Orgazma nasıl ulaşılır? Orgazm hakkında bilgiler

10 Ağustos 2010 Yazan  
Kategori Cinsellik

, 2 “basit” orgazm için farklı 2 yol, 2 klitoral ve ön duvar olduğunu söyler. Pudendal sinirleri klitorisi etkiler ve pelvik sinirleri vajina ve uterusa gider. Pudental sinirler daha derindir, bu kadınların vajinal orgazmdan daha fazla klitoral orgazma ulaşmalarını sağlar. Bu iki sinir aslında bel kemiği sinirlerini kaplar ve bu da kadınların klitoral ve ön duvar orgazmlarını neden birbirine karıştırdığının açıklar. Vajinal ve çeşitli orgazm çeşitlerini etkileyen birkaç faktör; vajinal kasları güçlendirmek, G noktasının ve diğer ilgili noktaların hassasiyetini artırmak, farklı noktaların motivasyonunu devam ettirmek ve orgazmı başlatmak. genel kural olarak, mastürbasyon, oral seks, ilişki gibi birçok yol ile orgazma ulaşılabilir. Bunun yanı sıra sizin de kişisel orgazm yollarınız olabilir.

Kegel egzersizleri yapar mısınız
Kegel egzersizleri pelvise daha fazla kan pompalanmasını sağlar, harika bir canlılık verir. Egzersizler, daha güçlü kasılmalara neden olur, uzun ve daha keyifli bir orgazm yaşamanızı sağlar. Mutluluğunuzu kontrol etmenizi de sağlayan egzersizleri yapmanız yeterli. Saatlerinizi değil sadece dakikalarınızı ayırmanız yeterli ve herhangi bir yerde yapabilirsiniz. Basitçe idrar yolu kaslarınızı sıkıp bırakın. Bunu günde 3 kez 20 kere yapın.

Uyarı tipleri arasındaki ilişki
Farklı anlamlarda daha iyi orgazm olma şansına sahipsiniz. Örneğin ilişki sırasında partneriniz parlaklarını kullanarak G noktasına dokunup sizi daha farklı hissettirebilir.

Orgazmı geciktirme yolları
Doruk noktası olarak bilinir ve orgazmın hemen hemen kendinden geçiren noktasıdır. Buradan uyarılma noktasından düşmeye kadar bekleme ve tekrar tırmanma orgazm ile belli olur. Bu seksüel teknik heyecanın en yüksek noktasında kalmanızı sağlar. Sadece endorphinleir yükseltmez, bedeninize orgazmik memnuniyet bölgesinde kalmayı ve tekrar tekrar orgazm olmanızı da öğretir.

bayanlar nasıl zevk alır, kadın orgazma, kadın orgazma nasıl ulaşır, kadın orgazmı nasıl anlaşılır, kadın orgazmı nasıl olur, kadın orgazmı nasıldır, kadın orgazmı sıvı, kadın orgazmında sıvı gelir mi, kadında orgazmın belirtileri, kadınlar orgazma nasıl ulaşır, kadınlar orgazmı nasıl yaşıyor, nasıl zevk alabilirim, nasıl zevk alınır, nasıl zevke gelinir, nasıl zevke getirilir, orgazm belirtileri, orgazma nasıl ulaşılır, orgazmın belirtileri, orgazmın faydaları, orgazmın püf noktaları, orgazmın süresi, sekste zevk almak için 9 kural haber,

Cinselliğin faydaları

10 Ağustos 2010 Yazan  
Kategori Cinsellik

Seks bir güzellik tedavisidir. Bilimsel araştırmaların gösterdiği gibi, kadınlar seks yaptığı zaman büyük miktarda saçları parlaklaştırıp deriyi yumuşatan östrojen hormonu üretmektedir.

Yumuşak, gevşemiş halde sevişmek dermatitis, derinin tahriş olması ve deri lekelerinden muzdarip olma ihtimalini azaltmaktadır. Üretilen ter derideki gözenekleri temizlemekte ve derinize parlaklık kazandırmaktadır

Sevişmek o romantik akşam yemeğinde edindiğiniz kalorileri yakabilir

Seks yapabileceğiniz en güvenli sporlardandır. Neredeyse vücuttaki her adeleyi çalıştırıp güçlendirir. 20 tur yüzmekten daha eğlencelidir ve palet takmanız gerekmez!

Seks hafif depresyon için anında etkili olan bir tedavidir. Kan akımına endorfinlerin salgılanmasını sağlar ve bu sayede şevk hissi üretir ve kendinizi iyi hissetmenizi sağlar

Ne kadar seks yaparsanız, o kadar seks önerisiyle karşılaşırsınız. Cinsel açıdan aktif vücut daha fazla miktarda feromon denilen kimyasallardan salgılar. Bu latif seks parfümü diğer cinsi delirtir!

Seks dünyadaki en güvenli sakinleştiricidir. VALİUMDAN 10 KERE DAHA ETKİLİDİR

Her gün öpüşürseniz dişçiye gitmeniz gerekmeyecektir. Öpüşmek tükürüğün dişlerden yemek kalıntılarını temizlemesini desteleyip çürüklere ve plaga neden olan asit düzeylerinin düşürülmesini sağlamaktadır.

Seks başağrılarını gerçekten geçirmektedir. Bir sevişme süreci beyindeki kan damarlarını daraltan gerilimleri gevşetebilir.

