ANNELER GUNU

24 Ocak 2012 Yazan  
Kategori Genel

ANNELER GUNU
Bugün alışageldiğimiz “anneler günü” anlamında olmasa da anneler için yapılan kutlamalar Sümerlere dek dayandırılabilir. Matriyarkal (anaerkil) düzenin hüküm sürdüğü tarihin ilkçağlarından bu yana İştar, Kybele, Rhea ve daha bir çok yerel ve dönemsel isimlerle analık, doğurganlık niteliğiyle ön plana çıkmış ve doğanın uyandığı, yeniden doğduğu bahar mevsimi ile özdeşleşmiştir. Patriyarkal düzenin yerleşmeye başlaması zaman zaman kutlamaların içeriğinin ve şeklinin değişmesine ve hatta bazı dönemlerde gizli olarak yapılmasına sebep olmuşsa da kesintiye uğratamamış; her bahar coşkulu kutlamalar ve sunularla bir gelenek halini alarak binlerce yıl kesintisiz olarak sürmüştür.

Daha yakın tarihlere uzanacak olursak, günümüzden birkaç yüzyıl önce 1600′lü yıllarda İngilizler arasında “mothering sunday” adı ile, lent döneminin 4. Pazar günü kutlamalar yapılmaya başlandı. İçinde bulundukları dönemde zor koşullar altında yaşayan ve çoğu zaman çalıştıkları yerlerde barınan İngilizler bu özel günde izinli sayılırlar ve tüm günlerini evlerinde anneleri ile geçirirlerdi. Hatta biraz da hristiyan aleminin yortu geleneğinin etkisiyle olsa gerek “mothering cake” adını verdikleri bir tür pasta götürme adeti yerleşmişti.

Hristiyanlığın Avrupa’da yaygınlaşmasından sonra bu kutlama, onlara hayat veren ve kötülüklerden koruyan ruhani bir güç sayılan “Anneler Kilisesi” ni onurlandırmak amacıyla değişti. Zamanla kilise festivali Anneler pazarı kutlamaları ile birleşerek, beraber kutlanmaya başlandı.

Anneler günüyle ilgili ilk resmi kutlama önerisi, Amerika’da 1872 yılında Julia Ward Howe tarafından barışa adanan bir gün olarak tasarlandı. İlk defa Boston’da bir yürüyüş düzenlenerek kutlandı.1907 yılında Philadelphia’da Ana Jarvis, annesinin ölüm yıldönümü olan Mayıs ayının ikinci pazarının Anneler Günü olarak kutlanması için bir kampanya başlattı. Bir sene sonra Philadelphia’da kutlanan Anneler Günü Ana Jarvis’in izleyenleri tarafından bakanlara, işadamlarına ve politikacılara ulaştırılarak ulusal olarak kutlanmaya başlandı.

1911 yılına gelindiğinde hemen hemen her ülkede kutlanmaya başlanmıştı. 1914 yılında ABD başkanı Wilson tarafından resmi bir açıklamayla Mayıs ayının ikinci pazarı Anneler Günü olarak duyuruldu.

Böylece Mezopotamya ve Anadolu uygarlıklarının binlerce yıl önce başlattığı gelenek 20. yüzyılın başından itibaren dünya çapında kabul görmüş oldu.

Tüm annelerin anneler günü kutlu olsun…

ANNELER GUNU

24 Ocak 2012 Yazan  
Kategori Genel

ANNELER GUNU

Askerlik arkadaşım Dan ile onun metalik mavi arabasına portatif soğutucumuzu, eski kotlardan keserek yaptığımız şortlarımızı ve tişörtlerimizi koyup, Fort McCellan askeri üssünün ana kapısından geçişimizden bu yana tam 26 yıl geçti. Elimizde hafta sonu izin belgelerimiz ve ordudan aldığımız asker harçlıklarımızla Florida’ya doğru yola koyulduk. Sahilde hoşça vakit geçirmeye karar vermiştik. Yediğimiz berbat karavanaları ve Alabama’nın korkunç sivrisineklerini ancak bu şekilde unutabilecektik.

Aylardan mayıstı ve hava çok güzeldi. Arabanın üstünü ve müziği sonuna kadar açtık. Birmingham’a varınca mola verip Anneler Günü’nü kutlamak için annelerimize telefon etmek istedik.

Annem alışverişten yeni dönmüştü. Sesinden bu özel günü ailemle geçiremeyeceğim için mutsuz olduğunu anladım. “İyi yolculuklar, dikkatli olun. Seni çok özleyeceğiz” dedi.

Arabaya döndüğümde, Dan’in yüzündeki ifadeden onun da benim gibi suçluluk duygusu içinde olduğunu anladım. Oturduk, düşündük ve annelerimize çiçek göndermeye karar verdik.

Birmingham’ın güneyinde bir otoparka arabamızı park ettikten sonra en yakın çiçekçiye gittik. Göndereceğimiz çiçeklere birer not yazıp, hafta sonunu annemiz yerine, sahilde geçireceğimiz için kapıldığımız suçluluk duygusunu hafifletmeye çalıştık.

Çiçekçi küçük bir erkek çocuğunun belli ki annesine çiçek seçmesinde yardımcı oluyordu. Bir kenarda çiçeklere eklenecek notlarımızı yazarak bekledik. Denize ve kızlara biran önce kavuşmak için sabırsızlanıyorduk.

