Kapıcı çocuğu Rıza”, “Ne biçim konuşuyorsun o benim babam

04 Nisan 2012 Yazan  
Kategori Haberler

Galatasaray Sicil Kurulu Başkanı Serdar Eder’in, Sivasspor ile Türk Telekom Arena Stadı’nda oynanan karşılaşmada Rıza Çalımbay’a “Kapıcının çocuğu” diyerek hakaret ettiği iddiaları ortalığı karıştırdı.

20 Mart Salı günü Türk Telekom Arena Stadı’nda oynanan ve Sivasspor’un, Galatasaray‘ı 1-0 yenerek tur atladığı Ziraat Türkiye Kupası karşılaşmasında tribünde yaşanıldığı iddia edilen olaylar gündeme bomba gibi düştü.

 

Olaylara bire bir şahit olan bir kişi, o anları hurriyet.com.tr’ye anlattı.

 

İşte Türk Telekom Arena Stadı’nda yaşanan olayların detayları:

 

“Serdar Eder, Galatasaray – Sivasspor maçı sırasında Rıza hocaya “Kapıcı çocuğu”, “Takımı Galatasaray‘a karşı bilerek böyle sert oynattırıyor” gibi laflarla birlikte küfür etti. Hemen ön tarafında da Rıza hocanın kızı, damadı ve akrabaları vardı. Rıza Çalımbay’ın kızı, Eder’in sözlerine dayanamayıp arkasını dönerek “Sen ne biçim konuşuyorsun, o benim babam” diyerek tepki gösterdi. Serdar Eder’in, Çalımbay’ın kızına cevap vermesi üzerine bu kez olaya Rıza hocanın damadı da dahil oldu. Kişiler arasında sözlü tartışma yaşandı, sonra da araya girenler sayesinde ortam sakinleştirildi.”

 

YÖNETİCİLER VE TERİM ÖZÜR DİLEDİ

 

Yaşanan bu olayları öğrenen Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, Başkan Yardımcısı Adnan Öztürk ve Yönetici Abdurrahim Albayrak, 21 Mart Çarşamba günü Rıza Çalımbay’ı arayarak olaydan dolayı yaşadıkları üzüntüyü dile getirdi ve özür dilediler.

 

“SERDAR EDER’İ GÖREVDEN ALMAYACAĞIZ”

 

Galatasaray Başkan Yardımcısı Adnan Öztürk yaşanan olaylarla ilgili olarak hurriyet.com.tr’ye şu açıklamayı yaptı: “Sahamızdaki Sivasspor maçında bir şeyler yaşanmış. Hemen bir sonraki gün ben kendim Rıza hocayı da Mecnun Başkanı da arayıp özür diledim, olayı hallettik. Serdar Eder’i görevden almamız gibi bir durum yok.

 

Galatasaray Yöneticisi Abdurrahim Albayrak ise şunları söyledi: “Maçtan önce Rıza hoca, çocukları için Fatih hocadan yer rica etmiş, Fatih hoca da bana söyledi. Ben de 10 kişilik yer ayarladım. Tribünde neler yaşandı hiç bilmiyorum ama karşılaşma sonrasında Rıza hoca teşekkür için beni aradı sonrasında da “Galatasaraylılar şunu iyi bilsinler ki; benim babam da sizin kadar Galatasaraylı’dır” dedi ama tribünler neler oldu neler yaşandı pek de haberim yok.

 

GALATASARAY TARAFTARI EDER’İ İSTİFAYA ÇAĞIRDI

 

Yaşanan olayları öğrenen sarı-kırmızılı taraftarlar da Serdar Eder’e büyük tepki gösterdi. Taraftar grubu ultrAslan, internet sitesinden yaptığı açıklama ile Serdar Eder’i istifaya çağırdı.