Seks başağrılarını gerçekten geçirmektedir. Bir sevişme süreci beyindeki kan damarlarını daraltan gerilimleri gevşetebilir

İLİŞKİ POZİSYONLARI

10 Ağustos 2010 Yazan  
Kategori Cinsellik

En alışılmış pozisyon, erkeğin üstte, kadınla yüz yüze olduğu pozisyondur. Kadınların çoğu bu pozisyonu yeğler. Bir çift, birleşmeye bu pozisyonla başlayabilir; erkeğin orgazmını geciktirmek amacıyla, birleşme sırasında pozisyon değiştirebilir ve daha sonra birlikte orgazm için en uygun pozisyon olan misyoner pozisyona dönülerek birleşmeye son verilebilir.

Misyoner pozisyonu, öteki pozisyonların çoğundan daha elverişlidir. Birleşme daha az derin, uzun süreli ve duygusal ya da derin, kısa süreli ve sert olabilir.

Misyoner Pozisyonunun Temeli bu pozisyon kadını gevşetir, birleşmeyi kolaylaştırır ve erkeğin alt karın darbelerine yardım eder.

Aynı zamanda karşılıklı okşamaya ve öpüşmeye de uygundur. Bununla birlikte, derin birleşme, daha fazla hareket özgürlüğünden hoşlanan bazı kadınları rahatsız eder.

Erkek çok ağırsa ya da erken boşalma sorunu varsa ya da kadın ileri gebelik dönemindeyse, bu pozisyon uygun değildir.

KADININ ÜSTTE OLDUĞU POZİSYONLAR

Misyoner pozisyonunun karşıtı olan pozisyonda çift, yüz yüze ve kadın erkeğin üstünde ata biner gibidir.

Bu ona, cinsel ilişkinin şiddetini ve süresini denetleme olanağı sağlar. Diz çökmüş olarak başlayıp pozisyon da değiştirebilir.

Örneğin, teması kaybetmeden uzanabilir. Bazı seksologlar bu pozisyonun iki eşe de en çok haz veren pozisyon olduğunu ileri sürmektedirler.

Bu pozisyonda, kadın erkeğin ağırlığından kurtulmuş olduğundan pelvis darbeler yapabilir ve birleşmenin derrinliğini duyabilir. Erkek onu serbestçe okşar ve orrgazmı geciktirebilir. Bu pozisyon özellikle kadının kısa ve erkeğin uzun olduğu çiftler için uygundur.

Ancak kadın otururken yapılacak ters bir hareket acı verebilir, pasif rol erkeğin hoşuna gitmeyebilir. Bu pozisyon gebe kalmaya pek uygun değildir

EŞLERİN YAN YANA OLDUĞU POZİSYONLAR :

Eşlerin birbirlerinin ağırlığını taşımak zorunda kalmamaları ve kollarının serbest kalıp birbirlerine sarılabilmeleri, bu pozisyonun üstünlükleri arasında sayılabilir. Bunun yanı sıra, bazı çiftler yeterli uyarı olanağı vermediğini öne sürerek bu pozisyonu elverişsiz bulmaktadır.

AYAKTA POZİSYONLAR :

Ayaktaki pozisyonlar genellikle aceleyle, gizli ve rahatsız koşullarda uygulanmaktadır. Bazı pozisyonlar erkeğin eşini yerden kaldırmasını gerektirir. Bu boy sorununu ortadan kaldırır. Ancak erkeğin yorulmasına neden olabilir. Daha kısa olan eş bir eşyanın, örneğin, kalın bir kitabın üstünde ayakta durabilir

Bununla beraber, en iyi koşullarda bile eşlerin boyları farklı ise durum zorlaşır.

ARKADAN SARILARAK BİRLEŞME POZİSYONLARI:

Çoğu kişiler arka yolla birleşmenin doğaya aykırı olduğunu savunurlar.

Oysa ki, hemen hemen tüm memeliler yalnızca bu şekli uygular.

Bu yeterli derecede derin birleşmeyi ve klitoris üzerinde hoşa giden bir baskı sağlar.

Uzanarak, diz çökerek, oturarak ve ayakta uygulanan değişik pozisyonlar vardır.

En azından bunlardan bazıları her yaşta çifti tatmin etmektedir.

Hatta bazı pozisyonlar, öteki birleşme şekillerinin çoğunu olanaksız kılan fiziksel koşullarda olan kişilere özellikle uygundur.

ÖZEL İSTEKLERE CEVAP VEREN POZİSYONLAR:
Yeni duygular tatma isteği, insanların çoğunu cinsel birleşmede mümkün olan yüzlerce pozisyonu denemeye itmektedir. Daha az kullanılan pozisyonlardan bazıları ise yeniliğin ötesinde bazı fiziksel ve psikolojik sorunları çözümlemeye yarar. Gebe bir kadın için, şişman olan eşler, sırt ağrısı çekenler, penisi kısa olanlar için ve eşi kendisinden uzun ya da kısa olanlar için hiç denenmemiş hatta düşünülmemiş bir pozisyon en iyisi olabilir. Doğru pozisyonun seçimi, hiç orgazma varamayan bir kadının orgazma varmasına ya da iktidarsız bir erkeğin sorununun üstesinden gelmesine, hatta görünüşte kısır olan bir çiftin çocuklarının olmasına yardım edebilir.