“Annemin bu çiçekleri çok seveceğinden eminim” dedi, küçük çocuk “Annem karanfilleri çok severdi.”

“Mezarlığa gitmeden önce” diye sözlerini sürdürdü, “bahçemizden kopardığım çiçekleri de ekleyeceğim.”

Dan’e baktım. Küçük çocuğun elinde çiçeklerle gururla dükkandan çıkmasını ve babasının arabasına binmesini izledik birlikte.

Çiçekçi “Siz nasıl bir şey istiyorsunuz?” diye sordu.. Küçük çocuk onu da çok duygulandırmıştı. Sesi titriyordu..

“Sanırım istemiyoruz” dedi Dan. Yazdığımız notları çöp kutusuna attık ve dükkandan çıkıp arabaya bindik.

Dan “Pazar akşamı saat beşte alırım seni” dedi ve beni annemin evine bıraktı.

Arabadan tatil çantamı çıkarmaya çalışırken, “Tamam” dedim.

Florida’ya başka bir sefer gidebilirdik…
Niki Sepsas    (Tavuk Suyuna Çorba’dan)

 

Fırında Mantarlı Et

22 Kasım 2011 Yazan  
Kategori Genel

Malzemeler

  • 1 adet temizlenmiş ördek
  • Yarım kilo kültür mantarı(ya da beğendiğiniz bir mantar çeşidi)
  • 1 adet soğan
  • 3 diş sarımsak
  • 1 adet çarliston biber
  • bir tutam tuz
  • bir tutam karabiber

Hazırlanışı
Önce ördeğin içine konulacak malzemeleri bir kapta hazırlıyoruz. İri iri doğranmış mantar, soğan daha sonra sarımsakları doğramadan direk koyuyoruz çarliston biberi de iri iri doğradıktan sonra biraz tuz ve karabiberi ekliyoruz. Bunları harmanladıktan sonra suda iyice yıkadığımız temizlenmiş ördeğin içine koyuyoruz. Koyduğumuz malzemeler dökülmesin diye kürdanla bir güzel kapatıyoruz. 200 derece fırında 1 saat 20 dakika pişiriyoruz. İsteyenler olabilir ördeğim nar gibi kızarsın diyorsanız ya mayonez ya da biraz yağ salça karışımını sürebilirsiniz. Ördek almak biraz zahmetli diyorsanız bu tarifi tavuk içinde deneyebilirsiniz. Bir de ben korede yaşadığımdan içine ginseng bitkisi de koyuyorum harika oluyor. ginseng bitkisini alabilecek olanlar varsa tavsiye ederim ördek ve tavuk yemeklerine çok yakışıyor. Afiyet olsun…

Bebek Çocuk Odası Kapı Süsü-Tablo)

14 Ekim 2011 Yazan  
Kategori Genel

 

 

ORTALIĞI KARIŞTIRAN TWİTTER MESAJI

09 Ekim 2011 Yazan  
Kategori Genel

ORTALIĞI KARIŞTIRAN TWİTTER MESAJI

Bir twitter kullanıcısı, Defne Samyeli’yi Sadettin Saran ile feribotta görüp sayfasında yazdı. Birlikte görüldüklerini doğrulayan Samyeli ve Saran, aşk iddiasını ise yalanladı.

Sosyal paylaşım sitesi twitter’da bir kullanıcı, ünlü sunucu Defne Samyeli’ni işadamı Saadettin Saran ile birlikte gördüğünü yazdı.

İşte o mesaj:

“Sadettin Saran ile Defne Samyeli birlikte Bursa’ya gidiyor. Hafta sonu kaçamağı. Yeni bomba bir Aşk:) Hülya bu duruma ne der? Defne’nin annesi de yanında. Sadettin’in kızı da var. Aile saadeti:) Feribotla Yalova’ya geçtiler..”

Bu mesaj bir anda magazin dünyasında bomba gibi düştü. Aşk iddiasına Defne Samyeli “Bu gibi konuları konuşmayı yanlış buluyorum. İnsanlara artık inanamıyorum. Yani böyle konularda görüş bildirmeyi bile gereksiz buluyorum. Ben böyle konuşmam da. Çünkü konuştuğunuz takdirde nasıl malzeme olunduğunu da biliyorum. Bunu konuşmayı yanlış buluyorum” dedi. Saran ise uçankuş.com’a yaptığı açıklamada “Olacak şey değil feribotta karşılaştık hepsi bu, daha fazla bir şey söylemeye bile gerek yok” dedi.

Ateşli Dul

13 Eylül 2011 Yazan  
Kategori Genel

Merhabalar uzun süredir hikaye yazmıyodum başımdan geçen geçenlerde yaşadığım bir hikayeyi anlatiyim size. İşte çalışıyodum öğle saati cep

   telefonum çalmaya başladı.Arayan Gizem’di.Gizem kocasından yeni ayrılmış balık etinde beyaz tenli kumral çok ateşliydi daha önce ilişkimiz olmadı ama ona kötü gözle bakmazdım.Açtım telefonumu şu an çok yalnızım gelebilirmisin dedi bana bende izin almam gerek biraz sonra seni ararım dedim.Bi

   bahane bulup izin aldım aradım geliyorum dedim tarif etti evini bana ilk defa evine gidiyodum. Gittim apartmanda oturuyodu kapıyı çaldım

