CİNSEL TERİMLER SÖZLÜĞÜ
Acil Kontrasepsiyon: Doğum kontrol yöntemi uygulamadan ilişkiye girilmesi sonucu ya da uygulanan doğum kontrol yöntemlerine rağmen dikkatsizlik sebebiyle hamile kalınma tehlikesine karşı uygulanan acil müdahale.
Anal Seks: Cinsel organının diğer eşin anüsüne temas etmesiyle yaşanılan cinsel ilişki.
Aseksüel: Cinsel ilişkiye girmeye ihtiyaç duymayan ve zevk almayan kişi.
Bakir: Cinsel anlamda hiçbir deneyimi olmayan erkek.
Bakire: Cinsel anlamda hiçbir deneyimi olmayan kadın.
Bekâret: Cinsel deneyimi olmama durumu.
Biseksüel: Her iki cinsle de ilişkiye giren ve her iki cinse de ilgi duyan.
Cinsel taciz: İstek dışı cinsel ilişkide bulunmak ya da ilişkide bulunmaya zorlamak.
Dildo: Suni penis.
Diyafram: Kase şeklinde olup vajina içine yerleştirilen ve spermlerin burada birikerek etkisiz hale gelmesini sağlayan yöntem.
Doğum kontrol hapı: Yüksek dozda östrojen ve progesteron hormonu içerek, kadındaki yumurtlama (ovulasyon) sürecini geçici bir süre durdurmaya yarayan haplar.
Ensest: Kanuni ya da kan yoluyla yakın olan kişilerin cinsel ilişkide bulunması.
Ereksiyon: Penis ya da klitorisin cinsel ilişki sırasında kan ile dolarak sertleşip şişmesi.
Erken boşalma: Psikolojik ya da fizyolojik kökenli sebeple cinsel ilişki sırasında normalden daha erken boşalmak.
Gebelikten koruyucu iğneler: Gebelikten koruyucu iğneler, kadınlık hormonu olan östrojen ve progesteron içeren ilaçlar.
Geç boşalma: Psikolojik ya da fizyolojik kökenli sebeple cinsel ilişki sırasında normalden daha geç boşalmak.
Gerantofili: Kendisinden yaşça büyük kişilerle cinsel ilişkiye girme eylemi.
Geri Çekme: Cinsel temas sırasında, erkeğin boşalma anında penisini dışarı çekmesi ve spermini dışarı boşaltarak gebeliğin önlenmesi.
Heteroseksüel: Karşı cinse ilgi duyan ve karşı cinsle ilişkiye giren kişi.
Homoseksüel: Kendi cinsine ilgi duyan kişi.
İktidarsızlık: Daha çok ereksiyona geçememesinden dolayı erkeğin cinsel ilişkide bulunamaması.
Kısırlık: Kadının hamile kalamaması, erkeğin ise hamile bırakamaması.
Klitoris: Kadının cinsel organındaki en duyarlı nokta. Klitoris üzerine baskı uygulamak ya da klitorisi elle, penisle, dille veya herhangi bir objeyle uyarmak kadının cinsel ilişki sırasında çok büyük haz almasını sağlar.
Lezbiyen: Kendi cinsine ilgi duyan ve kendi cinsiyle ilişkiye giren kadın.
Mastürbasyon: Kişinin kendi kendini elle uyararak cinsel yönden tatmin etmesi.
Mazoşizm: Cinsel ilişki sırasında acı çekerek zevk almak.
Nekrofili: Cesetlerle cinsel ilişkiye girme eylemi (Ölüsevicilik).
Oral Seks: Ağız yoluyla gerçekleştirilen cinsel ilişki. İlişki sırasında partnerlerden biri diğerinin cinsel organına ağzıyla öpme, emme, yalama gibi temaslarda bulunur.
Orgazm: Cinsel ilişki anında en yüksek doyuma ve hazza ulaşılması.
Östrojen: Kadınlık hormonu.
Pedofili: Küçük çocuklarla cinsel ilişkiye girme eylemi (Sübyancılık).
Penetrasyon: Erkeğin cinsel organın partnerinin cinsel organına ya da anüsüne girmesi.
Penis: Erkeğin cinsel organı.
Prezervatif: Cinsel ilişki öncesinde erkeğin cinsel organına takılarak, boşalma sırasında spermin kadının genital sistemine ulaşmasını engelleyen koruma aracı.
Sadizm: Cinsel ilişki sırasında acı vererek zevk almak.
Sperm: Erkeğin cinsel organından çıkıp üremeyi başlatan hücre.
Spiral: Rahim içine yerleştirilen, kıvrıntılı, ince ufak plastikten yapılmış ve rahim içini tahriş etmeden gebeliği önleyen araç.
Takvim tutma: Kadının adet kanamaları ve yumurtlama günleri esas alınarak, riskli günlerde cinsel ilişkiye girmeyerek uyguladığı doğum kontrol yöntemi.
Testosteron: Erkeklik hormonu.
Transeksüel: Karşı cinse ilgi gösteren, tıbbi müdahale ile cinsiyetini değiştiren kişi.
Travesti: Karşı cinsin giysilerini kullanarak ve cinsel rolünü üstlenerek cinsel hazza ulaşan kişi.
Tüplerin bağlanması: Yumurtlama döneminde, yumurta hücresine sperm taşıyan “fallop” adı verilen kanalcıkların tahrip edilerek, sperm iletemez duruma getirilmesi.
Vajina: Kadının cinsel organı.
Vazektomi: Erkekte spermatik yolunun cerrahi müdahale ile bağlanıp, cinsel temasta spermin kadına geçmemesinin sağlandığı bir operasyon.
