Bodrum
19 Nisan 2011 Yazan admin
Kategori TatiL YerLeri
Bodrum Hakkında
Bodrum

“Sanma ki sen geldiğin gibi gideceksin, senden öncekiler de böyleydiler. Akıllarını hep Bodrum’da bırakıp gittiler…”
Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir Kabaağaçlı böyle yazmıştı Bodrum için. Türkiye’nin tatil yöreleri içinde hiç bir yer Bodrum kadar değişik bir imaja sahip değildir. Herkesin ayrı bir Bodrum’u vardır. İsterseniz Bodrum’u Türkiye’ye ve dünyaya tanıtan Halikarnas Balıkçısı’nın Bodrum’u ile başlayalım: “Eskiden evler, savaş ve savunma için yüksek yamaçlara kondurulurdu.
Bunlara ev değil “kule” denirdi. Ama deniz özlemiyle, maviye imrenişten ötürü yerlerinde duramayarak, çam kokan nalınlarıyla, tıngır mıngır yokuş aşağı seğirtmişler; iki koyun gıcır gıcır çakılları boyunca dizilmişler. Arkada kalanlar ayak uçlarına kalkarak kızkardeşlerinin omuzları üzerinden denize bakakalmışlar. Kimi cesur evler de denize dalıp kayık olmuşlar ve dalgalar üzerinde oynaya güle, karadaki pısırık kızkardeşleriyle alay etmişler. İşte bundan dolayı kayıklarla evlerin, bir de mandalin bahçelerinin sıkı fıkı akrabalığı vardır. Denizde gidip gelmekten usanan kayıklar ya ev ya da mandalin bahçesi olurlar.” Görüp yaşamayana, Bodrum’u tanımayana yalan gelebilir ama Cevat Şakir’in dedikleri aynıyla vakidir, inanın. Bodrum ülkemizin adından en çok söz edilen tatil yörelerindendir.

Bodrum’u tanıtan Halikarnas Balıkçısı ve onun Bodrum’a sevdalandırdığı aydınlarımızın, Bodrum’u mesken tutup yılın büyük bölümünü ya da tümünü orada geçiren yazar-çizerlerimizin bu ünde büyük payları vardır. Selim İleri’nin, Vedat Türkali’nin ve daha nice yazarımızın romanları, hikayeleri vardır Bodrum’da geçen. Ünü gittikçe artan, ünü arttıkça kalabalığı da artan Bodrum’da bildiğiniz bir şairimize, yazarımıza ya da ressamımıza rastlarsınız mutlaka bir yerlerde. Ama elbette sadece buradan gelmiyor ünü. Bodrum’un engin yürekli süngercileri, denizlere sevdalı kaptanları, balıkçıları, beyaz badanalı evleri, evlerin duvarlarına sarılmış mor çiçekli begonvilleri, içinde olmasa da çevresindeki pırıl pırıl koyları ve en çok da gündoğumuna doğru uzayıp giden geceleri ününe ün katıyor Bodrum’un. Bodrum yalnızca dinlenilecek bir yer değildir.
Tatile mutlaka eğlence katılır. Bodrum tatilinde gün ikiye bölünür. Gündüz masmavi bir koyda denize girilir, parlak güneşin yakıcılığına bırakılır bedenler, yani dinlenilir de geceye hazırlanılır. Gün batıp da yıldızlar gökyüzünü süslediğinde yeni bir hayatın çağrısı duyulur. Bu çağrıya kulak tıkamak mümkün değildir. Bodrum gecesinin çağrısıdır bu. Dostlukların, düşlerin, aşkların çağrısına kim karşı koyabilir? Hele bir de dolunay süslüyorsa gökyüzünü!.. Kıyı boyunda, çevre köylerde ve koylarda, beyaz badanalı evlerin kıyısına dizildiği sokaklarda, yamaçlarda lokantalar geceye hazırdır. Usta balıkçıların ağlarına, oltalarına paçayı kaptırmış balıklar buzlara yatırılmıştır. Orfozlar, renkli skaroslar, midye dolmaları, kalamarlar ve mutlaka ahtapotlar!..
Bodrum’da rakı sofrası kurulmuşsa ahtapot salatası olmazsa olmaz. Ahtapotlarından mı, pişiren ustalardan mıdır bilinmez ama öyledir. Bodrum’da herkes kendi gönlüne göre bir yer bulur akşamı geçirecek. Balıkçı meyhanesi de vardır, pizzacı da. Fasıl geçilen yer de vardır, rock müzik de. Barlar Sokağı, Cumhuriyet Caddesi, Neyzen Tevfik Caddesi, Azmakbaşı; kısacası her yer barlarla, meyhanelerle doludur. Seçim sizin. Bodrum’da tarihin zenginliği Bodrum sadece deniz ve güneş değildir, sadece renkli geceler de değildir. İnsanoğlunun Bodrum’daki macerasının 3000 yıla uzanan bir tarihi var.