BAKİRELERE UYGUN POZİSYONLAR:

İlk kez ilişkide bulunanların çoğu “misyoner” pozisyonunu seçmektedir. Bakire kadın ve bakir erkekler için pozisyon ve şekli çok önemli değildir. Yaklaşım, yavaş ve düşünceli olmalıdır. Ön hazırlık vajinanın kaygınlığını sağlar ve özellikle geçmişteki “petting” deneyimleri, kadının kızlık zarını genişletmiş ya da yırtmışsa, kadının rahatsızlığı azalır.

GEBE KALMAK İÇİN UYGUN POZİSYONLAR:

Kadın, dizleriyle erkeğin omuzlarına dayanır. Bu, kilolu kadınlarda tam birleşmeye ve spermlerin rahim ağzının yakınında birikmesine yardım eder.

Diz çökmüş olarak yapılan arka yolla birleşme, eğer rahim retrovers (arkaya dönük) ise spermlerin rahim kanalına ulaşmasını sağlar.

SORUNLU KİŞİLER İÇİN POZİSYONLAR:

Kadın, erkeğin üzerinde doğrulur. Bu pozisyon kadının vajinası darsa tam birleşmeye ulaşılmasını sağlar.

Bu yan yana arka yolla birleşme pozisyonu zayıf ereksiyon sorunu olan erkeklere önerilir

Kadının üstte olduğu bu pozisyon, erkek iktidarsızlığının ve erken boşalmanın tedavisi olarak önerilir. Ayrıca orgazm olmayan kadınların tedavisinde başlangıç pozisyonu olarak yararlanılır.

Bu yan yana pozisyon kadının istem dışı kalça hareketlerini daha kolaylaştırır ve orgazma ulaşmasında yardımcı olur. Bir önceki pozisyonun devamı olarak önerilir.

GEBELİK SIRASINDAKİ POZİSYONLAR:

Geçmişteki kendiliğinden düşükler nedeniyle, doktor tarafından ilk üç ayda ilişki yasaklan- mamışsa, gebelik süresince önerilir. Çift, normal ilişkide bulunabilir. Gebeliğin ilerlemesi ve kar- nın büyümesi ile klasik ilişkiler zor ya da olanaksız olmaya başlar. İleri gebelik dönemindeki bir kadın için karına doğrudan basınç yapılmasıından sakınan ya da en azından birleşmenin derinliğini denetlemeye izin veren pozisyonlar gereklidir.

Eşler, yatak üzerinde bir arka yolla birleşme pozisyonunda diz çökerler ve erkek, çok derine itmekten kaçınır.

Kadın, bacakları, vücudunu taşıyacak şekilde, açık olarak yatar. Karın üzerine basıncın olmaması bu pozisyonu gebeliğin son dönemlerine uygun kılar. Çift, arka yolla birleşmek için yan yatar. Burada da karına baskı yoktur.

Çift bir sandalye üzerinde birbirine sarılır. Kadın, erkeğin üzerine oturur. Böylece birleşme- nin derinliği denetlenebilir.

SIRT AĞRISI ÇEKENLER İÇİN POZİSYONLAR:

Sırt ağrısı çeken kişiler alışagelmiş pozisyonlarda çok rahatsız olabilirler. Oysa sıklıkla daha az kullanılan yöntemlerden yararlanabilirler ya da en azından onlara katlanabilirler. Şefkatli bir eş bu pozisyonları bulmaya çalışacaktır. İşte sırt ağrısı çeken kişilerin çoğuna uygun dört pozisyon.

Erkek yatağa yatar, kadın ata biner gibi oturur, öne eğilir. Sırt ağrısı çeken erkektir.

Erkek arka yolla birleşmek üzere ayakta durur, kadın aşağıda, yatağın üzerinde diz çöker. Sırt ağrısı olan erkektir.

Kadın yatağa yatar, erkek ise bacakları arasında ileriye doğru kendini kaldırır. Ağrısı olan kadındır.

Bir sandalye üzerinde yüz yüze, kadın erkeğin üzerine pelvik darbeler yapabilecek şekilde oturur. Ağrısı olan erkektir

Brandy

24 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Sevişme Sahneleri, Videolar

Hamilelikte cinselliğe bakış değişiyor

21 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Cinsellik

Araştırmalara göre hamileliğin ilk 12 haftasında kadınların cinsel isteklerinde azalma oluyor. Bu durumla beraber hamilelik ve sonrasındaki süreç eşlerin hayatlarını her yönden olduğu gibi cinsel yönden de etkiliyor.

VKV Amerikan Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Psikolog Aslı Akkan, hamilelik boyunca yaşanan cinsel sorunların kolayca aşılabilmesi için çiftlerin birbirlerine anlayış, şefkat, ilgi ve sevgiyle yaklaşması gerektiğini söylüyor.