Vibratör: Titreşimli suni penis.
Zoofili: Hayvanlarla cinsel ilişkiye girme eylemi (Hayvansevicilik
Gün hesaplayarak korunma!
| Bir korunma yöntemi olmayan ‘korunma yöntemi’: Gün hesaplama (‘Takvim yöntemi’) hakkında merak edilenler… |
| Takvim yöntemi ile korunmak, yani “en tehlikeli” günleri hesaplayarak gebelikten korunmaya çalışmak, bilinen en eski korunma yöntemlerinden biridir ve çoğu çift tarafından da uygulanmakta olan bir yöntemdir. Kadın fizyolojisinin daha tam olarak açıklığa kavuşturulmadığı dönemlerde bile kadınlar vajinal salgılarının niteliklerindeki değişikliklere bakarak gebe kalmaya elverişli günlerini doğru bir şekilde anlamışlar ve bu şekilde gebe kalmaktan korunmaya çalışmışlardır.
Takvim yöntemi en basit ve en ucuz korunma yöntemi olmakla birlikte gebelikten koruyuculuğu elbette doğum kontrol hapları, doğum kontrol iğneleri, spiral gibi yöntemlere göre çok daha düşüktür. Örnek olarak vermek gerekirse doğum kontrol hapı kullanan 1000 (bin) kadından bir sene içinde yanlızca birinde gebelik oluşurken, takvim yöntemiyle korunan 100 (yüz) kadından bir sene içinde ortalama 25′inde gebelik oluşmaktadır! İstenmeyen gebelik oluşması evli olmayan çiftler için ciddi bir ruhsal gerginlik oluşturur ve bu çiftlerin bu yöntemle korunmak yerine doktorlarına danışarak daha etkili bir yöntem kullanmaları önerilir. Takvim yöntemini günümüzde bir korunma yöntemi olarak önermiyoruz… Yazıda bu yöntemi neden önermediğimizi anlatmaya çalıştım. Yöntemin çalışma prensibi Kadının en fertil (gebeliğe en elverişli) günleri yumurtlamanın olduğu gün ve bundan önceki üç gündür. Spermler üç gün boyunca (hatta 5 güne kadar) genital kanalda bekleyebilir ve yumurtlama sonrası ilk 12-24 saatte döllenmesi gereken yumurta hücresine ulaşıp onu dölleyerek gebeliği başlatabilirler. Kadında yumurtlamanın olacağı günü hesaplamak için aşağıdaki yöntem kullanılır: Bir adetin ilk günü ile sonraki adetin ilk günü arasındaki süre kadının adet döngüsüdür (çoğu kadında bu süre 28 gündür). Bu süre hesaplandıktan sonra bulunan rakamdan 14 gün çıkarılır ve bu şekilde ortaya çıkan rakam bize adetin birinci gününden itibaren hesaplanmak koşuluyla yumurtlamanın olacağı tarihi verir. Örnek olarak adet döngüsü 31 gün olan bir kadında 31-14=17 bulunduğunda, kadının yumurtlama günü adetin ilk gününden başlanarak saymak üzere 17. gündür. Bu tarihten 5 gün öncesi ve 2 gün sonrası kadının gebe kalmaya en elverişli olduğu günler olarak kabul edilir. Bu günler içinde ya ilişkiden kaçınmak ya da tam koruyucu olmasa da prerzervatif gibi gebeliği önleyecek bir yöntem kullanmak gerekir. Takvim yöntemi neden etkili değildir? 1- Takvim yöntemi, kadının adetlerinin her zaman düzenli olduğunu ve belirlenen riskli dönemler dışında yumurta hücresi ile spermlerin karşılaşma olasılıklarının oldukça düşük olduğunu varsayar. Halbuki kadın fizyolojisi oldukça karmaşıktır ve normalde adet döngüsünün 17. günü yumurtlama olan bir kadında herhangi bir zamanda bu tarih birkaç gün geriye ve birkaç gün ileriye kayabilir. İşte takvim yönteminin tam olarak başarılı olamamasının en önemli nedenlerinden biri budur. Adetleri tümüyle düzenli olsa da bir kadında yumurtlamanın her ay aynı güne denk geleceğinin garantisi yoktur. 2- Takvim yöntemi teorisi spermlerin genital kanalda 3-5 gün yaşadığını varsayar. Ancak spermlerin 7 güne kadar yaşayabileceği bilinmektedir. Bu durumda örnek olarak adet dönemindeyken bile girilen bir ilişkide genital kanala giren spermler, siklusları kısa olan (yani yumurtlaması siklusun 14. gününden önce olan ve böylece siklusları 28 günden kısa süren) bir kadında veya siklusları düzenli olan ama yanlızca o aya özgü olarak tesadüfen yumurtlaması daha erken gerçekleşmiş bir kadında yumurta hücresini bulup gebeliği başlatabilirler. Takvim yönteminin nispeten başarısız bir yöntem olmasının ikinci nedeni de budur. Özet: Kadın teorik olarak adet döngüsünün her gününde gebe kalabilir. Adet görülen günlerde ve adetten hemen birkaç gün öncesindeki günlerde gebe kalma olasılığı oldukça düşük olmakla beraber bu olasılık hiçbir zaman sıfır değildir. Takvim yöntemi kullanılacaksa bu gerçek gözönünde bulundurulmalı ve adet gecikmesi olduğunda gebelik olasılığı araştırılmalıdır. Gebelikten korunmada çok etkili bir yöntem arayan çiftlerin takvim yöntemi yerine doktora başvurup öneri almaları daha uygun bir yoldur |
Adet görürken seks
| Adet kanaması sırasında cinsel ilişki kurulur mu? Gebe kalınır mı? |
| Bu sorunun cevabı için adet kanamasının ne olduğunu bilmek gerekir. Adet kanaması kadın rahmi içindeki bir dokunun kanayarak dokulmesidir. Bu doku gebelik sırasında bebeğin yapıştığı ve beslenmesi için gerekli koşulları sağlayan özel bir yapıdır. İşte bu doku gebelik oluşmadığı her ay bir dahaki yumurtlamaya yeniden hazırlanması için üstteki tabakasını kanayarak doker ve alttan yeni doku oluşmaya başlar.
