, 1402–1415 yılları arasında Aydınoğulları Beyliği’nin başkenti olmuş ve 1415 yılında I. Mehmet Çelebi tarafından Osmanlı topraklarına katılmıştır.

NE YENİR

İzmir ve yöresinin yemekleri çeşit açısından son derece zengin olup, Ege, Akdeniz ve Anadolu mutfaklarının özgün bir bileşimidir. Yörenin bitki örtüsünün yanı sıra, çok kültürlü toplumsal yapısı da bu oluşumda etkendir.

Belli başlı yemekleri: Bulamaç çorbası, tarhana çorbası, tere çorbası, trança kellesi çorbası,kirde, sakız yahnisi, mücver, İzmir köftesi, papaz yahnisi, enginar dolması, domates bastısı, yer elması, revani,ıspanak boranisi, razı kavurması, Efes arapsaçı, şevketi bostan, ebegümeci, radika salatası.

İzmir’den Yemek Tarifleri

Tere çorbası

Malzemeler:

9 su bardağı tavuk suyu

3 yemek kaşığı un

1 adet yumurta

1 adet limon

1 su bardağı krema

1 su bardağı süt

2 yemek kaşığı tereyağı

1 demet tere

1/2 çay kaşığı şeker

tuz

Hazırlanışı:

Bir kapta un, limon suyu ve yumurta iyice karıştırılır. kaynamakta olan tavuk suyuna azar azar yedirerek ilave edilir. Tere yaprakları ayıklanır bir bardak süt ile birlikte blendırdan geçirilir. Yapraklar tamamen eriyince kaynamakta olan çorbaya eklenir. Bir taşım kaynatıp krema, tereyağı, şeker ve tuz eklenir. Bir taşım kaynadıktan sonra süzgeçten geçirilir ve servis edilir.

İzmir köfte

Malzemeler:

1/2 kg dövülmüş et

2 adet soğanın suyu

1 adet yumurta

1/2 su bardağı sıvı yağ

5 adet domates

3 dilim ekmek içi

1 tatlı kaşığı köfte baharatı

1 tatlı kaşığı karabiber

1 tatlı kaşığı tuz

Hazırlanışı: İyice dövülen et, soğan suyu, tuz, karabiber, köfte baharatı, ekmek içi ve yumurta ile yoğrulur. Hamur haline gelince köfte şekli verilir ve yağda kızartılır. Kızaran köfteler bir tencereye alınır. Ayrı bir tarafta domatesler küçük küçük doğranır. Doğranan domatesler tencereye alınan köftelerin üzerine dökülür ve 15 dakika pişirilir.

Radika salatası

Malzemeler:

1 demet radika

1 çorba kaşığı tuz

1 adet limon

1/2 çay bardağı zeytinyağı

Hazırlanışı:

Radikalar köklerinden ayrılıp iyice yıkanır. Bir tencerede tuzlu su kaynatılır ve radikalar kaynayan suya atılır. Sapları yumuşayana kadar haşlanır ve süzülerek servis tabağına alınır. Soğuduktan sonra üzerine zeytinyağı ve limon suyu eklenip zeytin ile süslenerek servis edilir.

NE ALINIR?

İzmir’in en yoğun alışveriş trafiğine sahne olan sokakları, Anafartalar Caddesi’nin sağında ve solunda yer alan ve hala yüzyıl öncesinin atmosferini kepenklerinin kıvrımlarında, kapı eşiklerinde, basık tavanlarında, eski kiremitlerinde taşıyan Kemeraltı Sokaklarıdır. Eski görüntü tamamen olmasa da hala işportacıların bağrışmaları bakırcılar çarşısının kendine has sesleri Şadırvan Cami yanındaki Sebil’in şırıltısı, Kestane pazarındaki balıkçıların ıslak önlükleriyle bağrışmaları, Kemeraltı’nın pek değişmediğini gösteren belirtileridir.

Urgancılar Çarşısı, Kuyumcular Çarşısı, basmacılar, ayakkabıcılar hepsi de hala işlerini sürdürmektedirler. Bunların yanı sıra en iyi ve modern alışveriş merkezleri Alsancak’taki Kordon Boyu’nda, Karşıyaka ve Cumhuriyet Caddesi’nde bulunur.

İzmir’de en önemli alışveriş merkezi olan Kemeraltı’na komşu Çankaya ve oradan da seçkin butik ve mağazaların yer aldığı Alsancak’a ulaşıp alışveriş yapabilir, Karşıyaka’da da aynı olanakları bulabilirsiniz.

