ZONGULDAK

28 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori iL iL Türkiye

ZONGULDAK

GENEL BİLGİLER

Yüzölçümü: 8.629 Km²

Nüfus: 1.073.560 (1990)

İl Trafik No: 67

Zengin tarihi bir geçmişi olan göz alabildiğince yeşili, bin yıllık mağaraları, doğal ve tarihi güzellikleriyle Zonguldak görülmeye değer bir ildir.

İLÇELER:

Zonguldak ilinin ilçeleri; Alaplı, Çaycuma, Devrek, Ereğli ve Gökçebey’ dir.

NASIL GİDİLİR?

Karayolu: Zonguldak otobüs terminali kente 1 km uzaklıkta olup, ulaşım taksi, dolmuş ya da belediye otobüsleriyle sağlanmaktadır.

Otogar Tel : (+90-372) 2571311

Demiryolu: Zonguldak garına ulaşım taksi, dolmuş ya da belediye otobüsleri sağlanmakta olup, kent merkezine uzaklığı yaklaşık 1 km’ dir.

Denizyolu: Zonguldak limanından, yalnızca Mayıs-Eylül aylarında İstanbul-Hopa arasında yolcu taşımacılığı yapan feribot seferleri düzenlenmektedir.

GEZİLECEK YERLER

Müzeler ve Örenyerleri

Müzeler

Ereğli Müzesi  

Adres: Atatürk Kültür Sitesi Ereğli – Zonguldak

Tel: (372) 312 03 62

Halil Paşa Konağı

Zemin + 3 katlı, orta sofalı plan tipinde ve kargir olan yapı, 19. yüzyıl sonlarına doğru kentin ileri gelenlerinden Halil Paşa Karamahmutoğlu tarafından yaptırılmış ve antik spoli malzemelerden de yararlanılarak ilgi çekici hale getirilmiştir. Bir dönem ortaokul ve Kız Meslek Lisesi olarak da kullanılan yapı, 1988 yılında Kültür Bakanlığı’na tahsis edilmiş ve 1989 yılında başlanan restorasyonu 1998 Mart ayında bitirilmiştir.

1988 yılı Eylül ayından itibaren Atatürk Kültür Merkezi’nde faaliyetlerini sürdüren Ereğli Müze Müdürlüğü, 17.3.1998 tarihinde restorasyonu tamamlanan Halil Paşa Konağı’na taşınmıştır.

Teşhir-tanzim çalışmaları tamamlanan binanın zemin katı idarî bölüm olarak kullanılmaktadır. Müzenin birinci katında, Ereğli ve çevresinde toplanan Grek, Roma, Bizans dönemlerini yansıtan mermer mezar stelleri, pişmiş toprak amphoralar, figürlü mermer sütun başlıkları, cam kaplar ve takılar, çeşitli madeni eserler ve pişmiş topraktan yapılmış kaplar, kandiller, dokuma ağırlıkları ve figürinlerden oluşan arkeolojik eserler ile Lidya, Grek, Roma, Bizans, Abbasi, Emevi, Sasani, Artuklu, Selçuklu ve Osmanlı sikkeleri koleksiyonlarından oluşan eserler teşhir edilmektedir. İkinci katta çeşitli erkek ve kadın giysileri ile yöreye özgü bir dokuma olan “Elpek” kumaşı ve ipliği, dokuma aletleri, mendil, bohça, örtü gibi dokuma türleri, silahlar, takılar, mühürler tütünle ilgili eşyalar, tespih, saat, mutfak eşyaları, ölçü ve tartı aletleri ve yazma eserlerden oluşan yöresel etnografik eserler sergilenmektedir. Üçüncü kat, dönemine uygun döşenmiş müze-ev olarak düzenlenmiştir. Müze bahçesinde ise, çeşitli dönemlere ait lahitler, sütun başlıkları, sütun kaideleri, sütunlar, yazıtlı bir taş, mimarî parçalar ve bir anıt mezardan oluşan taş eserler sergilenmektedir.

Plajlar

80 km’lik kıyı şeridi boyunca çok sayıda doğal plaj ve kumsal bulunmaktadır. Doğu yönünden itibaren Sazköy, Filyos, Türkali, Göbü, Hisararkası, Uzunkum, Kapuz, Karakum, Değirmenağzı, Ilıksu, Kireçlik, Armutçuk, Karadeniz Ereğli, Mevreke, Alaplı ve Kocaman mevkiileri yaz boyunca yöre halkının akın ettiği kumsallardır

Mesire Yerleri

Merkezde Ulutan Baraj Gölü, Ereğli’de Kızılcapınar Baraj Gölü ve Gülüç Baraj Gölü, Çatalağzı beldesinde bulunan Dereköy Göleti ile Karapınar beldesinde bulunan Çobanoğlu Göleti (18 ha) içme suyu ya da sanayi amaçlı yapay göllerdir. Bu göllerin çevresi yöre halkınca günübirlik dinlenme alanları olarak kullanılmaktadır. Merkez Kokaksu mevkiinde bulunan Harmankaya, Kozlu beldesinde Değirmenağzı ve Ereğli’de Güneşli Şelaleleri ilin en önemli çağlayanları olup, trekking amaçlı olarak kullanılmaktadır

Mağaralar

Cehennemağzı Mağarası, Gökgöl, Kızılelma, İnağzı ve Cumayanı Mağaraları görülmeye değerdir.

Koruma Alanları

Zonguldak – Çitdere Tabiatı Koruma Alanı

Konumu: Batı Karadeniz Bölgesinde, Zonguldak ili, Yenice ilçesi, Şekermeşe ve Dibekyanı mevkiinde yer almaktadır. Saha 72.15 Ha. dır.

Ulaşım: Sahaya Zonguldak-Ankara devlet karayolu Yeniçe sapağından ayrılan 45 km.lik yol ile ulaşılabilir.

Özellikleri: Çok çeşitli orman ağacı türlerinin bir arada bulunduğu eşsiz bir ekosistem özelliği, Istranca meşesi (Quercus hartwvissiana) nin dünyada eşine ender rastlanan boy ve çaptaki örneklerinin varlığı, aralarındaki nesli tehlikeye düşmüş veya düşebilir türlerinde yer aldığı eşsiz yaban hayvanları topluluğuna sahip olması özelliklerini oluşturmaktadır.

Istranca meşesi (Quercus hartwvissiana), kayın (Fogus orientalis), gürgen (Carpinos betilus), göknar (Abies bornmülleriana), dişbudak (Fraxinus excelsior), akçaağaç (Acer platano-ides),karaçam ((Pinus nigra), sarıçam (Pinus sylvestris), porsuk (taxsus baccata), ıhlamur (Tilia tomentosa),kayacık (Ostrya carpinifoliç), karaaağaç (Ulmus campestris), kuşburnu (Rosa canina), Üvez(Sorbus aucuparia) sahada bulunan ağaç türleridir.

Başlıca hayvan türleri ise; geyik, karaca, ayı, domuz, kurt, tilki, sansar, başak, yaban kedisi, tavşan, çulluk, tahta güvercin, alakarga, atmaca, ispinoz ve kara tavuktur.

Sportif Etkinlikler

Avcılık:  İlimiz av ve yaban hayatı anlamında da çeşitlilik ve zenginlik göstermektedir. Özellikle Merkez, Devrek, Gökçebey ve Karadeniz Ereğli civarında bulunan orman alanlarında ayı, domuz kurt, tilki, porsuk- çakal- dağ keçisi, sincap, karaca, tavşan, gibi yaban hayvanları ve yaban ördeği, yaban güvercini, çulluk, bakal gibi kuş türleri avlanmaktadır. Akarsularda sazan, alabalık, karabalık ve mercan, denizde ise istavrit, hamsi, mezgit, palamut, barbunya gibi balıklar avlanmaktadır. Yaban hayatına yönelik avlanma daha çok hobi ya da boş zaman faaliyeti olarak yapılmakta iken, denizlerde yapılan avlanma ise ticari amaçlı olarak gerçekleştirilmektedir.

Bisiklet Turları:  Ereğli çevresinde bisikletli doğa gezileri düzenlenmektedir. Ereğli-Armutçuk Gökçeler yönünde hem bisiklet gezisi için uygun eğime sahip yol hem de yol güzergahı boyunca tarihsel değerleri ve doğal güzellikleri görme ve izleme olanağı bulunmaktadır.

Olta Balıkçılığı : Başta Karadeniz olmak üzere, Ulutan Baraj Gölü, Kızılcapınar Baraj Gölü ile Filyos Irmağı, Devrek Çayı, Gülüç Çayı ve Alaplı Çayı olta balıkçılarının rağbet ettiği başlıca yerlerdir. Ayrıca Bostandüzü, Ilıksu mevkiilerinde bulunan dereler de olta balıkçılığı yapılmaktadır.

Dağ Doğa Yürüyüşü:  Alaplı’da Bacaklı Yayla, Bölüklü Yayla ve Kız Kulağı Yaylası, Merkezde Göldağı, Esenlik, Beycuma Yayla Mevkii, Devrek’de Bostandüzü, Dirgine Vadisi ve Yedigöller, Gökçebey’de Pamukdüzü Mevkii dağ doğa yürüyüşü yapmak isteyenlerin en fazla ilgi gösterdiği noktalardır. Ayrıca, Harmankaya, Güneşli ve Değirmenağzı şelalelerinin bulunduğu doğal güzergah da, trekking amaçlı gezilerde ilk akla gelen yerlerdir.

Yatçılık:  Her yıl Ataköy Marina tarafından düzenlenen Uluslararası Karadeniz Yat Rallisi (Kayra) kapsamında, ralliye katılan yatlar Zonguldak ve Ereğli limanlarına

COĞRAFYA

Oldukça engebeli bir arazi üzerine kurulmuş olan kent topraklarının önemli bir bölümünü, akarsu vadileriyle yer yer derin bir biçimde parçalanmış alanlar ve orta yükseklikteki dağlar oluşturur.

Bol yağışlı bir iklime sahip olan Zonguldak, akarsular bakımından da oldukça zengindir. Filyos Irmağı, Devrek Irmağı, Alaplı Irmağı, Gülüç Çayı ve Üzülmez Dereleri ilin en önemli akarsularıdır. Karadeniz Ereğlisi’ nde Kızılcapınar ve Gülüç,  Merkez’de Ulutan baraj gölleri ile Karapınar’da

Çobanoğlu, Çatalağzı’da ise Dereköy göleti ilin yapay gölleridir.

İl topraklarının % 52′si ormanlarla kaplıdır. Yörenin yüksekliklerinde iğne yapraklı, daha aşağılarda yayvan yapraklı, akarsu kenarlarında ise kavak, söğüt gibi ağaçlar bulunmaktadır. Bu ana yeşil dokuyu bol çeşitli orman altı bitki türleri  tamamlamaktadır. Zonguldak’ da Karadeniz iklimi görülmektedir. Mayıs – Ağustos ayları arasındaki ortalama deniz sıcaklığı 20 C’ dir.

TARİHÇE

Zonguldak ve çevresi; Hitit, Frig, Pers, Roma, Bizans, Selçuklu, Danişmend, Candaroğulları ve Osmanlı dönemleri yaşamıştır. Zonguldak şehir merkezi, maden kömürünün bulunması sonucu 1849 yılında yerleşim yeri olarak kurulmaya başlanmıştır.

NE YENİR?

Yöre mutfağı ağırlıklı olarak unlu (buğday ve mısır unu) mamullerden yapılan yemek türlerinden oluşmaktadır. Su böreği, kabaklı börek, bazlama, cizleme, gözleme, kömeç ekmeği, pide türleri, tarhana çorbası, uğmaç çorbası, göce çorbası, malayı yöresel yemekler arasında sayabiliriz. Ereğli pidesi ve Osmanlı çileği, Çaycuma yoğurdu, Devrek çöreği ve simdi ile Zonguldak ormanlarında yetişen kuzu kestanesi yörenin adıyla özdeşleşmiş yiyecekleridir.

NE ALINIR?

Devrek Bastonu, elpek bezi, madenci heykelcikleri tercih edilen hediyelik eşyalardır.

LİNKLER

Zonguldak Valiliği          http://www.zonguldak.gov.tr

YAPMADAN DÖNME

Zonguldak-Kozlu karayolu üzerindeki Uzunmehmet adına yapılmış anıtı görmeden,

Yaklaşık 4 km’lik bir trekking gezisi sonucu ulaşılan bir doğa harikası olan Harmankaya Şelalelerini görmeden,

Devrek ilçesi, Bostandüzü Orman Dinlenme yerinde mola verip doğa fotoğrafı çekmeden,

Ereğli ilçesindeki dinsel ve mitolojik özelliklerinden dolayı rağbet gören Cehennemağzı Mağaralarını gezmeden,

Ereğli Müzesini gezmeden,

 …Dönmeyin.