Adet kanamasına ait gerçek dışı uydurmalar; vücuttaki kirli kan atılması gibi, zehirli olduğu, vücuttan atılmasa kişiyi zehirlediği, pis olduğu, bu sırada ilişki kurulursa kısır olunacağı gibi bu şeyler tamamen yanlıştır. Adet sırasındayken seks yapılıp yapılamayacağının cevabı ise koşullara ve kişilere, ve de kişilerin inançlarına göre farklılık gösterir. Adet sırasında yani kadının menturasyonu sırasında prezervatif (kondom – kılıf) ile seks yapılmasında ne kadın için, ne de erkek için tıbbi olarak bir sakınca yoktur, ne kadın ne de erkek bedensel bir zarar görmez. Eğer prezervatifsiz cinsel ilişki kurulursa kadın veya erkeğin mikrop kapma riski olabilir. Çok nadir de olsa adet kanaması sırasında gebe kalma olasılığı da mevcuttur, bunu da göz ardı etmemek gerekir. Cinsellik kişilerin bedensel ve de beyinsel özgürlüklerdir. Bu yüzden kendisi için istediği bir şey eğer tıbben yasaklanmamışsa koşullarına, inançlarına ve de ahlaki değerlerine göre yaşayıp yaşamayacağına, yaşayıp yaşamak istemediğine veya yaşamaya kendisi karar verir. Adet kanaması sırasında cinsel ilişkinin tıbben bir zararı prezervatif kullanmak kaydı ile yoktur, bu yuzden karar vermek size kalmıştır. Bir çok kadın adetliyken kendilerini itici bulurlar, ve de erkeklerin bu hallerinden rahatsız olabileceklerini düşünürler, oysa ki bu durumdan rahatsız olan, bunu itici bulan erkekler olduğu gibi, bundan rahatsız olmayan, kadını adet döneminde de arzulayan ve bu sırada cinsel ilişki kurmak isteyen, cinsel ilişki kuran ve de bundan zevk alan birçok erkek de mevcuttur. O halde kadınlara seslenelim; adet dönemi doğanın kadınlara verdiği üstün yetenek olan gebelik ve doğum olayının bir parçasıdır. Pis değil, doğal ve de gerekli bir süreçtir. Siz kendinizi pis zannederseniz karşınızdaki insan da size pismişsiniz gibi davranır. Kendinize ve size verilen bu üstün olaya saygı duyun, sizler üreticisiniz, ve hepimizin bir annesi var veya vardı, onlar da adet görüyorlar veya görüyorlardı, onlar canınız anneleriniz de mi pisti? Hayır biliyorsunuz ki onlar temiz ve saftırlar, güzeldirler, siz de bayansınız, siz de saf ve temizsiniz hem de her halinizle. Adet sırasında seks birçok insan tarafından yaşanmaktadır. Kadın açısından baktığımız zamanda kadınların bir çoğunda adet döneminde cinsel istek artışı görülür, kimileri bunu yaşarken, kimileri de bunu baskılar. Bazı kadınlar adet döneminde cinsellik yaşamanın bu dönemdeki gerilimlerini azalttığını veya yok ettiğini, bazıları ise aynı zamanda adet sancılarını hafiflettiğini veya yok ettiğini söylemektedir. Hayatınızla ilgili kararları verecek tek kişi sizsiniz. Doğru kararlarla güzel günler dilerim |
Masturbasyon zararlı mıdır?
| Masturbasyon hayal gücünün veya fantazinin sonsuz kullanımı ile gerçekleşir. |
| İnsanların yüzde doksanbeşi masturbasyon yapar, peki kalan yüzde beşi ne yapar? Kalan yüzde 5′i yalan söyler! Biraz yumuşatırsak bunu; yaptıkları şeyi masturbasyon olarak kabul etmemeye çalışırlar, ya da masturbasyon yaptıklarını bilmezler. Cinsel organlarla ilgili haz verici her şey masturbasyon sayılabilir, mesela bir kadının heyecanlanıp bacaklarını sıkıştırıp bırakması bile… Masturbasyonda illa orgazma ulaşmak gerekmez.