Bodrum’lu Tarihçi Herodot kentin MÖ. 1000 yıllarında Dorlar tarafından bugün kalenin bulunduğu yerde kurulduğunu yazıyor. O zaman burası adaymış. Halikarnassos en parlak dönemini MÖ. IV. yy’da yaşamış. Burayı Karya başkenti yapan Mausolos’un 24 yıl süren yönetiminde dünyanın yedi harikasından biri sayılan ve günümüze ancak temelleri ulaşabilen muhteşem Mausoleion anıtının yapımına başlanmıştı. Onun ölümünden sonra hem karısı, hem de kızkardeşi olan II. Artemisia anıt mezarın yapımını sürdürdü. O da tamamlayamadan ölünce sanatçılar kendi olanaklarıyla anıtı tamamladılar. 36 sütunla çevrili İon tarzı tapınak bölümü, onun üzerinde 24 basamaklı piramix ve en üstte atlı bir araba ile Mausolos ve Artemisia’nın mermer heykellerinden oluşan 42 metrelik muhteşem bir eser ortaya çıktı. Heykeller ve bazı kabartmalar bugün British Museum’dadır. Kaçırılmamış, padişahın izniyle götürülmüştür.
Artemisia ölünce yerine İdrius, ondan sonra da Prenses Ada başa geçmiş. Küçük kardeşi tarafından tahttan indirilen Ada kente hakim olan İskender (MÖ. 334) tarafından tekrar tahta çıkarılmıştır. (Ada’yı Bodrum Kalesi’nde ziyaret edeceğiz.) İskender’den sonra bölge Lysimachos’un (MÖ. 301), sonra Ptolemaios’ların egemenliğine girmiş. MÖ. 189’da Rodos, 167’de Bergama Krallığı’na bağlanmış, MS. IV. yy’da Karia döneminde Piskoposluk Merkezi haline gelmiştir. 1274’de Menteşe Beyliği bu bölgede kurulmuş ve Kanuni Süleyman zamanında Osmanlı topraklarına katılmıştır. Eski kent bütünüyle bugünkü yerleşimin altında kaldığı için fazla bir şey ortaya çıkarılamamıştır.
Bodrum’un üst tarafından geçen karayolunun yanındaki tepede bulunan ve restore edilen tiyatro da Maussollos döneminde yapılmıştı. Kent surlarının bir kısmı Gümbet yolundaki Myndos kapısında görülebilmektedir. Kentin simgesi sayılan Kale’nin gördüğümüz sonuncusu Saint Jean Şovalyeleri tarafından Sultan Çelebi Mehmet’in izniyle yapılmıştır. 1402’de yapımına başlanan kaleye zamanla eklemeler yapılmıştır. Bir depremle yıkılan Mausolleion’un kalıntıları kalede yapı taşı olarak kullanılmışlardı. Kalenin kuleleri yapılışlarına göre Fransız, İtalyan, Alman, İspanyol ve İngiliz Kulesi olarak adlandırılırlar. Kale bugün müze olarak düzenlenmiştir. Ülkemizin ilk ve tek sualtı müzesi buradadır
Justiniano Club Varuna
19 Nisan 2011 Yazan admin
Kategori TatiL YerLeri
Justiniano Club Varuna 650 toplam oda, 1850 toplam yatak, 462 çift yataklı oda, 188 aile odası kapasitelidir. Otel deniz ve bahçe manzaaralıdır. Her şey dahil konsepti ile çalışan otelde, pastane, şarap evi, Türk kahvehanesi, canlı müzik, 4 a la carte restaurant, 1 ana açık büfe restaurant, 1 çocuk restaurantı bulunmaktadır. Otel Türk-İtalyan-Asaya mutfağından ve balık ürünlerinden farklı lezzetler sunmaktadır.
- Adres: Taşlıburun Mevkii Belek / Antalya
- Justiniano Club Varuna

Club Hotel Turan Prince World
19 Nisan 2011 Yazan admin
Kategori TatiL YerLeri
Side 15 km, Manavgat 12 km. Antalya Hava Alanı 75 km. Özel plaj. Herşey dahil, lobi bar, snack bar, havuz bar, restaurant bar, disko bar, şelale bar, tepe-bar, Taşhan bar. 2 ana restoran (750 kişi açık) (650 kişi kapalı), 1 balık restoran, 1 aqua-snack restoran, 1 sahil-snack restoran.
- Adres: Kızılağaç Turizm Merkezi P.K.62 Side-Manavgat / Antalya
- Club Hotel Turan Prince World

Felicia Village Tatil Köyü
19 Nisan 2011 Yazan admin
Kategori TatiL YerLeri
Şehir Merkezine Yakın, Sahilde, Manavgat 14 km, Antalya Havaalanı80 km, 240 Oda, 720 Yatak, 2 Engelli Odası, 120 Double Oda, 60 Aile Odası, 60 Junior oda. 2 Restaurant Açık kap: 300, Snack Bar, Ana Restaurant, 600 kişilik, A La Carte Restaurant, 80 kişilik, Havuz Bar, Plaj Bar, Restaurant Bar, Disco Bar, Türk, Uluslararası, İtalyan, Çin, Fransız, Vejetaryen, Deniz Ürünleri Mutfakları.