YOZGAT

28 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori iL iL Türkiye

YOZGAT

GENEL BİLGİLER

Yüzölçümü: 14.132 km²

Nüfus: 582.839 (1990 Geçici)

İl Trafik No: 66

Yozgat, İç Anadolu ve Karadeniz Bölgesi arasında geçiş noktası oluşturmaktadır. Anadolu’nun en eski yerleşim yerlerinden biri olan Yozgat, Anadolu Halk Edebiyatının zengin ürünlerini barındırmaktadır.

İLÇELER

Yozgat ilinin ilçeleri; Akdağmadeni, Aydıncık, Boğazlıyan, Çandır, Çayıralan, Çekerek, Kadışehri, Saraykent, Sarıkaya, Sorgun, Şefaatli, Yenifakılı ve Yerköy’dür.

Akdağmadeni: Yozgat’ın doğusunda yer alır. Akdağmadeni ve köylerinde yer alan tarihi eserler arasında 13. yüzyılın ilk yarısında yaptırılan Behramşah Kalesi, 15. yüzyıla tarihlenen Ali Çelebi Türbesi ve Mahmut Çelebi Türbesi ile kesme taştan yapılan bir kilise vardır.

Çayıralan: Yozgat’ın güneydoğusunda yer alır. Çayıralan’da yer alan tarihi eserler arasında, 1855′e tarihlenen Çerkez Bey Türbesi ve hemen yanında bulunan, 1152 yılında yaptırıldığı tespit edilen Kubbeli Cami ile Çokradan Köyü Cami vardır.

Sarıkaya: Sarıkaya ilçesi Yozgat’ın güneydoğusunda yer alır. Şifalı kaplıcaları ile tanınan bu ilçede Roma sitili yapılara, büyük taşlarla örülü duvar kalıntılarına sık sık rastlanmaktadır.

YALOVA

28 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori iL iL Türkiye

YALOVA

GENEL BİLGİLER

Yüzölçümü : 492 km²

Nüfus : 90.228 (1985)

İl Trafik No : 77

Yalova ili her mevsim turizm faaliyetinin yaşanabildiği, termal turizmi, kıyı turizmi, av turizmi, spor amaçlı doğa turizmi gibi etkinliklere sahip önemli bir liman kentidir. Özellikle dünyaca ünlü Termal kaplıcaları ve Armutlu kaplıcaları Türkiye’nin ve Ortadoğu’nun sağlık, şifa ve dinlence merkezi haline gelmiştir. Yalova’nın en önemli özelliklerinden biri süs bitkileri üreticiliğinin yaygın oluşudur.

İLÇELER

Yalova ilinin ilçeleri; Altınova, Armutlu, Çiftlikköy, Çınarcık ve Termal’dir.

Çiftlikköy : Yalova’nın sahil, plaj ve kamplarına sahip olduğu ilçesidir. Yalova’ya 4 Km uzaklıktadır.

Altınova : Yalova’nın sahil kenarında denize sıfır konumda kurulmuş olan ilçesidir. Yalova’ya 27 Km. uzaklıktadır. Farklı dönemlere ait hamamlar, su kemerleri, çeşmeler, kale gibi tarihi eserler bulunmaktadır.

Armutlu : Yalova’nın 38 km.lik sahil şeridine ve koylarına sahip olduğu, Yalova’ya 51 km. uzaklıkta kurulmuş olan ufak sahil kasabasıdır. Armutlu Sahilleri Marmara Denizi’nin en temiz kıyılarını oluşturmaktadır. Ayrıca güzel kaplıcalara sahiptir.

Termal : Yalova’ya 12 Km

VAN

28 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori iL iL Türkiye

GENEL BİLGİLER

Yüzölçümü: 19.069 km²

Nüfus: 637.433 (1990)

İl Trafik No: 65

Van ve çevresi, coğrafya bakımından önemli bir konumu olduğu için çok eski dönemlerden beri yerleşim alanı olmuş, birçok uygarlığın izlerini üzerinde barındırmıştır. Urartu Medeniyetine başkentlik yapan Van, bugüne değin, Hurriler, Hititler, Persler, Medler, Selçuklular, Osmanlılar gibi birçok kültürü bağrında taşımıştır.

Van Gölü, Akdamar Kilisesi, “kaleler kenti” olarak anılmasını sağlayan kaleleri, dünyaca ünlü kedisi ve pek çok turizm aktivitesine olanak veren coğrafyası ile Doğu’nun önemli bir turizm merkezidir.

İLÇELER:

Van ilinin ilçeleri; Bahçesaray, Başkale, Çaldıran, Çatak, Edremit, Erciş, Gevaş, Gürpınar, Muradiye, Özalp ve Saray’dır.

Gevaş : Gevaş Van’a 40 km. mesafededir. Gevaş’ ta bulunan tarihi ve turistik eserler arasında İzzettin Şir Cami ve Külliyesi, Orta Mahalle’ de bulunan Halime Hatun (Celme Hatun) kümbeti, Selçuklu Türkleri Mezarlığı, tarihi değere sahip Akdamar Adası ve Kilisesi vardır.

Gürpınar : Van ilinin güneyinde yer alır.İlçedeki tarihi ve turistik yerler Çavuştepe Kalesi ve Haşap Kalesi’dir.

Çatak : Çatak Çayı üzerinde Taşköprü, Hulkan köprüsü ve Ziril Köprüleri 15. yüzyılda yapılmış tarihi kalıntılardır. Bölgede bunların dışında en önemli tarihi eser Tirşin yaylasındaki kayalar ve taşınır taşlar üzerinde çizilmiş olan av ve hayvan figürleridir. Bilgi Köyünün Üçüzler Mezrasında da Meryem Ana Kilisesi bulunmakta olup, bu kilise 365 odadan ibarettir. Atlıhan Köyü istikametinde tabii bir kaplıca bulunmaktadır. Çatak vadisinden ilçeye 5 km. uzaklıktaki Beyaz su (Ganisipi) Şelalesi ilginç bir tabiat eseridir.

Edremit : Van’a 18 km. mesafededir. Edremit, Van Gölünün Güney-Güney doğu kıyı şeridi boyunca uzanıp masmavi gölün önünde bir yeşil örtü gibi durur. Tarihi Dukaya Höyüğü, Urartular döneminden kalma Hatti Çiviler (Çivi Yazıları), Kadenbastı mevkiinde Kız Damı (Dev Damı) Surlar ve Savacak Şelalesi, yine Elmalık mahallesinde bulunan Hazine Piri (Hazine Kapısı), Harbedar (Harebe Köyü) görülmeye değer yerlerdir.

NASIL GİDİLİR?

Karayolu : Van’dan Gürpınar-Başkale üzerinde Yüksekova ve Hakkari ile irtibat sağlayan, aynı zamanda Yüksekova üzerinden İran ile bağlantı kuran devlet yolu mevcuttur.

Otobüs terminali kent merkezine yaklaşık 4 km. uzaklıktadır. Ulaşım minibüsle sağlanmaktadır.

Demiryolu : Tren istasyonu şehre yaklaşık 5 km. uzaklıkta olup ulaşım minibüslerle sağlanmaktadır.

İstasyon Tel : (+90-432) 213 13 80

Havayolu : Havaalanı il merkezine yaklaşık 7 km. uzaklıktadır. Ulaşım minibüslerle ve THY’ ye ait servis araçlarıyla yapılmaktadır.

Havaalanı Tel : (+90-432) 217 16 54

THY Bilet Satış Bürosu : (+90-432) 216 10 19

Van Gölü Ulaşımı: Devlet Demir Yolları’na paralel olarak Van ile Tatvan istasyonu arasında demiryolu bağlantısı Van Gölü üzerinden feribotla sağlanmaktadır. Van İskelesi ile Tatvan iskelesi arasında karşılıklı olarak yük, vagon, araç ve yolcu taşıyan feribot seferlerin düzenlenmektedir. Van-Tatvan arası feribot yolculuğu yaklaşık 4 saat sürmektedir. Ayrıca Van Gölü üzerinde adalara turistik amaçlı yolcu taşımacılığı yapılmaktadır.

GEZİLECEK YERLER

Müzeler ve Örenyerleri

Müzeler

Van Müzesi

Adres: Şerefiye Mah.

Hacı Osman Sok. No: 9 – Van

Tel: (432) 216 11 39

Faks: (432) 214 25 10

Van Kalesi – M.Ö. 9. yy’da Urartu Devletinin Başkenti Tuşba’da

Örenyerleri

Van Müzesi 

Van Kalesi 

Merkez Hoşap Kalesi  

Gürpınar Akdamar  

Gevaş Hoşap Köprüsü 

Gürpınar Abdurrahman Gazi Türbesi 

Merkez Kaya Çelebi Camii

Merkez Hüsrevpaşa Camii 

Merkez Ulu Camii 

Merkez Kızıl Camii  

Merkez Beyazözümü Köyü 

Merkez Zernaki Tepe 

Erciş Zelve Şehitliği 

Merkez Çarpanak Kilisesi 

Merkez / Çitiören Köyü Topkale 

Merkez Adir Kilisesi 

Merkez / Halkalı Hoşap Mezarlığı 

Gürpınar Gevaş Selçuklu Mezarlığı 

Gevaş Tarihi Taş Köprü

Hakkari Şemdinli

Bağlar Kelat Sarayı

Bağlar Yeşil Anıtsal Kayam Özalp 

Yeşilalıç Put Mağarası Gürpınar

Yeşilsalkım Zive Hanı

Çatak Van Evi 

Merkez Konut (Harabe) 

Merkez Camii 

Merkez Biçermah Tarihi Mezarlığı

Merkez Çukurca Mah. Çukurca Nehri Mezarlığı 

Bağlar Aşağı Anzaf Kalesi

Aşağı Anzaf Türbe 

Merkez Konut 

Merkez Kilise

Merkez Türbe

Merkez Dilkaya Köyü 

Edremit Yavuzlar Doğal Oluşumu Başkale 

Yavuzlar Zeril Köprüsü 

Çatak Hurkan Köprüsü 

Çatak Yanal Kilisesi 

Başkale  Yanal Çavuştepe Kalesi 

Gürpınar  Çavuştepe Ayanıs Kalesi

Agartı Hüsrevpaşa Türbesi

Merkez Eski Van Şehri Mezarlığı 

Merkez Molla Kasım Türbesi Mezarlığı 

Molla Kasım Otluca Köyü Mezarlığı

Merkez Otluca Molla Hıdırı Fır. M. 

Yavuzlar Kaleören Köyü Mezarlığı 

Kaleören Barış Köyü Mezarlığı

Barış Tepebeşı Mah. Mezarlığı

Başkale Germen Köyü Mezarlığı 

Germen Çatak Tarihi Mezar

Çatak Aliyar Kümbeti 

Erçiş Nişancı Kümbeti 

Erçiş Tekler Köyü Mez. 

Erçiş/Tekler Ziyaret Köyü Mez.

Erçiş/ Ziyaret Haydar Bey Köyü Mez.

Erçiş/Haydar Bey Çelebi Bağı Mez.

Erçiş Hamur Kesen Köy. Mez. 

Gürpınar/Hamur Kesen Ganisipi Şelalesi 

Çatak Bend-i Mahi Şelalesi 

Muradiye Hamurkesen Camii

Gürpınar/Hamurkesen Yukarı Anzaf Kalesi

Merkez/Dereüstü Muradiye Kilisesi

Muradiye Bend-i Mahi Köprüsü

Muradiye/Karahan İzzettin Şir Camii 

Gevaş Demir Ergitme Merk.

Gevaş/Balan Meslek Lisesi 

Merkez Közüt Kalesi

Muradiye Muradiye Kalesi

Muradiye Hasan Bey Medre. Tür.

Gürpınar Hoşap Hanı

Gürpınar Tuşpa Nekropolü 

Merkez Evliya Bey Medresesi

Merkez Amik Kalesi

Merkez/Amik Alaköy Urartu Kalesi

Merkez/Alaköy Ermişler Urartu Kay. 

Merkez/Ermişler Karagündüz Höy. Nek.