Masturbasyon kelimesi Latince “masturbare=(elle bozmak)” fiilinden türemiştir. Günümüzde de kişinin (kadın veya erkek) kendi kendine cinsellik yaşaması veya cinsel doyuma ulaştırması için yaptığı eyleme denir. Daha modernize bir açıklama ile; bir cinsel tepki üreten istemli kendi kendine uyarım olarak tanımlanabilir. Masturbasyon hayal gücünün veya fantazinin sonsuz kullanımı ile gerçekleşir, kişi bu sırada kendisini ve karşıdakini dilediği gibi düşünür ve sonsuz bir güce sahip olur, bu yüzden de hiçbir cinsel eylem bu sınırsızlıkta ve mükemmellikte gerçekleşmez. Bu da ilk cinsel eylemlerde bazen hayal kırıklığı yaratabilir. Ama hiçbir düşünce tensel dokunmanın veya hissetmenin ve de sevginin yerini de tutamaz. Masturbasyon zararlı mıdır? Kişi eğer bir seksüel partneri varsa, o olmadığı zamanlarda masturbasyon yapabilir ama bunun sayısı ve sıklığı partnerine olan arzusunu etkilemeyecek şekilde olmalıdır. Eğer kişinin düzenli seks partneri yoksa veya hiç partneri yoksa, arzu ettiği sürece, hissettiği sıklıkta masturbasyon yapabilir. Masturbasyonun kadında veya erkekte hiç bir fiziksel (bedensel) kötü tesiri yoktur, aksine rahatlamayı ve gevşemeyi sağlar. Ayıp değil bir gerekliliktir. Toplumda söylenen diğer her şey tamamen uydurmadır: - Yok sivilce yapar, Dilediğiniz yer ve zamanda tabii ki başkalarının haklarına (kişisel veya kanuni) saygı duyarak, kimseye zarar vermeden masturbasyon yapabilirsiniz. Bu sizin hakkınız ve bedensel özgürlüğünüzdür. Özellikle bazı gençler masturbasyon sonrası suçluluk duygusuna kapılırlar, bu yaptığınızdan suçluluk duymak anlamsız ve de gereksiz bir duygudur; ayıp, yasak, kötü, size veya başkasına zarar vermeyen, yalnızca sizin bedeninizi ve hislerinizi ilgilendiren bir şeyden huzursuz olmanın gereği yoktur. Bu bir ihtiyaçtır, bundan utanmayınız, suçluluk duymayınız. Yalnız masturbasyon sizin için kaçınılmaz bir olay, bir tutku haline gelmişse, normal cinsel ilişkiye tercih ediyorsanız, veya normal seksten partnerinizden zevk alamayıp masturbasyona yöneliyorsanız bir cinsel tedavi merkezine başvurup bu alışkanlığınızı veya tercihinizi değiştirmek için öneri ve tedavi almalısınız. Masturbasyon konusunu biraz yaşa ve cinsiyete göre ayırırsak: Genç erkeklerde özellikle cinsel hayatı olmayan gençlerde, masturbasyon neredeyse bir zorunluluk halindedir, bunun nedeni ise: Sperm (meni – er suyu) üretimi devamlıdır ve hiç durmaz, üretilen spermler bir kesede toplanır ve boşaltılmaya hazır beklerler, arkadan da devamlı sperm üretimi olur ve bu keseye boşalır. Bu kesenin bir hacmi, bir kapasitesi vardır. Bu hacim dolunca cinsel istek artar, yoğunlaşır eğer ilişki veya boşalma gerçekleşmezse kasıklarda ağrı, aşırı cinsel istek başlar. Bazen kese o kadar dolmuştur ki büyük tuvalet yaparken veya ıkınırken vücut içi basınç arttığından bu sırada penisten sperm akar veya idrar sonrasında sümüksü bir akıntı olarak penisten gelir (bu boşalma değildir ve zevk vermez sadece sperm akar). Eğer kişi boşalmaz veya ilişki kurmazsa belli bir süreden sonra -ki bu süre kişiden kişiye değişir (4 ila 15 gün)-, erkek uykuda boşalır ve keseyi boşaltarak arkadan gelen spermlere yol açar. Hamamcı olduk veya rüyacı olduk deyimi buradaki boşalmaya bağlı yıkanma gerekliliğinden gelmiştir. Erkeklerdeki cinsel arzu kontrolsüzlüğü de devamlı üretilen sperm ve onun boşaltılması isteği sonucu ve de toplumsal öğretilerin yani tabuların erkeğe kuralsız cinsellik yaşamayı bir hak ve övünç kaynağı olarak hissettirmesi olup bayanların erkeklerde anlayamadıkları duygusuz cinsel istek bundan dolayıdır. Erkeklerde uyarı ve doyuma ulaşma daha çok penisin etrafının kavranma hissinin tatmini ve özellikle penisin baş kısmında bulanan zevk hücresi diye isimlendirilen sinir uçlarının sürtünmeye ve karşıdan gelen basınca karşı taşıdıkları hislerden oluşur. Erkekler genelde elleriyle cinsel organlarını okşayarak masturbasyon yaparlar, bunun için elleri kuru olabilir, genelde kayganlaştırıcı bazı maddeler; tükürük, krem, sabun (sabunun penis içine kaçtığında acıya yol açacağı unutulmamalıdır) kullanılır. Gene erkekler masturbasyon yaparken penislerini başka cisimlere sürerek de veya kavrama hareketini sağlayıcı bir takım boşluklara penislerini sokup çıkararak yaparlar. Veya sertleşmiş penise su tutarak da masturbasyon gibi çeşitli yöntemlerde kullanırlar. Son zamanlarda ülkemizde de satılan yapay vajina benzeri araçlarda erotik malzeme satılan dükkanlarda bulunmakta ve kulanılmaktadır. Kısaca kişiye zevk veren her şey bu amaçla kullanılabilir. Kadınlarda ise; bakire olanlar veya olmayanlar