Evlilik kurumunun ve çiftler arasındaki ilişkinin sağlığının test edildiği önemli noktalardan biri de çocuk sahibi olunmaya karar verilmesi, hamilelik ve hamilelik sonrası sürecin eşler üstündeki etkisidir. Hamilelik ve hamilelik sonrası süreç eşlerin duygusal süreçlerini etkilediği kadar, cinsel hayatlarını da etkilemektedir. Her ne kadar bu süreç cinsel hayatı eskisinden farklı kılacaksa da bu farklılığın bireylerin ilişkilerini etkilemesine ve zorlamasına en az düzeyde izin verilmesini sağlaması önemlidir.Hamilelik süresince jinekologu tarafından medikal, fizyolojik herhangi bir sorun görülmeyen ve cinsel hayatı yaşamasına izin verilen kadının, yaşadığı hormonal ve fiziksel değişiklikler cinsel isteksizliğine sebep olduğu kadar kadının kendi inanç sistemi de bu durumu tetikler. Araştırmalara bakıldığında sağlıklı bir hamilelik yaşamakta olan kadınların ilk 12 haftada cinsel isteklerinde azalma olduğu görülmektedir. Yaşadığı fiziksel yorgunluk, bulantı, kilo alımı, rahat bir pozisyon bulamama gibi sebepler bu durumu açıklayabilmekle beraber, kadının kendindeki değişime adapte olma sürecinde yaşadığı kaygılar, bebeğime zarar verir miyim endişesi ve fiziğindeki değişime bağlı olarak eşinin onu eskisi gibi istemeyeceği inancı da çok büyük rol oynamaktadır. Benzer düşünceler erkeği de etkilemektedir ve onu da cinsellikten soğutmaktadır. Hamilelik boyunca cinsellikle ilgili yaşanılabilecek bu çeşit sorunları engellemenin en önemli yolu ise çiftlerin bir birleriyle mümkün olan en açık şekilde konuşmalarıdır. Kaygılarını ve isteklerini dile getirdikleri zaman sağlıklı cinselliklerini neyin etkilediğini bulacaklar ve sorun odaklı çözüme ulaşacaklardır.

Hamilelik süresince çiftlerin cinsel hayatlarında yaşayabilecekleri sorunlar doğum sonrası da devam edebilir ve bu konunun önemi unutulmamalıdır. Doktorunun izin verdiği zaman itibariyle kadının cinsel ilişkiye girmesinin herhangi bir sakıncası yoktur ancak cinsel ilişkiyi etkileyebilecek psikolojik faktörler yine ortaya çıkabilir. Doğum ve bebek bakımının kadın için son derece yorucu olması nedeniyle doğum sonrası ilişki sıklığında azalma beklenen bir durumdur. Ancak doğum sonrası depresyon veya başka sağlık problemi olmadığı taktirde genellikle doğumdan 3 ay sonra hamilelik öncesi cinsel ilişki sıklığına dönülmesi beklendiktir. Bebeğin bakım ihtiyaçları azaldıkça, uykusu düzene girdikçe cinsel aktivite de normale dönmeye başlar.

Doğum sonrası fiziksel yorgunluk dışında cinselliği etkileyebilecek durumlar:

■Ağrı Korkusu: Birçok kadının doğum sonrası ilişkiye girmekten çekinme nedenin ağrılı ilişkiden korkmaları ve kaygıları arttıkça da girdikleri ilişki sırasında disparoni (ağrılı cinsel beraberlik) ve vajinismus (vajinal kasların kasılması sonucu cinsel beraberliğin olamaması) gibi sorunlar yaşayabildikleri araştırmalarda gözlemlenmiştir.
■Estetik Kaygılar: Vücudundaki değişim ve/veya aldığı kilolar yüzünden kendini beğenmeyen kadının cinsellik sırasında zihnini sürekli bedeniyle meşgul etmesi cinsel ilişkiden zevk almasını önleyebilir. Bununla bağlantılı olarak, eşini eskisi kadar bakımlı bulmayan erkek de cinsel yaşamdan uzaklaşabilir.
■Rol Değişimi: Çocukları olan kadar sadece birbirine odaklanan çiftler, doğumun ardından neredeyse tüm ilgiyi çocuğa yöneltmeye başlayabilir. Bir yandan yeni bir yaşama uyum sağlamaya çalışmanın gerginliği, bir yandan da birbirlerinden eskisi kadar ilgi görememenin yarattığı sıkıntı cinsel isteksizliğin oluşmasına yol açabilir.
Bu sorunların en az seviyede yaşanması ve ilişkiyi en az ölçüde etkilemesini sağlamak için çiftlerin, özellikle erkeğin eşine şefkat, ilgi, sevgi ve anlayış ile yaklaşması, beğenisinin devam ettiğini belli etmesi, kadının ise bu geçiş döneminin özelliklerini bilerek eski haline döneceğini sorun olmadığını bilmesi gereklidir. Ayrıca çiftlerin haftada l yada 2 kez bebek yanlarında olmadığı zamanlarda bir arada olmaya özen göstermeleri gereklidir. Bu birbirleri için ayrılmış özel zamanlarda ev ya da bebek hakkında konuşmayıp, kendileri ve bir birleri hakkında konuşmaları, eskisi gibi ortak paylaşımlar yaşamaları tavsiye edilebilir. Bunların yanı sıra okşamak, dokunmak veya kucaklaşmak gibi cinsel duyguları tetikleyebilecek davranışlarda bulunmak cinsel hayatlarının canlanmasına yardımcı olacaktır. Tüm bunlara rağmen sıkıntılar yaşanıyorsa bir uzmandan yardım almak da faydalı sağlayacaktır

NASIL SEVİŞİLİR? SEVİŞME TEKNİKLERİ

18 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Cinsellik

Biraz teknik bilmenin kimseye zararının olmayacağını düşünerek yazımıza başlıyoruz.