Merkez/Karagündüz

Van Gölü ve Akdamar Adası

Van iline adını veren Van Gölü Türkiye’nin ve dünyanın en büyük soda gölüdür. Dört tarafı yüksek dağlarla çevrilidir. İçinde Akdamar, Adır, Çarpanak, ve Kuş adaları olmak üzere 4 ada bulunmaktadır. Tarih boyu Yüksek Deniz, Nairi Denizi ve Yukarı Deniz dendiği gibi Deryaçe (Küçük Deniz) adını da alır. Gölün suyu çok tuzlu ve sodalıdır. Sabunsuz köpük verir ve temizlik maddeleri kullanılmadan içinde herşey yıkanabilir ve temizlenebilir. Her mevsim, her saatte farklı bir renk alan, gündoğumu ve günbatımının muhteşem olduğu göl, bölge turizmine önemli bir katkı sağlamaktadır. Sahil boyunca yapılaşma ile bozulmamış koylar, yeşil bitki örtüsüyle sarılmış kıyılar görülmeye değerdir.

Van Gölündeki adalardan en büyüğü olan Ahtamar Adası, üzerindeki kilisesi ile ünlüdür. 900′lü yılların başında Kral Gagik tarafından yaptırılmış olan kilise taş işçiliğinin en seçkin örneklerindendir. Akdamar adasına Gevaş iskelesinden dolmuş motorları çalışmaktadır.

Kaleler

Van’a bir anlamda “Kaleler Kenti” denilebilir. Van ve çevresinde küçüklü büyüklü çok sayıda kale bulunmaktadır. Bu tarihi kalelerden bir kısmı Urartu döneminden, diğerleri Ortaçağ ve sonrasından kalmadır.

Önemli Kaleler Aşağı ve Yukarı Zıvistan Kalesi, Beyüzümü Kalesi, Çatak Kalesi, Lamurkesen (Zernek) Kalesi, Hişet Kalesi, Pizan (Örenkale) Kalesi, Kalecik, Zernaki Tepe Kalesi, Muradiye Kalesi, Albak (Başkale) Kalesi, Deliçay Kalesi, Çelebibağ Kalesi, Yoncatepe Kalesi, Müküs Kalesi ve Amik Kalesi olarak sayılabilir.

Van Kalesi:  Van Kalesi, Van il merkezi sınırları içerisinde olup, şehir merkezine 5 km. mesafede bulunmaktadır. Urartu kalelerinin görkemlilerindendir.

MÖ. 9. yüzyılda Lutupri’nin oğlu I. Sarduri tarafından yaptırılmıştır. Büyük bölümü ayakta kalan kalenin kuzeybatı ucunda bulunan ve Sardur burcu denilen taş bloklarla örülen yapının üzerinde I. Sarduri’ye ait olan, Asur çivi yazısı ile yazılmış, bilinen en eski Urartu yazıtı vardır. Kalenin diğer önemli bir yapısı, I. Agrişti’ye ait olan kaya mezarı ve hemen bunun dışındaki kaya üzerinde bulunan Urartu’ların günümüze ulaşan en uzun yazıtı, “Horhor Yazıtları” vardır. Ayrıca kalenin kuzey yamacında II. Sarduri’nin açık hava tapınağı (Analı-Kız), Kale içinde Menau ve Sarduri’ ye ait mezar odaları, mağaralar, su sarnıçları ve çeşitli odalar vardır.

Kalenin güneyinde ise eski şehrin kalıntıları bulunur. Ulu Cami, Hüsrev Paşa Cami, Kay Çelebi Cami, Hamamlar (Çifte Hamam) Kümbetler (İkiz Kümbet) ve çoğu tahrip olmuş eski evler, gezenleri tarihin yaprakları arasında seyahate çıkarlar.

Hoşap Kalesi:  Van il merkezine 60 km. uzaklıkta, Gürpınar ilçesinde, Van-Hakkari karayolu üzerindeki Hoşap (Güzelsu)’da yer almaktadır. Dik bir kaya kütlesi üzerine kurulan kale, iç kale ile bunun kuzeyindeki dış kaleden oluşur. Gözetleme kulesi, surları, burçları, beden duvarları, mescit, fırın, zindan seyir köşkü, harem, selamlık ve orijinal demir kapı kanatları kalenin önemli yapılarıdır. Ayrıca kalenin güney tarafında Van Bölgesinin en eski Osmanlı Köprüsü bulunur.

Ağartı Kalesi: Van Gölü’ nün doğu kıyısında kurulan kale iyi korunarak günümüze kadar gelen sur duvarları andezit taş bloklarla örülmüştür.

Kef Kalesi : Urartu’ların önemli merkezlerinden biridir. Kalede çok odalı bir saray, hayvan ve bitki rölyefleri vardır.

Çavuştepe Kalesi:  Van il merkezine 25 km. uzaklıkta, Gürpınar ilçesine bağlı Çavuştepe köyünde yer almaktadır. Bol Dağı silsilesinin batı ucuna kurulmuş olan kale; aşağı ve yukarı kalelerden oluşmaktadır. Kale, II. Sarduri tarafından M.Ö. 764-734 tarihleri arasında yaptırılmıştır. Kalelerde Haldi tapınağı, açık hava tapınağı, surlar, depo, ahır, saray binaları, su sarnıçları, çivi yazısı bulunmaktadır.

Ayanıs Kalesi: Van’a 35 km. mesafedeki Ayanıs köyündedir. Argişti’nin oğlu Rusa tarafından M.Ö. 645-643 tarihleri arasında yaptırılmıştır. Urartu tarihinin son safhalarının aydınlatılması açısından çok önemlidir. Van Gölü sahiline yakın bir alanda kuruludur.

Toprakkale:  Van il merkezinin doğusunda Zimzim Dağları silsilesine bağlı kayalık bir tepe üzerinde yer almaktadır. Kale Urartu kralı II. Rusa tarafından M.Ö. 685-645 tarihleri arasında yaptırılmıştır. Sarnıç, açık hava tapınağı, kayaya yontulmuş merdivenler bulunmaktadır.

Aşağı-Yukarı Anzaf Kaleleri:  Van’ın 10 km. kuzeydoğusunda Van-Özalp karayolu yakınında yer almaktadır. Aşağı ve Yukarı Kalelerden oluşmaktadır. Her iki kalede surlar, kuleler, atölye, depo, saray yapısı, kitabe bulunmaktadır.

Kiliseler

Akdamar Kilisesi:  Gevaş ilçesi sınırları dahilinde Van Gölü içersinde bulunan en büyük adaya ismini veren kilisedir. Adanın güney doğusuna kurulmuş olan kilise sahile 3 km. uzaklıktadır. Günün her saatinde Akdamar Adası’na, sahilde bulunan motorlarla ulaşım sağlanmaktadır.

Kutsal Haç adına Vaspurakan Kralı I. Gagik tarafından Keşiş Manuel’e yaptırılmıştır. Kilisenin figürlü repertuarı oldukça zengindir. Bunun yanında, İncil ve Tevrat’tan alınmış çeşitli sahneler bulunmaktadır. Yunus Peygamberin denize atılması, Hz. Meryem ve kucağında İsa, Adem ile Havva’nın Cennetten kovulması, Hz. Davut ile Kral Goliat’ın mücadelesi Samson Filistinli ikilisi, ateşte üç İbrani genci, Aslan ininde Daniel sahneleri bulunmaktadır. Zengin hayvan, asma sarmaşıkları ve çeşitli figürler görmek mümkündür.

Adır Kilisesi:  Kilise, Van merkezine bağlı Yaylıyaka köyü döşeme mezrasına yakın Van Gölü içersindeki aynı isimli adada yer almaktadır. Adanın güney tarafına kurulmuştur. Manastır 1305 yılında yapılmıştır. Daha sonra 1621 yılında Aziz Georges Kilisesi eklenmiştir. Yakınında bulunan sahildeki teknelerle ve Van İskelesi’nden kiralanacak teknelerle gezilip görülebilir.

Yedi Kilise Erek Dağı eteklerine 8. yüzyılda inşa edilmiştir.

Cami, Medrese ve Kümbetler

Van’daki önemli camiler Ulu Cami, Hüsrev Paşa Cami, Kızıl Camii, Gevaş İzzettin Çir Camii, Süleyman Han Camii, Kaya Çelebi Camii, Horhor Camii, Abbasağa Cami’dir. Hüsrev Paşa Medresesi, Hoşap Hasan Bey Medresesi, Hoşap Evliya Bey Medresesi, Gevaş Halime Hatun Kümbeti, Erciş Anonim (Zortul) Kümbet görülmeye değerdir

Köprü ve Su Kanalı

Van’ daki köprüler Bend-i Mahi Köprüsü, Kırmızı Köprü, Çatak Köprüsü, Hurkan Köprüsü, Zeril Köprüsü, Şeytan Köprüsü olarak sayılabilir.

Van’da ilk sulama kanalları ve barajlar M.Ö. 9. ve 6. yüzyıllar arasında Urartular zamanında yapılmıştır. Bunların en önemlisi Menua (Semiramis/Şamran) sulama kanalıdır. Urartu Kralı Menua tarafından yaptırılmıştır. Menua/Şamran kanalı dünya mühendisliğinin bir harikası olarak geçtiği yerlere hayat vermiş, işlevini günümüze kadar sürdürmektedir.

Geleneksel Van Evleri

Van evleri Van’ın geleneksel mimarisinin günümüze taşıyan önemli unsurlardır. Tarihi Van Kalesi’nin güneyinde bulunan eski Van şehri, çarşıları, sokakları, mahalleleri, han, hamam, taş döşeli caddeleri yanında Van Evleri ile Osmanlı kentlerinin tipik özelliklerini taşımaktadır.

Mesire Yerleri

Van’da yer alan mesire yerleri arasında; Van’ a 20 km. uzaklıkta, doğal plajları ve yeşilliği ile hoş görünümlü Edremit, yeşillikler arasında doğal plajları ile bir gezi ve mesire yeri olan Gevaş, İl merkezine 80 km. uzaklıkta, iki çayın birleştiği yerde bir vadi içerisinde ormanlık, hoş manzaralı Çatak ile İl merkezine uzaklığı 40 km. mesafede Van Gölü’ nün sahilinde Süphan Dağı karşısında doğal plajları ve meyve bahçeleri ile ünlü Amik sayılabilir.

Kuş Gözlem Alanı

Erçek Gölü

Van Gölü

Sportif Etkinlikler

Av Turizmi:  Van Bölgesi av hayvanları yönünden zengin olup, her mevsim avlanmak mümkündür. Başlıca av hayvanları arasıda; keklik, ördek, toy, dağ keçisi, tavşan, ayı, ve domuz sayılabilir. Yörede olta balıkçılığı da gelişmiştir.

Doğa Yürüyüşü   Süphan Dağı

COĞRAFYA

İlin kuzeyinde bulunan Tendürek dağlarında yükseklikleri 2400 ile 3000 metre arasında değişen “Sınır Dağları” uzanır. Van yöresinde büyük nehir ve akarsular bulunur. Bu akarsuların en önemlileri Hoşap suyu, Memedik çayı, Karasu, Bendimahi çayı, Deliçay, Irşat çayı ve Zilan çaylarıdır.

Van bölgesi göller bakımından da önemli bir bölgedir. İrili ufaklı birçok gölden başka Türkiye’nin en büyük gölü de bu bölgededir.

Yazları az yağışlı ve sıcak kışları az yağışlı ve oldukça soğuk geçmektedir. Baharlar ise bol yağışlı ve ılıktır.

TARİHÇE

Van ve çevresine önce Hurriler yerleşmişler, sonra Urartular 200 yılı aşkın süre hüküm sürmüşlerdir. Daha sonra Medler, Persler, Makedonyalılar, (Büyük İskender), Partlar, Sasaniler, Bizanslar, Selçuklular, İlhanlılar, Celayiroğulları, Karakoyunlular, Akkoyunlular, Safeviler ve Osmanlılar hakim olmuşlardır.

NE YENİR?

Murtuğa (kahvaltılık), cacık (kahvaltılık), ilitme, ekşili, senseger gibi yemek türleri ile ünlü Van otlu peyniri yöreye özgü yemeklerdir. Van peyniri (otlu peynir), içerisine mahalli otlar katılarak yapılan güzel kokulu ve son derece lezzetli bir peynirdir. Yaz sonuna doğru küplere basılarak toprağa gömülür, kış için saklanır. Ayrıca, Van gölünden çıkarılan Van balığı (inci kefali) mutlaka yenmelidir. Van balığı, Van gölünün sodalı suyuna uygun “inci kefali” diye adlandırılan, bol havyarlı bir balık türüdür. Az kılçıklı olan bu balık oldukça lezzetlidir.

NE ALINIR? 

Van’ da alışveriş etkinliklerinin merkezini, turistik, hatıra eşya alım-satımları oluşturur. Özellikle dünyaca ünlü olan Van ve çevresinde dokunan kilimler büyük ilgi görmektedir. Turizm mevsimi ile beraber her türlü halı – kilim ve el sanatları, süs eşyaları şehir merkezindeki halı ve kilim galerinden satın alınabilir.