olarak değerlendirmeliyiz çünkü toplumumuzda bekaret hala önemli bir konu olarak kabul edilmektedir. Kadınlarda masturbasyon erkeklerdeki kadar fiziksel dokunma gerçekleşmeden düşünce bazında da gerçekleşebilir. Sadece göğüslerine dokunarak dahi masturbasyon yapabilirler. Fiziksel istek kasık bölgesine yayılan sıcaklık orada bir basınç hissinin duyulmasına ve klitorise dokunulmasının ihtiyacı ve vajen içinde doldurulması gerekli bir boşluk hissi ile ortaya çıkar. Vajendeki boşluk hissi daha önce cinsel ilişkiye girmemiş bayanlarda çok az veya yoktur. Cinsel ilişki yaşamış kadınlarda ise bu vücut tarafından tanınmıştır ve hissedilir. Genelde ya klitoris (bızır) elle okşanır veya iki bacak açıp kapanarak sıkıştırılır veya kadına zevk verebilecek bir şeye sürtülür. Bakire olan kadınlar genelde bu şekilde masturbasyon yaparlar. Ve bunun kızlık zarına hiç bir zararı yoktur. Daha az olarak klitoris okşanırken vajen girişine parmakla baskı uygulanabilir veya vajen girişi veya küçük dudaklar okşanabilir. Bunun da kızlık zarına hiç bir zararı yoktur. Ve bazı bayanlar kızlık zarı olmayanlar veya önemsemeyenler vajen içine parmak veya parmaklarını sokarlar veya içeriye doluluk hissi verebilecek herhangi bir şey (deodorant kutusu, salatalık, muz, kalem gibi) kullanırlar. Son zamanlarda ülkemizde de bulunan yapay penisler de veya titreşim sağlayan bazı seks oyuncakları da yaygın olarak kullanılmaktadır. Bazı bayanlar ise hem klitorise sürtünme veya baskı hem de vajen içine doluluk sağlayarak masturbasyon yaparlar. Duşta basınçlı suyun klitorise tutulması ile masturbasyon ise bayağı yaygın bir yöntemdir, bu da kızlık zarına zarar vermez. Anne ve babalara ve de herkese; cinsellik içgüdüsel bir duygu olup soyunu sürdürme, hayata ve kendinden sonraya bedeninden bir parça bırakma hissinin bir uzantısıdır. Yani frenlenemez, önlenemez ve yok edilemez. Belki baskılayabilir veya başka bir hisse veya uğraşa yönlendirebilirsiniz ama bunun sağlıksız sonuçları ve acısı daha sonra çok fazla olarak başka yerlerde ve konumlarda ortaya çıkmaktadır. Kuşumuzun, kedimizin veya köpeğimizin cinsel arzularını düşünüp dikkate aldığımız halde kendimizin, yakınlarımızın veya çocuklarımızın bu tip ihtiyaçlarını görmemezlikten gelmeye veya anlamamaya çalışmak kendimizi kandırmaktır. Özellikle cinsel yaşantıya sahip olamayan veya olamamış gençlerde bu istek frenlenemez. Bu yüzden gerekli olan masturbasyon için onları yanlış bilgilendirip korkutmayınız. Yaş ve kişinin sosyal konumu bu arzuyu yok etmez bu bir ihtiyaçtır. Bebeklerde de bazen masturbasyon benzeri davranışlar görülebilir, bu onları korkutmadan önlenebilir, anlayabilecek yaşta olanlar doğru yönlendirilip bilgilendirilmelidir. Peki çocuklarımıza nasıl davranalım? İlk önce onlara bu konularda sağlıklı bilgiler verelim, eğer siz de bilmiyor veya bu konuları konuşamıyorsanız çekinmeden destek alabileceğiniz yerlere başvurabilirsiniz veya okuyup öğrenebilecekleri bazı bilgi kaynakları sağlayabilirsiniz. En önemli olan şey yanlış bilgi vermemektir. Ufak bir kızken annesi tarafından anal (arkadan-popodan – makat-rektum ) ilişkiye girmesin diye, “arkadan ilişki kuranlar kanser olur” diye korkutulup yönlendiren bir hastamın “kabız olursam da aynı etki olur, kanser olurum, ölürüm” fikri ile yaşadığı ve hissettiklerini, bu yüzden yeme içme problemi yaşadığını, uzun süre psikiyatrik tedavi alıp halen de tam olarak iyileşemediğini ve de iyileşemeyeceğini düşünürseniz yanlış bilginin bir insanın hayatına, yaşantısına nasıl bir etki yaptığını anlarsınız. Onları kendileri ile kalabilecekleri ruhları ve bedenlerini tanıyabilecekleri mekanlarda rahat bırakalım. Odasının kapısını kilitlemesine izin verin veya kapısını çalıp onun olurunu almadan odasına girmeyiniz. Kötü bir şey yapacaksa zaten yapar, sertlikle hiçbir şey engellenmez sadece inanarak doğruyu anlatın, o da anlayacaktır. Veya banyoda gereğinden fazla kalırsa onu rahatsız etmeyiniz, orayı gerçekten kullanmaya ihtiyacınız olana kadar onu rahat bırakınız, bir insan banyoda ne yapabilir ki veya ne yapar sizce? En önemli şey ise onlar her ne kadar sizin bedeninizin bir parçası olsalar da onların da bir ruhlarının olduğunu unutmamak, onların kişiliklerine saygı duymaktır |
Yataktaki kadını anlama kılavuzu
Yataktaki kadını anlama kılavuzu 
Bir kadınla yataktayken onun hareketlerinden ya da bazı sözlerinden dolayı orada kendini rahat hissetmediği düşüncesine kapıldınız mı hiç?
Sevgilinizin sizinle yataktayken çok rahat olmadığı hissine kapılıyorsanız onun hareketlerini yorumlayarak ruh halini çözebilirsiniz.