- Adres: ADA MEVKİİ KIZILOT BELDESİ MANAVGAT/ANTALYA
- Felicia Village Tatil Köyü

Antalya tatil köyleri
19 Nisan 2011 Yazan admin
Kategori TatiL YerLeri
Denize Yakın (), Özel Plaj, Sahilde, Side 8 km, Antalya 65 km, Antalya Havaalanına 55 km, Herşey Dahil Ultra. 507 Oda, 1014 Yatak, 256 Standart Oda,256 Double Oda, 123 Delüks Oda, 128 Studio Oda.
- Adres: ÇOLAKLI P.O.B.P.K.51 MANAVGAT/ANTALYA
- Kamelya Holiday Village

Tatil Köyleri
19 Nisan 2011 Yazan admin
Kategori TatiL YerLeri
5 yıldızlı standartlara sahip Otel Club Tarhan şehir merkezine yakın, Deniz kenarında, özel plaj, olup hava alanına 115 km mesafede yer almaktadır. Otel’in 8 Doublex Oda, 8 aile Odası, 264 Standart oda ve toplamda 280 oda 700 yatak kapasitesi ile hizmet vermektedir.
Altınoluk
26 Mart 2011 Yazan admin
Kategori TatiL YerLeri

Plajları ve ucuz konaklama seçenekleriyle dikkat çeken bu şirin tatil beldesi özellikle bol oksijenli havasıyla solunum yollarından rahatsızlık çeken tatilcilerin tercih ettiği yerdir.Balıkesir ilinin Edremit ilçesine bağlı olan Altınoluk eski Yunancada İda olarak adlandırılmıştır.B ol oksijenli havası, yemyeşil doğası ve tarihi evleriyle dikkat çekmektedir.Belde kentsel sit alanı ilan edilmiştir.Oksijen cenneti olarak bilinen bu belde, ayrıca zeytinlikleriyle de ünlüdür.
GEZİLECEK YERLER
Antandros
Kazdağı’nın güneyindeki bu antik kent, Klasik, Helenistik, Roma ve Bizans devirlerini yaşamıştır. Tarih severlerin gidip görmesi gereken yerlerdendir.
Kazdağı Milli Parkı
Doğudan batıya giderek alçalan Kazdağı, Biga Yarımadası’nın güneyinde yer alır. Tarihte bilinen ismi ‘’Bin pınarlı İda’’dır.Tarihte ilk güzellik yarışmasının burada yapıldığı bilinmektedir. Yunan mitolojisine göre tanrılar Troia savaşını buradan izledi. Kazdağı tarihi, doğası ve nezih konaklama seçenekleriyle yılın dört mevsimi tercih edilmektedir.
Abdullah Efendi Konağı, Antandros Amfi Tiyatrosu ve Altınoluk tarihi evleri beldenin diğer gezilmesi gereken yerleri.
NASIL GİDİLİR
İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere pek çok şehirden Altınoluk’a otobüs seferleri düzenlenmektedir. Altınoluk Çanakkale üzerinden İstanbul’a 450, İzmir’e 185, Ankara’ya 616 km uzaklıktadır. Yenikapı’dan feribotla bandırma üzerinden gelinecek olursa, Biga-Çan- Yenice-Edremit güzergahından Edremit’e ulaşabilinir.
NE YENİR
Tarhana çorba
Yöreye özgü balık çeşitleri
Zeytinyağlı yaprak sarması
Gözleme
Beldeye özgü zeytin çeşitleri, yörede tadılması gereken başlıca lezzetlerdir.
Meraklısına duyurulur…
ALTINOLUK’DA NELER YAPABİLİRSİNİZ
Beldenin bol ve temiz oksijenini ciğerlerinize çekebilirsiniz
Kazdağı’nın şifalı otlarından derman bulabilirsiniz
Altınoluk’un harika doğasının ve denizinin tadına bakabilirsiniz.
Dünyanın en iyi zeytinyağlarını ve zeytinlerini tadabilirsiniz
Antandros antik bölgesini ve tiyatrosunu gezebilirsiniz
Abdullah Efendi konağını ve tarihi evleri ziyaret edebilirsiniz.
TATİLCİLER İÇİN TELEFON REHBERİ
| Altınoluk Jandarma | +90 266 396 15 67 |
| Altınoluk Belediyesi | +90 266 396 15 64 |
| Altınnoluk Sağlık Ocağı | +90 266 396 13 52 |
| Eczane | +90 266 396 29 20 |
| Altınoluk Öğretmenevi |
Adrasan
26 Mart 2011 Yazan admin
Kategori TatiL YerLeri

Adrasan ismi Rumca’dan geliyor ve belde yeni adıyla Çavuş köy olarak da tanınıyor. Sırtını Beydağları’na dayamış olan koyun zemini kum ve denizi sığ çevresi ise karayolu olmayan birbirinden ilginç doğal güzelliklerle dolu. Su sporlarına meraklı olanlar için de, eşi bulunmaz bir parkur niteliği taşıyor. Deniz suyu sıcaklığı yüksek ve sezonu uzun yörede, özellikle berrak ve 29 metreye yakın sualtı görüş mesafesine sahip deniz, balıkadam ve sualtı fotoğrafçıları için yeterli şartları oluşturuyor.