LİNKLER

Van Valiliği                   http://www.van.gov.tr

Van Belediyesi              http://www.van-bld.gov.tr

OHAL Valiliği                http://www.ohal.gov.tr

YAPMADAN DÖNME

Van Kalesi, Van Müzesi, Hoşap Kalesi, Muradiye Şelalesi, Edremit ve Gevaş kıyı boyu ve Gölü gezilip görülmeden,

Dünyaca ünlü bir gözü mavi diğer gözü yeşil olan Van kedisini görmeden,

Dünyaca ünlü Van Kilimleri ve Savat (gümüş) İşlemeli el sanatları ürünlerinden almadan,

Zengin bir mutfağa sahip olan Van yemeklerinden yemeden,

……Dönmeyin

UŞAK

28 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori iL iL Türkiye

GENEL BİLGİLER

Yüzölçümü: 5.341 km²

Nüfus: 290.283 (1990)

İl Trafik No: 64

Uşak İç Ege Bölgesinde Batı ve Orta Anadolu’yu birbirine bağlayan bölgede bulunmaktadır.

Yerleşimin Eski Tunç Çağına uzandığı Uşak’ta Frigya, Lidya, Pers, Roma, Doğu Roma, Selçuklu, Bizans ve Osmanlı egemenliği hüküm sürmüştür. Bu dönemlere ait eserler ilin turizm potansiyelini oluşturmaktadır.

Uşak’ın en önemli turistik değeri, Müzesinde sergilenen, Lidya Döneminin en görkemli eserleri olarak bilinen dünyaca ünlü “Karun Hazineleri”dir.

İLÇELER:

Uşak ilinin ilçeleri; Banaz, Eşme, Karahallı, Sivaslı ve Ulubey’dir.

NASIL GİDİLİR?

Karayolu: Ankara-İzmir devlet karayolunun üzerinde yeralan Uşak, Ege Bölgesi ile İç Anadolu bölgesini birbirine bağlayan bir geçiş merkezi durumundadır. Otobüs Terminali kent merkezindedir.

Otogar Tel: (+90-276) 212 31 35

TUNCELİ

28 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori iL iL Türkiye

GENEL BİLGİLER

Yüzölçümü: 7.774 km²

Nüfus: 133.143 (1990)

İl Trafik No: 62

Doğu Anadolu Bölgesi’nin Yukarı Fırat bölümünde yer alan Tunceli İli, kuzeyde ve batıda Munzur Dağları ile Karasu Irmağı, doğuda Bingöl Dağları ve Peri Suyu, güneyde Keban Baraj Gölü ile çevrilidir. Belirgin doğal sınırlarla kuşatılmış olan il toprakları, doğuda Bingöl ve Elazığ, güneyde Elazığ, batı ve kuzeyde Erzincan illeriyle komşudur. 2000 Yılı Nüfus Sayımı sonuçlarına göre toplam 93548 kişilik nüfusa sahip olan Tunceli , aynı zamanda Türkiye’nin en az nüfusa sahip ilidir. Tunceli, 7774 km2 yüzölçümü ile Türkiye topraklarının % 1’ini kaplamaktadır. Tunceli yöresinde ilk çağlardan beri pek çok uygarlık yaşamıştır. Orta Çağdan kalma ve bugün hala iyi durumda bulunan Pertek kalesi ve Munzur Vadisi Milli Parkı görülmeye değer güzellikleridir.

İLÇELER:

Tunceli ilinin ilçeleri; Çemişgezek, Hozat, Mazgirt, Nazımiye, Ovacık, Pertek ve Pülümür’dür.

Çemişgezek: İlçe Tunceli’nin batısında yer almakta olup, İl’e 117 km. uzaklıktadır. 877 km² alana sahip olan İlçenin rakımı 953 m.dir. Tunceli ile olan ulaşımı Pertek üzerinden karayolu ile sağlanır. Ancak ulaşım daha çok Elazığ İli üzerinden olup Elazığ-Çemişgezek arasındaki karayolunun bir kısmının Keban Baraj Gölü üzerinde olması nedeniyle feribotlarla sağlanmaktadır.

Hozat: Hozat; kuzeyinde Ovacık, doğusunda merkez ilçe, güneyinde Pertek ve batısında Çemişgezek ilçeleriyle çevrilidir. İlçenin denizden yüksekliği 1520 m. olup, yüzölçümü 804 km.²dir. İlçe merkezi Tunceli’ye 96 km. uzaklıkta bulunmakta olup ulaşım il merkezine ve Elazığ’a Pertek karayolu üzerinden sağlanır.

Mazgirt: Tunceli iline 40 km. Elazığ iline 100 km. uzaklıkta olan Mazgirt ilçesi, Tunceli-Elazığ Karayolunun 10 km. kuzeyinde yer almaktadır.

Nazımiye: Eski ismi Kızıl Kilise olan Nazımiye ilçesi 553 km² alanla, İl’in en küçük ilçesidir. İl’e uzaklığı 36 km. olup, denizden yüksekliği 1550 m. dir.

Ovacık: Tunceli’nin kuzeyinde yer alan Ovacık’ın ismini dağların arasında yer alan 74 km2’lik ovadan aldığı sanılmaktadır. 1538 km² alanı ile ilimizin arazi yönünden en büyük ilçesidir. İl merkezine 65 km uzaklıkta bulunan İlçeye ulaşım Munzur Suyu ile birlikte devam ederek ilerleyen ve Munzur Vadisi Milli Parkı içerisinde yer alan eşsiz doğa manzaralarıyla dolu karayolu üzerinden sağlanmaktadır.

Pertek: İl merkezinin güney kısmında yer alan Pertek ilçesinin, doğusu ve güney sınırı tamamen Keban Baraj Gölü ile çevrilidir. Kuzeyinde merkez ilçe ve Hozat, batısında ise Çemişgezek ilçesi ile sınırlanır.

Pülümür: Tunceli merkezinin kuzeydoğusunda yer alan ve 1505 km2’lik yüzölçümüne sahip olan İlçenin deniz seviyesinden yüksekliği 1650 m dir. İl merkezine 65 km uzaklıkta bulunan ilçeye Pülümür Vadisi ve Pülümür Çayı boyunca uzanan ve aynı zamanda Tunceli’nin Erzincan ili ile olan bağlantısını sağlayan karayolu üzerinden ulaşılır.

NASIL GİDİLİR?

Karayolu: Tunceli, güneyden Elazığ, kuzeyden Erzincan ve Erzurum illerine bağlayan devlet karayolu üzerindedir.

Otogar Tel : (+90-428) 212 48 59

Havayolu: Tunceli’ye en yakın havaalanı, kent merkezine yaklaşık olarak 120 km. uzaklıkta yer alan ve iç hatlara hizmet veren Elazığ Havaalanıdır.

GEZİLECEK YERLER

Kaleler

Pertek İlçesindeki Pertek Kalesi Mengüçlüler döneminde inşa edilmiştir. Bugün Keban Baraj Gölü altında kalan ve bir ada görünümünde olan kale sivri bir kayanın üzerinde kurulmuştur. Selçuklular zamanından kalan kale, Osmanlılar zamanında onarılmıştır.

Mazgirt İlçesinde Urartu dönemine ait pek çok kale kalıntısı bulunmaktadır. Bunlar Malazgirt Kalesi, Dedebağ, Kaleköyü ve Sağman Kaleleridir.

Cami ve Türbeler

Tunceli’de bulunan Yelmaniye Cami, Ulukale Cami, Baysungur Cami, Çelebi Ali Cami, Sağman Cami, Hamidiye Medresesi Osmanlı dönemine, Eltihatun Cami ise Akkoyunlu dönemine ait eserlerdir.

Uzun Hasan ve Eltihatun Türbeleri Akkoyunlu dönemi eserleridir.

Mağaralar

Çemişgezek ilçesindeki İn Mağaraları Urartu dönemine ait olup, kaya mimarisi örneğini oluşturmaktadır.

Yaylalar

Tunceli topraklarının % 25′ini oluşturan platolar, ilin orta ve kuzey kesimlerinde yayla turizmine yönelik potansiyel yaratmaktadır. Bitki örtüsü, doğal çevre değerleri, manzara olanakları, ulaşım durumu ve diğer turizm kaynaklarına yakın olma unsurları bir arada değerlendirildiğinde, yayla turizmi potansiıeli açısından Merkez ilçede Gözen Köyü, Sarıtaş, Gökçek, Karagöl ve Alacık yaylaları; Pülümür ilçesinde Sağlamtaş, Karagöl, yelekli, Dereboyu, Dağbek ve Çakırkaya yaylaları; Ovacık ilçesinde Koyungölü, Burnak, Eğripınar, Paşadüzü, Gözeler ve Mollaaliler yaylaları öne çıkmaktadır.

Milli Parklar

Tunceli – Munzur Vadisi Milli Parkı

Yeri: Tunceli ili

Ulaşım: Doğu Anadolu Bölgesinde Tunceli ili sınırları içinde yer alan Munzur Vadisi Milli Parkı Tunceli’ye 8 km. uzaklıktadır.

Özelliği: Karasu ve Murat çöküntüsü alanları arasında yükselen Munzur Dağlarının jeolojik yapısı, metamorfik , volkanik ve tortul kayaçlardan meydana gelir. Kuzeyde 3300 metreye kadar yükselen bu dağlık alan Mercan ve Munzursuyu vadileri ile büyük ölçüde parçalanmıştır. Mercan vadisinin 1.60 metreden yukarı kesimlerinde buzul gölleri, dağlardan Ovacık düzlüğüne gelindiğinde kaynayan gözeler, vadi boyunca dökülen küçük şelaleler Milli Parkın peyzajında ilgi çekici örnekleridir.

Milli Parkta tepeler ve yamaçlar meşe ormanları ile kaplıdır. Vadi tabanında ise ceviz, kızılağaç, dişbudak, karaağaç, çınar, kavak, sögüt ve çalı türlerinden meydana gelen zengin bir bitki örtüsü görülür. Sarp ve dik yamaçlar ise çıplaktır.

Yaban Hayatı;kurt,tilki, ayı, kınalı keklik gibi türlerin yanında dağkeçisi , çengel boynuzlu dağkeçisi , vaşak, susamuru, çil keklik, keklik kaya kartalı gibi nadir türlerin de barınmasına imkan sağlamakta;Munzur Vadisi ve Mercan suyunda bol miktarda alabalık bulunmaktadır.

Parkta görevlilerin göstereceği yerde kamp kurmak,piknik yapmak ,sportif balık avcılığı, yürüyüş ve dağcılık yapılabilir.

Görülebilecek Yerler: Mercan Vadisinin yukarı kesimlerinde buzul gölleri, dağlardan Ovacık düzlüğüne inildiğinde kaynayan gözeleri ve küçük şelalesi görülmeye değer güzelliktedir.

Mevcut Hizmetler ve Konaklama: Milli Parkta kamp kurulup,piknik yapılabilir. Sportif balık avcılığı, yürüyüş ve dağcılık yapılabilir. Çadırla konaklanabilir..

Sportif Etkinlikler

Rafting: Tunceli sınırları içerisinde akıp giden Munzur, Pülümür ve Peri suları gerek debileri, gerekse akış hızları itibari ile rafting (kano) sporu yapmaya oldukça elverişli sulardır.

Doğa Yürüyüşü: Ovacık ilçesinin kuzeyindeki Munzur sıra dağları ile ilçenin güneyindeki meşelik tepeler, İlin kuzeydoğusunu kaplayan ve yüksekliği 3292 metreye varan Karasu-Aras dağları ile Bağırpaşa dağları dağcılık ve doğa yürüyüşü sporlarına olduğu kadar kayak için de uygundur.

COĞRAFYA

Tümüyle Fırat Havzası içerisinde kalan İl, doğal sınırlarla kuşatılmış yüksek bir bölgedir. Doğu Toros Dağlarının uzantıları doğu-batı yönünde uzanarak ilin kuzeybatısını, kuzeyini ve kuzeydoğusunu hemen hemen bütünüyle kaplar. Bu dağlar aşılması güç sıralar oluşturduğu için Tunceli, Türkiye’nin doğu ucunda Iğdır Ovasından başlayıp Erzincan Ovasına kadar uzanan verimli çöküntü alanıyla bütünleşememiştir. Bu dağlar, yer yer hem yüzey sularıyla aşınarak hem de akarsular tarafından derince oyularak yüksek platolara dönüşmüştür. Vadiler çok dar ve dik olup vadi tabanlarında ovalar oluşmamıştır.

Güneyden kuzeye ve batıdan doğuya yükselen il topraklarının % 70′ini dağlar, % 25′ini platolar, % 5′ini ovalar ve düzlükler oluşturmaktadır.

