Tecavüze tepki gösteren kadınlara şok soruşturma

29 Haziran 2011 Yazan  
Kategori Haberler

Kaş’ta geçen yıl 16 yaşındaki kız öğrenciye tecavüz edilmesiyle ilgili davanın duruşması öncesinde adliye binası önünde basın açıklaması yapan demokratik kitle örgütlerinin kadın temsilcileri hakkında soruşturma başlatıldı.

Davanın üçüncü duruşmasının yapıldığı 11 Mayıs 2011 tarihinde, Antalya Kadın Dayanışma Merkezi üyeleri, Eğitim-Sen Antalya ve Kaş şubeleri, Antalya Kadın Platformu üyesi kadınlarla ve Kaşlı bazı kadınlar, Kaş Meydanı’ndan adliye önüne kadar ellerinde dövizlerle ve pankartlarla yürüyüş düzenlemişlerdi. Kaş Cumhuriyet Savcılığı, polis kamerasından tespit ettiği ve Kaş’ta yaşadıklarını belirlediği 20 kişiyi ifade vermek üzere savcılığa davet etti.

Basın açıklaması yapan ve gösteriye katılanların 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet ettikleri iddiasıyla haklarında soruşturma başlatıldığı öğrenildi.

Kaş’ta 11 Mayıs tarihinde bir araya gelen demokratik kitle örgütlerine mensup kadın temsilcileri, ellerinde “Kadınlar alanlara, sokaklara”, “Tecavüze ortak olma”, “Kadın ve çocuğa yönelik şiddete sessiz kalma” dövizleri taşıyarak Kaş Meydanı’ndan adliye önüne kadar yürüyüş düzenlemişler ve Kaş Polis Merkezi Amirliğinin bahçesinde basın açıklaması yapmışlardı.

Savcılıkta ifadesi alınan Kaş Eğitim-Sen Temsilcilik Başkanı Önder Saraç, yürüyüş esnasında trafiği engellemekle suçlandıklarını söyledi.
Saraç şunları kaydetti:

“Savcılık, suçumuzun 2911 sayılı Kanun’a muhalefetle, izinsiz gösteri yapmak olduğunu belirtti. Oysa ki yapılan yürüyüşün bilgisi verilmişti. Bu yıldırma politikasıdır. Daha 10 gün önce meydanda kesilen ağaç için yaptığımız basın açıklaması için de bu yıldırma politikasıyla karşılaşmıştık. Yine ağacı kesenler değil, ağaç kesilmesini protesto ettiğimiz için ifadeye çağrılmıştık. Şimdi de tecavüzcülere karşı olduğumuz için ifademiz alınıyor.” dedi.

CANLI YAYINDA İNANILMAZ KAVGA

17 Nisan 2011 Yazan  
Kategori Haberler

Irak’ta canlı yayınlanan bir televizyon programında iki Iraklı politikacı birbirine girdi. Tartışmalar sırasında öfkesine yenilen bir politikacı konuk ayağa kalkarak tartıştığı politikacıya yumruk attı. Diğer konuk da buna karşılık verince stüdyo karıştı. Kavgayı ayırmak sunucuya düştü. İşte o anlar..

Hürriyet Video’larını izlemek için Flash 7 veya daha yüksek eklenti yüklenmeniz gerekmektedir. Yüklemek için tıklayınız!!!

BDP’Lİ VEKİL POLİSE TAŞ ATTI!

22 Mart 2011 Yazan  
Kategori Haberler

Batman‘da şehirler arası otogar yanında düzenlenen Nevruz kutlamaları sonrasında Diyarbakır Caddesi üzerinde kurulan Demokratik Barış Çadırı’na yürüyüş düzenlendi. Merkeze doğru yürüyüşe geçen grup polisle çatıştı. Kalabalık, Turgut Özal Bulvarı’nı da trafiğe kapattı. Kalabalık arasından polise taş ve molotof atılması üzerine polis göstericilere müdahale etti. Yöresel kıyafet giyen ve boynuna yeşil, kırmızı, sarı renkte atkı takan BDP Batman Milletvekili Bengi Yıldız‘ın da göstericilerle birlikte eline taş alarak polis ve yoldan geçen araçları taşladığı kameralara yakalandı. Çıkan olaylar sonrasında 60 kişi gözaltına alınmış, 200 molotof kokteyli ele geçirilmişti. (CİHAN)
 

BDP'Lİ VEKİL POLİSE TAŞ ATTI!