   dış kapıyı açtı bana ben çıkmaya başladım dairesine.Kapı açıktı tıkladım gel dedi. Karşıma çıktı vücuna yapışmış geceliği vardı üstünde meme uçları belli oluyordu ben görünce durumu penisim kalkmaya başladı onu hiç bu halde görmemiştim bende 2 ay kadar sex yapmadığım için kalbim hızlı çarpmaya başladı.Oturduk karşılıklı konuşuyoduk bana kocamdan ayrıldığımdan beri sex yapmadım çok azdım dedi bende seni böyle görünce bende çok yapmak istiyorum dedim.Geldi yanıma oturdu öpüşmeye başladık çok ateşli öpüyodu bi elinle penisimi okşuyordu benimki taş

   gibi sert oldu geceliğinin indirdim göğüslerini yalamaya başladım bi yandan elimle sıkıyodum .Yatak odasına gittik üzerimizdeki her şeyi çıkardık çıplaktık.Beni yatağa itti penisimi yalamaya başladı o kadar ateşli yalıyoduki zor dayanıyodum boşalmamak için ama dayanamadım boşaldım.Ne kadar kısa sürede boşaldın .

   dedi bende 2 ay sex yapmadım bide çok iyi yalıyosun dayanamadım dedim ama bu sefer beni kısa sürede boşaltamassın dedim o yine boşaltırım dedi tamam başlayalım dedim.Yine yattım bacak bileklerimden yukarıya doğru yalamaya başladı baldırımdan penisime geldi yalamaya başladı bi

   yandan masturbasyon yapıyodu sonra dön dedi bana yüzüstü yattım sırtımı yalamaya başladı çok zevk veriyordu dilini çok iyi kullanıyodu.Ben kalktım onu yatırdım yatağa.Vajinasını yalamaya başladım yerinde duramıyodu elimle yukarı aşağa bi yandan masturbasyon yapıyodum yalarken göğüslerinide sıkıyodum.Yaladıktan sonra penisimi vajinasının üstünde biraz dolaştırdım yavaş yavaş sokmaya başladım biraz hızlanmaya başladım sokarken bi yandan bana göğüslerimi yala diyodu bende yalıyodum .

   uçlarını hafif ısırıyodum pozisyon değişelim dedim köpek durunda bu sefer sokmaya başladım hızlı sokup çıkatıyodum penisimi bi yandan dolgun kalçalarına

   vuruyodum kalçaları sallanıyodu.Dayanamdım ve sırtına boşaldım. Yaklaşık 20 dk. Sürdü sex çok güzeldi .Bu kadar iyi yapacağını tahmin edemezdim .O gün akşama kadar kaldım arada bi kaç defa sex yaptık seviştik çok güzel gün yaşattı bana.

Olgun Bayanla

30 Haziran 2011 Yazan  
Kategori Genel

Selam ben Aydın’dan Berke. Apartmanda 45-50 yaşlarında biri vardı ve bizim alt katta otururdu.
 
Bir gün kömürlükte odunları yerleştiriyordu ve bende ona yardım ediyordum. Üzerine bir pijama giymiş ve o kocaman götünü tamamen dışarı çıkarmıştı. Ben her odun çuvalını yanına getirdiğimde çaktırmadan götüne bakmaya başladım hava oldukça sıcaktı ve benim ufaklık yavaş yavaş kalkmaya başlamıştı.

Bir ara tam karşıma çömeldi offf oda neydi pijamasının tam arası yırtılmış ve çiçekli donu gözüküyordu o anda inanılmaz heyecanlandım. Odunu verirken sürekli oraya bakıyordum bir anda beni fark etti. Nereye bakıyorsun sen dedi bende bir şey diyemedim. Aaa yırtılmış buda dedi ve hemen ayağa kalktı. Ben üzerimi değiştireyim dedi ve eve gitti. Ben kendime çok kızdım neyse yanıma geldiğinde bir eşofman altı giymişti.

Bana neden daha önce demedin yırtık olduğunu dedi bende görmedim dedim. Bana seni yaramaz ne görmemesi sürekli oraya bakıyordun dedi. Bende kusura bakma dedim. Ama aklım hala çiçekli donunda idi yarım saat kadar sonra iş bitmişti. Bana evde sobanın yeri değişecek onu da yapalım bu işte bitsin dedi bende peki dedim. Eve çıktık ben o merdivenden çıkarken sürekli götüne bakıyordum. Neyse evde soba balkonda olduğu için beraber içeri alacaktık. Bir ucundan o tuttu bir ucundan da ben içeri aldık.

Yanıma geldi boruları takalım dedi boruları tutarken bende ona sandalyeyi tutarak yardım ediyordum ama sürekli götüne bakıyordum. Birden döndü ve bana “Bak sen çok yaramaz olmuşsun” dedi. Kıpkırmızı olmuştum. Utancımdan özür dilerim dedim. Bana senin hiç arkadaşın yokmu dedi bende yok dedim. Bana baktı ve güldü. Sanırım başın dertte dedi ve sandalyeden indi. Öyle korktum ki şimdi bana kızacak diye ama bana şimdi seni iyice bir yıkayacağım dedi inanılmaz şaşırdım. Yok ben evde duş alırım dedim ama o bana hayır burada yıkarım ben seni dedi ve banyoya gittik. Ben ısrar ediyordum evde yıkanırım diye ama o beni soymaya başlamıştı bile acayip utanıyor ama bir o kadarda neler olacak diye inanılmaz heyecanlanıyordum.