Tunceli İlinin genel iklimi, yazları sıcak ve kurak, kışları yağışlı ve soğuktur. Yağışlar genellikle sonbahar ve ilkbahar aylarında yağmur, kış aylarında kar şeklinde olmaktadır.

TARİHÇE

Tunceli’nin, Çemişgezek ilçesinin güneyinde yer alan Keban Baraj Gölü altında kalan Pulur (Sakyol) Höyüğünde 1968-1970 yılları arasında yapılan kazılarda elde edilen bulgular, yöreye Kalkolitik Çağda (İ.Ö. 5500-3500) yerleşildiğini göstermektedir. Pulur’da bulunan Höyükte yapılan kazılarda kale görünümünde evlere, ocaklara, dibeklere, çeşitli öğütme araçlarına, çeşitli hayvan resimlerine, tunçtan yapılmış iğne ve kazma gibi çeşitli madeni eşyalara rastlanmıştır.

NE YENİR?

Oldukça zengin yemek kültürüne sahip olan Tunceli’nin yöresel yemekleri arasında Zerefet (Babiko), Sirekurt, Sirepati, Keşkek, Kavut, Patila unlu yemeklerine örnek verilebilir. Yöreye özgü bitki ve sebze yemeklerinden, Gulik Yemeği, Mantar Yemeği, Döğme Çorbası, Döğme Pilavı, Gulik Çorbası, Guriz Yemeği ile kurutulmuş sebze yemekleri sayılabilir. Geleneksel yöresel tatlılar arasında Helva, Dut Tatlısı, Aşure, Pancar tatlısı, Kabak Tatlısı, Heside (sulandırılmış Dut pekmezi, un ve tereyağı) ile baklava yer almaktadır.

NE ALINIR?

Birbirinden maharetli genç kızlar tarafından dokunan ve üzerinde yöreye özgü desenlerin işlendiği yer yaygısı türü olan “Cicim” ve çanta olarak kullanılabilecek “Heybe” hediyelik eşya olarak dükkanlarda satılmaktadır. Pülümür dağlarında yetişen birbirinden enfes kokulara sahip çok sayıda değişik çiçeklerden arıların toplamış olduğu özlerle yaptıkları katkısız doğal “Pülümür Balı” tüketim ve hediye amaçlı olarak alınabilir.

Munzur Milli Parkı Vadisinde bulunan dağlarda tamamen doğal ortamında kendi başına yetişen çeşitli dertlere derman tek dişli “Ovacık Sarımsağı” Ovacık ilçesi ile il merkezindeki dükkanlarda satışa sunulmaktadır.

Tunceli’nin yüksek dağlarındaki otlaklarda yetişen değişik otlarla beslenen hayvanların sütünden yapılan Türkiye’de meşhur dağ kokulu “Şavak Peyniri” Türkiye’nin her tarafından alıcı bulmaktadır.

LİNKLER

Tunceli İl Turizm Müdürlüğü        http://www.tunceliturizm.gov.tr

YAPMADAN DÖNME

Munzur Irmağının kaynağını oluşturan ve 40 gözden oluşan Munzur Gözelerini görmeden,

“Ağlayan Kayalar”ın yanı başında bir hatıra fotoğrafı çektirmeden,

Munzur Vadisi Milli Parkını, Çemişgezek’te ki “İn Deliklerini gezmeden,

Çemişgezek, Pertek ve Mazgirt İlçelerindeki tarihi kale ve camiler gezmeden,

Yöreye ait bal ve tulum peynirini almadan,

…Dönmeyin.

TOKAT

28 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori iL iL Türkiye

Yüzölçümü: 9.958 km²

Nüfus: 719.251 (1990)

İl Trafik No: 60

İLÇELER:

Tokat ilinin ilçeleri; Almus, Artova, Başçiftlik, Erbaa, Niksar, Pazar, Reşadiye, Sulusaray, Turhal, Yeşilyurt ve Zile’dir.

Almus: İlçe, Almus Baraj Gölü ile mükemmel bir görüntüye ulaşmış, yeşil ve mavinin kaynaştığı cennetten bir köşe görünümünü kazanmıştır. Almus Baraj Gölünün su sporlarına uygun bir alan olması, barajda yapılabilecek olta balıkçılığı, başta Dumanlı Yaylalar zinciri ve Çatak Yaylası olmak üzere yayla turizmi için ideal yapıya sahip olan Almus doğal bir turizm cennetidir.

Erbaa: Horoztepe Ören Yeri, Kale Köyünde bulunan Boğazkesen Kalesi, Yer Köprü en önemli tarihi yerleridir. Ayrıca Fidi Köyünde bulunan Silahtar Ömer Paşa Camii ahşap mimarinin en önemli örneklerinden biri sayılır.

Niksar: Tokat merkezine 60 Km. uzaklıktadır.

Niksar tamamı ile bir ören şehir konumundadır. Hitit döneminden başlayan tarihi boyunca üzerinde barındırdığı tüm uygarlıklardan kalan eserler Niksar’a daha da ilginç bir yöre haline getirmiştir. Danişmend Devletine başşehirlik yapan ilçede önemli ölçüde Selçuklu, Danişmend ve Osmanlı eserleri mevcuttur. Leylekli Köprü, Çöreğibüyük Camii, Ulu Camii, Niksar Kalesi, Kırkkızlar Türbesi, Danişmend Melik Ahmet Gazi Türbesi bu eserlerden bazılarıdır.

Ayrıca dünyanın en hafif suyu olan Niksar Ayvaz Suyu da ilçenin tanıtımına önemli bir katkı sağlamaktadır.

Pazar: Tokat’a 25 Km. uzaklıktadır. İlçe sınırları içerisinde bulunan Ballıca Mağarası ilçe turizmine önemli bir canlılık getirmiştir. Bunun yanında Selçuklu dönemlerinden kalma Pazar Köprüsü, Mahperi Hatun Kervansarayı gibi tarihi eserler ilçeye önem kazandırmaktadır.

Sulusaray: İl merkezine 68 Km. uzaklıktadır. Günümüzde Sulusaray bir açık alan müzesi görünümündedir. Burada bulunan antik yerleşim yerinin adı Sebestapolis’dir. Sulusaray’ın MÖ. 3000 yılında Eski Tunç MÖ 2000 yılında Hitit, MÖ 1000 yılında Frigler zamanında iskan edilmiş olduğu, kazılarda ortaya çıkan pişmiş toprak eserlerle tespit edilmiş olup çıkan bu eserler Tokat müzesinde sergilenmektedir. Antik kentte sur duvarları, bir kilise kalıntısı, bir hamam ve ayrıca tabanı mozaiklerle kaplı sağlık merkezinin varlığı tespit edilmiştir.

Sulusaray ilçesinde bulunan kaplıca tesisleri iç turizm açısından ilçede önemli bir hareketlilik sağlamaktadır.

Turhal: Turhal, Orta Karadeniz Bölgesinde yer alır. İlçenin etrafı dağlarla çevrilidir, şehrin ortasında Turhal kalesi yer almaktadır. Kalenin üzerinde eski bir şatodan kalma iki burç ve bir de yeraltı geçidi bulunmaktadır.

İlçede Turhal kalesinin yanında Kesikbaş Camii, Ulu Camii, Kova Camii, Ahi Yusuf Baba, Şeyh Şehabettin, Nurullah Efendi Türbeleri bulunmaktadır.

Zile: Hitit, Frig, Pers, Roma ve Bizans kültürlerinin yaşadığı Zile’de bugün Hititlere, Friglere, Perslere, Roma ve Bizanslılara, İlhanlı Danişmend, Selçuklu ve Osmanlılara ait tarihi eserleri görmek mümkündür. Bu eserler içerisinde Zile Kalesi, kalenin doğu yönündeki kayaların oyulmasıyla yapılan ve Roma döneminden kaldığı anlaşılan Tiyatro, Kalenin Kuzey Doğu tarafında bulunan Kaya Mezarı, Çay Pınarı, İmam Melikiddin Türbesi, Şeyh Musa Fakih Türbesi, Ulu Camii, Elbaşoğlu Camii, Çifte Hamam, Yeni Hamam, Masat Höyük, Hisar Kale, Anzavur Mağaraları, Hacı Boz Köprüsü, Koç Taşı ve Kuru Çaydaki manastır harabeleri görülmeye değer tarihi eserler arasındadır.

Roma İmparatoru J. Sezar Zile’de yaptığı tarihi savaştan sonra başarısını ünlü ” Veni, Vidi, Vici” (Geldim, Gördüm, Yendim.) şeklindeki mesajını Dünyaya buradan duyurmuştur. Bu sözünün yazıldığı taş halen Zile Kalesinde bulunmaktadır.

NASIL GİDİLİR?

Karayolu: Tokat’a ülkenin her yerinden ulaşmak mümkündür.

Otogar Tel: (+90-356) 214 22 21

Havayolu: Tokat-Turhal karayolunun 17. Km. sinde yer alan Tokat Havalimanından İstanbul – Ankara bağlantılı tarifeli uçak seferi düzenlenmektedir.

Havaalanı Tel: (+90-356) 238 72 68

Demiryolu: Sivas – Samsun hattında çalışan DDY bağlantılı trenler Artova, Zile ve Turhal ilçelerinden yolcu almaktadır.

GEZİLECEK YERLER

Müzeler ve Örenyerleri

Müzeler

Tokat Müzesi

Adres: GOP Bulvarı No: 143 – Tokat

Tel: (356) 214 15 09

Örenyerleri

Tokat Müzesi

Maşathöyük- Zile – Yalınyazı

Ulutepe -Tural – Ulutepe

Niksar – Niksar

Sebastapolis – Sulusaray

Masat Höyük: Tokat’ın Zile İlçesi Yalınyazı Kasabasında yer alan Masat Höyük’de M.Ö.3000′de Eski Tunç Çağı, M.Ö. 2000′de Hitit çağı, M.Ö. 1000′de Frig Çağını yaşayan 3 dönem mevcuttur. Masat Höyükte Kayseri’de Hitit imparatorluğuna bağlı bir uç beyinin sarayı bulunmuştur. Pişmiş toprak, metal ve cam eserlerin yanında Hitit Hiyeroglif (Resim Yazısı) yazısı ile yazılmış tablet en önemli eserdir.

Sulusaray (Sebastapolis): Sulusaray Tokat’ın 68. Km. güneybatısında bulunmaktadır. Höyüğün M.Ö. 3000 yılında Eski Tunç, M.Ö. 2000 yılında Hitit, M.Ö. 1000 yılında Frigler zamanında iskan edilmiş olduğu, kazılarda ortaya çıkan pişmiş toprak eserlerle tespit edilmiş olup, çıkan bu eserler Tokat Müzesinde sergilenmektedir. Ayrıca Antik kentte yapılan çalışmalarda antik kentin sur duvarları, bir kilise kalıntısı, bir hamam ayrıca tabanı mozaiklerle kaplı olan sağlık merkezinin varlığı tespit edilmiştir. Bu mozaikler Sulusaray’da kapalı bir salonda teşhir edilmektedir.

Diğer arkeolojik alanlar ve antik yerleşim yerleri arasında, Horoztepe, Niksar, Tufantepe, Komana Pontika sayılabilir.

Mağaralar

Ballıca Mağarası : Pazar ilçesinde bulunan Ballıca Mağarası 680 Metre uzunluğu ve 94 metre yüksekliği ile Dünyanın en gösterişli mağaraları içerisinde yer almaktadır.

Cami ve Medreseler

İlde bulunan camiler, Ali Paşa, Hatuniye, Meydan, Takyeciler, Ulu Camii, Çöreğibüyük Camii, Silahtar Ömer Paşa Camii, Elbaşoğlu Camiidir. Çukur Medrese, Gökmedrese, Mevlevihane ilin önemli medreseleridir.

Hanlar ve Kervansaraylar

Taşhan, Bedestenler Hanı, Yazmacılar Hanı, Mahperi Hatun Kervansarayı görülebilecek yerlerdendir.

Kaplıcalar

Sulusaray Kaplıcası: Tarihi Nice Polis Harabeleri arasında kaynayan Sulusaray Kaplıcaları ilde ve bölgede en önemli kaplıcadır. Kaplıca suyu 55 °c.dir. Minarellerine göre tuzlu, sülfatlı-hafif acı su olarak isimlendirilmiştir. Sulusaray Kaplıcası şu an romatizmal hastalıklardan rahatsız olanlara şifa vermektedir. Kaplıcanın bulunduğu yerde, sezon süresinde kiraya verilen pansiyon, Konaklama yerleri ve çadırları ile gelerek kamp kurmak isteyenlere de kamp yerleri verilmektedir.