 

İşte ultrAslan’ın açıklaması: “Galatasaray, Sivasspor arasında Türk Telekom Ali Sami Yen Spor Kompleksi Stadı’nda oynanan maçta, Galatasaray sicil kurulu başkanının vermiş olduğu talihsiz söylemleri üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz, bulunduğu makamın önemi ile tamamen ters düşen bu tutum ve söylemlerini kınıyoruz. ultrAslan olarak büyük bir özveri ile uzun zamandır tesis etmeye çalıştığımız edepli ve huzurlu ortama aykırı olan bu tür davranış ve söylemleri kabul etmemiz söz konusu değildir. Bu vesile ile Rıza Çalımbay ve Sivasspor camiasına da özürlerimiz iletmeyi bir borç biliriz. Galatasaray makamlarının ağırlığını taşıyamayan, gerektirdiği duruşu ve söylemleri sergileyemeyen sorumluların gereğini yapmasını bekliyoruz.”

 

TWITTER TEPKİLERİ

 

@_znc: Serda Eder derhal kulüpten uzaklaştırılmalı. Böyle terbiyesizlik olmaz.

@demirtanik: Serdar Eder istifa etmeli veya ettirilmelidir. Çok büyük bir ayıp bu yaptığı.

@arasbsmcgl: Bu işler hiç ama hiç hoş değil.

@tuncayozata: Rıza Çalımbay’a “Kapıcı Çocuğu” diyerek hakaret ettiklerini sanıyorlar.

Ataköy’ü, Yeşilyurt’u, Florya’yı tamamen yıkarsanız olur”

04 Nisan 2012 Yazan  
Kategori Haberler

Ataköy’ü, Yeşilyurt’u, Florya’yı yıkarsanız olur

Atatürk Havalimanı’ndaki yetersizliğin giderilmesi için son günlerde sıkça gündeme gelen dördüncü pist tartışmalarına Devlet Hava Meydanları Genel Müdürü Orhan Birdal’dan ilginç bir yorum geldi. Birdal, “Dördüncü pisti yapmak için 7-8 milyar dolar gerekiyor. Bununla çok sayıda yeni havalimanı inşa edilebilir. Ataköy’ü, Yeşilyurt’u, Florya’yı yıkmayı göze alabiliyorsanız yeni bir pist yapabilirsiniz” dedi.

Atatürk Havalimanı Airport Otel’de düzenlenen “Havacılıkta İşbirliği Çalıştayı”na katılan DHMİ Genel Müdürü Orhan Birdal, bir gazetecinin Atatürk Havalimanı’na dördüncü pist yapılacağı yolunda çıkan haberlere ilişkin sorusu üzerine şöyle konuştu:

“İstanbul’a üçüncü bir havalimanı yapılmasıyla ilgili çalışmalar ileri bir aşamaya geldi ama Atatürk Havalimanı’na dördüncü pist yapılmasıyla ilgili henüz bir gelişme yok. Mevcut kapasiteyi maksimum düzeyde kullanmaya çalışıyoruz. Geçen yılın aynı dönemine göre limana gelen yolcu sayısının yüzde 20’nin üzerinde artması da bunun açık bir göstergesi. Havacılıkta en kolay şey uçak almaktır. Havalimanı yapmak genişletmek hele hele 24 saati dolu olan bir havalimanında birtakım iyileştirme çalışmaları yapmak kolay değil. Burada bir akıl tutulması var. Herkes ‘pist pist’ diye tutturmuş. Atatürk Havalimanı’na yeni bir pistin nasıl yapılacağını herkes biliyor. Atatürk Havalimanı’nın etrafındaki tüm yapılaşmayı yıkarsanız yeni bir pist yaparsınız. Bu kolaylıkla mümkün olmayacağı için bununla ilgili söylenenler sadece laftan ibarettir. Eğer Ataköy’ü, Yeşilyurt Mahallesi’ni veya Florya’yı yıkmayı göze alabiliyorsanız, yeni bir pist yapabilirsiniz. Ama bunun maliyeti 7-8 milyar doları buluyor. Bu parayla çok sayıda havalimanı yapılabilir. Baştan beri çözümün İstanbul’a yeni havalimanı yapmaktan geçtiğini söylüyoruz. Şehir Atatürk Havalimanı’nı abluka altına almış, bir yere kıpırdayamıyoruz, zorluğumuz burada”