Yüzünüze bakmıyor
Sizinle sevişiyor fakat sevişme sırasında kafasını kaldırıp yüzünüze bakmıyor. Eğilip onu öpmeye çalıştığınızda ise yüzünü kaçırdığını farkediyorsunuz. Gözlerini ise sürekli kapalı tutuyor.
Olası nedenleri: Kız arkadaşınızın utangaç bir mizacı olduğundan sevişirken gözlerinize bakmaya çakiniyor olabilir. Ya da cinsel hayatında çok fazla deneyim sahibi olmayan biridir. Onu öpmeye çalıştığınızda yüzünü çeviriyorsa bunun iki nedeni olabilir: birincisi ağzınızdan kötü kokular geliyor olabilir ikincisi ise sakalınız yüzünü tahriş ediyordur.
Yapmanız gereken: Bir dahaki sevişmenizde yüzünü iki elinizle tutup onu öpün. Eğer sizi itmeye kalkarsa o zaman durup ona bu hareketi neden yaptığını sorun. Böyle bir durumda yapılması gereken en sağlıklı şey iletişim kurmaktır.
Suratında anlamsız bir ifade var
Sevişmeye başladınız. Siz tutkulu bir şekilde onu öperken o tavana bakıyor.
Olası nedenleri: Kız arkadaşınız seksten çok hoşlanmıyor olabilir. Ya da o an başka bir pozisyonda sevişmeyi hayal ediyor ve bunu size söylemeye çekiniyor olabilir.
Yapmanız gereken: Ona onu üstünüzde hareket ederken görmek istediğinizi söyleyin. Ya da başka bir zaman birlikteyken seks fantazilerini anlatmasını isteyin. Belki bu yolla size daha çok yaklaşabilir ve seksten sizin kadar zevk almaya başlayabilir.
Hareket etmiyor
İçinde ileri-geri hareket ediyorsunuz, vücuduna öpücükler konduruyorsunuz, omuzlarını sıkıyor, kalçalarını ısırıyorsunuz fakat o adeta bir ceset gibi hareketsiz bir şekilde yatıyor.
Olası nedenleri: Seksi sevmiyor ya da daha da kötüsü sizinle seks yapmayı sevmiyor olabilir. Ya da hepsinden kötüsü sadece o şekilde durarak seks yaptığını sanıyor olabilir.
Yapmanız gereken: Böyle bir durumda ilk yapmanız gereken ona yaptığınız hareketlerden hoşlanıp hoşlanmadığını sormak. Eğer yaptıklarınızdan zevk aldığını söylüyorsa o zaman onun da benzer şeyler yapmasını istediğinizi, sizin de onun hissettiği zevki hissetmek istediğinizi söyleyebilirsiniz. Eğer bunları dile getiremeyecek kadar utangaç bir insansanız o zaman sevgilinize bir fanteziniz olduğunu, sevişirken rolleri değiştirmek istediğinizi söyleyin. O sizin gibi davranmaya başladığında sevgilinizi yönlendirebilir ve birlikte harika bir doyum yaşayabilirsiniz.
Vücudunu saklıyor
Sevişmeye başlamadan odadaki tüm ışıkları kapatıyor. Asla önünüzde soyunmuyor. Sevişirken mutlaka battaniyenin altına giriyor.
Olası nedenleri: Sevgilinizin vücuduyla barışık olmadığı aşikar. Onu çıplak gördüğünüzde ona itici gelebileceğinizden endişe duyuyor olma ihtimali çok yüksek.
Yapmanız gereken: Siz de ona sarkan göbeğinizi ya da kalın bacaklarınızı gösterebilir ve onun sizi bu halinizle de sevebildiğini söyleyebilirsiniz. Vücudunda hoşlanmadığınız noktalar olsa da ona onu her haliyle beğendiğinizi ve sevdiğinizi söyleyebilirsiniz.
Herşeyi sizden bekliyor
Onun zevk alması için elinizden geleni yapıyorsunuz fakat o sizin için aynı şeyleri yapmıyor.
Olası nedenleri: Sizin onu baştan çıkartmanız gerektiğine inanıyor olabilir. Bazı kadınlar erkeklerin uyarılması için sadece bir kadın görmelerinin yeterli olabileceğini düşünür. Eğer sizin sevgilinizde bu kadınlardan biriyse o zaman sizi uyarmak için birşey yapmasına gerek olmadığına inanır.
Yapmanız gereken: Ona oral seksten ne kadar zevk aldığınızı ve onu bunu yaparken görmeyi hayal ettiğinizi söyleyin. Ona eğer sizi arzuluyorsa bunu göstermesini istediğinizi söy
BEKARET
|
| Geleneksel anlamda bakirelik cinsel deneyimi olmamayı ifade ediyor. Bu tanım her iki cins için söz konusu olsa da toplum bekareti yalnızca kadına yönelik olarak kutsallaştırmış.