Reşadiye Kaplıcası: Reşadiye ilçesinde yer almaktadır. Ortalama sıcaklığı 40- 41 °c. dir. Romatizma, felçli hastalıklara ve kireçlenmelere karşı tedavi edici bir özelliği vardır. Kaplıca son derece modern motel, yıkanma havuzları ve tesislere sahiptir.

Yaylalar

Tokat’ta, Çamiçi, Topçam, Bizeri, Gürlevik, Batmantaş, Dumanlı Yaylaları yöre halkı tarafından ilgi çekmektedir.

Sportif Etkinlikler

Kamp-Karavan : Gümenek, Sulusaray Kaplıcası, Gıj gıj Dağı kamp ve karavan turizmi için doğal ortamlardır.

Trekking : Alan Yaylası-Akdağ Zirvesi (2000 m.) Ballıca Mağarası arası trekking sporunu sevenler için mükemmel bir alandır.

Kuş Gözlem Alanı : Kaz Gölü onlarca çeşit kuşun yuvalandığı, beslendiği sazlıkları ve görüntüsü ile tam bur kuş cenneti konumundadır.

Olta Balıkçılığı : İl, akarsu ve göllerinin yoğun olması nedeni ile olta avcılığı için ideal bir mekandır. Almus Baraj Gölü her türlü su sporlarına uygun doğal bir oluşumdur.

COĞRAFYA

Akdağ ve Çamlıbel dağlarının oluşturduğu vadiler arasında bulunan Tokat’ta, Deveci Dağı, Dumanlı Dağı, Canik Dağları olarak sıralayabileceğimiz dağlık alanlar mevcuttur. İlde bulunan ovalardan, Kazova, Turhal Ovası, Erbaa Ovası, Niksar Ovası, Omala Ovası, Artova Ovası ve Zile Ovalarında önemli ölçüde tarım meyve ve sebzecilik yapılmaktadır. Yapılan araştırmalarda kiraz ve vişnenin en önemli gen kaynaklarının Tokat yöresinde olduğu ve Tokat’a özgü “Cerasus İnkana” adlı kiraz türünün endemik bir bitki olduğu görülmüştür.

Tokat’ta iklim hem Karadeniz iklimi hem de İç Anadolu’ daki kara ikliminin etkisi altındadır. İlde Tozanlı, Kelkit ve Çekerek Çayı akmaktadır. Zinav Gölü , Güllü Köy Gölü, Kaz Gölü ve Almus Baraj Gölleri ilin doğasına ayrı bir güzellik katmaktadır. Kaz Gölü kuş cenneti konumuna uygun bir göl olup, Almus Baraj Gölü de su sporları için ideal bir parkur alanı oluşturmaktadır.

TARİHÇE

Tokat, Kelkit, Yeşilırmak ve Çekerek Nehri boyunca kurulan Hitit, Frig yerleşim alanları M.Ö. 4000- 2500 yılları arasında yüksek düzeyde kültür ve sanat yaşamına sahip olmuştur. Roma ve Bizans dönemlerinden sonra Danişmend, Selçuklu, İlhanlı ve Osmanlı dönemlerini yaşamıştır.

NE YENİR?

Tokat’ın yemek kültürü de oldukça zengin ve iştah açıcıdır. Tokat Kebabı, Etli Dolma, Bakla Dolması, Keşkek, Gendüme Çorbası, Bacaklı Çorba, Cevizli Çörek, Bezli Sucuk, Bat gibi yemeklerin yanında Tokat şarabı da sofralara ayrı bir renk katmaktadır. Özellikle dünyada sadece Tokat’ta üretilen Mahlep şarabının içimi ayrı bir zevktir.

NE ALINIR?

Yazmacılar Çarşısı, Bakırcı, Zurnacı, Çarıkçı gibi el sanatlarının üretildiği çarşılarda pek çok hediyelik eşya alınabilir. En ünlüsü tahta baskı ile boyalı yazmalardır.

LİNKLER

Tokat Belediyesi                       http://www.tokat-bld.gov.tr

Gaziosmanpaşa Üniversitesi      http://www.gop.edu.tr

Erbaa Belediyesi                       http://www.erbaa-bld.gov.tr

Turhal Belediyesi                      http://www.turhal-bld.gov.tr

Tokat hakkında                         http://www.tokat.com

YAPMADAN DÖNME

Ballıca Mağarasını gitmeden,

Gökmedrese, Latifoğlu Konağı, Beysokağı, Sentemur Türbesi, Taşhan, Ali Paşa, Meydan Camileri, Hıdırlık Köprüsünü görmeden,

Enfes bir doğa harikası olan Kaz Gölü, Reşadiye Zinav Gölü, Almus Baraj Gölü, Topçam, Gürnlevik, Çamiçi gibi doğal mesire yerlerini gezip görmeden,

Tahta baskı ürünlerinin yapıldığı Yazmacılar Çarşısı, Bakırcı, Zurnacı, Çarıkçı gibi el sanatlarının yapıldığı yerleri gezmeden,

EI dokuma kumaşların ve otantik yöresel giyim kültürünün sergilendiği köyler ziyaret edilmeden,

Tahta baskı yazma almadan,

Tarihi Tokat hamamlarının birinde Türk Hamamının özelliklerini tanımadan,

Tokat yemeklerinden, özellikle Tokat kebabından yemeden, Tokat’ın enfes şaraplarından tatmadan,

Dünyaca ünlü Niksar Ayvaz Suyunu Kaynağından içmeden,

….Dönmeyin

TOKAT 

TEKİRDAĞ

28 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori iL iL Türkiye

TEKİRDAĞ

GENEL BİLGİLER

Yüzölçümü: 60218 km²

Nüfus: 468.842 (1990)

İl Trafik No: 59

İLÇELER:

Tekirdağ ilinin ilçeleri; Çerkezköy, Çorlu, Hayrabolu, Malkara, Marmara Ereğlisi, Muratlı, Saray ve Şarköy’dür.

Çorlu: Merkez ilçeye 37 km. uzaklıktadır. Antik kaynaklarda Adı Tzolous’dur. Kent, ortaçağda Bizans’ın İstanbul-Avrupa arasındaki antik yollar üzerindeki kalelerinden biri idi.

Marmara Ereğlisi : Merkez ilçenin doğusunda, İl merkezine 39 km uzaklıktadır. Eski adı Perinthos olan ilçe, M.Ö. 600 yıllarında Samos’lu kolonistler tarafından kurulmuştur.

Muratlı : I. Sultan Murat bir sefer dönüşünde yörede otağ kurmuş ve beldeyi çok beğendiğinden beldeyi Murateli olsun diye ferman buyurmuştur.

ŞIRNAK

28 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori iL iL Türkiye

ŞIRNAK

GENEL BİLGİLER

Yüzölçümü: 6.904 km²

Nüfus: 264.220 (1990 geçici sonuç)

İl Trafik No: 73

Şırnak, Güneydoğu Anadolu bölgesinde Suriye ve Irak sınırlarındadır. Cudi Dağı antik kent ve Mağrası görülmeye değer yerlerdendir.

İLÇELER:

Şırnak ilinin ilçeleri; Beytüşşebap, Cizre, Güçlükonak, İdil, Silopi ve Uludere’dir.

Cizre: İnanç Turizmi bakımından en zengin ilçedir. Hz. Nuh Türbesi ve Mem-u Zin Türbesinin ilçe merkezinde olması ilçenin önemini bir kat daha artırmıştır.

İdil: Geçmiş zamanlarda halkın çoğunluğu Hıristiyan ve süryaniler oluşturmaktaydı. Halen bir kaç Süryani Köyü olup Kiliseler mevcuttur.

NASIL GİDİLİR?

Türkiye’nin her yerinden karayolu ile ulaşım mümkündür.

GEZİLECEK YERLER

Cudi dağı, Kasrık Boğazı ve Cizre ilçesindeki Hz. Nuh Türbesi, Mem-u Zin Türbeleri görülebilecek yerlerdir.

COĞRAFYA

İlin, Suriye-Irak sınırlarına yakın olan kesimleri hariç, hemen hemen tamamı dağlarla kaplıdır. Dağlık kesimlerinde gür bir bitki örtüsü yoktur. Vadi yamaçlarından başlayarak 2000 m yükseltiye dek, yer yer meşe ağaçlarının hakim olduğu görülmektedir. Orman kuşağı 2000 m yükselti kuşağından sonra da bodur ağaçlar ve otsu bitkilerle kaplı, 3000 m kuşağında ise, karlarla kaplı kuşak gelmektedir. Doğal yapısı nedeniyle çok fazla yabani hayvan çeşidine rastlanmaktadır.

Şırnak ilinde iklim yörelere göre farklılık göstermektedir. İlin yüksek kesimlerinde, Doğu Anadolu’nun sert kara iklimi, diğer kesimlerde ise karasal iklim hakimdir.

TARİHÇE

Osmanlı döneminde köy olan Şırnak, 1927 yılında Siirt’e bağlı ilçe, 1990 yılında ise il olmuştur.

LİNKLER

Şırnak Valiliği    http://www.sirnak.gov.tr

YAPMADAN DÖNME

ŞANLIURFA

28 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori iL iL Türkiye

ŞANLIURFA

GENEL BİLGİLER

Yüzölçümü: 18.584 km²

Nüfus: 1.001.455 (1990)

İl Trafik No: 63

Şanlıurfa, tarihi geçmişi 9 bin yıl öncesine dayanan, Hz. İbrahim’in doğduğu, Hz. Eyyüb’ün yaşadığı, Hz. İsa tarafından kutsanan kent adeta bir müze şehir görünümündedir. Harran’ ı gezerken 4000 yıl öncesinin solunduğunu hissetmemek, Atatürk Barajının suladığı Harran Ovası’nda ise yaratılan bolluk ve bereketi gözlemlememek mümkün değildir.

Urfa ilinin ilçeleri; Akçakale, Birecik, Bozova, Ceylanpınar, Halfeti, Harran, Hilvan, Siverek, Suruç ve Viran şehirdir.

NASIL GİDİLİR

Karayolu: Şanlıurfa yurdumuzun güneydoğu sınırlarında ve Arap ülkelerine geçişte yer alması ve GAP’ın merkezi oluşu nedeniyle karayolu ulaşımda önemli rol oynamaktadır.

Havayolu: Kentte havalimanı bulunmaktadır.

Havaalanı Tel : 247 03 43

GEZİLECEK YERLER

Müzeler ve Örenyerleri

Şanlıurfa Müzesi

Şanlıurfa Müzesi’nde; Harran’daki kazı çalışmalarından elde edilen eserlerin yanı sıra, yöredeki diğer höyüklerde ve eski iskan yerlerindeki çalışmalar sonucu ortaya çıkarılan kültür varlıkları kronolojik sıralama ile teşhir edilmektedir. Giriş katındaki ilk salon Asur, Babil ve Hitit çağlarına ait eserlere ayrılmıştır.

Harran

Şanlı Urfa’nın 44 kilometre güneydoğusundadır. Her yıl binlerce yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret edilen tarihi Harran Kenti, kendi adıyla anılan Harran Ovası merkezinde kurulmuştur.

Tevrat’ta Hârân olarak geçen yerin burası olduğu söylenilir. İslam tarihçileri kentin kuruluşunu Nuh Peygamberin torunlarından Kaynana veya İbrahim Peygamberin kardeşi Aran’a (Haran) bağlarlar. 13.yüzyıl tarihçilerinden İbn Şeddad, Hz. İbrahim’in Filistin’e gitmeden önce bu şehirde oturduğunu yazmaktadır. Bu nedenle Harran’a Hz. İbrahim’in kenti de denildiğini, Harran’da İbrahim Peygamberin evinin, adını taşıyan bir mescidin, onun otururken yaslandığı bir taşın varolduğunu söylemektedir.

Harran tarihiyle ilgili en doğru bilgiler arkeolojik kazılardan elde edilen buluntulara dayanmaktadır. Harran adına ilk defa, Kültepe ve Mari’de bulunan M.Ö. II. bin başlarına ait çivi yazılı tabletlerde “Har-ra-na” veya “Ha-ra-na” şeklinde rastlanılmaktadır. Kuzey Suriye’de bulunan Ebla tabletlerinde ise Harran’dan “Ha-ra-na” olarak bahsedilmektedir. M.Ö. II. binin ortalarına ait Hitit Tabletlerinde, Hitit’lerle Mitanni’ler arasında yapılan bir anlaşmaya Harran’daki Ay Tanrısının (Sin) ve Güneş Tanrısının şahit tutulduğu belirtilmektedir.