Müjdat Gezen’e tepkiler çığ gibi….

07 Şubat 2011 Yazan  
Kategori Haberler

AK Parti Bingöl Milletvekili Yusuf Coşkun, ‘Güneydoğuda çanak anten terörü’ başlıklı yazısı sebebiyle büyük tepki toplayan Posta gazetesi yazarı Candaş Tolga Işık ve AK Parti’ye oy verenlere ağır sözler sarf eden Müjdat Gezen’i sert bir dille kınadı.

Bazı köşe yazarlarının hadlerini aştığını belirten Coşkun, özelde Bingöl ve genelde tüm Doğu halkına hakaret eden söz konusu şahısları kınadığını söyledi. Kendisi gibi düşünmeyenleri aşağılık olarak görenlerin sözlerini onlara iade ettiğini kaydeden Coşkun, “Son günlerde ulusal gazete ve televizyon kanallarında bölgemiz ve özelde Bingöl halkına, partimize oy veren vatandaşlarımıza, bazı köşe yazarlarının hadlerini aşarak yaptıkları hakaretleri kabul edilemez buluyorum. Bu tür davranışlarından dolayı kendilerini kınadığımı ifade ediyorum. Demokrasiyi ağızlarından eksik etmeyenlerin bu tavırlarını, halkımızın vicdanına havale ediyorum. Bu köhnemiş zihniyetin bayraktarlığını yapanların dönüp demokrasi, insan hakları ve hukukla ilgili tanımları bir daha okumalarını tavsiye ediyorum. Vatandaşlarımızın bu tür tahrik edici ve kışkırtıcı sözlere aldanmamalarını ve her zaman gösterdikleri sağduyuyu korumalarını belirtiyorum.” dedi.

Önümüzdeki dönemlerde en önemli gündem maddelerinin Kürt sorunu ve anayasa olacağını belirten Coşkun, demokrasi adına atılacak adımların olmazsa olmazlar arasında yer aldığını vurguladı. Kürt sorununun çözümünün demokratik açılımla mümkün olabileceğine dikkat çeken Coşkun, “Ülkemizin daha çağdaş ve daha ileri bir demokrasi ortamında idare edilmesi için sendikal faaliyetlerin yürütülmesi şarttır. Dolayısıyla Memur-Sen de birçok konuda çalışmalar yürütmekte ve demokrasiye katkı sunmaktadır. Sendikalarımızın çalışmaları bize ilham oluyor ve bizleri ateşliyor.” şeklinde konuştu.

CİHAN


Cezası onanmazsa 5 ay sonra serbest

06 Ocak 2011 Yazan  
Kategori Haberler

SAMSUN’da kız arkadaşı hakkında, “Benim artığımla çıkıyor” diye konuşan iki lise öğrencisini 25 Mayıs 2006 günü okula giderken öldürmek suçundan yargılandığı mahkemece 34 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılan ve dosyası Yargıtay’da olan Aykut Aşar (21), cezasının onanmaması halinde tutukluluk sürelerini kısaltan CMK’nın 102’nci maddesinin yürürlüğe girmesiyle yaklaşık 5 ay sonra tahliye olacak. Cinayet suçlarından yargılanan üç kişi ise, aynı madde kapsamında tahliye edildi.