Ben donla kalmıştım. Bana çıkarsana onu da dedi ama ben çıkarmam dedim. Tam bu sırada eşofmanını çıkardı ve hep merak ettiğim çiçekli donu ile karşımda idi üzerindeki tişörtü de çıkardı ve sutyeni ile kalakaldı. Bana küvete gir dedi. Duşu açtı beni yıkamaya başladı ben küvetin kenarına oturmuş ona arkamı dönmüştüm sırtımı falan yıkamak için bana her dokunmasında benim ufaklık daha da şahlanmaya başladı. Memeleri sırtıma ve omzuma değiyordu. Bana ayağa kalk dedi ben kalktım bacaklarımı yıkar yıkamaz dönmemi söyledi ben dönemedim.

Bir anda beni çevirdi ve beni donun altında kalmış olan aletle karşı karşıya kaldı inanılmaz utandım. Bak yaramaza hemen de ayaklanmış dedi. Sonra bacaklarımı yıkamaya başladı. Bana sen çıkarmıyon ama ben çıkarayım dedi ve donumu indirdi. Aleti eline aldı güzelce yıkadı. Yüzüne baktım hiç tepki vermiyordu. Bende bu arada bacaklarına ve göğüslerine bakmaktan kendimi alamıyordum. Hafif tombul bembeyaz göğüsleri sutyenden fırlayacak gibi duruyordu. Bana sende beni kesele dedi ve küvete girdi kenarına oturdu bende şimdi arkasında sırtını yıkıyordum. Sutyeni açtı. Memeler ortadaydı her an patlaya bilirdim inanılmaz tahrik olmuştum. Sanki kalbim aletimde atıyordu. Bana belini de yıkamamı söyledi ben belini yıkarken sikim boynuna değiyordu.
Birden baktım bir eli ile musluğu tutarken bir eli ilede amını okşuyordu. O anda onunda zevk aldığını anlayarak yıkama bahanesi ile daha sık sikimi ona değdirmeye başladım. Birden bana sende çok acemisin dedi. Şok olmuştum. Hiç bir şey diyemedim hemen döndü ve benim aleti bir anda ağzına alıverdi ve deli gibi somurmaya başladı. Bir kaç dakika olmadan ben patlayıverdim ve döllerimin hepsini güzelce yaladı yuttu. Sonra ayağa kalktı ve donunu indirdi. Hafif kırlaşmış kılları ile amı tam karşımdaydı bana şimdi sen yala bakalım dedi. Küvetin içine çekti beni ve oturttu amını ağzıma verdi. Vajinasını yalıyordum çok güzeldi ben yaladıkça o başımı kendisine doğru çekiyordu. Yaklaşık 5-10 dakika sonra kasılmaya başladı ve ağzıma sularını akıttı. Sonra bana gel benle dedi ve resmen sürükleyerek yatak odasına götürdü. Beni yatağa attı benimkini ağzına alıp gene somurmaya başladı benimki şahlanmaya başladı hemen ve fırsat kaybetmeden hemen üzerime çıktı. Eliyle sikimi amına ayarlayarak üzerime oturdu. Başladı üzerimde zıplamaya inanılmaz zevk alıyordum. Ben boşalmadan kasılmaya başladı ve üzerime yığıldı. Ama ben boşalmamıştım. Hemen üzerimden ittim ve sırt üstü yatağa yatırdım bacak arasına girdim ve başladım pompalamaya. Kesik kesik inlerken sok sokkkk diyordu. Bende boş bulduğum her yerini öpüyordum. Birden içine patladım. Beni bacakları ile sıkıca kavradı dakikalarca bırakmadı çok güzeldi.

Erkekler neden göğüs sever

17 Mayıs 2011 Yazan  
Kategori Genel

Erkekler neden göğüs sever
 

Erkekler neden göğüsleri severler? Hiç merak ettiniz mi? Ve kendi aralarında konuşurken, göğüsler hakkında neler söylerler?

Hemen hemen her kadın göğüsleri ile ilgili endişeler taşır. Bazen iki göğsünün boyutu ya da şekli birbirinden azıcık da olsa farklıdır, bazen “göğüslerim küçük” endişesi ile yaşar, bazen de tersine, “büyük olmasından rahatsızlık duyar”. Sonuçta göğüslerinden mutlu kadın azdır.

Peki ama erkekler ne düşünüyor? Erkeklerin göğüsleri sevdiğini genel olarak biliyoruz ama nasıl ve neden? Merak ettiniz mi? Bu konuda yapılmış araştırmaları inceledim ve sizin için toparladım. İşte erkekler neden göğüsleri seviyor;

Göğüsler Doğurganlığın ve Dişiliğin Sembolüdür

Aklınıza gelse de, gelmese de, hoşunuza gitse de, gitmese de, insanoğlunun bilinçaltında bir yerlerde üreme içgüdüsü yatıyor. Soyunu sürdürme içgüdüsü bundan yüzyıllar önce de vardı. Bugün evliliklerin gitgide azalmasına karşın, hala insanlar bir çocuk sahibi olmaktan heyecan duyuyor.