UÇAĞIN ATAKÖYDEN İNMESİ BİLE SIKINTI

Bugüne kadar dördüncü pist için onlarca projeksiyon yapıldığına dikkat çeken Birdal, “Bizi kısıtlayan bir takım unsurlar var. İstanbul’da rüzgar değiştiğinde uçağın limana bir bölgeden inmesi bile problem oluyor. ‘Neden Ataköy’den uçağı indiriyorsunuz?’‘ diye binlerce dilekçe geliyor. ‘Boş arazi var, pist yapılma imkanı da var ama biz yapmıyoruz‘ diye bir şey yok. Yapılacak olan pistin manialarını göz önüne almanız lazım. O pisti yapmak için ne kadar bir yeri yıkmanız gerektiğini düşünmeniz lazım” dedi. Birdal Atatürk Havalimanı’ndaki mevcut kapasiteyi artırmak için çalışmaların sürdüğünü askeri meydandan alınacak araziyle uçaklara park yeri yapılacağını sözlerine ekledi.

Kaybolan 5 TEDAŞ görevlisi aranıyor

04 Nisan 2012 Yazan  
Kategori Haberler

'BAĞIRA BAĞIRA ÖLDÜLER'

Erzurum’un Aşkale İlçesi’nde Karasu 2 Hidroelektrik Santrali Göleti’nden geçen enerji nakil hattındaki arızayı onarmaya giderken bindikleri deniz bisikletinin alabora olmasıyla suda kaybolan 5 TEDAŞ görevlisini arama çalışmaları sürdürülüyor. Yer yer buzla kaplı göletteki çalışmaları denetlemek için gelen Erzurum Valisi Sebahattin Öztürk’e kaybolanların yakınları arama- kurtarmada gecikme olduğunu öne sürdü ve ”Adamlar dün 3 saat bağıra bağıra öldü” diye tepki gösterdi.

Erzurum- Bayburt karayolu kenarında Aşkale Çimento Fabrikası yakınındaki Sarıbaba Köyü yakınındaki Karasu- 2 Hidroelektrik Santrali’nin göletinden geçen enerji nakil hattındaki arızayı onarmak için TEDAŞ Aşkale Şubesi’nde görevli 5 işçi, dün akşam saatlerinde deniz bisikleti ile gölette açıldı. Yaklaşık 10 futbol sahası büyüklüğünde ve bir bölümü buzla kaplı gölette ilerleyen deniz bisikleti, buz kütlesine çarparak alabora oldu. TEDAŞ görevlilerinin buz gibi suya düşmeleri ve buz kütlesinin üzerine çıkma çabalarını izleyen Sarıbaba Köyü sakinleri “Sakin olun kurtaracağız” diye bağırarak görevlilere destek vermeye çalıştı.

5 TEDAŞ GÖREVLİSİNİ ARAMA ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR / Foto Galeri

Güneşin batmak üzere olduğu sırada meydana gelen bu olay üzerine ‘acil yardım’ istendi. Ancak, buzlara çıkamayan ustabaşı Mustafa Arifoğulları (58) ile işçiler Rıdvan Takım (36),  Feridun Öztürkç (35), Ahmet Sait Turan (27) ve aynı yaştaki Şahin Baykal gecenin karanlığında kayboldu.

Erzurum Sivil Savunma Arama Kurtarma Birlik Müdürlüğü’nden ekipler botlarla gölete girerek TEDAŞ görevlilerini arama çalışmasını, gece yarısına kadar sürdürdü. Gece yarısından sonra ara verilen çalışmalara bugün saat 08.00’den itibaren yeniden başlandı.