Erkeğin bekaretini kaybetmesi erkekliğe atılan bir adım olarak algılanırken, kadının bekareti ancak evlendiği erkeğe sunulacak bir hediye olarak kabul ediliyor. Bu inanış doğrultusunda çoğu toplumda evlilik öncesi cinsel ilişkiye bir sınırlama getirilmiş. Üstelik bekareti daha da kutsallaştırmak için çoğu kez bekaret hakkında konuşmamak yeğlenmiş. Dolayısıyla 21. yüzyılda bekaret hâlâ bir tabu olma özelliğini koruyor. “Annem bekaretimin benim için çok önemli olduğunu belirtirdi. Hatta bir gün bekaretimin kocama sunacağım bir hediye olduğunu, bu sebeple onu şimdilik saklamam gerektiğini söyledi.” B.T 27 yaşında Bugün birçok aile için çocuklarının cinsel yönden sağlıklı olup olmadıkları, güvenli ve sağlıklı seks yapıp yapmadıklarından daha önemli olan şey, onların bakire olup olmadığı. Bu tavır özellikle kız çocuklarının ailelerinde daha yoğun bir biçimde sergileniyor. Oysa gençler cinsellik hakkında en sağlıklı bilgilere ancak aileleriyle konuşarak ulaşabilir. Ancak çok geniş bir kesimin mesajı her zaman “Bakire kal!” şeklinde olduğu için, bu iletişim ya hiç başlamaz ya da bu kesin mesajla sona erer. Geleneksel yapının bakirelik hakkındaki bu kesin yargısına karşılık popüler kültür, özellikle de medya kadının cinsel yönden aktif olduğuna ilişkin bir tavır sergiliyor. Gerek şarkı sözlerinde, gerek basındaki fotoğraflarda, gerekse TV’de yer alan popüler isimlerin yer alış biçiminde cinsel figürler ön planda. Bu sebeple cinsellik ekranın arkasındakiler için giderek daha fazla bir baskı oluşturuyor. Bekaretin toplum tarafından tabu haline getirilmesi, özellikle cinselliğini henüz yeni keşfedenlerde fiziksel ve ruhsal birtakım sorunların çıkmasına sebep oluyor. Kadınların en büyük kabusu olan “gerdek gecesi sendromu”, yine bekaretin bu kadar kutsal olduğuna dair bir şartlanmadan ileri geliyor. Hatta kimi kadınlarda bu sendrom giderek daha büyük bir sorun olup, frijitliğe kadar varabiliyor. “Bana ailemdeki en yakın kişi olan annem, bekaretin çok önemli olduğunu ve ilk ilişkimi evlendiğim gün kocamla yaşayacağımı söylerdi. Giderek gerdek gecesi benim için çok büyük bir kabus oldu. Evlendiğim gün ise kocamla cinsel ilişkiye girmekten çok korkuyordum. Bu sebeple çok ağrılı bir cinsel birliktelik yaşadım. İlk geceden sonra kendimi kirlenmiş hissettim ve bir daha ilişkiye girmek istemedim. Ancak uzun süren bir tedaviden sonra eşimle birlikte olabildim.” S.F. 37 yaşında Türkiye ve gelişmekte olan ülkelerde bekaret sebebiyle işlenen cinayetlerin sayısı hiç de azımsanmayacak ölçüde. Özellikle doğuda bakire olmadığı için kızını, kardeşini ya da akrabasını öldüren, öldürmeye teşebbüs eden birçok kişi var. Üstelik bu cinayetler töreler tarafından da onaylanmakta ve toplum tarafından meşru görülmekte. Bakirelik hakkındaki bu görüşler kadının ister istemez bekarete karşı çekimser bir tavır sergilemesini beraberinde getiriyor. Sevgilisiyle cinsel yönden her türlü şeyi yaşamasına karşın sadece bu şartlanmadan dolayı kızlığını koruyan kadınların sayısı azımsanacak gibi değil. Kızlığını kaybetmek istemeyen kadınların korkulu rüyalarından biri de, bir sonraki ilişkilerinde beraber oldukları erkeğin bakire olmadıkları için kendilerinden ayrılabilecekleri ya da birlikte olmak istemeyeceklerini düşünmeleri. Aslında bu düşünce pek de yanlış sayılmaz. Çünkü birçok erkek birlikte olduğu kadının bakire olup olmadığını çok fazla önemsiyor. Erkeklerin, toplumun, ailenin ve törelerin bakış açısı ne olursa olsun bedenimizden ve davranışlarımızdan yalnızca kendimiz sorumluyuz. Bu yüzden kendimiz için en doğru kararı verip, cinsel ilişkiye girmek ya da girmemek özgürlüğüne sahip olmalıyız. Birlikte olmaya ve bu birlikteliği kiminle yaşayacağımıza karar vermek, bu konuyu başkalarıyla konuşmak, kişisel bir doğum kontrol yöntemi uygulamak çoğu zaman bedenimize ve geleceğimize sahip çıkmanın aşamalarından biri. Bu sebeple sağlıklı birliktelikler kurmak ve kendimizle barışık olmak için, tercihlerimizi toplumsal törelerin, tabuların ve değer yargılarının esiri olmaksızın özgür irademizi kullanarak yaşamalıyız |
Seks tarzınız ne?
Yatakda Dikkat Edilecekler
Yatakta bunlara dikkat! 
Beraber olduğunuz kadınla sevişiyorsunuz. Herşey çok güzel giderken partneriniz birdenbire geri çekildi. Ateşli bir sevişmenin ortasında partnerinizin bu şekilde davranmasının nedeni siz olabilir misiniz acaba?
Bu yazımızda yatakta kadınların hoşlanmadığı birtakım noktalara değineceğiz.
Onu öpün
İster inanın ister inanmayın birçok erkek sevişirken beraber olduğu kadını öpmez. Bunun nedeni sevişirken alınan pozisyonlar yüzünden kadının dudaklarına ulaşamaması olabilir. Fakat nasıl bir pozisyonda olursanız onun özellikle de ilişki halideyken partnerinizi öpmeyi unutmayın.