Adrasan’ın kapalı koyu, geniş ve uzun bir kumsala sahip. Her yerinden denize girme imkanı var. Koyun karşısındaki Musa Dağı’na bağlı Eliğ, tepesi çökmüş bir deveyi andıran silueti ile ilgi çekiyor. Koyun başında Markız tepesi yer alıyor. Adrasan koyunun her iki tarafından çıkılan orman içi yükseklikler, koyun ne kadar estetik olduğu konusunda fikir sağlayacak güzellikler sergiliyor.
Çevre gezilerine meraklı olanlar için Olympos antik kenti, sönmeyen ateşiyle mitolojik dağdaki Yanartaş, en yakın gezi yerleri. Çıralı, Kaş, Demre, Myra, Patara, Xantos, Phaselis ve Antalya ise diğer uğrak yerleriniz olabilir
GEZİLECEK YERLER
PHASELİS
Antalya-Finike sahil yolunun 50.km’sinde yer alan Phaselis antik kenti İ.Ö. 690′da Rodos’lu Kolonistler tarafından kurulmuş.Birçok koloni şehri gibi yarımada üzerinde kurulan şehrin,kuzey,güney ve orta olmak üzere üç limanı var. Phaselis’te toprak üzerinde görülen kalıntıların hepsi Roma devrine ve sonrasına ait.
OLYMPOS
Olimposun sahip olduğu doğal değerler arasında 3,2 km uzunluğundaki sahil şeridi , iki kayalık burun ve güneydeki Olimpos antik şehrinin içinden geçip yağmurlara bağlı olarak akan Akdere bulunuyor. Çıralı Limanı gerisindeki sahil tamamen kumla kaplı .Deniz kaplumbağalarının yumurtladığı bu alan zengin bitki örtüsüne sahip kıyı kumulları ile de önemli bir SİT alanı. Çevrede ilgi toplayan yerlerden biri de Antik çağlardan günümüze dek doğal olarak yanan Yanartaş (Khimaira) Çıralı’nın en hareketli turistik yeri
CENEVİZ VE SAZAK KOYLARI
Yarımadanın iki tarafında yer alan bu
güzel iki koy ,tertemiz denizi ve bozulmamış doğasıyla Adrasan’ın görülmesi gereken yerlerinden birisidir.
Karayolu ile ulaşımı olmayan bu koylara keyifli bir tekne turu yapabilirsiniz.
ARYKANDA
Arykanda harabeleri Elmalı-Finike karayolu üzerinde Finike’den 30 km uzaklıktaki Arif Köyü’nün Aykırıçay Mahallesi yakınındadır.Yerli bir şehir ismi olan Arykanda’nın diğer Lykia şehirleri gibi M.Ö.V. yüzyıla kadar Pers egemenliği altında olduğunu, M.Ö.333′de İskender’in O’nun ölümüyle de Ptolemaiosların ,ondan sonra da Seleukosların eline geçtiğini görülüyor.Apameia Anlaşma’ndan sonra da Rodos’a bağlanan şehir ,bir müddet sonra diğer Lykia şehirleri ile birlikte Rodos’un egemenliğinden çıkmıştır.Bu sırada serbest kalan Lykia şehirleri Lykia Birliği’ni kurmuşlar, Arykanda da bu birliğe girerek sikke bastırmıştır.M:s:43′de Claudius Lykia Birliği’ne son vermesinden sonra Arykanda da Roma’ya bağlanmış ve bu dönemde adı Akalanda olmuş,şehir M.S.IX. yüzyıla kadar yaşantısını sürdürebilmiş,bu asırdan sonra karayolunun güneyine taşınmıştır.Dağların tepesindeki bu harabe olağanüstü bir manzaraya sahiptir.
LİMYRA
Finike’ye 9 km uzaklıkta bir harabe yeri de Limyra’dır.
Turunçova-Kumluca arasındaki Torunlar’da bulunan antik kent,1216 m yükseklikteki bir tepenin eteğinde kurulmuş olup yol üzerindedir.Limyra,Lykia’nın en eski şehirlerinden birisidir ve eski adı da Zemuri’dir. Bu şehrin varlığı M.Ö. V.yüzyıldan beri bilinmektedir
ULUPINAR
Adrasan’a yaklaşık 30 km. uzaklıkta ulu çınar ağaçlarının altında yüksek debili akarsuları ile yazın kavurucu sıcağından kaçarak kendinizi buz gibi sulara atabileceğiniz cennet köşedir Ulupınar.
Bu cennet arazinin içinden Ulupınar Çayı’nın yatağı boyunca tırmanıp dev kayaların arasındaki kanyona ulaşabilirsiniz.