Rize’den gelen Emniyet Müdürlüğü’nde görevli 6 sualtı polisi de güç koşullar altındaki çalışmalara destek verdi. Bu arada askeri helikopter, çevreyi havadan kontrol altına alırken, diğer taraftan alçak uçuşla gölet üzerindeki buzların kırılmasını sağladı.

MTN hakkındaki iddialar çok ciddi

04 Nisan 2012 Yazan  
Kategori Haberler

Turkcell’in Washington Federal Mahkemesi’nde Güney Afrikalı telekomünikasyon şirketi MTN aleyhine açtığı davanın yankıları sürüyor. İddiaların ciddiyetine dikkat çeken analistler, MTN’in sınırı aşmış olabileceği görüşünde.Güney Afrika’nın önde gelen yatırım danışmanlığı şirketlerinden STANLIB’in telekomünikasyon piyasaları analisti Fred Teeling-Smith, MTN ile ilgili iddiaların kaygı yarattığını söyledi.

Teeling-Smith, “ABD mahkemesine sunulan belgeler önemli kanıtlara dayalı görünüyor. Bu kaygı verici bir durum. Elbette şirketler yeni bir piyasaya girerken hükümetin desteğini almak için lobi çalışması yapabilir. Ancak lisans almak için rüşvet verdilerse, bu kaygı vericidir” dedi.

Teeling-Smith, mahkemenin rüşvet verildiğine hükmetmesi durumunda, MTN’in dünyanın diğer yerlerindeki operasyonları hakkında da soru işaretleri oluşacağını ifade etti.

MTN İRAN’DAN ÇIKMAK ZORUNDA KALABİLİR

Cape Town merkezli Gryphon Varlık Yönetimi şirketi baş yatırım danışmanı Abdi du Plessis de, MTN’in dava sonucunda, İran’daki varlığına son vermek zorunda kalabileceğini belirtti.

Du Plessis, “Özellikle, davanın ABD’de açılması nedeniyle, MTN, İran’dan çıkması yönünde ağır baskı altında kalabilir. Hatta hisselerini Türklere, normal fiyatının altında satmak zorunda bile kalabilirler” dedi.

OLUMSUZ İMAJINA KATKI

MTN aleyhinde Nijerya’da da yakıt sübvansiyonlarıyla ilgili benzer bir dava olduğunu hatırlatan Johannesburg merkezli Renaissance BJM analisti Johan Snyman, “MTN hakkındaki olumsuz haberler çoğalıyor” dedi.

Macquarie Group Ltd. analisti Adil Omar ise Turkcell’in davasının, MTN’in olumsuz imajına bir katkı anlamına geldiğini vurguladı.

Afrifocus Securities Ltd. analisti Sameera Cassim de, “MTN yaptırımların ve Nijerya’daki ekonomik meselelerin yükü altında. Yeni bir olumsuzluk yıkıcı etki yapar” diye konuştu.

Sebze meyvelerin besin değerini artıran 10 öneri

04 Nisan 2012 Yazan  
Kategori Haberler

Sebze meyvelerin besin değerini artıran 10 öneriSağlıklı bir hayatın olmazsa olmaz şartlarından biri doğru beslenme. Beslenmenin önemli bir kısmını da tükettiğimiz sebze ve meyveler oluşturuyor. Ancak onlardan da yarar sağlayabilmemiz için yıkamadan pişirmeye pek çok kurala dikkat etmemiz gerekiyor. Aksi durumda, yararları kayboluyor. Yalnızca karın doyurduğumuz bir yemek haline gelebiliyor. Örneğin, bazı sebzeler saatlerce suda bekletildiği için besin değerini kaybedebiliyor ya da yemeğe renk vermesi için eklenen soda, sebzenin vitaminini öldürebiliyor. Peki sebze v meyvelerin besin değerinden yüksek oranda yararlanmak için neler yapmalıyız? Acıbadem Kadıköy Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Şengül Sangu Talak, besinlerin vitamin değerlerinin nasıl korunması gerektiği ile ilgili özel önerilerde bulunuyor.