Yüzyıllar önce, nesli sürdüren bebeğin beslenmesi için çok önemli olan sütü sağlayan göğüsler, bugün emziren anne sayısı azalmasına karşın hala “bebeği besleme” fonksiyonu ile anılıyor. Yani ilkel içgüdüler bugünün modern erkeğini hala etkiliyor. Bu nedenle de Pamela Anderson göğüsleri erkeklere cazip gelebiliyor.

Charles Darwin”in evrim teorisine göre zamanı geldiğinde, bilinçaltımızdaki içgüdülerle “sağlıklı ve soyumuzu sürdürmeye uygun” eş seçiyoruz. Buna göre erkekler geniş kalçalı (çünkü doğurmaya müsait) ve büyük göğüslü (çünkü doğurduğunu besleyebiliyor) kadınlar seçiyor.

Göğüsler, Cinsel İlişkide Anahtar Role Sahiptir

Kadın göğsü, kadınların cinsel heyecana ulaşmasında anahtar rollerden birisine sahiptir. Tabi erkekleri de ..

Kadınların farklılık taşıdıkları 2.bölgedir ve bu nedenle de erkekleri, görsel olarak uyarırlar, erkeklerin farkında oldukları ya da olamadıkları tutkulu bakışlarının da hedefi olurlar.

Erkekler Göğüsleri Rahatlatıcı Bulur

Günlük hayatın zorlukları içinde, göğüsler yumuşak ve belki bebekliğimizi hatırlatan yumuşaklığı ve şekliyle, erkekleri rahatlatır. Uzmanlar, göğüslerin aynı zamanda erkeklere annelerinin, onları her şeyden koruduğu günleri hatırlattığını düşünüyorlar.

Büyüklük Önemli mi?

Gelelim en önemli KADIN sorusuna.. Göğsün büyüklüğü önemli mi? Kadınların çoğu küçük göğüslü olma endişesi yaşar. Hatta normal göğüslü olanlar da. Ancak göğüs büyüklüğü de, “zevkler ve renkler tartışılmaz” meselesidir. Yani bazı erkek büyük göğüs sever, bazısı ise küçük göğüs. Zaten çift olma aşamasında erkek olayın bu boyutunu da ölçüp, biçmiştir kafasında hiç merak etmeyin. Bu nedenle de göğsüm küçük-büyük endişesini bırakın. Hayatınızı endişesiz yaşayın

Kıyamet günün zamanı

03 Mayıs 2011 Yazan  
Kategori Genel

Kıyamet günün zamanı

Ve: “Eğer gerçekçiyseniz bu vaad ne zaman olacak?” diyorlar.

De ki: “Size vaad edilen öyle bir gündür ki, ondan ne bir an geri kalabilirsiniz, ne de ileri geçebilirsiniz.” (SEBE/29-30)

Yaklaşan yaklaştı. Onu Allah’tan başka açığa çıkaracak yoktur. (NECM/57-58)

(Onlar): “Doğru iseniz bu tehdit ne zaman olacak?” diyorlar

De ki: “(O’na ait) bilgi, Allah’ın yanındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.” (MÜLK/25-26)

Sana o kıyameti soruyorlar, ne zaman kopacak diye.

Sen nerde, onu anlatmak nerde?

Onun son ilmi Rabbine aittir. (NAZİ’AT/42-44)

İnsanlar sana kıyamet saaatini soruyorlar. De ki: “Onun ilmi ancak Allah’ın nezdindedir. Ne bilirsin belki kıyamet yakında olur.” (AHZAB/63)

Göklerin, yerin ve her ikisi arasındakilerin hükümranlığı kendisine ait olan Allah’ın şanı yücedir. Kıyâmet saatinin bilgisi de yalnız onun yanındadır. Siz sadece O’na döndürüleceksiniz. (ZUHRUF/85)

Sana, ne zaman kopacak diye kıyamet vaktini soruyorlar. De ki; onun bilgisi yalnızca Rabbimin katındadır. Onu tam vaktinde koparacak olan O’ndan başkası değildir. Onun ağırlığına göklerde ve yerde dayanacak bir kimse yoktur. O size ansızın gelecektir. Sanki sen onu çok iyi biliyormuşsun gibi sana soruyorlar. De ki, onun bilgisi Allah katındadır. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler. (A’RAF/187)

Şüphesiz ki, kıyamet saatinin bilgisi Allah yanındadır. Yağmuru O yağdırır, rahimlerde ne varsa (erkek veya dişi oluşunu, renk ve özelliklerini) O bilir. Hiçbir kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiçbir kimse hangi yerde öleceğini de bilemez. Şüphesiz ki Allah her şeyi hakkıyla bilir, her şeyden haberdardır. (LOKMAN/34)

Kuşkusuz o hüküm günü kararlaştırılmış bir vakit olmuştur. (NEBE/17)

Göklerin ve yerin gaybını bilmek Allah’a aittir. Kıyametin kopuşu yalnız bir göz kırpması veya daha az bir zamandan başkası değildir. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir. (NAHL/77)

-

Kıyamet günü kesin bir gerçektir

Göğü, kitab dürer gibi dürdüğümüz zaman, yaratmaya ilk başladığımız gibi, katımızdan verilmiş bir söz olarak onu tekrar var edeceğiz. Doğrusu biz bunları yaparız. (ENBİYA/104)

(Ey Muhammed!) De ki: “Allah sizi diriltir. Sonra sizi o öldürür, sonra da geleceğinde şüphe olmayan kıyamet gününde (diriltip) bir araya toplar. Fakat insanların çoğu bilmezler. (CASİYE/26)