NASIL GİDİLİR
Özel arabanızla geliyorsanız Antalya’dan Kemer istikametine gidiyorsunuz, Kemerden sonra Tekirova’yı geçtikten sonra yolun solunda Olympos, Çavuşköy (Adrasan) tabelasınını görüyorsunuz. Deniz yönüne uzanan biraz virajlı ve çam ağaçlı 20 km’lik asfalt yola giriyorlar. 15 km sonra Olympos sapağı geliyor sapmadan devam ettiğinizde Çavuşköy meydanına geliyorsunuz
NE YENİR
Adrasan Koyu üzerinde yer alan konaklama tesisleri ve restoranlar yöreye has deniz ürünlerini, ızgara çeşitlerini ve soğuk sıcak mezelerini deniz manzarası eşlğinde konuklarına sunuyorlar. Adrasan Deresi üzerindfe yer alan tesislerden biri Lykia Edrassa ise konuklarına hem restoranda hem de dere üzerine kurduğu teraslarda zengin mönüsü içinde taze balık sunuyor..
ADRASAN’DA NELER YAPABİLİRSİNİZ
-Su altı dalışları yapabilirsiniz.
-Berrak denizi nedeniyle su altı fotoğrafları çekebilirsiniz
-Adrasan’ın her yerinden denize girebilirsiniz.
-Olympos antik kenti gezebilirsiniz.
-Phaselis, Arykanda, Limyra Kalıntılarını gezebilirsiniz.
-Ceneviz ve Sazak koylarına tekne gezintisi yapabilirsiniz.
Manavgat
26 Mart 2011 Yazan admin
Kategori TatiL YerLeri

64 kilometrelik sahil şeridi ve Manavgat Şelalesi, özel çevre koruma alanları, tatil köyleri ile ilçede turizm oldukça gelişmiştir.
Ünlü seyyah Evliya Çelebi’nin kaplan avladıklarını yazdığı Sarı Su Deresi ilçe sınırları içerisindedir. İlçede son yapılan araştırmalarda Ahmetler Köyü ile Gebece köylerinde bulunan mağaralarda etüt çalışmaları tamamlanmış ülke ve bölge turizmine kazandırılmaya çalışılmaktadır.
İlçe merkezine 60 km. uzaklıkta bulunan ve Köprü ırmağını da içine alan ve milli parka adını veren Köprülü Kanyon çok ünlüdür. Köprülü Kanyon Milli Parkı içerisinde ve Altınkaya Köyü içerisinde bulunan vadiye gizlenmiş selvi ormanının dünyada bir eşi benzeri yoktur. Toros Dağları yaygın Kızılcam, Karaçam, Sedir, Selvi ormanları ile kaplıdır.
İlçe arkeolojik eserler açısından da oldukça zengindir. Side Antik Kenti, bir benzeri bulunmayan Antik Tiyatrosu, Hamamı, Antik Su Yollarıyla; Seleueka antik kenti, Sırt Köyü sınırlarında bulunan antik yerleşim bölgesi ilginç kalıntı ve kaya mezarlarıyla; ve şimdiki adı Altınkaya Köyü olan Selge antik kenti, yıkılmış haldeki tiyatrosu, kral yoluyla ve diğer kalıntılarıyla çok önemlidir. Bunun yanında Beydiğin Köyü sınırları içerisinde yer alan va Kervanyolu üzerinde bulunan Selçuklu eseri olan Kargı Han çok ünlüdür
GEZİLECEK YERLER
Manavgat Şelalesi
Manavgat ilçesinin 3 km. kuzeyinde bulunan şelale, ilçe ile aynı adı taşır. Şaşırtıcı bir yükseklikten dökülmesine karşın geniş bir alan üzerinde gürül gürül akışı ile görülmeye değer bir manzara oluşturur. Şelalenin hemen yanı başında doğa ile iç içe piknik yapılabilir ve çevresindeki lokantalarda taze balık yenilebilir.
Antik Kentler
Side:Manavgat’a 7 km uzaklıkta olan Side tarihi bir yerleşim merkezidir. Tarihçiler tarafından İ.Ö. 1405′te kurulduğu ifade edilen Side, İ.Ö. VI. y.y ın yarısından itibaren, sırası ile, Lidyalıların, Perslerin, İskender’in, Antiogonos’un, Ptolemaiosların egemenliğini tanımıştır.
İ.Ö. 215 ten sonra Suriye Krallığı’nın denetiminde imar edilip bir bilim ve kültür merkezi haline getirilen kent İ.Ö. Apameia barışı ile Bergama Krallığı’na bırakılmıştır, daha sonra Doğu Pamphilya bölgesi ile birlikte bağımsızlığını koruyarak büyük bir ticaret donanmasıyla refaha ve zenginliğe kavuşmuştur.İ.Ö. 78 den sonra Roma egemenliğinde bulunan Side, daha sonra Bizans egemenliğine girdi. İ.S. V. y.y. ve VI. y.y. larda Psikoposluk merkezi olan Side en parlak devrini yaşamıştır.
Eşsiz bir işçiliği olan kentin ana kapısı iki kule arasındadır. Side kentinde iki ana cadde vardır. Bu caddeler Antik Çağın sütunlu caddelerine örnektir. Kent kapısını geçtikten sonra yassı taşlarla döşeli alan bu caddelerin başlangıç yeridir. Bu caddelerin her iki yanında sütunlu portikler ve onların arkasında dükkanlar bulunmaktadır.Surun dışında, kent kapısını karşısında Anadolu’nu en büyük tarihi çeşmesi “nymphaeum” vardır.Bu çeşmenin önünde geniş bir havuz yeri alır. Tiyatrodan sonra geniş bir caddeden geçip anıtsal bir yapıya varılır. Bu yapı boyutları 100×100 m. olan agoradır.