Eski Çin’de uygulanan ve ilk çağdan bugüne kadar gelen bir cinsel ilişki şekli olan Taocu Seks fikri, uzun ve sağlıklı bir cinsel yaşam sunan bir önermeler bütünü olarak bilinir. Erkek ve kadının fizyolojik ayrılıklarına uygun olarak, uzun cinsel ilişkiyi çeşitli tekniklere dayalı olarak anlatan Taocu Seks, erkeğin boşalma denetimini öğrenebileceğini söyler. Erkeğin yaşına ve kişisel ihtiyaçlarına göre, birkaç ilişkide bir boşalabileceğini savunur. Boşalma olmadan da orgazm olunabileceğini öne sürer.

Hem erkek, hem kadın için bedenlerin birbirlerine değmesi tam doyurucu bir sevişme için temel şarttır. Sevişme anında kadınla erkek arasında ellerle bedenin öteki bölümlerinin zevk vermek ve zevk almak için uyumlu bir işbirliği içinde olması gereklidir.

Nasıl mı?

İşte böyle:

1) Sevişme anında yorgun düşülünceye kadar kadın ve erkek birbirlerine elleriyle dokunmaktan vazgeçmemelidir.

2) Kadının göğüsleri ve bızırı (klitoris) en duyarlı yerleridir ama buralara dokunmakta acele etmemelisiniz. Öncelikle onları okşayıp, öpün. Kadınlar gene enseden ta sokuma, apış aralarına kadar omurilik bölgesinde çok duyarlıdırlar; Duyarlı noktalar kadından kadına değişebilir ama kadınların büyük bir çoğunluğu duyarlı olduğu yerler kulaklar, ense, belin çevresi özellikle arka bölümü, apış aralarıdır. Gene sizin karnınızın kadının karnına değmesiyle okşanması sevişmeye büyük zevk katar.

3) Kamışın(penis) haricinde erkeklerin en duyarlı olduğu yeri kulağın içi, bazı erkeklerde meme uçları ve apış aralarıdır.

4) Bedenler arasında başarılı bir dokunsal ilişki kurmanın gizi tepeden tırnağa kadar ne kadar çok yere değmek, dokunmak imkanı varsa o kadar çok yere dokunmak değmektir. Sevişmekte dokunma hareketsiz durağan bir değme yapılmamalıdır. Elleriniz eşinizin bedeninde durmadan dolaşmalı; bedeniniz eşinizin her nefes alışına ya da bedenindeki en minik, en hafif kımıltılara karşılık vermelidir.

5) Sevişmenin en başında kadınlar erkeğin kamışını elleriyle uyarmak yerine bedenleri arasında tam bir dokunsal bağlantı kurma konusunda kendilerini odaklandırmalıdırlar. Yalnız yü heng’in (erkek organı) sertleşmesinden çok çabuk iştahlanan kadınlar bu kuralın dışında kalabilir. Ya da uzun zaman bedensel dokunum, ilişkisi içinde olmak bile erkeğin penisinin sertleşmesini sağlamıyorsa kuşkusuz bu durumda da kadın ellerini kullanmalıdır.

Yaşlı erkeklerin kamışlarına dokunulmasına karşı tepkileri genç erkeklerin tepkilerinden farklıdır. Genç erkeklerin penisleri boşalma konusunda daha duyarlı ve daha çabuktur. Onun için genç erkeklerin penislerine avuç içinde boydan boya dokunma çok hafif gerçekleştirilmelidir. Dip bölümü hafifçe sıkılabilir ama baş bölümüne hemen hemen hiç dokunulmamalıdır. Buna karşın yaşlı bir erkeğin kamışı daha sıkı tutulabilir. O kadar çabuk sertleşmez ve boşalmaz. Yaşlı erkekde sertleşmeyi gerçekleştirmek için en iyi yöntem iki eli aynı anda kullanmaktır. İki el içine alınmış bir kamış kolaylıkla uyarılmış olur. Bu durum erkeklerin genelinde dölyoluna girmiş olma izlenimini verdiği için son derece uyarıcı gelir.

Eğer erkek sünnetli değilse üst deriyi fazla sıkmamaya özen gösterilmelidir, çünkü o bölümde sürtünme sonucu, bir tahriş olabilir. Onun için en iyisi dokunma kamışın baş bölümü ve erbezleri ve erbezi torbası üzerinde sürdürülmelidir. Tecrübesiz kadınlar sanki erkeklerin erbezleri ve erbezi torbası diye bir organları yokmuş gibi davranırlar. Oysa tecrübeli fazla olan kadınlar erbezi torbasının öneminin bilincindedirler. Yaşlı erkekler erbezlerine dokunulmasından hoşlanırlar. Gene de erbezlerine kırılacak bir eşyaymış gibi özenle, dokunulmalıdır. En iyi yöntem erbezi torbasının tümünü avuç içine alıp torbanın dip ve kamışın alt bölümünü parmak uçlarıyla uyarmaktır. Nasıl yaparsanız yapınız da sakın çok fazla sıkmayın. Genç bir erkekte böyle bir uyarı pek çabuk boşalmaya neden oabilir. Onun için çok dikkatli olmak gereklidir. İyi bir netice almak için ellerinizi son derece hafif ve yumuşak bir şekilde kullanın ve değişik erkeklerin değişik tepkileri olabileceğini de akıldan çıkarmayın. Bazısına uyarı o kadar fazla gelebilir ki hemen elinizde boşalabilir, oysa bir başkasında bu uyarı tam olarak sertleşmeyi sağlamaya bile yetmeyebilir.