Olacak vak’a olduğu zaman

Onun oluşunu yalanlayacak kimse yoktur. (VAKİ’A/1-2)

Herhalde size vaad olunan kesinlikle olacaktır. (MÜRSELAT/7)

-

Kıyamet saatinden kaçış yoktur

Günahkârlar ateşi görmüşler de artık ona düşeceklerini anlamışlardır. Fakat ondan kaçıp sığınacak bir yer bulamazlar. (KEHF/53)

-

Yaklaşarak gelmektedir

Bu kitabı ve ölçüyü hakla indiren Allah’tır. Ne bilirsin, belki de kıyamet saati yakındır! (ŞURA/17)

İnsanların hesab (görme) zamanı yaklaştı. Onlar ise hâlâ gaflet içinde, yan çizip aldırmıyorlar. (ENBİYA/1)

Yaklaşan yaklaştı. (NECM/57)

-

Apansız gelecektir

Onlar sadece bir tek çığlığa bakıyorlar, bir çığlık ki, onlar çekişip dururken kendilerini yakalayıverir.

O zaman bir vasiyette bile bulunamazlar. Ailelerine de dönemezler. (YASİN/49-50)

Doğrusu bu azap onlara ansızın gelecek de kendilerini şaşırtacaktır. Artık ne geri çevrilmesine güçleri yetecek, ne de kendilerine mühlet verilecektir. (ENBİYA/40)

Artık onlar, kıyamet saatinin kendilerine ansızın gelivermesine mi bakıyorlar? Şüphesiz onun alametleri gelmiştir. Artık kıyamet kendilerine gelip çatınca anlamaları neye yarar? (MUHAMMED/18)

Onlar kendileri farkına varmadan ansızın kıyâmetin başlarına gelmesini mi bekliyorlar? (ZUHRUF/66)

-

Tek bir çığılıktan ibarettir

Çünkü O (sura üfürmek) zorlu bir kumandadan ibarettir ki, derhal onların gözleri açılıverir. (SAFFAT/19)

Onlar sadece bir tek çığlığa bakıyorlar, bir çığlık ki, onlar çekişip dururken kendilerini yakalayıverir. (YASİN/49)

-

Daha önce ne tanınmış, ne görülmüştür

Sen de onlardan yüz çevir ki, o gün çağırıcı, görülmedik müthiş bir şeye çağırır. (KAMER/6)

-

Kıyamet gününün tasviri

Yer o yaman sarsıntı ile sarsıldığı,

Yer, içindeki ağırlıkları çıkarıp dışarı attığı,

Ve insan: “Ona ne oluyor?” dediği zaman.

O gün yer, Rabbinin ona vahyetmesiyle haberlerini anlatacaktır. (ZİLZAL/1-5)

Sûr’a bir tek üfleme üflendiği,

Arz ve dağlar yerlerinden kaldırılıp şiddetle birbirine çarpılarak darmadağın olduğu zaman,

İşte o gün olacak olur.

O gün gök yarılmış, sarkmıştır. (HAKKA/13-16)

O gün Sûr’a üflenir, bölük bölük gelirsiniz.

Gök de açılmış, kapı kapı olmuştur.

Dağlar yürütülmüş, serap olmuştur. (NEBE/18-20)

Dağlar serpildikçe serpildiği

Dağılıp toz duman haline geldiği (VAKİ’A/5-6)

O gün gök erimiş bir maden gibi olur.

Dağlar da atılmış renkli yün gibi olur. (MEARİC/8-9)

Göğü, kitab dürer gibi dürdüğümüz zaman, yaratmaya ilk başladığımız gibi, katımızdan verilmiş bir söz olarak onu tekrar var edeceğiz. Doğrusu biz bunları yaparız. (ENBİYA/104)

(Ey Muhammed!) Sana dağlar(ın kıyametteki durumunu) sorarlar, de ki: “Rabbim onları ufalayıp savuracak.”

“Böylece yerlerini dümdüz boş bir halde bırakacak.”

“Orada ne bir çukur, ne de bir tümsek göreceksin.” (TAHA/105-107)

-

Kıyamet günü insanlar kabirlerinden çıkıp toplanırlar

Biz o gün (kıyamet günü) onları bırakıvermişizdir. Dalgalar halinde birbirlerine girerler, Sûr’a da üfürülmüştür. Böylece onların hepsini bir araya toplamışızdır. (KEHF/99)

Sûr’a üfürülmüştür, bir de ne baksınlar kabirlerinden Rablerine doğru akın ediyorlar. (YASİN/51)

-

Göklerde ve yerde olan herkes korkuya kapılmıştır

Sûr’a üfürüldüğü gün Allah’ın diledikleri müstesna göklerde ve yerde bulunanlar hep dehşete kapılır. Hepsi boyunları bükük olarak O’na gelirler. (NEML/87)

-

Kafirler simalarından tanınırlar

Suçlular simalarından tanınır, alınlarından ve ayaklarından tutulur. (RAHMAN/41)

Gözleri düşük bir halde kendilerini bir zillet kaplar. Oysa onlar sapasağlam iken de secdeye davet ediliyorlardı. (KALEM/43)

Sûr’a üfürüleceği gün ki biz suçluları o gün, (gözleri korkudan) göğermiş olarak mahşerde toplayacağız. (TAHA/102)

-

Kafirlerin yüzleri kapkaradır

Hem o kıyamet günü görürsün ki, Allah’a karşı yalan söyleyenlerin yüzleri kararmıştır. Kibirlenenlerin yeri cehennem değil mi? (ZÜMER/60)

-

Gözleri dehşet içindedir

Ey Peygamber! Sakın zalimlerin yaptıklarından Allah’ın gâfil olduğunu sanma! Ancak Allah, onların cezalarını, gözlerin dışa fırlayacağı güne erteler.