Siverek Nevroz

23 Mart 2012 Yazan  
Kategori Genel, Haberler

Siverekte Nevroz Kutlanıldı…

İşte en acı uydu fotoğrafı

20 Ekim 2011 Yazan  
Kategori Haberler

Mehmetçikler, sabaha kadar ellerindeki silahlarla teröristler çarpıştılar..   

Teröristler sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Irak sınırları içine çekildiler..

İŞTE TERÖRİSTLERİN SALDIRDIĞI NOKTALAR

Bu arada teröristlerin dün gece birden fazla saldırdığı noktaların hangisi olduğu da ortaya çıktı. O noktalar şöyle:

Çukurca Jandarma Tabur Komutanlığı

Çukurca Asayiş Bölük Komutanlığı

Kavşak 2. Motorize Piyade Tabur Komutanlığı

Gazitepe Jandarma Sınır Komutanlığı

Barkandi ve Keklikkaya sınır tepeleri

2. Motorize Bölük Komutanlığı

Çukurca Emniyet birimleri

Çukurca Emniyet lojmanlarına saldıran teröristlere özel harekat karşılık verdi ve kayıp olmadı

Acı çığlık

20 Ekim 2011 Yazan  
Kategori Haberler

ZİL ÇALDI, KİM DİYE PENCEREDEN BAKTILAR VE...

Türkiye Hakkari’nin Çukurca İlçesi’nde şehit düşen 24 evladına ağlıyor. Anne babaların yürekleri bu acıya dayanmadı. Şehit piyade er Fevzi Kazak’ın annesi ve kız kardeşi, pencereden askerlerin evine geldiğini görünce “Eyvah ocağımız battı” diye çığlık attı.

Hakkari’nin Çukurca İlçesi’nde teröristlerle çıkan çatışmada şehit düşen Piyade Er 20 yaşındaki Fevzi Kazak’ın Gaziantep’te yaşayan ailesi acılı haberle yıkıldı. /_np/3352/14733352.jpgKurban Bayramı’ndan hemen sonra terhis olacağı öğrenilen şehit erin annesi, pencereden askerlerin evine geldiğini görünce “Eyvah ocağımız battı” diye çığlık attı.

Şehit Piyade Er Kazak’ın ailesine acı haberi askeri yetkililer verdi. Dışarıdan gelen sesler üzerine iki katlı sıvasız evlerinin penceresinden kızıyla dışarı bakan anne 40 yaşındaki Fatma Kazak, askeri görünce, “Fevzime birşey mi oldu? Eyvah ocağımız battı” diye çığlık attı. Sinir krizleri geçiren anne Fatma Kazak’a sağlık ekipleri müdahalede bulunurken, erkek kardeşleri ise polis, asker ve yakınları tarafından güçlükle sakinleştirildi.Şehidin babası Mehmet Kazak’ın bir inşaatta bekçilik yaptığı, şehit olan oğlu Fevzi Kazak’ın ikinci evliliğinden dünyaya geldiği, diğer oğlu Cuma Kazak’ın da halen Kocaeli’nde askerlik yaptığı öğrenildi. Acı haber üzerine şehidin evinde toplanan çok sayıda yakını büyük üzüntü yaşarken, şehidin evinin bulunduğu mahalleye Türk bayrakları asıldı. Şehit Kazak’ın Kurban Bayramı’ndan hemen sonra terhis olacağı bildirildi.

ISPARTA’DA AYNI ACI

21 yaşındaki jandarma komando er Süleyman Kalkan’ın acı haberini alan Isparta’nın Yalvaç İlçesi’ndeki ailesi gözyaşlarına boğuldu. Anne Şerif Kalkan, “Yavrum, kuşum öldü mü? Ben ’Hakkari’ye gitme’ dedim. Böyle olacağını biliyordum” diye feryat etti.