6) Erkekler ellerinin yumuşak ve pürüzsüz olmasına özen göstermelidirler. Kaba ellerle hırpalanmaktan hoşlanacak kadın çok az çıkar. Kadınların geneli bu konuda, “Tüm gerçek erkekler naziktir. Sevecen olmayan bir erkek ilgimi çekmez.” diyen Marlene Dietrich’le aynı duyguları paylaşırlar. Erkekler ellerinin çok nazik ve çabuk incinebilen yerlere de uzanabileceğini unutmamalıdırlar. Pek çok kadın bızırlarının (klitoris) parmakla uyarılmasına alışıktır, erkeğin parmaklarıyla uzun süre ama özenli bir biçimde uyarılmadıkça ya da kendi parmaklarıyla bu işi yapmadıkça ne tam olarak isteklenirler, ne de orgazma erişebilirler. Kaba ve kirli parmaklar tahrişe hatta mikrop kapmaya neden olabilirler. Bunun gibi orgazma ulaşmak için meme uçlarının okşanmasını, meme uçlarıyla oynanmasını isteyen kadınlar da vardır. Buna karşın parmakla yapılan her türlü uyarıdan nefret eden kadınlar da vardır. Kadının hoşlandığı ve hoşlanmadığı şeyleri ancak deneyerek öğrenebilirsiniz. Kadın, bedenlerin birbirine değmesinden çok hoşlanabilir de kadınlık organına parmakla dokunulmasında nefret edebilir. Bu tür kadın, parmaklarını kullanmaya çok meraklı olmayan erkekler için son derece ilginç bir yatak arkadaşı olabilir.

“Erkek Yang’dır, Yang’ın özelliği hemen isteğinin kabarmasıdır. Ama gene çabucak da doyuma ulaşır. Kadın Yin’dir, Yin’in özelliği öyle çabuk isteklendirilememesidir. Ama bir kez isteklendi mi kolay kolay doyurulamaz” (Wu Hsien- Taocu Sevişme ustası.)

Rehberimiz Tao, konumuz sevişme sanatı… Bu eski Çinliler, seks bilimi konusunda çok iddialılar. Uzun hayat saplantılarını bile cinsellikle bağdaştırıyorlar. Olaya onların baktığı taraftan baktığınızda cinselliğin “kutsal kitabının” eski Çin’de yazıldığını fark ediyorsunuz.

Uzak Doğu’lu ustalarımız, Taocu sevişmeyi bilmeyen birinin durumunu bir yemeği doya doya yemek isteyen ama midesinde yer kalmadığı için arzuladığı gibi yiyemeyen boğazına düşkün bir kişinin durumuna benzetiyorlar. “Ama” diyorlar, “Taocu sevişmeyi uygulayan bir çift söz konusu olunca onların en sevdikleri yemek her zaman önlerindedir, her zaman da midelerinde o yemeği yiyecek yer vardır.”

Tao der ki, erkeğin ersuyu hayati bir özdür ve öyle denetimsiz savurganca harcanmamalıdır. T’ang döneminin (618-916) en önde gelen hekimi Sun S’sû-Mo da aynı konuda “Eşsiz Öğüt” adlı eserinde, “Savurganca ersuyunu harcayan kimse hasta olur ve bu savurganlığı sonucunda ersuyunu tüketirse ölür. Erkekler bunun böyle olduğunu hiçbir zaman akıldan çıkarılmamalıdır.”

Taocu sevişmeyi öğrenmiş bir çiftin, birbirlerini doya doya izlemek, bol bol okşamak, cinsel iştahlarınını artırıcı kokularının ve benzer bir çok ayrıntının keyfine ulaşmak için istedikleri kadar zamanları vardır. Canları ne zaman isterse, her vakit bulduklarında sevişebilirler. Dolayısıyla, erken boşalma ya da orgazm olamama gibi bir sorunla karşılaşmazlar.

Bu işin iki taraf için faydaları saymakla bitmez. Kendine güveni artan erkek yatak arkadaşının istediği kadar uzun ve sık sevişebilir. Bu yüzden erkek kadının Yin özünden, kadın erkeğin Yang özünden tam anlamıyla yararlanabilirler. Sonucunda her ikisi de eşsiz bir dinginlik, zihinde bir durulma, rahatlama yaşarlar ki buna “Yin/Yang uyumu” ya da “Uyumun Taosu” denir.

Eski metinlerde kadın ve erkeğin güçlerini karşalaştırmak için kullanılan ateş ve su benzetmesi nedensiz değildir. Ateş, Yang’dır, çabucak sıçrayıp, tutuşabilir. Ama Yin gücüne sahip su onu söndürebilir. Güçlerin ancak karşıtı olan güçlerle eşlenip bütünleşeceğini inanan Taocu düşünceye göre, ateş ve su, yer ve gök, nefes almak ve nefes vermek gibi pek çok karşıt güç bir cinsel güçle özdeşleşebilir.