Harran, Kuzey Mezopotamya’dan gelerek batı ve kuzeybatıya bağlanan önemli ticaret yollarının kesiştiği bir noktada bulunmaktadır. Bu özelliğinden dolayı Harran, Anadolu ile sıkı ticaret ilişkileri bulunan Asurlu tüccarların da önemli uğrak yerlerinden biri idi. Anadolu’dan Mezopotamya’ya Mezopotamya’dan da Anadolu’ya olan ticaret binlerce yıl Harran üzerinden yapılmıştır. Bu da burada zengin ve köklü bir kültür birikiminin oluşmasına neden olmuştur.

Harran; Ay, Güneş ve gezegenlerin kutsal sayıldığı eski Mezopotamya putperestliğinin (Sabiizm) önemli merkezi olması yönüyle ünlü idi. Bu nedenledir ki Harran’da Astronomi ilmi çok ilerlemiştir.

Urfa’nın Hıristiyanlığın en önemli merkezlerinden biri haline gelmesine karşılık, Asur, Babil ve Hitit devirlerinden beri Harran’da süre gelen Sabiizm varlığını M.S. 11. yüzyıla kadar sürdürebilmiştir. Dünyadaki üç büyük felsefe ekolünden birisi “Harran ekolü”dür.

Bugün Cüllab ve Deysan ırmakları kurumuş olduğundan, Harran sudan ve yeşilden mahrum bir ovanın ortasında 5000 yıllık tarihi ile ayakta durmaktadır. Tipik evleri, höyüğü, kalesi, şehir surları ve çeşitli mimari kalıntıları, geceleyin gök yüzünde pırıl pırıl yıldızları ile turistlerin büyük ilgisini çekmektedir. Atatürk Barajı ve Urfa Tünelleri vasıtasıyla Harran Ovasına akıtılacak olan Fırat Nehri, Harran’ı tarihteki yeşil ve verimli günlerine kavuşturacaktır.

Şuayb Şehri

Şanlıurfa’dan 88 km uzaklıktaki Özkent köyü adıyla anılan tarihi harabelerdir. Geniş bir alana yayılan ören yerinin surlarla çevrili olduğu ve Roma devrinde inşa edildiği anlaşılmaktadır. Halk arasında Şuayb Peygamberin bu kentte yaşadığına inanılır. Burada Peygamber Makamı olarak ziyaret edilen bir de mağara bulunmaktadır.

Sogmatar

Şanlıurfa’ya 73 km uzaklıktaki kent bugün Yağmurlu köyü adıyla anılmaktadır. M.S.1 ve 2′nci yüzyıllarda Süryaniler tarafından iskan edilmiştir. Kökü Harran Sin Kültürüne dayanan Sabiizm ve Baş tanrı Marilaha’nın kültür merkezi olduğu bilinen Sogmatar ören yerinin Baş tanrıya ve gezegenlere ibadet edilen ve kurban kesilen açık hava mabedi en önemli kalıntılarından biridir. Mabedin duvarlarında Süryanice yazılar ve gezegenleri tasvir eden insan rölyefleri işlenmiştir. Ayrıca Kalenin batısında bulunan tepedeki kayalara da tanrıları tasvir eden rölyefler ve Süryanice yazılar işlenmiştir.

Nevali Çori

Nevali Çori adıyla tanınan antik yerleşme yeri, Şanlıurfa ili Hilvan ilçesine bağlı Kantara köyünün sınırları içerisinde Fırat nehrinin sağ tarafında ve onun bir kolu olan Katara Deresinin yanında yer almaktadır.

Kazane

Şanlıurfa merkeze bağlı Kazane (Uğurcuk) yerleşim alanının tarihi MÖ 5000-3000′e dayanmaktadır. Çalışmalar sırasında mimari buluntular, evler, sokaklar ve bu döneme ait eserler bulunmuştur. Bu yerleşim alanında höyüğün tepesinde su deposu inşa edilmiştir. Ayrıca Sümerce’yi Akadça’ya çeviren bir alfabe bulunmuştur.

Balıklı Göl

(Aynzeliha Ve Halil-Ür Rahman Gölleri ) Urfa şehir merkezinin güneybatısında yer alan ve İbrahim Peygamberin ateşe atıldığında düştüğü yer olarak bilinen bu iki göl, kutsal balıkları ve çevrelerindeki tarihi eserler ile Urfa’nın en çok ziyaretçi çeken yerleridir.

İbrahim Peygamber, devrin zalim hükümdarı Nemrut ve halkının taptığı putlarla mücadele etmeye, tek tanrı fikrini savunmaya başlayınca, Nemrut tarafından bugünkü kalenin bulunduğu tepeden ateşe atılır. Bu sırada Allah tarafından ateşe “Ey ateş, İbrahim’e karşı serin ve selamet ol” emri verilir. Bu emir üzerine, ateş suya odunlar da balığa dönüşür. Hz. İbrahim bir gül bahçesinin içersine sağ olarak düşer. Hz. İbrahim’in düştüğü yer Halil-ür Rahman gölüdür. Rivayete göre Nemrut’un kızı Zeliha da İbrahim’e inandığından kendisini onun peşinden ateşe atar. Zeliha’nın düştüğü yerde de Aynzeliha Gölü oluşmuştur. Her iki göldeki balıklar halk tarafından kutsal kabul edilerek yenilmemekte ve korunmaktadır.

Camiler ve Kiliseler

İnanç Turizminin önemli merkezlerinden olan Urfa’da Ulu Cami , Hasan Padişah Cami, Halil-Ür Rahman Cami, İbrahim Peygamber’in Doğduğu Mağara Ve Mevlid-İ Halil Cami, Eyyüp Peygamber Makamı Ve Kuyusu görülebilecek Camilerdir. İsa Kilisesi, Der Yakup Kilisesi Urfa’nın önemli kiliseleridir.

Ulu Cami (Merkez): Urfa merkezindeki camilerin en eskilerindendir. Eski bir sinagog iken M.S. 435-436′da ölen Piskopos Rabula tarafından St. Stephon Kilisesi’ne dönüştürülmüştür. Kırmızı renkteki mermer sütunların çok olması nedeni ile “Kızıl Kilise” olarak da adlandırılan yapının yerine, 1170-1175 yıllarında Nurettin Zengi tarafından inşa edilmiştir.

Anadolu’daki çok ayaklı camiler grubunda olup, payeler üzerinde kıble duvarına paralel üç sıra çapraz tonozlarla örtülü, yatık dikdörtgen planlıdır. On dört sivri kemerli avluya açılan ve payeler üzerine duran çapraz tonozlarla örtülü son cemaat yeri, Anadolu’da ilk kez Şanlıurfa Ulu Cami’nde kullanılmıştır. Yapının sekizgen çan kulesi bugün minare olarak kullanılmaktadır.

Hz. İbrahim’in Doğduğu Mağara Ve Mevlid-İ Halil Cami (Merkez): Hz. İbrahim, Mevlid-i Halil Cami avlusunun güneyinde bulunan mağarada doğmuştur. Rivayete göre devrin hükümdarı Nemrut, bir rüya görür. Sabah rüyasında gördüklerini müneccimlerine anlatır. Müneccimlerin “Bu yıl doğacak bir çocuk senin saltanatına son verecektir” demesi üzerine Nemrut, halkına emir salarak o yıl doğacak bütün erkek çocukların öldürülmesini ister.

Sarayın putçusu Azer’in hanımı bu mağarada gizlice Hz. İbrahim’i dünyaya getirir. Hz. İbrahim 7 yaşına kadar bu mağarada yaşamıştır. Hz. İbrahim’in doğduğu mağaranın içerisinde bulunan suyun, şifalı olduğuna ve bir çok hastalığı iyileştirdiğine inanılır.

Balıklı Göl (Halil-ür Rahman ve Ayn-ı Zeliha Gölü-Merkez): Şehir merkezinde olup, içindeki balıklar, etrafındaki asırlık çınar ve söğüt ağaçları ile tabii bir akvaryum görünümündedir. Göller, Ayn-ı Zeliha ve Halil-ür Rahman olmak üzere iki tanedir. Hz. İbrahim Peygamber’in, devrin hükümdarı Nemrut ve halkının taptığı putlarla mücadele etmeye ve onları kırıp parçalayarak tek tanrı fikrini savunmaya başlaması üzerine Nemrut tarafından bugünkü Şanlıurfa Kalesi’nden ateşe atılır. Bu esnada Allah tarafından “Ey ateş İbrahim’e karşı serin ve selamet ol” emri üzerine ateş suya, odunlar da balığa dönüşür. Hz. İbrahim’in düştüğü yere “Halil-ür Rahman Gölü” denilir. Nemrut’un evlatlığı Zeliha da, Hz. İbrahim Peygamber’e aşık olur. Hz. İbrahim Peygamber için babalığı Nemrut’a yalvarır. Hz. İbrahim’in ateşe düştüğünü görünce Zeliha da kendini ateşe atar. Zeliha’nın düştüğü yere de Ayn-ı Zeliha Gölü denir.

Hz. Eyyüp Peygamber ve Makamı (Merkez): Hz. Eyyüp peygamberin, M.Ö. 2100 yılında Suriye’de Şam ile Ramla arasında üst diyarı denilen ülkenin Desniye köyünde dünyaya geldiği rivayet edilmektedir. Cüzzam hastalığına tutulan Eyyüp Peygamber, Rahime adlı karısı ile mağarada çile çekmeye devam ederek Allah’a ibadetten vazgeçmez. Bütün ıstıraplarına rağmen Allah’a asi olmaz. Sonunda, Eyyüp Peygamber imtihanı kazanır, Allah tarafından belirtilen şifalı su ile yıkanarak iyileşir, hanımı ile kendisine mal ve evlat ihsan edilerek daha sonra uzun müddet yaşar. Şanlıurfa merkezinde bulunan Hz. Eyyüp peygamberin çile çektiği mağara, Eyyüp Peygamber Makamı olarak ziyaret edilmektedir.

Eski Ömeriye Cami (Merkez): Şanlıurfa merkezinde bulunan bu caminin, mevcut kitabeleri onarım devrine ait olduğundan inşa tarihi bilinmemektedir. Halk arasında adına dayanılarak caminin Hz. Ömer tarafından yaptırıldığı söylenmektedir. Son cemaat yerinin doğu duvarında yer alan kitabede caminin 1301 tarihinde Muhammed Ağa tarafından tamir edildiği yazılıdır. Bu kitabedeki tarih Ömeriye Caminin Urfa’nın en eski camilerinden biri olduğunu göstermektedir.

Halil-Ür Rahman Cami (Döşeme Cami-Makam Cami-Merkez): Halil-ür Rahman Gölünün güneybatı köşesinde yer alan cami, medrese, mezarlık ve Hz. İbrahim’in ateşe atıldığında düştüğü makamdan meydana gelen bir külliye halindedir. Cami, M.S. 504 tarihinde (Bizans dönemi) Urbisyus’un maddi yardımlarıyla monofistler adına yaptırılan Meryem Ana Kilisesi üzerine XIII. yy.da Eyyübiler devrinde inşa edilmiştir. Caminin güneydoğu köşesine bitişik kare gövdeli kesme taş minarenin batı cephesindeki kitabede, Eyyübilerden Melik Eşref Muzafferiddin Musa’nın emriyle 1211 yılında yaptırıldığı yazılıdır.

Rızvaniye Cami (Zulumiye Cami-Merkez): Halil-ür Rahman Gölünün kuzey kenarında yer alan cami, Bizans devrine ait St. Thomas Kilisesi’nin yerine Osmanlıların Rakka Valisi Rızvan Ahmet Paşa tarafından 1716 yılında yaptırılmıştır.

Hz. Eyyüp, Hz. Elyasa ve Rahime Hatun Türbeleri (Eyyüp Nebi Köyü-Viranşehir): Hz. Eyyüp Peygamberin mezarının, Viranşehir ilçesinden 12 km uzaklıkta Eyyüp Nebi Köyü’nde olduğu rivayet edilmektedir. Hz. Eyyüp 7 yıl çile çektikten sonra kendisine Allah tarafından nail olunan şifalı su ile yıkanıp yaralarından kurtulur. Daha sonra eşi Rahime Hatunla birlikte Eyyüp Nebi Köyünde yaşar. Her ikisinin türbesi de bu köyde bulunmaktadır.

Eyyüp Peygamberi görmek için 3 ay yol yürüyen ve çok yakınına geldiği halde göremeden ölen Hz. Elyasa’nın kabri de aynı köydedir. Rivayete göre; IV. Murat Bağdat seferinde iken Eyyüp Nebi Köyünde mola verip bir gece konaklar. Rüyasında birisi kendisine “Kaldığın yer Eyyüp Peygamberin makamıdır. Sabah kalktığında atının kişneyerek ayağını üç defa vurduğu yere bir cami ile türbe yaptır.” der.