ŞEHİDİN ANNESİ: BEN BÖYLE OLACAĞINI BİLİYORDUM

Çukurca’da PKK terör örgütnün düzenlediği saldırıda şehit düşen jandarma komando er Süleyman Kalkan’ın şehit haberini Yalvaç’ın Sücüllü Beldesi’nde oturan ailesine, İlçe Garnizon Komutanı Jandarma Üsteğmen Hakan Güler, Müftülük’ten bir din görevlisi ve sağlık ekipleriyle birlikte verdi. Kalkan Ailesi’nin oturduğu Harmanyeri Mahallesi’ne giden Güler ve beraberindekiler, sokakta komşularıyla birlikte oturan anne Şerif Kalkan’a şehit haberini verdi. Oğlunun şehit düştüğünü o anda öğrenen Şerif Kalkan, “Yavrum, kuşum öldü mü? Şimdi bana kim kanat gerecek? Yavrum Süleyman’ım. Ben ’Hakkari’ye gitme’ dedim. Böyle olacağını biliyordum” diye feryat etti. Sinir krizi geçiren anne Kalkan’a sağlık ekipleri müdahale etti./_np/3103/14733103.jpg

Kendisine sakinleştirici vermek isteyen sağlık ekiplerine izin vermeyen acılı kadın, kendini yerden yere attı.

Şehit er Süleyman Kalkan’ın kardeşleri 18 yaşındaki İlknur, 15 yaşındaki Ayşe, 13 yaşındaki Burcu ve 10 yaşındaki Murat da gözyaşlarına boğuldu.

Torunu ile aynı ismi taşıyan Süleyman Kalkan ise terörü lanetledi. Oğlu İsa Kalkan’ın 8 yıl önce vefat ettiğini belirten Süleyman Kalkan, “Sabah uyandığımda haberlerde şehitler olduğunu duydum. İçime torunumun şehit olduğu kuşkusu düşmüştü. Ben torunumu yetim büyüttüm. Böyle olsun diye mi büyüttüm?” dedi.

Diğer yandan, şehidin evine ve beldenin birçok yerine Türk bayrakları asıldı.

Savcı istediği cezayı açıkladı

14 Ekim 2011 Yazan  
Kategori Haberler

Savcı istediği cezayı açıkladı

Münevver Karabulut’un öldürülmesine ilişkin olarak, sanık Cem Garipoğlu’nun, “çocuğa karşı, tasarlayarak canavarca bir hisle ve eziyet ederek öldürmek” suçundan, 18 ila 24 yıl arasında hapis cezasına çarptırılması istendi.

Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki görüşünü açıkladı. Savcı, mütalaasında, Cem Garipoğlu’nun, “çocuğa karşı, tasarlayarak canavarca bir hisle ve eziyet ederek öldürmek” suçundan 18 ila 24 yıl arasında hapis cezasına çarptırılmasını talep etti.

Amca Hayyam Garipoğlu ile Ahmet Batur, Mehmet Karakayalı ve Habib Kurt’un, “suçluyu kayırmak” suçundan 6 ay ila 5′er yıl arasında hapis cezasına çarptırılmasını isteyen savcı, anne Tülay Makbule Garipoğlu’nun da “suç delillerini gizleme ve yok etmek” suçundan, 6 ay ila 5 yıl arasında hapis cezasına çarptırılmasını öngördü.

SAVCI İSTEDİĞİ CEZAYI AÇIKLADI / WEB TV

Baba Nida Garipoğlu’nun, “çocuğa karşı, tasarlayarak canavarca bir hisle ve eziyet ederek öldürmek suçuna iştirak etmek” suçundan delil yetersizliği

nedeniyle beraatini talep eden savcı, sanığın TCK’nın 283. maddesinde düzenlenen “suçluyu kayırmak” suçundan da aynı maddenin 3. fıkrasında düzenlenen “bu suçun üstsoy, altsoy, eş, kardeş veya diğer suç ortağı tarafından işlenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz” hükmü dikkate alınarak, ceza verilmesine yer olmadığını belirtti. 