Taocu sevişmenin en önemli bölümü boşalmanın denetimidir. Dilerseniz burada, “Taocu Sevişme ve Seks”kitabının yazarı Jolan Chang’e de kulak verelim;

“Kendini nasıl gevşeteceğini, gerginliklerini nasıl gidereceğini öğrenen çevresiyle uyum sağlayan Taocu genellikle hayatın tam manasıyla keyfini çıkarmaya başlar. O zaman da uzun ve sağlıklı bir hayat arayışına daha da büyük ilgiyle yönelirler. Hemen bütün eski hekimlerin Taocu olmasına şaşmamak gerek…”

Chang, Taocu sevişme konusunda üç temel kavrama dikkat çeker:

Birinci kavram, bir kimsenin yaşına ve sağlık durumuna göre ayarlayacağı iki boşalma arasındaki en uygun aralığı bulmayı öğrenmesidir. İkinci kavram, eski Çinlilere göre boşalma zevk esrikliğinin en son noktası değildir. Bir kimse bunu öğrenince sekste boşalma dışında çok daha üstün, çok daha güçlü yeni zevkler öğrenecektir. Üçüncü kavram, kadının doyuma ulaştırılmasının gerekliğidir.

Bu anlayış erkekle kadına istedikleri kadar çok ve istedikleri kadar uzun sevişme imkanı vermesinin yanında Çinde Taoculuğun başlıca etkin felsefe olduğu sürece özgür ve sağlıklı cinsel yaşamın gelişip oluşmasına da imkan sağlamış.

(kişisel gelişim, kişisel başarı, bireysel gelişim, bireysel başarı, nlp, hızlı okuma, koçluk, felsefe, tao, taoculuk, çin, sevişme, sevişmek, penis, seks, sex, sevişme teknikleri, cinsel, cinsellik, cinsel ilişki, vajina)

Nasıl sevişilir

18 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Cinsellik

İLİŞKİ POZİSYONLARI

En alışılmış pozisyon, erkeğin üstte, kadınla yüz yüze olduğu pozisyondur. Kadınların çoğu bu pozisyonu yeğler. Bir çift, birleşmeye bu pozisyonla başlayabilir; erkeğin orgazmını geciktirmek amacıyla, birleşme sırasında pozisyon değiştirebilir ve daha sonra birlikte orgazm için en uygun pozisyon olan misyoner pozisyona dönülerek birleşmeye son verilebilir.


Misyoner pozisyonu, öteki pozisyonların çoğundan daha elverişlidir. Birleşme daha az derin, uzun süreli ve duygusal ya da derin, kısa süreli ve sert olabilir.


Misyoner Pozisyonunun Temeli bu pozisyon kadını gevşetir, birleşmeyi kolaylaştırır ve erkeğin alt karın darbelerine yardım eder.


Aynı zamanda karşılıklı okşamaya ve öpüşmeye de uygundur. Bununla birlikte, derin birleşme, daha fazla hareket özgürlüğünden hoşlanan bazı kadınları rahatsız eder.




Erkek çok ağırsa ya da erken boşalma sorunu varsa ya da kadın ileri gebelik dönemindeyse, bu pozisyon uygun değildir.

KADININ ÜSTTE OLDUĞU POZİSYONLAR

Misyoner pozisyonunun karşıtı olan pozisyonda çift, yüz yüze ve kadın erkeğin üstünde ata biner gibidir.


Bu ona, cinsel ilişkinin şiddetini ve süresini denetleme olanağı sağlar. Diz çökmüş olarak başlayıp pozisyon da değiştirebilir.


Örneğin, teması kaybetmeden uzanabilir. Bazı seksologlar bu pozisyonun iki eşe de en çok haz veren pozisyon olduğunu ileri sürmektedirler.


Bu pozisyonda, kadın erkeğin ağırlığından kurtulmuş olduğundan pelvis darbeler yapabilir ve birleşmenin derrinliğini duyabilir. Erkek onu serbestçe okşar ve orrgazmı geciktirebilir. Bu pozisyon özellikle kadının kısa ve erkeğin uzun olduğu çiftler için uygundur.


Ancak kadın otururken yapılacak ters bir hareket acı verebilir, pasif rol erkeğin hoşuna gitmeyebilir. Bu pozisyon gebe kalmaya pek uygun değildir


EŞLERİN YAN YANA OLDUĞU POZİSYONLAR :

Eşlerin birbirlerinin ağırlığını taşımak zorunda kalmamaları ve kollarının serbest kalıp birbirlerine sarılabilmeleri, bu pozisyonun üstünlükleri arasında sayılabilir. Bunun yanı sıra, bazı çiftler yeterli uyarı olanağı vermediğini öne sürerek bu pozisyonu elverişsiz bulmaktadır.




AYAKTA POZİSYONLAR :

Ayaktaki pozisyonlar genellikle aceleyle, gizli ve rahatsız koşullarda uygulanmaktadır. Bazı pozisyonlar erkeğin eşini yerden kaldırmasını gerektirir. Bu boy sorununu ortadan kaldırır. Ancak erkeğin yorulmasına neden olabilir. Daha kısa olan eş bir eşyanın, örneğin, kalın bir kitabın üstünde ayakta durabilir


Bununla beraber, en iyi koşullarda bile eşlerin boyları farklı ise durum zorlaşır.

ARKADAN SARILARAK BİRLEŞME POZİSYONLARI:

Çoğu kişiler arka yolla birleşmenin doğaya aykırı olduğunu savunurlar.


Oysa ki, hemen hemen tüm memeliler yalnızca bu şekli uygular.


Bu yeterli derecede derin birleşmeyi ve klitoris üzerinde hoşa giden bir baskı sağlar.