LİNKLER

İzmir Valiliği http://www.izmir.gov.tr/

İzmir Büyükşehir Belediyesi http://www.izmir-bld.gov.tr/

Turizm Müdürlüğü http://www.izmirturizm.gov.tr/

Dokuz Eylül Üniversitesi http://www.deu.edu.tr/index_1.html

Aliağa Belediyesi http://www.aliaga-bld.gov.tr/

Bademli Belediyesi http://www.bademli-bld.gov.tr/

Narlıdere Belediyesi http://www.narlidere-bld.gov.tr/

Ödemiş Belediyesi http://www.odemis-bld.gov.tr/

YAPMADAN DÖNME

Selçuk-Şirince Köyü Birgi Çakırağa Konağı, Kızlarağası Hanı, tarihi Asansör’ü gezmeden,

İzmir Arkeoloji Müzesi, İzmir Atatürk Müzesi, Kordonboyu, Kemeraltı Çarşısı, Teleferik Tesisleri ve Balçova Kaplıcaları, Efes Harabeleri, Meryem Ana Evi, Şirince Köyü, Bergama Antik Kenti, Çeşme plajlarını görmeden,

İzmir Asansör Restaron’da İzmir Köftesi, Ödemiş Kebabı, Boyoz (börek), Kumru, Gevrek ve meşhur Gerdan tatlısı tatmadan,

Kuru İncir, sultaniye üzüm, Kemalpaşa Kirazı, Bergama tulum peyniri ve lokma almadan,

Foça ve Çeşme’de balık yemeden,

Ödemiş İpeği (Pembizar), İğne Oyaları, Yemeni ve Görece nazar boncuklarından satın almadan,

İzmir Fuarı ile Selçuk Festivali’ni görmeden…

Dönmeyin

İzdivaç’ta skandal İŞTE O ANLAR / WEB TV

06 Kasım 2010 Yazan  
Kategori Magazin

Esra Erol’la İzdivaç eşine az rastlanır bir şiddet skandalına sahne oldu. Damat adayı Necati Bey talibi olduğu gelin adayı Yadigar Hanım’la başbaşa çıktığı yemekte partnerine romantik bir gece değil adeta bir kabus yaşattı.

Necati Bey ile Yadigar Hanım, ATV kameralarının da kaydettiği yemekte inanılmaz olaylar yaşandı. Bir anda sinirlenen damat adayı Yadigar Hanım’ı hem tehdit etti hem de üstüne yürüdü. Necati Bey’in kameralara yansımayan anlarda ise gelin adayını dövdüğü de iddia edildi.

ZORBA DAMAT GELİNİN ÜSTÜNE YÜRÜDÜ TEHDİT ETTİ!              

Başbaşa buluştukları yemekte Gelin adayı Yadigar Hanım’ı tehdit eden Necati Bey ‘Yedi sülaleni ortadan kaldırırım. Neler yapabileceğini tahmin bile edemezsin’ dedi. Adeta sinir krizi geçiren zorba damat adayı, masadan kalkmak isteyen gelin adayının üstüne yürüdü ve ‘ben izin vermeden hiç bir yere gidemezsin’ dedi. ‘Kalk deyince kalkacaksın otur deyince oturacaksın’ diyen damat adayı izleyenleri hayretler içinde bıraktı.

Stüdyodaki bir seyircinin iddiası ise olayın gerçek boyutlarını açığa çıkardı. Stüdyodaki konuklardan Hülya Hanım, Necati Bey’in gelin adayına gece şiddet uyuladığını söyledi. Hülya Hanım, damada hitaben ‘Yalan söyleminze gerek yok, Yadigar’ı dövdünüz’ dedi. Yadigar Hanım’ın da doğruladığı iddiaları red eden Necati Bey canlı yayında çok zor durumda kaldı.

ESRA EROL SKANDAL KARŞISINDA SUSMAKLA YETİNDİ!    

Programdaki zorba damat skandalı kadar dikkat çeken bir diğer konu da Esra Erol’un tavrı oldu. İzdivaçta sık sık sert tavırlarıyla konukları stüdyodan kovmaktan çekinmeyen Erol bu kez hayli ‘esnek’ bir tavır gösterdi ve zorbalıklarıyla izleyenleri şaşkınlık içinde bırakan damadı uyarmakla yetindi. ‘Bir bayan olarak bu tavırlarından çok rahatsız oldum’ diyen Erol gereken tepkiyi göstermeyerek reklam arasına gitti.