O hazır değilken vücudunu ısırmayın
Birçok kadın partnerinin yatakta hafif agresif davranmasını arzular. Fakat beraber olduğunuz kadın tam manasıyla kendini sevişmenin ritmine kaptırmadan onun tenine sert dokunuşlarda bulunmaktan ya da vücudunu ısırmaktan kaçının. Göğüslerini, omuzlarını ya da vücudunun herhangi bir bölümünü ısırmadan önce onun tam manasıyla uyarılmış olmasına dikkat edin.
Tüm vücuduna özen gösterin
Onunla sevişirken cinsel organı ile göğüslerine odaklanmanız harika fakat sevgilinizin vücudunun farklı bölgeleriyle de ilgilenmeniz onun hoşuna gidecektir. Dizlerini öpün, sırtına öpücükler kondurun ve bir süre tüm vücuduyla ilgilenin. Bu onun daha çok heyecan duymasına yol açacak ve sevişmeden daha büyük bir keyif alacaktır.
Ağırlığınızı onun üzerinden alın
Sevişmenin en yoğun anında kendinizi kız arkadaşınızın üzerinde bulabilirsiniz. Bu noktada dikkat etmeniz gereken şey ağırlığınızı ona vermemeniz.
Boşalma zamanını iyi ayarlayın
Erken boşalırsanız sevgiliniz doyuma ulaşmadan sevişmeye nokta koymuş olursunuz. Çok geç boşalmakla da kız arkadaşınızı yorabilirsiniz. Dolayısıyla boşalma zamanlamasını iyi ayarlamaya bakın. Eğer kendinizi erken boşalacak gibi hissediyorsanız o zaman ön sevişmeye daha çok vakit ayırın. Geç boşalacağınızı hissettiniz ve sadece ellerinizi kullanarak doyuma ulaşabilecek gibisiniz. Bu durumda önce kız arkadaşınızın orgazma ulaşmasını sağladıktan sonra onun ellerini kullanarak sizi zirveye taşımasına izin verin.
Ne zaman boşalacağınızı ona söyleyin
İlişki sırasında hangi pozisyonda olursanız olun boşalacağınızı hissettiğiniz vakit kız arkadaşınıza zamanın geldiğini haber verin.
Sessiz kalmayın
Sevişirken birlikte olduğunuz kadının yaptıklarınızdan zevk aldığını onun çıkardığı seslerden anlarsınız. Aynı şey onun için de geçerli. O da sizin sevişmekten zevk aldığınızı anlamak ister. O yüzden ‘bu harika’ ya da ‘devam et’ gibi cümleleri duyduğu zaman kendini daha rahat hissedecek ve sizin de zevk aldığınızdan emin olacaktır
Kadınların İlk 10 Fantezisi
Erkek mi kadın mı daha çok fantezi kurar? Cevabını henüz net bilmiyoruz ancak bildiğimiz şey şu ki kadınların fantezi dünyası en az erkeklerin ki kadar zengin!
1. Hayallerimdeki yabancı
Pek çok kadın, gizemli bir yabancıyla karşılaşmanın, tutkulu bir aşk yaşamanın hayalini kuruyor.
2. Paylaşılamama
Pek çok kadın kendisine birden fazla erkeğin aşık olmasını hayal eder. Bu erkekler bir türlü onu paylaşamaz ve delicesine rekabet yaşanır.
3. Patron benim
Kadınlar bir erkeğin kendisine yalvardığını ve ona hükmettiğini hayal eder. Bu tür fanteziler genellikle malsefe gerçekte böyle olmayan kadınların hayalidir.
4. Prenses olmak
Bir prenses kadar naif, korunmaya açık ve aşık olunası olmak çoğu kadının hayalidir. Doyasıya ilgi, koruma ve isteklerin sonsuz şekilde yerine getirilmesini kim istemez ki! Sabırla beyaz atlı prensi beklemek bu sebepten olsa gerek.
5. Patron sensin
Bazı kadınlar günlük yaşamda veya yatakta neyi nasıl yapmaları gerektiğini söyleyen bir erkek hayal eder. Biraz mazoşist bir tutum olsa da, yönetimi erkeğe vermeye gönüllü kadınlar var
Yatakta Unutulmaz Olun
Sahip olduğu en iyi sevgili nasıl olursunuz? Bu konuda usta olmak için yapabileceğiniz birkaç şey var – biraz gizem, bir tutam kendine güven, iyi sohbet, birkaç hareket ve izinizi bırakmak için doğru yolda koşuyorsunuz.
İnleme alanları
Bir kadını kızıştırmak için dokunmanız gereken noktaları biliyor olabilirsiniz ama gerçekten doğru bir noktaya dokunduğunuzda kadın bunu belli eder. Dokunmayla ısınan noktaları vardır her kadının ve bunlara dikkat ederek puan kazanabilirsiniz. Zamanınızı iyi kullanın, gerektiğinde şefkatli olun ve inlemesini sağlayan noktalarını aklınızda tutun. Bunlar hepsi izinizi bırakmanızı sağlamak için bir adım. Bardan yatağa geçmek için AskMen rehberinden size birkaç ipucu.
Araştırmanız gereken birkaç bölge:
* Gözkapağından şakaklara uzanan bölge: Nazikçe ve hafifçe bu alanı öpün ve yolunuzu onun yüzüne doğru yapın.
* Kulaktan boyuna ve boyundan omuzlara: Evet kadınlar boyunlarının öpülmesinden çok hoşlanır.
* Göbeğinden “V” alanına: Arkasından belini sıkıca tutun, boynunu öperken elinizi kaburgalarından kasık kemiğine doğru olan bölgede gezdirin.
* Kalçadan kalçaya gidin,
* Bütün kadınların ayakları ve diz arkaları ısınma noktaları olarak bilinir.