O gün, başlarını dikerek koşacaklar, gözleri kendilerine bile dönmeyecek ve gönülleri bomboş kalacaktır. (İBRAHİM/42-43)

-

Müminler nurlarından tanınırlar

O gün inanan erkekleri ve inanan kadınları görürsün ki nurları, önlerinde ve sağlarında koşuyor. (Kendilerine): “Bugün müjdeniz altlarından ırmaklar akan, içlerinde ebedi kalacağınız cennetlerdir.” (denilir) İşte büyük kurtuluş budur!

O gün münafık erkekler ve münafık kadınlar o iman edenlere şöyle diyeceklerdir: “Bize bakın da sizin nurunuzdan alalım?” Onlara: “Arkanıza dönün de nur arayın!” denilir. Aralarına kapılı bir sur çekilir ki, onun içinde rahmet, dışında da azap vardır. (HADİD/12-13)

Yüzler var ki, o gün parıl parıl,

Güler, sevinir. (ABESE/38-39)

-

Kıyamet günü Allah’ın izni olmadan kimse söz söyleyemez

O gün gelince Allah’ın izni olmadan hiç kimse konuşamaz. Onların kimi bedbaht, kimi de mutludur. (HUD/105)

O gün, hiçbir tarafa sapmadan o davetçiye (Sûr’a üfleyenin çağrısına) uyarlar. Öyleki, Rahmân’ın heybetinden sesler kısılmıştır. Artık bir fısıltıdan başka hiçbir şey işitemezsin. (TAHA/108)

-

Kıyamet günü sorgulanırlar

Kıyamet saatinin gelip çattığı gün suçlular, her ümidi keserler.

Allah’a ortak koştuklarından, kendilerine şefaat edecekler de bulunmaz. Onlar, o zaman Allah’a koştukları ortakları inkâr ederler. (RUM/12-13)

O gün ki, hepsini mahşere toplayacağız, sonra da o şirk koşanlara “Haydi yerlerinize! Siz de, ortak koştuklarınız da!” diyeceğiz. Artık aralarını iyice açmışız. O ortak koştukları şeyler, “Siz bize tapmıyordunuz ki.” diyecekler.

“Şimdi sizinle bizim aramızda şahit olarak Allah yeter. Sizin bize ibadet ettiğinizden bizim haberimiz yoktur” (diyecekler). (YUNUS/28-29)

Ve hele o gün Allah onları çağırarak: “Benim ortaklarım olduklarını iddia ettikleriniz hani, nerede?” diyecektir. (KASAS/74)

Rablerinin huzurunda durduruldukları zaman onları bir görsen! Rableri onlara şöyle der: “Bu, bir gerçek değil midir?”. Onlar da: “Rabbimize yemin ederiz ki gerçektir” derler. Rableri de onlara: “Öyleyse inkârınız sebebiyle azabı tadın!” der. (EN’AM/30)

Ve o Allah’a ortak koşanlar, ortak koştuklarını (putları) gördükleri zaman: “Rabbimiz! İşte bunlar, seni bırakıp da kendilerine taptığımız ortaklarımızdır” diyecekler. Koştukları ortaklar da onlara; “Siz mutlaka yalancılarsınız” diye söz atarlar.

O gün Allah’a teslim bayrağını çekerler, bütün o uydurdukları şeyler kendilerini bırakıp kaybolup gitmişlerdir. (NAHL/86-87)

Ve o (kıyamet) günü Allah kâfirlere şöyle buyuracak: “Ortaklarım ve şefaatçılarınız diye zannettiğiniz putlarınızı çağırın.” Müşrikler onları çağırırlar, fakat kendilerine cevap vermezler. Biz, kâfirlerle ilâhları arasına ateşten bir engel koymuşuzdur. (KEHF/52)

Ve durdurun onları, çünkü sorguya çekilecekler. (SAFFAT/24)

O gün hepsini mahşere toplayacağız. Sonra Allah’a ortak koşanlara: ” Hani nerede o Allah’a ortak saydığınız ortaklarınız?” diyeceğiz.

Sonra, (Onlar): “Rabbimiz, Allah’a yemin ederiz ki, biz müşriklerden değildik” demekten başka bir özür bulamayacaklar.

Bak, vicdanlarına karşı nasıl yalan söylediler! O uydurdukları putlar da kendilerinden kaybolup gitti. (EN’AM/22-24)

O gün Allah onları çağırarak, “Benim ortaklarım olduklarını iddia ettikleriniz, hani nerede?” diyecektir.

(O gün) haklarında azaba itilme, hükmü gerçekleşen kimseler, “Rabbimiz! Biz nasıl azmışsak, işte bu azmışları da öylece azdırdık. (Onların suçlarından) beri olduğumuzu sana arzederiz. Zaten onlar aslında bizlere tapmıyorlardı.” derler.