<script type=”text/javascript” src=”http://webtv.hurriyet.com.tr/js/js.js”></script>                                        <div id=”videoHolder”>Hürriyet Video’larını izlemek için Flash 7 veya daha yüksek eklenti yüklenmeniz gerekmektedir. <a target=”_blank” href=”http://www.macromedia.com/go/getflash/”>Yüklemek için tıklayınız!!!</a></div><script type=”text/javascript”>var hm = new FlashObject(“http://webtv.hurriyet.com.tr/adplayer_new.swf“, “Hürriyet_Video”, “580″, “370″, “1″);hm.addParam(‘wmode’,'transparent’);hm.addVariable(‘FlashVars’, “&videoid=11049&vimage=http://webvideohaber.hurriyet.com.tr/Magazin/izdivac_06112010_1258_flv.jpg”);hm.write(“videoHolder”);</script>

Perşembe birincisi

06 Kasım 2010 Yazan  
Kategori Magazin

Fatmagül’ün Suçu Ne” dizisinin perşembe akşamı ekrana gelen bölümü gün birincisi oldu.

Kanal D’de ekrana gelen, Beren Saat, Engin Akyürek, Sumru Yavrucuk, Musa Uzunlar ve Fırat Çelik’in başrolde olduğu “Fatmagül’ün Suçu Ne” dizisinin perşembe akşamı ekrana gelen bölümü, Tüm Kişiler’de yüzde 15.8 reyting ve yüzde 38.7 izlenme payı, A/B Sosyo Ekonomik Statü’de de yüzde 14.5 reyting ve yüzde 37.6 izlenme payı ile günün en çok izlenen programı ve birincisi oldu.

Kenan’ın zor görevi

06 Kasım 2010 Yazan  
Kategori Magazin

Eski milletvekili İbrahim İmirzalıoğlu için TBMM’de cenaze töreni düzenlendi. Buradaki törene İmirzalıoğlu ailesi, yakınları ile Ak Parti Muğla Milletvekili Mehmet Nil Hıdır, eski milletvekilleri ve Meclis bürokratları katıldı. Türk bayrağına sarılı İbrahim İmirzalıoğlu’nun cenazesi, daha sonra Kocatepe Camii’ne getirildi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘nun çelenk gönderdiği buradaki törene eski Devlet Bakanı İbrahim Tez, CHP eski Genel Başkan yardımcısı Hakkı Süha Okay, CHP’li eski ve yeni milletvekilleri, Türk İdareciler Derneği Genel Başkanı Saffet Arıkan Bedük, Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, Keçiören eski Belediye Başkanı Turgut Altınok ile aile yakınları katıldı. İmirzalıoğlu’nun kız kardeşi Ferizat İmirzalıoğlu, rahatsızlığı nedeniyle tekerlekli sandalye ile geldiği törene ağabeyinin tabutuna sarılarak gözyaşı döktü, ardından da ön safta cenaze namazı kıldı.

Öğle namazı ardından kılınan cenaze namazı sonrası İmirzalıoğlu’nun tabutu Cebeci Asri Mezarlığı’na getirildi. İstanbul‘da yoğun sis nedeniyle uçakla zamanında geldiği ceneze namazına katılamayan Kenan İmirzalıoğlu ağabeyi Derviş İmirzalıoğlu ile birlikte mezarlığa geldi. Burada amcasını kaybeden babası Mahtum İmirzalıoğlu’nun öpüp başsağlığı dileyen Kenan İmirzalıoğlu, aile fertleriyle birlikte taziye dileklerini kabul etti.

Bala’da 1922’de dünyaya gelen İbrahim İmirzalıoğlu, Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdikten sonra avukatlık yaptı. İmirzalıoğlu, 1961-1965 yılları arasında CHP Ankara Milletvekili olarak parlamentoda görev aldı.

YOLA TELEVİZYON KOYMUŞTU AMA…

06 Kasım 2010 Yazan  
Kategori Haberler

SÜRÜCÜLER MOBESE SANSIN DİYE KOYMUŞTU. Artvin’de evinin önünden hızla geçen ve toz kaldıran araçları yavaşlatmak için yolun iki yanına televizyon yerleştiren Kenan Yılmaz, yol asfaltla kaplanınca televizyonları dereye attı. Borçka’nın Alaca Köyü Yanıklı Mahallesi’nde yaşayan Kenan Yılmaz (57), evinin önünden hızla geçen araçların yoldan kaldırdığı tozdan kurtulmak için bir süre önce ilginç bir yol buldu. Televizyon tamircisinden aldığı çalışmayan 3 televizyonu yolun iki yanına yerleştiren Yılmaz, sürücülerin televizyonları görünce yavaşlaması nedeniyle tozdan büyük ölçüde kurtuldu. Kenan Yılmaz, geçtiğimiz günlerde de evinin önünden geçen yol asfaltla kaplanınca, artık gerek kalmadığını söylediği televizyonları dere yatağına atarak kırdı.(Ziya AKYILDIZ / ARTVİN DHA)

Hürriyet Video’larını izlemek için Flash 7 veya daha yüksek eklenti yüklenmeniz gerekmektedir. Yüklemek için tıklayınız!!!

« nceki Yaz?larSonraki Yaz?lar »