Kentin Pazar yeri olan agora portiklerle çevrilidir ve üç yanında dükkanlar yer alır. Agoranın güneyindeki cadde üzerinde, üç salondan oluşan ve dört tarafı portiklerle çevrili Gymnasium vardır. Kuzey- güney doğrultusundaki ana cadde de Roma Döneminde yapılan kemerli bir yapı vardır.Side kentinin tiyatrosunun mimarlık tarihi açısından önemi diğer roma tiyatroları gibi dağ yamacına değil kemerli mekanlar üzerine kurulmuş olmasıdır.Cavea, oskestra ve scene olmak üzere üç bölümden oluşan tiyatro, Pamphylia tiyatroları içinde en büyük ve anıtsal olanıdır ve 20.000 seyirci alacak büyüklüktedir.
Side’nin surları dışında geniş mezarlıklar yer alır ve bunların en önemlisi olan Batı Negropolü 1,5 km. uzaklıktadır. Side’de ayrıca tapınaklar ve su kemerleri vardır. Tapınaklardan en önemlileri Athena, Apollon ve Men tapınaklarıdır. Side’nin suyu yaklaşık 25 km. mesafeden, Oymapınar baraj gölü içinde bulunan dumanlı kaynağından getirilmiştir. Bu su taşıma sistemi kimileri iki katlı olan on su kemerinden oluşur. En büyüğü Oymapınar yakınında olup 40 gözlüdür.
Büyük bir Roma Hamamı bugün müze haline getirilmiştir ve bölgenin en güzel arkeolojik eserler kolleksiyonunu barındırır. XIII. y.y. da Selçuklu’ların XIV. y.y. da ise Hamitoğulları ve Tekelioğullarının, XV. y.y. da kesin olarak Osmanlı egemenliğine geçik kent bu dönemlerde yerleşim yeri olmamıştır.Halen, Roma ve Bizans dönemlerinin yapı ve özelliklerini taşıyan kent surlarının bir çok yeri yıkılmışsa da kara tarafındaki surların hemen tümü ayakta kalabilmiştir.
Selge:Serik’in 35 km. kuzeyinde, Torosların güney yamacında, Köprü Çayı (Eurymdon) yakınlarında eski bir dağ kenti olan Selge’ye Köprülü Kanyon Milli Parkı’ndan sonra dik virajlı, 14 km.lik stabilize yoldan gidilir. Doğa güzelliği bakımında çok zengin olan köprülü kanyondan geçen yol üzerinde Göreme’deki Peri bacalarına benzeyen ve bütün dağ yamacını kaplayan oyuntulu kayalar vardır.Psidia’ya bağlı olup sonradan Pampheylia sınırları içine alınan kent sırasıyla Lidya, Pers, İskender ve Roma yönetimlerinde kalmıştır.
Kuzeydeki 5 kapılı ve 45 basamaklı tiyatrosu önemli anıtıdır. Kayalığa oyulmuş tiyatronun güneyinde stadium ili gymnasium, batısında tavanı kartal motifi ile süslü İon tipinde bir tapınak göze çarpar.Stadium’un güneyinde Çeşme ve Agora bulunmaktadır. Kentin güneybatısına uzanan surların kuzeyinde Artemis ve Zeus anıtları ile necropol yer almıştır.
Seleukia:Side’nin 23 km. kuzeydoğusunda Sinler Köyü’ne ise yaya olarak bir saat uzaklıkta bulunan bu antik kent Selevkoslar tarafından kurulmuştur. Antik kentin özellikle çam ormanlarının süslediği çok güzel bir doğa görünümü vardır. Bir tepe üzerine oturtulmuş olan kent tüm ovayı ve denizi gözler önüne serer.Kentin gelişmişliğinin göstergesi olarak iki katlı agorası, bazilikası, sarnıç ve kanalizasyon sistemi sayılabilir. Kent kazıları sırasında çıkarılan mozaikler bugün Antalya Müzesi’nde sergilenmektir.
Etenna:Manavgat’ın 29.km kuzeyindeki Etenna, bugünkü Sırt Köyü’nün üst tarafına düşen tepe üzerine kurulmuştur. Bizans devrinde psikoposluk merkezi olduğu sanılan kentin tepesinde Akropal kentin en yüksek ve en iyi korunan yeri ve yamaçlarında yer alan, çevresi surlarla çevrili teraslardan ibarettir. Kentin güneyinde ise Herron (yüceltilmiş bir ölü için yapılan mezar) vardır. Bunlardan başka bazilika, agora, kilise, hamam ve sarnıçlar önemli tarihi kanıtlardır.