“(Allah’a koştuğunuz) ortaklarınızı çağırın!” denir, onlar da çağırırlar; fakat kendilerine cevap vermezler ve (karşılarında) azabı görürler. Ne olurdu (dünyada iken) doğru yola girselerdi!

O gün Allah onları çağırıp “Peygamberlere ne cevap verdiniz?” diyecektir. (KASAS/62-65)

-

Kıyamet günü herkes tek başına sorgulanır

Kıyamet günü onların herbiri Allah’ın huzuruna tek başına çıkacaktır. (MERYEM/95)

-

İnsanlar üç sınıf olacaktır

Ve sizler üç sınıf olduğunuz zaman

Sağın adamları (var ya) ne mutludurlar onlar!

Solun adamları ise ne uğursuzdurlar onlar!

Önde olanlar (var ya), onlar öncüdürler.

İşte o yaklaştırılanlar, (VAKİ’A/7-11)

-

Müminlerin kitabı sağdan verilir

Kitabı sağından verilen, “alın okuyun kitabımı..”

“Çünkü ben hesabıma kavuşacağımı sezmiştim” der.

Artık o hoşnut bir hayattadır.

Yüksek bir cennettedir. (HAKA/19-22)

-

Kafir olanların kitabı soldan verilir

Kitabı sol tarafından verilen ise der ki: “Keşke kitabım verilmeseydi de,

Hesabımın ne olduğunu bilmeseydim,

Ne olurdu o ölüm, iş bitirici olsaydı. (HAKKA/25-27)

-

Allah kıyamet günü Şeytanı ve dostlarını haşredecektir

Rabbine andolsun ki biz onları (öldükten sonra dirilmeyi inkâr eden kâfirleri) şeytanları ile beraber elbette ve elbette mahşerde toplayacağız. Sonra onları muhakkak cehennemin etrafında dizleri üstü hazır bulunduracağız (ki cennetlikleri görüp hasret çeksinler) (MERYEM/68)

-

Kıyamet günü hassas teraziler kurulur

Biz kıyamet günü için doğru teraziler kurarız; hiçbir kimse hiçbir haksızlığa uğratılmaz. Yapılan amel, bir hardal tanesi ağırlığınca da olsa, onu getirir (tartıya koyarız.). Hesap görenler olarak da biz kâfiyiz

Abant

26 Mart 2011 Yazan  
Kategori Genel



Abant deyince akla ilk gelen Abant gölü, etrafı çam ağaçları ile kaplı bir doğa harikası… Abant gölü Bolu ilimizin 34 km güney batısında yer alır, 1200 metre yükseklikte bir krater gölüdür, Abant gölü hiçbir akarsu ile beslenmediği ve tamamen kaynak suları ile oluşması ile tanınır… Her ne kadar kış turizmi ile adını daha çok duysak ta aslında Abant 4 mevsim farklı güzelliklere sahip bir turizm yöresi…
Gerek İstanbul gerek Ankara gibi büyük şehirlerin karmaşasından kaçmak, tertemiz havasını solumak, sakin ve dinlendirici bir tatil geçirmek isteyenlerin uğrak yeri Abant…
Kuş sesleri içinde muhteşem bir göl manzarası ve çam ağaçları arasında kalmış bir doğa, son derece dinlendirici ve eğlenceli, Abant gölü etrafında faytonla gezilebilir mevsimine göre farklı aktivitelerde bulunabilirsiniz
 NASIL GİDİLİR
Özel otomobiliniz ile;İstanbul ilinden gelecek olan ziyaretçiler için İstanbul Abant arası 280 km, Anadolu otobanı üzerinden Bolu dağı çıkışında Abant yoluna saptığınızda izleyeceğiniz tabelaları sizi Abant a kadar getirecektir.
Ankara ilinden gelecek olanlar için ise Ankara Abant arası 205 km dir, en kısa yol İstanbul otobanını takip edip Bolu dağı geçişine kadar gelinip buradan izleyeceğiniz Abant tabelaları sizi Abant a getirecektir.
Otobüs yolculuğunu seçenler için Bolu iline kadar otobüs ile gelip Bolu merkez ve kentin birçok merkezinden Abant’ a minibus ve dolmuş seferleri bulunmakta ayrıca taksiler ile de ulaşım mümkündür
 NE YENİR
Abant gölü etrafında birçok restoran, cafe lokanta bulunmakta.
bunun yanında yol üzerinde birçok kendin pişir kendin ye lokantaları bulunmakta…
Ayrıca işletmelerde Bolu ve Abant’ a ait yöresel yemeklerde mevcut
-Abant Kebabı
-Yöreye has Alabalık
Abant yöresine özgü yemeklerdir
Meraklısına duyurulur……
 ABANT’TA NELER YAPABİLİRSİNİZ
-Alabalık yiyebilirsiniz
-Abant’ın eşsiz doğa güzelliğinde mangal keyfi yapabilirsiniz
-Abant’ın harika doğasını keşfedebilirsiniz.
-Abant Gölünü faytonla gezebilirsiniz.
-At üzerinde doğa yürüyüşü yapabilirsiniz.
-Kışın gelirseniz Abant’ın karla kaplı müthiş manzarasına tanıklık edebilirsiniz.
 TATİLCİLER İÇİN TELEFON REHBERİ

ABANT KÖŞKÜ +90 374 224 50 12
Abant Jandarma

« Önceki YazılarSonraki yazılar »