 

Samsun’da 25 Mayıs 2006 günü, olay tarihinde 17 yaşında olan 19 Mayıs Lisesi son sınıf öğrencisi Aykut Aşar sabah okula giderken, kız arkadaşı Ş.E.O.’nun eski sevgilisi 17 yaşındaki lise öğrencisi Cihan Semizoğlu ve 16 yaşındaki arkadaşı Ahmet Genç’i, “Benim artığımla çıkıyor” diye kendisine laf attıkları için tabancayla vurarak öldürdü. Olaydan sonra kaçan ve 15 saat sonra polise teslim olan Aşar, duruşmalarda çifte cinayeti işlediğini kabul edip, pişman olduğunu söyleyerek şunları anlattı: 

“Okula gitmeden önce anneme ilaç alıp dönüyordum. Bu sırada onlarla karşılaştık. Benimle tekrar dalga geçmeye ve kız arkadaşım hakkında ileri geri konuşmaya başlayınca kendimi korumak için satın aldığım silahı çıkararak Cihan’a ateş ettim. Ahmet’e ateş etmedim. Onun nasıl vurulduğunu bilmiyorum. Ş.E.O. ile üniversite ve evlenme hayalleri kuruyorduk. Böyle olmasını istemezdim.”

TOPLAM 35 YIL CEZA ALDI  

Cinayetleri planlamadığını söyleyen Aykut Aşar’, Samsun 2’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan yargılamalar sonucunda 10 mayıs 2010 tarihinde Cihan Semizoğlu’nu haksız tahrik altında öldürmekten 12 yıl, Ahmet Genç’i de delilleri karartmak ve tanık bırakmamak için kasten öldürmekten 22 yıl, ruhsatsız tabanca bulundurmaktan da 1 yıl 4 ay olmak üzere toplam 35 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. Kararın ardından dosya Yargıtay’a gönderildi. Yargıtay 5 ay içerisinde verilen cezayı onamazsa 31 Aralık 2010’da yürürlüğü giren ve tutukluluk sürelerini kısaltan CMK’nın 102’nci maddesi nedeniyle Aykut Aşar serbest kalacak.

İNANILMAZ AMA GERÇEK

27 Eylül 2010 Yazan  
Kategori Haberler

ÖRÜMCEK AĞIYLA BALIK YAKALAYAN ADAM… Balıkçı önce gözüne kestirdiği büyük bir örümcek ağını elinde iplik haline getiriyor. İplik haline getirdiği ağı bir uçurtmaya bağlıyor ve avını beklemeye başlıyor. İşte internette dolaşan bu belgesel görüntüleri gençler arasında çok gözde. Paylaşım sitelerinde binlerce tık alan bu görüntülerin öğretici ve eğitici içerik taşıması da bir başka özellik..!! Her şey hayatta kalmak için.. Bir insan zorda da kalsa, bunun gibi yaratıcı fikirlerle, balık yakalayabilir, karnını doyurabilir.. Kısacası, hayatta kalmak için bu videoyu sonuna kadar izlemelisiniz.. Lazım olmasın AMA; kimbilir, belki bir gün sizin de işinize yarar..!!

Hürriyet Video’larını izlemek için Flash 7 veya daha yüksek eklenti yüklenmeniz gerekmektedir. Yüklemek için tıklayınız!!!

Sibel Kekilli’nin çıplak sahnelerine yasak

27 Eylül 2010 Yazan  
Kategori Haberler

Türk asıllı Alman sinema oyuncusu Sibel Kekilli, Alman televizyon kanalı RTL’yi eski filmlerindeki çıplak sahnelerini kullandığı için mahkum ettirdi.

RTL televizyonu bundan böyle Kekilli’nin eskiden çektiği porno filmlerindeki sahneleri yayınlayamayacak. Televizyon ayrıca Kekilli’ye 15 bin euro tazminat ödeyecek.