Yine özellikle yöre halkı tarafından anlatılan başka bir rivayete göre Eyyüp Peygamberin sırtını sürdüğü kutsal bir kaya kütlesi de bu köyde bulunmaktadır. Hz. Eyyüp Peygamberi ziyarete gelenler önce Hz. Elyasa’yı (Hz. Eyyüp, “Beni ziyarete gelenler önce Hz. Elyasa’nın türbesini ziyaret etsin” demiştir.) sonra Hz. Eyyüp’ün türbesini, daha sonra Rahime Hatunu ve en son da sırtını sürdüğü kutsal taşı ziyaret etmektedir.

Şuayb Şehri (Harran): Harran’a 45 km mesafede, bir ören yeri olup mevcut kalıntılar Roma Devrine aittir. Yüzlerce kaya mezarı üzerine kesme taşlardan yapılar inşa edilmiştir. Bu yapıların bazı duvar ve temel kalıntıları günümüze kadar gelebilmiştir. Şuayb şehri harabeleri arasında bir mağara, Şuayb Peygamberin makamı olarak bilinmektedir.

Ulu Cami (Harran): Harran Höyüğünün kuzeydoğu eteğinde yer alan Ulu Cami, 744-750 yıllarında Emevi Hükümdarı II. Mervan tarafından yaptırılmıştır. Ünlü medresesi, hamamı, hastanesi ile bir külliye halinde olduğu tahmin edilmektedir. Anadolu’nun en eski ve en büyük camisi olması bakımından önem arz eden caminin Selçuklu dönemindeki onarımlarından kalma mimari parçaları, taş süsleme sanatının son derece güzel örneklerindendir.

Der-Yakup Kilisesi (Nemrut’un Tahtı-Merkez): Urfa Kalesinin batısında Damlacık sırtlarında kurulmuş olan bu yapının Hıristiyanlık dininin doğuşundan sonra yaptırılan ilk kiliselerden olduğu bilinmektedir. M.S. 38 yılında Hıristiyan olan Süryaniler tarafından kurulmuş olduğu tahmin edilmektedir. Buraya Nemrut’un tahtı da diyenler olduğu gibi Nemrut’un mezarı diyenler de vardır. Halk arasında Apgarın Dağı da denir. Süryaniler buraya Deyro D’Nalşotho (Ruhların Manastırı) demişlerdir.

Deyr-i Mesih (İsa Kilisesi-Merkez): Bu kilise Tılfındır Mahallesindedir. Hıristiyanlık tarihinin ilk kiliselerinden olup M.S. 38 yılında Süryaniler tarafından yapılmıştır. Evliya Çelebi Hz. İsa’nın Urfa’ya geldiğini ve bu kiliseyi ziyaret ettiğini, bu nedenle buraya Deyr-i Mesih (İsa Kilisesi) denildiğini yazmaktadır.

Harran (Harran): Din ve dilleriyle en eski milletlerden biri sayılan İbraniler, tek tanrıya inanan bir din anlayışını ilk gerçekleştiren kavimdir. Kutsal kitaplarda anlatılan Sami asıllı Yahudi kavmi, Tevrat’a göre Yehova İbranilerini yöneten İbrahim Peygambere “Kabileni al ve baba evini (Ur şehri şimdiki Urfa) bırak, göstereceğim ülkeye git. Orada kavmini büyük bir millet yapacağım.” denmiştir. Yine Tevrat’ta “Abram Harran’dan gittiği vakit, 75 yaşında idi” denilmektedir. Hz. İbrahim’in evinin kentin ortasında bulunan höyüğün kuzey eteklerindeki kalıntılar arasında bulunduğu bilim çevrelerince iddia edilmektedir.

Köprüler ve Su Kemerleri

Karakoyun Deresi

Karakoyun deresinin tarihteki adı Deysan Irmağıdır. Urfa’nın batısından doğan, şehir içersinden geçerek Harran Ovası’nda Cüllap Irmağıyla birleşen bu dere günümüzde kurumuş bir durumdadır. Karakoyun Deresi üzerinde batıdan başlamak üzere doğuya doğru; Hızmalı Köprü, Millet Köprüsü, Jünstinyen Su Kemeri, Samsat Köprüsü (Eski Köprü), Hacı Kamil Köprüsü, Beg Kapısı Köprüsü (Kısas Köprüsü) ve Demir Köprü bulunmaktadır.

Karakoyun Su Kemeri

Millet Köprüsü ile Samsat Köprüsü arasındadır. Bizans imparatoru Jünstinyen tarafından 525 senesinde yaptırıldığı tahmin edilmektedir.

Urfa Kalesi

Kentin güneybatı kesiminde, Halil-ür Rahman ve Ayn-ı Zeliha Göllerinin güneyindeki Damlacık Dağı üzerindedir. Doğu, batı ve güney tarafı kayadan oyma derin savunma hendeği ile çevrili, kuzey tarafı ise sarp kayalıktır.

Çeşmeler

Firuz Bey Çeşmesi

Ulu Caminin doğusuna bitişik olan Eyyübi Medresesinin güney duvarında yeralan çeşme 1781 tarihinde Firuz Bey tarafından yaptırılmıştır. Medreseden günümüze sadece 1191 tarihli kitabesi kalmıştır. Aynı yerde bugün görülen tek eyvanlı medrese, Eyyübiler Devri medresesinin üzerine 1781 tarihinde Nakibzade Hacı İbrahim Efendi tarafından yaptırılmıştır.

Hamamlar

Urfa’da Osmanlı Dönemi’nden kalma 8 hamam bulunmaktadır. Bunlar; Cıncıklı, Vezir, Şaban, Velibey, Eski Arasa, Serçe ve Sultan hamamlarıdır.

Hanlar ve Çarşılar

Urfa’da Osmanlı Dönemi’nden kalma çok sayıdaki hanın en güzel örnekleri Gümrük Hanı, Hacı Kamil Hanı, Mençek Hanı, Topçu Hanı, Bican Ağa Hanı, Millet Hanı ve Barutçu Han’dır.

Şanlıurfa’nın Osmanlı döneminden kalma iş hanları ve çarşılarından oluşan eski ticaret merkezi Gümrük Hanı civarında yoğunluk göstermektedir. Kazaz Pazarı (Bedesten), Sipahi Pazarı, Koltukçu Pazarı, Pamukçu Pazarı, Oturakçı Pazarı, Kınacı Pazarı, Bıçakçı Pazarı, Kazancı Pazarı, Neccar Pazarı, İsotçu Pazarı, Demirci Pazarı, Çulcu Pazarı, Çadırcı Pazarı, Saraç Pazarı, Attar Pazarı, Tenekeci Pazarı, Kürkçü Pazarı, Eskici Pazarı, Keçeci Pazarı, Kokacı (Kovacı) Pazarı, Kasap Pazarı, Boyahane Çarşısı, Kavafhane Çarşısı, Hanönü Çarşısı, Hüseyniye Çarşıları Gümrük Hanı civarında yer alan ve günümüzde de tarihi özelliklerini koruyan önemli alış veriş yerleridir.

Ornitoloji

Dünyada soyu tükenmekte olan ve Türkiye’de yalnızca Birecik’te yaşayan Kelaynaklar Şanlıurfa yöresindeki hayvan türlerinden en ilgincidir. İbidae soyundan olan Kelaynaklar baş ve gerdanları tüysüz olduğundan bu adla anılmaktadır. Birecik’ten başka Fas ve Cezayir’de yaşayan Kelaynaklar kış aylarında Etiyopya ve Madagaskar’a göç ederler ve şubat ortasından başlayarak Birecik’e gelirler. Kayalık yamaçlarda yuva kurar, yumurtlama döneminden sonra temmuz ayı ortalarında geri dönerler. Birecik’te her yıl Kelaynak Festivali düzenlenmektedir.

Geleneksel Urfa Evleri

Urfa evleri genellikle harem (halk harem der) ve “oda” denilen selâmlık kısmı olmak üzere iki bölümden oluşurlar. Bazen bu iki bölüm, aralarından bir duvarla ayrılmış ve sokak tarafından ayrı birer kapıları olan müstakil iki ev görünümünü verdikleri gibi, bazen de tek kapıyla girilen selâmlık bölümünden sonra ikinci bir kapıyla harem bölümüne geçilen bir plan gösterirler.

Hacı Hafızlar Evi

Kara Meydan semtindedir. Postahanenin güneyine bitişik olan bu ev, harem ve selâmlık bölümlü olup geleneksel Urfa evlerinin birçok özelliğini üzerinde toplamaktadır. 1888 yılında inşa edilen bu tarihi ev Kültür Bakanlığı’nca restore edilerek Devlet Güzel Sanatlar Galerisi haline getirilmiştir.

Sakıbın Köşkü

1796-1876 yılları arasında yaşayan Şair Sakıp Efendi tarafından yaptırılan bu konak Halepli Bahçe içerisinde bulunur. Nedim Efendi Konağı gibi harem ve selâmlık olarak geniş bir alana yayılır. 1985 yılında Şanlı Urfa Belediyesi’nce tamir ettirilmiştir.

Küçük Hacı Mustafa Hacıkamiloğlu Konağı

(Vilayet Konukevi) : Şanlı Urfa Merkezinde, Vali Fuat Caddesi’nin (Büyükyol) Balıklıgöl’e yakın kesiminde Selahattin Eyyubi Caminin batısındadır. Bu tarihi konak 19. yüzyılın ikinci yarısında inşa edilmiştir (1890 yılları). Harem ve selamlık bölümleri vardır. Konakta inşaat malzemesi olarak ünlü Urfa Taşı kullanılmıştır.

COĞRAFYA

Karacadağ Şanlıurfa’ nın en yüksek noktasını teşkil eder. Güney yarısında ovalar yer alır. Şanlı Urfa’nın etrafında çok sayıda mağara; sarnıç; polye; dolin bulunmaktadır. (Kanlı Mağara; Dedenin Sarnıcı vb.)

Batıdan doğuya doğru Suruç; Harran; Viranşehir-Ceylanpınar; Halfeti; Hilvan ve Bozova Ovaları en önemli ovaları, Karacadağ; Tektek; Takırtukur; Susuz; Germuş; Nemrut; Şebeke; Arat dağları en önemli dağları, Fırat Nehri; Culap Suyu; Habur Nehri en önemli nehirleri ve Atatürk Baraj Gölü; Halil-ür Rahman Gölü; Aynzeliha Gölü de en önemli gölleridir.

Şanlıurfa iklimi karasal iklim özelliği gösterir. Yazları çok sıcak ve kurak; kışları bol yağışlı ve nispeten ılıman geçmektedir.

TARİHÇE

Şanlıurfa tarihinin Paleolotik çağa kadar uzandığı tespit olunmuştur. Kazılarda Neolitik çağ Kalkolitik çağ ve İlk Tunç çağına ait çok sayıda değerli eserler ele geçirilmiştir.

Bölge, Arami, Part, Roma, Bizans, Arap, Selçuklu, Selahattin Eyyubi, Moğol, Memlük ve Osmanlı hakimiyetinde kalmıştır.

NE YENİR

Yemek kültürü oldukça zengin olan Şanliurfa’da Ayran çorbasi, çagala aşi, pakla aşi, hitti bastirmasi, sarimsak aşi, isot çömlegi, erik tavasi, semsek, has (marul) dolmasi, mimbar, acir bastirmasi, masluka, lebeni, borani, duvakli pilav, etli köfte (çig köfte), haş haş kebabi, kemeli kebap, tike kebabi, tepsi kebabi, frenkli (domatesli) kebap, kemeli cacik, bostana, koruk salatasi, katmer, aşir aşi, paliza, şillik, haside, kuymak, zingil, paliza geleneksel yöresel yemekler arasinda sayilabilir.

NE ALINIR

Şanlıurfa’da tarihi çarşı ve pazarlarda el dokumacılığı, tarakçılık, ağaç oymacılığı, saraçlık (dericilik), kürkçülük, bakırcılık, kuyumculuk ve taş süslemeciliği ürünleri bulunmaktadır.

LİNKLER

Şanlıurfa Valiliği            http://www.sanliurfa.gov.tr

YAPMADAN DÖNME

Çiğ köfte tatmadan,

Harran’ı görmeden,

Urfa’nın acı kahvesini (mırra) içmeden,

Atatürk Barajını gezmeden,

Balıklı Gölü gezmeden,

Kelaynakları gözlemeden,

Kapalı çarşıdan alışveriş yapmadan,

….Dönmeyin

Sonraki Yazılar »