MÜNEVVER DAVASINDA FLAŞ GELİŞME

60 SAYFA RAPOR VAR CEM’İ ‘GÖREN’ YOK

Duruşmada esas hakkındaki görüşünü açıklayan Cumhuriyet Savcısı Uğur Başar, tutuklu sanık Cem Garipoğlu’nun , “çocuğa karşı, tasarlayarak canavarca bir hisle ve eziyet ederek öldürmek” suçundan 18 ile 24 yıl arasında hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. Savcı Başar ayrıca Cem Garipoğlu’nun tutuksuz yargılanan Babası Mehmet Nida Garipoğlu, annesi Tülay Makbule Garipoğlu ve Amcası Hayyam Garipoğlu içinde istediği cezaları açıkladı.

SAVCI, BABA GARİPOĞLU İÇİN BERAAT İSTEDİ

Savcı, 1 yıl tutuklu olduktan serbest bırakılan ve tutuksuz yargılanan baba Nida Garipoğlu’nun, “çocuğa karşı, tasarlayarak canavarca bir hisle ve eziyet ederek öldürmek suçuna iştirak etmek” suçundan delil yetersizliği nedeniyle beraatini talep etti. Baba Garipoğlu’nun suça iştirak ettiği yönünde kanıtlar bulunmadığını belirten Savcı, baba olarak oğlunu korumaya yönelik çabalarının da yasal olarak bir ceza karşılığının olmadığını vurguladı.

ANNE GARİPOĞLU İÇİN CEZA İSTEDİ

Savcı, anne Tülay Makbule Garipoğlu’nun da “suç delillerini gizleme ve yok etmek” suçundan, 6 ay ila 5 yıl arasında hapis cezasına çarptırılmasını talep etti

AMCA GARİPOĞLU VE ÇALIŞANLARI İÇİN DE CEZA İSTEMİ

Savcı, amca Hayyam Garipoğlu ile Ahmet Batur, Mehmet Karakayalı ve Habib Kurt’un, “suçluyu kayırmak” suçundan 6 ay ila 5′er yıl arasında hapis cezasına çarptırılmasını istedi

CEM GARİPOĞLU: MÜNEVVERİN AİLESİNDEN ÖZÜR DİLERİM

Savcının verdiği mütalanın ardından mahkeme başkanı sanıklara bir sözleri olup aldığını sordu. Tutuklu sanık Cem Garipoğlu söz alarak çok üzgün ve pişman olduğunu söyleyip, “Hem kendi ailemden hem de Münenevver’in ailesinden özür dilerim” dedi.

Mahkeme Cem Garipoğlu’nun tutukluluk halinin devamına karar verirken, karar duraşmasının 18 Kasım tarihinde saat 13:30′da yapılmasına karar verdi.

GARİPOĞLU AİLESİNE TEPKİ GÖSTEREN SEYİRCİ DIŞARI ÇIKARILDI

Duruşmada söz alan Münenevver Karabulut’un babası Süreyya Karabulut, Cem Garipoğlu’nun en üst sınırdan ceza almasını istedi. Mahkeme salonunda bulunan Garipoğlu ailesine dönerek, “Öldürülen sizin kızınız olsaydı ne yapardınız ? ” diye soran Baba Karabulut, Garipoğlu ailesinin korunduğu iddia etti. Baba Karabulut, Cem Garipoğlu’nu göstererek “Bu zanlının ne özelliği var diye” sordu. Bu sırada duruşmayı izleyen bir kişi ” parası var” diye bağırarak Cem Garipoğlu’na hakaret etti. Mahkeme başkanı adı öğrenilemeyen izleyiciyi mahkeme salonundan attırdı.