Alman Der Spiegel dergisinin haberine göre, RTL televizyonu magazin programı “Exclusiv”de Kekilli’nin gençliğinde çektiği porno filmlerinden bir sahne yayınladı. Fatih Akın’ın “Duvara Karşı” filmiyle ünlenen Kekilli, son filmi “Ayrılık”taki rolüyle Almanya’da en iyi kadın oyuncu ödülünü kazandı. RTL, Kekilli’nin en iyi kadın oyuncu ödülünü kazandığını verdiği haberde, eski porno filmlerden bir sahne gösterdi.

Ünlü sinema sanatçısı Sibel Kekilli de bu sahnelerin televizyon ve bulvar gazetelerinde daha fazla istismar edilmesini önlemek için dava açtı. Kekilli’yi haklı bulan mahkeme, porno filmlerindeki sahnelerin yasaklanmasına yasak getirdiği gibi RTL televizyonununun 15 bin euro tazminat ödemesine de karar verdi.

Yönetmenliğini Feo Aladağ’ın yaptığı, Kekilli’nin başrol oynadığı Ayrılık (Die Fremde) filmi, Almanya’nın, “yabancı dilde en iyi film” dalında Oscar aday adayı olmuştu.

27 Eylül 2010
Sibel Kekilli'nin çıplak sahnelerine yasak

Cumhurbaşkanı Gül’den “Youtube” eleştirisi

27 Eylül 2010 Yazan  
Kategori Haberler

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Çırağan Sarayı’nda düzenlenen “Yeni Normal Dünyada Türkiye’nin Yeni Konumu, Yeni Gücü” konulu panele katıldı. Konuşmasında Youtube yasağını eleştiren Gül, “Daha fazla özgürlüğünü iyi bir şey olduğuna inanmalı ve ikna olmalıyız. Daha fazla özgürlüğün ülkeye zarar vereceğine inanmak naifliktir” dedi.

Yargıçlar ve yasa yapıcıların dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Gül, “Youtube’u yasaklarken bu sitenin ve benzerlerinin yasak olduğu ülkelerin kimler olduğunu ve Türkiye’yi hangi ülkeler arasına koyduklarının farkında mı. Biz istediğimiz kadar uğraşalım, konuşalım, ufak bir şey bütün imajınızı altüst edebiliyor” diye konuştu.

Gül konuşması sırasında küçük bir kaza geçirdi. Kürsüdeki bardağın devrilmesiyle geri çekilen Gül, ‘Burası biraz göle döndü’ diyerek espri yaptı.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Çırağan Sarayı’nda düzenlenen “Yeni Normal Dünyada Türkiye’nin Yeni Konumu, Yeni Gücü” konulu panele katıldı. Konuşmasında Youtube yasağını eleştiren Gül, “Daha fazla özgürlüğünü iyi bir şey olduğuna inanmalı ve ikna olmalıyız. Daha fazla özgürlüğün ülkeye zarar vereceğine inanmak naifliktir” dedi.

Yargıçlar ve yasa yapıcıların dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Gül, “Youtube’u yasaklarken bu sitenin ve benzerlerinin yasak olduğu ülkelerin kimler olduğunu ve Türkiye’yi hangi ülkeler arasına koyduklarının farkında mı. Biz istediğimiz kadar uğraşalım, konuşalım, ufak bir şey bütün imajınızı altüst edebiliyor” diye konuştu.

Gül konuşması sırasında küçük bir kaza geçirdi. Kürsüdeki bardağın devrilmesiyle geri çekilen Gül, ‘Burası biraz göle döndü’ diyerek espri yaptı.

 
  27 Eylül 2010
Cumhurbaşkanı Gül’den Youtube eleştirisi

Türkiye’nin en büyük otoyolunda imzalar tamam

27 Eylül 2010 Yazan  
Kategori Haberler

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, İzmit Körfez Geçişiyle bağlantı yolları dahil olmak üzere Gebze-Orhangazi-İzmir otoyoluna ilişkin sözleşmeye imza atarak, “Proje, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde Yap-İşlet-Devret modeliyle bir seferde yapılan en büyük projedir” dedi.