Hanlar
Alarahan:Manavgat’dan sonra batıya doğru gidince 9 km sonra Alarahan’a varılır. 13. y.y. da Selçuklular tarafından Konya ile güney kıyılarının başkenti Alanya arasındaki ticaret bağlantısı sağlamak için inşa edilmiştir. Bu kervansaray ile seyahat edenlerin ve tüccarların güvenli ve konforlu konaklamaları ve dinlenmeleri sağlanmıştır.
Yaylalar
Köprüçayı Vadisinin ikiye ayırdığı Torosların üzerinde birçok yayla bulunmaktadır.En önemlileri Güğlenpınar ve Beloluk Yaylaları, Avanos Beliği, Tefekli Bölgesinde Gücer Yaylası, Kesikbeli, Akçaalan Yaylası, Topalceviz, Alıç ve Demre Yaylaları, Dumanlı Yaylası ile Bozburun Dağı eteklerindeki İkiz Yaylasından oluşur. Köy halkının büyük çoğunluğu yazın yaylalara göçer.
NASIL GİDİLİR
Manavgat Otogarı’nda Varan, Kamil Koç, Pamukkale ve Metro gibi belli başlı otobüs işletmelerinin temsilcilikleri bulunuyor. Antalya-Manavgat arasında yarım saatte bir otobüs var. Bu yol, 75 km. İstanbul -Manavgat ise 800 km. Bu demektir ki, eğer İstanbul’dan hareket ediyorsanız en az 12 saatiniz yolda geçecek. Ankara-Manavgat arası 620 km. Kuşadası-Manavgat arası ise 540 km. .
NE YENİR
Akdeniz mutfağı, Güneydoğu Anadolu mutfağı yaygın. Yöreye özgü sebzeli et yemekleri, türlüler, kebap çeşitleri pek çok restoranın olmazsa olmazı durumunda
MANAVGAT’DA NELER YAPABİLİRSİNİZ
-Dünyada eşi benzeri olmayan Altınkaya Köyünde bulunan Selvi ormanlarını gezebilirsiniz.
-Side antik kentini ve antik tiyatrosunu gezebilirsiniz.
-Muhteşem Manavgat Şelalesini görebilirsiniz.
-Athena, Apollon ve Men tapınaklarını gezebilirsiniz.
-Roma hamamını görebilirsiniz.
-Side müzesini ziyaret edebilirsiniz.
TATİLCİLER İÇİN TELEFON REHBERİ
| Emniyet Müdürlüğü | +90 242 241 22 81 |
| Sorgun Taksi | +90 242 746 26 05 |
| Demir Döviz | +90 242 742 49 92 |
| Sezar Rent A Car | +90 242 988 21 64 |
| Ayışığı Restaurant | +90 242 753 14 00 |
| Akyol Deniz Malzemeleri | +90 242 746 84 20 |
| Özel Akdeniz Hastanesi | +90 242 746 00 13 |
| Görgeç Kuaför | +90 242 742 08 25 |
| Amor Turizm | +90 242 753 36 29 |
| Kaktüs Bar / Disco | +90 242 756 91 67 |
| Famous-Tour | +90 242 311 56 59 |
Kapadokya
26 Mart 2011 Yazan admin
Kategori TatiL YerLeri

Kapadokya, (Pers dilinde “Güzel Atlar Ülkesi” anlamına gelir). Bölge 60 milyon yıl önce; Erciyes, Hasandağı ve Güllüdağ’ın püskürttüğü lav ve küllerin oluşturduğu yumuşak tabakaların milyonlarca yıl boyunca yağmur ve rüzgar tarafından aşındırılmasıyla ortaya çıkmıştır.
İnsan yerleşimi Paleolitik döneme kadar uzanmaktadır. Hititler’in yaşadığı topraklar daha sonraki dönemlerde Hırıstiyanlığın en önemli merkezlerinden biri olmuştur. Kayalara oyulan evler ve kiliseler bölgeyi Hıristiyanlar için devasa bir sığınak haline getirmiştir.
Kapadokya bölgesi, doğa ve tarihin bütünleştiği bir yerdir. Coğrafi olaylar Peribacaları’nı oluştururken, tarihi süreçte, insanlar da bu peribacalarının içlerine ev, kilise oymuş, bunları fresklerle süsleyerek, binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini günümüze taşımıştır. İnsan yerleşimlerinin Paleolitik döneme kadar uzandığı Kapadokya’nın yazılı tarihi Hititlerle başlar. Tarih boyunca ticaret kolonilerini barındıran ve ülkeler arasında ticari ve sosyal bir köprü kuran Kapadokya, İpek Yolu’nun da önemli kavşaklarından biridir
GEZİLECEK YERLER
Zelve: Avanos’a 5 km, Paşabağlarına 1 km uzaklıktaki Zelve, Aktepe’nin dik ve kuzey yamaçlarında kurulmuştur. Üç vadiden olaşan Zelve Ören Yeri, peribacalarının en yoğun olduğu yerdir. Vadideki peribacaları sivri uçlu ve geniş gövdelidir.
Zelve, özellikle IX. ve XIII. yüzyılda hıristiyanların önemli yerleşim ve dini merkezlerinden biri olmuş; aynı zamanda rahiplere ilk dini seminerler de bu yörede verilmiştir.