BABA KARABULUT: KIZIMIN KANI YERDE KALMAYACAK

Duruşmanın ardından Karabulut ailesinin avukatı Rezan Epözdemir ve Süreyya Karabulut habercilere açıklamalarda bulundu. Avukat Epözdemir, savcının mütalasını yerinde bulduklarını, mahkemenin vereceği karara göre Yargıtay’a başvurup, vurmayacaklarına karar vericeklerini söyledi. Avukat Epözdemir, sanık avukatlarının cezayı indirebilmek için her türlü yöntemi uyguladıklarını öne sürdü. Baba Süreyya Karabulut da kızının kanının yerde kalmayacağını söyledi. Bu arada her duruşmada olduğu gibi bir grup Münevver Karabulut’un öldürülmesini ve cinayet zanlısı Cem Garipoğlu’nu protesto etti.  

Gözyaşı ve Kâbe örtüsüyle uğurladı

09 Ekim 2011 Yazan  
Kategori Haberler

Cenaze namazı öncesinde aralarında Bilal Erdoğan, Berat ve Serhat Albayrak’ın da bulunduğu aile fertleri tabutun başında bekledi. Cenaze töreni için Fatih Camisi’nin avlusu 4 ayrı bölüme ayrıldı. İlk bölümde aile üyeleri ve protokol üyelerine, ikinci bölüm bakanlar ve milletvekillerine, üçüncü ve dördüncü bölüm ise bürokratlar ve vatandaşlara ayrıldı. Namaz başlamadan önce iki bölüm birleştirildi.

Mekke’nin fethini müjdeleyen ayet

KÂBE’nin her yıl yenilenen saf ipekten örtüsü parçalara bölünüp İslam ülkelerine gönderiliyor. Kâbe örtüsünde Kuran’dan sureler yer alıyor. Tenzile Erdoğan’ın tabutuna örtülen parçada, Allah, Muhammed ve besmele ile Mekke’nin fethini müjdeleyen Fetih Suresi’nin ikinci ayeti yer alıyordu. Fetih Suresi’nin ikinci ayetinin meali şöyle: “Ki Allah, geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlasın, sana olan nimetini tamamlasın ve seni doğru yola iletsin.”Trafiğe kapandı/_np/6363/14636363.jpg

Erdoğan Ailesi’ni taşıyan makam otomobilleriyle Tenzile Erdoğan’ın tabutunu taşıyan cenaze aracı saat 11.30’da Kısıklı’daki evden ayrıldı.

Başbakan Erdoğan annesini taşıyan cenaze aracına kardeşi Mustafa Erdoğan’la birlikte bindi. Konvoyun geçiş güzergâhı trafiğe kapatıldı. Boğaziçi Köprüsü’nü kullanarak Avrupa Yakası’na geçen konvoy saat 12.00’de Fatih Camisi’ne ulaştı. Emine Erdoğan’ı taşıyan makam otomobili cenaze aracının hemen arkasında yer aldı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Mustafa Erdoğan annelerinin tabutunu cenaze arabasından kendileri indirdi. Başbakan Erdoğan ile birlikte oğlu Bilal Erdoğan, damadı Berat Albayrak, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Çalık Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çalık da tabutu omuzladı. Tenzile Erdoğan’ın tabutunun üzerine, Fetih Suresi’nin 2’nci ayeti, Allah, Muhammed ve Besmele yazılı Kâbe örtüsünün bir parçası örtüldü.

Kâbe örtüsü ile uğurlandı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın önceki gün hayatını kaybeden 82 yaşındaki annesi Tenzile Erdoğan, Fatih Camisi’nde kılınan cenaze namazının ardından Karacaahmet Mezarlığı’nda son yolculuğuna uğurlandı.

Tenzile Erdoğan’ın tabutuna, Suudi Arabistan Kralı Abdullah bin Abdülaziz’in gönderdiği siyah renkli, saf ipekten Kâbe örtüsü serildi. Annesi için helallik istendiği sırada gözyaşlarına hâkim olamayan Başbakan Tayyip Erdoğan, uzatılan beyaz bir mendille gözyaşlarını sildi.

Sonraki yaz?lar »