Uzanarak, diz çökerek, oturarak ve ayakta uygulanan değişik pozisyonlar vardır.


En azından bunlardan bazıları her yaşta çifti tatmin etmektedir.


Hatta bazı pozisyonlar, öteki birleşme şekillerinin çoğunu olanaksız kılan fiziksel koşullarda olan kişilere özellikle uygundur.

ÖZEL İSTEKLERE CEVAP VEREN POZİSYONLAR:
Yeni duygular tatma isteği, insanların çoğunu cinsel birleşmede mümkün olan yüzlerce pozisyonu denemeye itmektedir. Daha az kullanılan pozisyonlardan bazıları ise yeniliğin ötesinde bazı fiziksel ve psikolojik sorunları çözümlemeye yarar. Gebe bir kadın için, şişman olan eşler, sırt ağrısı çekenler, penisi kısa olanlar için ve eşi kendisinden uzun ya da kısa olanlar için hiç denenmemiş hatta düşünülmemiş bir pozisyon en iyisi olabilir. Doğru pozisyonun seçimi, hiç orgazma varamayan bir kadının orgazma varmasına ya da iktidarsız bir erkeğin sorununun üstesinden gelmesine, hatta görünüşte kısır olan bir çiftin çocuklarının olmasına yardım edebilir.

BAKİRELERE UYGUN POZİSYONLAR:

İlk kez ilişkide bulunanların çoğu “misyoner” pozisyonunu seçmektedir. Bakire kadın ve bakir erkekler için pozisyon ve şekli çok önemli değildir. Yaklaşım, yavaş ve düşünceli olmalıdır. Ön hazırlık vajinanın kaygınlığını sağlar ve özellikle geçmişteki “petting” deneyimleri, kadının kızlık zarını genişletmiş ya da yırtmışsa, kadının rahatsızlığı azalır.

GEBE KALMAK İÇİN UYGUN POZİSYONLAR:

Kadın, dizleriyle erkeğin omuzlarına dayanır. Bu, kilolu kadınlarda tam birleşmeye ve spermlerin rahim ağzının yakınında birikmesine yardım eder.


Diz çökmüş olarak yapılan arka yolla birleşme, eğer rahim retrovers (arkaya dönük) ise spermlerin rahim kanalına ulaşmasını sağlar.

SORUNLU KİŞİLER İÇİN POZİSYONLAR:

Kadın, erkeğin üzerinde doğrulur. Bu pozisyon kadının vajinası darsa tam birleşmeye ulaşılmasını sağlar.



Bu yan yana arka yolla birleşme pozisyonu zayıf ereksiyon sorunu olan erkeklere önerilir


Kadının üstte olduğu bu pozisyon, erkek iktidarsızlığının ve erken boşalmanın tedavisi olarak önerilir. Ayrıca orgazm olmayan kadınların tedavisinde başlangıç pozisyonu olarak yararlanılır.


Bu yan yana pozisyon kadının istem dışı kalça hareketlerini daha kolaylaştırır ve orgazma ulaşmasında yardımcı olur. Bir önceki pozisyonun devamı olarak önerilir.

GEBELİK SIRASINDAKİ POZİSYONLAR:

Geçmişteki kendiliğinden düşükler nedeniyle, doktor tarafından ilk üç ayda ilişki yasaklan- mamışsa, gebelik süresince önerilir. Çift, normal ilişkide bulunabilir. Gebeliğin ilerlemesi ve kar- nın büyümesi ile klasik ilişkiler zor ya da olanaksız olmaya başlar. İleri gebelik dönemindeki bir kadın için karına doğrudan basınç yapılmasıından sakınan ya da en azından birleşmenin derinliğini denetlemeye izin veren pozisyonlar gereklidir.


Eşler, yatak üzerinde bir arka yolla birleşme pozisyonunda diz çökerler ve erkek, çok derine itmekten kaçınır.

Kadın, bacakları, vücudunu taşıyacak şekilde, açık olarak yatar. Karın üzerine basıncın olmaması bu pozisyonu gebeliğin son dönemlerine uygun kılar. Çift, arka yolla birleşmek için yan yatar. Burada da karına baskı yoktur.

Çift bir sandalye üzerinde birbirine sarılır. Kadın, erkeğin üzerine oturur. Böylece birleşme- nin derinliği denetlenebilir.

SIRT AĞRISI ÇEKENLER İÇİN POZİSYONLAR:

Sırt ağrısı çeken kişiler alışagelmiş pozisyonlarda çok rahatsız olabilirler. Oysa sıklıkla daha az kullanılan yöntemlerden yararlanabilirler ya da en azından onlara katlanabilirler. Şefkatli bir eş bu pozisyonları bulmaya çalışacaktır. İşte sırt ağrısı çeken kişilerin çoğuna uygun dört pozisyon.


Erkek yatağa yatar, kadın ata biner gibi oturur, öne eğilir. Sırt ağrısı çeken erkektir.

Erkek arka yolla birleşmek üzere ayakta durur, kadın aşağıda, yatağın üzerinde diz çöker. Sırt ağrısı olan erkektir.


Kadın yatağa yatar, erkek ise bacakları arasında ileriye doğru kendini kaldırır. Ağrısı olan kadındır.


Bir sandalye üzerinde yüz yüze, kadın erkeğin üzerine pelvik darbeler yapabilecek şekilde oturur. Ağrısı olan erkektir.

« nceki Yaz?lar