Türkiye’nin en büyük otoyolu projesi olan ve İzmit Körfez Geçişiyle Bağlantı yolları dahil olmak üzere Yap-İşlet Devret modeliyle ihale edilen Gebze-Orhangazi-İzmir otoyoluna ilişkin sözleşme, Karayolları Genel Müdürlüğünde tarafların katılımıyla gerçekleşti.

Törene, sözleşmeye imza atan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Nurol, Özaltın, Makyol, Astaldı, Yüksel ve Göçay firmalarının temsilcileri katıldı.

Bakan Yıldırım, açılışta yaptığı konuşmada, projenin kamu, özel sektör ortaklığıyla yapıldığını belirterek, “Proje, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde Yap-İşlet-Devret modeliyle bir seferde yapılan en büyük projedir. Projenin, milletimize, devletimize ve geçtiği güzergahtaki illerimize hayırlı olmasını diliyoruz” dedi.

Proje ile aynı zamanda hem Türkiye’nin Avrupa Birliği altyapısına entegrasyonunu sağlayacağını hem de yapım süresince çok ciddi bir istihdam ve iç pazarda hareketlenmeye de vesile olacağını ifade eden Yıldırım, 20 ayda 7 adet şantiye kurulacağını, 10 bin kişinin doğrudan istihdam edileceğini ve dolaylı istihdam sayısının da 50 bini bulacağını bildirdi.

Yıldırım, geçtiğimiz yıl İstanbul-İzmit Körfez Geçişi, Bursa-Balıkesir ve İzmir illerini kapsayan bir otoyol projesi ve İzmit Körfez Geçisinin ihalesini gerçekleştirdiklerini anımsatarak, “Bu proje, bugüne kadar Türkiye’de Yap-İşlet-Devret modeliyle bir seferde gerçekleştirilen en büyük proje olma özelliğini taşıyor” dedi. Projenin, yaklaşık olarak maliyetinin kamulaştırmalarla birlikte 11 milyar TL’yi bulduğunu belirten Yıldırım, proje tamamlandığında Türkiye’nin 2. büyük kenti İzmir‘le en büyük kenti İstanbul arasının 3-3.5 saat süreceğini söyledi. Yıldırım, ayrıca projenin ilklerinden birisinin de İzmit Körfez Geçiş Köprüsü’nün toplam açıklığıyla birlikte “dünyada 2. büyük köprü olma özelliğini de taşıdığını” bildirdi.

PROJE TÜRKİYE İÇİN BİR İLKİ OLUŞTURUYOR

Böylesine büyük bir projenin, özellikle küresel krizin tüm şiddetiyle yaşandığı dönemde, Yap-İşlet-Devret modeliyle başarılı şekilde ihale edilmesiyle, Türkiye’nin son yıllarda elde ettiği güven ve istikrarla uzun vadede yatırım yapılabilecek ülkeler arasında en ön sıralarda olduğunu bir kez daha dünyaya gösterdiğini ifade eden Yıldırım, şunları kaydetti:

“Dünya Bankası’nın

Denizden birbirine bağlanmış iki ceset çıktı

27 Eylül 2010 Yazan  
Kategori Haberler

TUZLA’da, denizden, birbirine iple bağlı ve ayaklarına kaldırım taşı bağlanmış biri kız çocuğu iki ceset çıktı.

Sahilde, akşam saatlerinde balık tutanlar tarafından su yüzeyine çıkan cesetler farkedilerek polise ihbarda bulunuldu. Olay yerine polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Polisin yaptığı ilk incelemede, cesetlerin biri kız çocuğu diğerinin de orta yaşlarda bir erkeğe ait olduğu belirlendi. Birbirlerine iple bağlı olan cesetlerini ayaklarında da kaldırım taşı bağlı olduğu belirlendi. Kıyıya çıkarıtılan cesetler, Tuzla Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Polis, cesetlerin bir baba ve kızına ait olması ihtimali üzerinde duruyor. Olayın intihar mı yoksa cinayet mi olduğu araştırılıyor.

Sonraki Yazılar »