Çavuşin (Nicephorus Phocas) Kilisesi: Göreme-Avanos yolu kenarında, Göreme’ye 2.5 km uzaklıktadır. Oldukça yüksek tek nefli, beşik tonozlu, üç apsisli olan kilisenin narteksi yıkılmıştır. 964/965 yıllarına tarihlenmektedir.
Güllüdere (Aziz Agathangelus) Kilisesi: Çavuşin köyüne yaklaşık 2 km uzaklıktaki Güllüdere vadisinin en soldaki kolunda yer alır. Vadinin hemen başlangıcında, solda dik bir yamaç üzerine yapılmıştır.Nef, dikdörtgen planlı, düz tavanlı ve geniş tek apsislidir. VI.-VII. yüzyıla tarihlenen mimariye IX.-X. yüzyılda apsis ilave edilmiştir. Apsisteki iki ya da üç fresk seviyesi apsisin devamlı olarak boyandığını gösterir. Madalyon içinde tahtta oturan İsa’nın sağında ve solunda yer alan İncil yazarlarının sembolleri simetrik olarak resmedilmiştir. Düz tavan, kabartma olarak yapılmış, ortada daire içinde haç, kenarlarda ise palmiye motiflerinin arasında çelenk motifleriyle dekore edilmiştir. Bu şekilde haçı esas alan dekorasyonlar daha çok İkonoklastik Döneme aittir. Kapadokya’da yaşayan halkın haça karşı özel sevgisinden dolayı İkonoklastik Dönem sonrasında da sevilerek yapılan bir motiftir. Çünkü haç Kudüs’teki “Kutsal Haç”ı temsil etmekteydi.
Özkonak Yeraltı Şehri: Avanos’un 14 km uzağında yer alan yeraltı şehri, İdiş dağının kuzey yamaçlarına volkanik granit bünyeli tüf tabakalarının oldukça yoğun olduğu yere yapılmıştır. Geniş alanlara yayılmış olan galeriler birbirlerine tünellerle bağlanmıştır.
Kaymaklı ve Derinkuyu yeraltı şehirlerinden farklı olarak katlar arası haberleşmeyi sağlayacak çok dar ve uzun delikler bulunmaktadır. Düzgün oyulmuş odaların girişleri kapatıldığında havalandırma da bu dar (5cm) ve uzun deliklerle sağlanmıştır. Yine diğer yeraltı şehirlerinden farklı olarak sürgü taşından sonra, tünel üzerine (düşmana kızgın yağ dökmek maksadıyla) delikler oyulmuştur.
Özkonak yeraltı şehrinde Kaymaklı ve Derinkuyu yeraltı şehrinde olduğu gibi hava bacası, su kuyusu, şırahane ve sürgü taşları bulunmaktadır.
NASIL GİDİLİR
Nevşehir’e ulaşım en çok karayoluyla sağlanıyor. Yöreye uzanan yollar genel olarak iyi durumda… En önemli karayolu bağlantısı Ankara-Kayseri.
Bölgeye gitmek için İstanbul ‘dan yola çıkmışsanız, otobanı izleyerek keyifli bir yolculuk yapabilirsiniz. İstanbul – Nevşehir, İzmir – Nevşehir, Ankara – Nevşehir güzergahlarında her gün araç bulunabiliyor. Nevşehir Kapadokya ve Lüks Göreme Turizm gibi yerel firmaların bu güzergahlarda çok sık seferleri var. Yörenin büyük yerleşim birimlerine uzaklıkları ise şöyle: İstanbul-Nevşehir arası 730 km, İzmir-Nevşehir arası 763 km, Ankara- Nevşehir arası 276 km
NE YENİR
Klasik yemeklerin dışında yöresel yemeklerinde tadına bakabilirsiniz
-Sütlü çorba
-Nohutlu yahni
-Gendime
-Ayva dolması
-Dolaz
-Testi kebabı
-Düğün yemeği
Kapadokya yöresine özgü yemeklerdir.
Meraklısına duyurulur……
KAPADOKYA’DA NELER YAPABİLİRSİNİZ
-Zelve vadisin gezerek buradaki peribacalarını görebilirsiniz.
-Çavuşin, El Nazar ve Güllüdere kiliselerini ziyaret edebilirsiniz.
-Öz konak Yeraltı Şehrini keşfedebilirsiniz.
-Balon sefası yaparak unutulmaz anlar yaşaya bilirsiniz.
-Göreme ve kaymaklı ören yerlerini gezebilirsiniz.
-Nevşehir ve Ürgüp müzelerini ziyaret edebilirsiniz.
TATİLCİLER İÇİN TELEFON REHBERİ
| Kapadokya Hastanesi | +90 384 212 15 50 |
| Nevşehir Otogar | +90 384 213 40 25 |
| Micro Restaurant | +90 384 341 51 10 |
| Hanedan Restaurant | +90 384 511 50 06 |
| Kapadokya Rent A Car | +90 384 341 88 38 |
| ARMAĞAN DİSKO BAR | +90 384 341 40 60 |
| Perisia Disko | +90 384 341 29 30 |
| Hisar Taksi Durağı |




